{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1711 <br>KARAR NO: 2025/1002<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/05/2022<br>NUMARASI: 2018/409 Esas - 2022/300 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 20/11/2015<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; davalı borçluların donatanı/maliki oldukları gemiye Ust - Luga Limanı'nda toplam 510 ton deniz yakıtı verilmesi için 05/09/2014 tarihinde talepte bulunulduğunu, bu talep doğrultusunda 12/09/2014 tarihinde müvekkili şirketin ifa yardımcısı ve acentesi ... firması tarafından deniz yakıtının eksiksiz teslim edildiğini, iş bu satış ve verilen hizmet bedeli olan 251.400-USD tutarındaki alacağa dair 12/09/2014 tarihli e-fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, faturanın vadesinde ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçlu tarafından takip tarihinden sonra ve işbu davanın açılmasından önce 251.400-USD kısmi ödeme yapıldığını, ancak gecikme faizi, icra takibi giderleri ve vekalet ücretinin ödenmediğini, TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle ferilere mahsup edilmesi gerektiğinden asıl borcun tamamen ödenmediğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile, tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla bakiye borç yönünden icra takibinin devamına, davalı borçlunun icra takibinin toplam yüzde kırkından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; takip konusu alacağın davacı firmaca ... bank A.Ş Anadolu Kurumsal Şubesine temlik edildiğini, alacağın temlikinin 13/11/2014 tarihinde yapıldığını, müvekkili firmanın bu sözleşmeye taraf olmadığı gibi alacağın temlik edilmesi sebebiyle davacı tarafça kendisine temlik ihbarnamesinin gönderilmesinden sonra haberinin olduğunu, bu nedenle müvekkili firmanın sorumlu tutulamayacağını, ayrıca alacağın temliki nedeniyle asıl alacak yanında ferilerin de temlik alana geçtiğini, alacağı temlik edenin borcun ifasını isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalıya teslim edilen yakıt nedeniyle12.09.2014 tarihli 251.400-USD tutarlı faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiği, borcun faturada yazan vade tarihi 26.10.2014 günü ödenmediği, 13.11.2014 tarihinde, ... ile davacı şirket arasında temlik sözleşmesi yapıldığı, 18.11.2014 tarihinde borçluya temlik ihbarnamesi gönderilerek borcun ödeme yerinin bildirildiği, 16.04.2015 tarihinde davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği 21.4.2015 tarihinde temlik ihbarnamesinde belirtilen davacı şirketin hesabına asıl borcun ödendiği, ödenen paranın temliken ... bank'a devredildiği, işbu davanın konusunun icra dosyasındaki asıl alacağa bağlı feri nitelikteki işlemiş gecikme faizi, takip giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olduğu, alacağın temlikinin davalı borçluya bildirildiği ve davalının da 21.04.2015 tarihinde iş bu bedeli dava dışı ... bank A.Ş'ye ödediği, ancak ...bank A.Ş.'nin davacıya gönderdiği ve alacağın devrine yönelik sözleşmenin geçersizliğine ilişkin beyandan hareketle alacak üzerinde bir çekişme olduğu, bu durum karşısında, davalı alacaklının alacak üzerindeki işbu çekişmeyi bilip bilmediğinin dosyadaki bilgi ve belgelerden bu durumu tespit etmenin mümkün olmadığı, alacağın devredildiğini bildiren davacı tarafın devir sözleşmesinin geçersiz olduğu hususundaki ihtilafı davalıya bildirdiğini gösterir herhangi bir belgenin bulunmadığı, davalının davacının ihbarnamesi üzerine dava dışı ... bank AŞ'ye yapılan ödeme ile anapara borcundan kurtulduğu, bununla birlikte işbu ödemenin icra takibinin ardından yapılmış olmakla, faiz alacağı açısından da irdelenmesi gerektiği, borcun vadesinin belli olduğu dikkate alındığında TBKnın 117 madde uyarınca ihtara gerek kalmaksızın 26/10/2014 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, TBKnın120 maddesi  uyarınca temerrüde düşen davalı borçlunun 26.10.2014 - 21.04.2015 tarihleri arasındaki temerrüt faizinden sorumlu olacağı, 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan 8.292,76-USD yönünden davacının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında hesaplanan 8.292,76-USD faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; mahkemenin davacının talebi ile bağlı kalmadan inceleme yaptığını, davacının takipteki anapara yönünden değil sadece feriler yönünden talepte bulunduğunu, ayrıca davacının temliknamenin geçersiz olduğuna dair bir beyanı bulunmadığını, davacının asıl alacağa yönelik bir talebi olmadığı halde mahkemece ana para yönününden de hatalı bir şekilde değerlendirme yapıldığını, mahkemenin temlikin geçersiz olduğu sonucuna nasıl vardığının anlaşılamadığını, bankaya en son yazılan yazıya verilen 19/01/2021 tarihli cevapta doğru temlik sözleşmesinin gönderildiğini ve temlik sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin hiç bir beyanda bulunulmadığını, 30/05/2017 tarihli yazıda da bankaca alacağın temliken tahsil edildiğinin belirtildiğini, 26/09/2017 tarihli yazıda da müvekkilinin davacıya olan borcunun temlik alındığının belirtildiğini, 13/11/2014 tarihli temlik nedeniyle davacının alacak üzerinde tasarruf hakkı kalmadığını, 04/06/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, deniz yakıtı satışından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafından 12/09/2014 tarihli 251.400-USD tutarlı fatura içeriği deniz yakıtının davalıya teslim edildiği, faturada vade tarihinin 26/10/2014 tarihi olarak belirtildiği, davacının 18/11/2014 tarihinde faturadan kaynaklanan alacak hakkının dava dışı ... bank A.Ş'ye temlik edildiği, 08/01/2015 tarihinde davalı tarafından temlik ihbarının teslim alındığı, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından davalı hakkında 16/04/2015 tarihinde 251.400-USD asıl alacak ve 26/10/2014-16/04/2015 tarihleri arasında işlemiş 12.011,33-USD faiz alacağı olmak üzere toplam 263.411,033-USD'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalı tarafından 21/04/2015 tarihinde temliknamede belirtilen davacıya ait hesaba 251.400-USD'nin ödendiği, 24/04/2015 tarihinde davalının takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça dava dilekçesinde, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsup edilmesi gerektiğinden bahsedilerek itirazın ana para ve dosyaya haricen tahsilat nedeniyle ödenen harçlar yönünden iptalini talep etmiştir. Davalı kendisine ihbar edilen temliknamede belirtilen hesap numarasına fatura bedelini ödemiş olup davacı ile dava dışı temlik alan banka arasındaki temlike ilişkin ihtilaftan haberdar olmadığı gibi yapılan 251.400-USD ödeme tutarında davalının borçtan kurtulduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık temliknameye rağmen davacının davalı hakkında takip başlatıp başlatamayacağı, bakiye alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunması halinde bakiye alacağın miktarının ne kadar olduğu hususundadır. Davacının faturadan kaynaklanan alacağını dava dışı bankaya temlik ettiğine dair davalıya ihbarda bulunduğundan alacağı ve ferilerini talep hakkı dava dışı bankaya geçmiş ise de dava dışı temlik alan bankanın genel müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 26/09/2017 tarihli cevabi nitelikte yazıda temliknamedeki imzaların imza sirkülerine uygun olmadığı için temlikin teminat olarak kabul edilmediğinin belirtilmesi karşısında, temlikin davacı ile banka arasındaki ilişkide bankaca geçerli kabul edilmediği, davalı tarafından davacının hesabına yapılan ödemenin davacının şubedeki riskine mahsup edilmesinin banka ile davacı arasındaki kredi sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmakla, temlikin geçerli kabul edilmediğinin temlik alan banka tarafından yazı ile bildirilmesi karşısında davacının bahsi geçen faturadan kaynaklı bakiye alacakla ilgili aktif husumetinin ve tasarruf yetkisinin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve takip masraflarına mahsup edilerek, kalan borç miktarı hesaplanmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir. Mahkemece, faturada belirtilen vade tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar hesaplanan 8.292,76-USD faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de dava alacak davası olmayıp davacı alacağını takiple talep ettiğinden davalının itirazının iptaline karar verilmediği sürece davalının takip dosyası üzerinden alacağını elde etmesi mümkün değildir. Mahkemece itirazın iptaline ilişkin açık bir hüküm tesis edilmediğinden karar infazda tereddüte neden olacak niteliktedir. Bu nedenle resen yapılan inceleme ile kararın kaldırılarak itirazın iptali davasına uygun karar verilmesi gerekmiştir. Ancak ödemenin öncelikle faiz ile takip gideri ve vekalet ücretinden mahsup edilmesi, kalan alacağa ise asıl alacak bakiyesi olarak hükmedilmesi gerekirse de mahkemece sadece faiz yönünden değerlendirme yapılarak alacağa faiz olarak hükmedilmiştir. Davacının aleyhine olan bu yanlışlık, davacının istinaf başvurusu bulunmadığından davalı lehine değerlendirilmiştir. Mahkemece faturada belirtilen vade tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş, bu tarihten ödeme tarihine kadar hesaplanan işlemiş faize hükmedilmiş olup, davalının temerrüt tarihi ile işlemiş faizin miktarına yönelik açık bir istinafı bulunmadığından bu hususta inceleme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın itirazın iptali davası olduğu halde, tereddüte neden olacak şekilde alacak hükmü kurulması doğru olmadığından, re'sen tespit edilen bu nedenden ötürü, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davacının istinafa başvurmaması nedeniyle icra inkar tazminatı bakımından davalı lehine oluşan durum da dikkate alınarak, davalının itirazının 8.292,76-USD işlemiş faiz üzerinden iptaline, alacağa takip sonrası faiz işletilmesine yer olmadığına, tarafların şartları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2022 Tarih 2018/409 Esas 2022/300 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...  E. Sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının 8.292,76-USD işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar alacak yönünden devamına, alacağa takip sonrası faiz işletilmesine yer olmadığına, fazlaya dair istemine reddine, Tarafların şartları oluşmayan  icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine\"  İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;\"Alınması gereken 1.608,62-TL nispi karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 27,70-TL peşin harç ve icra veznesine yatırılan 3.563,30-TL harç olmak üzere toplam   3.591‬-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.982,38‬-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan ‬1.636,32‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 5.000-TL bilirkişi ücreti ve 227,70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.227,70-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.607,11-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 380,95-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 15-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 66-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 21‬-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa6367cabfcc1f39","SID":"9c336a420b5c506a"}}