{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/97 Esas<br>KARAR NO: 2025/1210 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/725 Esas- 2022/697 Karar<br>TARİH: 18/07/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya çeşitli tarihlerde un satarak, eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, müvekkili şirketin düzenlediği faturalara karşı davalı tarafça  süresi içerisinde herhangi bir itirazın yapılmadığını, fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalı davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı adına dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/07/2022 tarih ve 2021/725 Esas- 2022/697 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, fatura alacağının tahsili amacıyla  başlatılan icra takibine itirazın iptali ve tarafların karşılıklı tazminat istemlerine ilişkindir. ... Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan 495.257,19-TL alacaklı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, rapordaki saptamaya göre davacı tarafın ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, yine davalının icra dosyasına itirazında belirttiği hususlara ilişkin de dosyaya yansıyan bir kanıt sunmadığı, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirdikleri B formlarının birbirlerini doğruladıkları ve uyumlu oldukları, bu bağlamda davacının defter kayıtlarının aksini gösterir dosyaya yansıyan bir kanıt olmadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek davacının davasının kabulüne, davalı açısından belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,  ''1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla kaldığı yerden devamına, İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca 99.051,44-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olmadığını, bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca faturalar ve ticari defterlerin tek başına hüküm kurmak için yeterli olmadığını, sevk irsaliyelerin de alacaklı davacı tarafından dosyaya ibraz edilmesi ve bu sevk irsaliyeleri ile beraber bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, İcra Müdürlüğü'ne yapılan itiraz dilekçesinde faiz ve faiz oranına açıkça itiraz edildiğini, bilirkişi raporunda faizle ilgili değerlendirme yapılmasına rağmen mahkemenin gerekçeli kararında faizle ilgili bir hüküm kurmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle mahkeme kararını istinaf ettiklerini beyan etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 495.257,19 TL alacaklı olduğunun ve davacı tarafından düzenlenen tüm faturalarında davalı tarafından ba formlarında beyan edildiğinin tespit edildiği, Mahkemece ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde diğer tarafın beyanına itibar edileceğine ilişkin usulüne uygun ihtarı içerir davetiye davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından ticari defterlerin inceleme için ibraz edilmediği ve davacı ticari defterlerin davacı lehine delil olduğu, ayrıca davalı tarafından davacının düzenlediği faturaların ba formlarında beyan edilmiş olmakla faturalara konu ürünlerin kendisine teslim edildiğinin karine olarak kabul edildiği, karinenin aksi ve davacının alacağının ödendiği davalı tarafından yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte TCMB verilerine göre icra takip tarihi itibariyle uygulanacak avans faiz oranının % 10 olmasına rağmen davacı tarafından faiz oranının takip tarihinden itibaren % 13,75 oranında talep edilmesinin mevzuata aykırı olduğu anlaşılmakla Mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmaması yerinde olmamış ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.  Sonuç itibariyle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarih ve 2021/725 Esas- 2022/697 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,  2-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 495.257,19 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında ve değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte kaldığı yerden aynı koşullar ile devamına,  -İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca 99.051,44-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Alınması gereken 33.831,02-TL harçtan peşin alınan 5.981,47-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 27.849,55-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 5.981,47-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 13,40-TL vekalet pulu, 850,00-TL bilirkişi ücreti, 52,10-TL posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam  983,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk masrafı olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 41.812,86-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 52,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 272,7‬0 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e85cc5052b2177bb","SID":"65d9d8b7e79614e3"}}