{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/547 <br>KARAR NO\t: 2025/1211<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eşya taşımadan kaynaklı- CMR)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı  şirketin profesyonel ses ve görüntü sistemlerinin pazarlaması, kurulumu, bakım ve onarım işleri yaptığını, davalı şirketle birtakım ses ve görüntü ekipmalarının nakliyesi için navlun sözleşmesi akdettiğini,  sözleşme uyarınca Hollanda menşei  olan ... isimli firmadan davacının satın almış olduğu elektronik aletleri  Tilburg /Hollandadan teslim alarak Ankaraya gümrük müdürlüğüne getirip  davacıya teslim etmesinin kararlaştırıldığını,  ancak  emtiaların taşındığı  ...plakalı tırın  İstanbul  Gümrük Ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Muratbey Gümrük Müdürlüğü denetimi altında bulunan  ve ..... Tic. Ltd.Şti.tarafından işletilen A34000147 kodlu antrepoya 21.03.2019 tarihinde mühürsüz olarak  giriş yaptığını, araç sürücüsünün hırsızlık olayı yaşandığını belirttiğini,  buna istinaden Kıraç Polis Merkezi Müdürlüğünde düzenlenen şikayetçi tutanağını sunduğunu, antrepo da yapılan incelemede davacının çalınan malları  için \"....... 18DE890448538959M0 numaralı  T2 belgesi 8. Kalemi muhteviyatı ... Ltd. Göndericili  Atempo Proje Tahhüt Ses firmasına ait 31 Kap olması gereken eşyalara ait 07.03.2018 tarih 9455166237 sayılı fatura ile eşyaların palın tespitinde  faturanın 1. Kalemindeki  066NL DU795Z-BK kodlu 9 adet 53.820 USD değerinde ve faturanın 3. Kalemindeki 066 NL  DU7095Z- BK kodlu 6 adet 20.100 USD değerindeki eşyaların olmadığı tespit edilmiştir.\" şeklinde  tutanak tutularak  davacıya ait  73.920,00 USD değerindeki emtiaların olmadığının belirtildiğini, davacının  zararın giderilmesi için  karayolları navlun sözleşmesi kapsamında yaptırmış olduğu nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ...Sigorta AŞ'ye ihbarda bulunduğunu, ancak sigorta şirketinin poliçe özel şartlar bölümünde yer alan \"Tüm konaklamaların nakliyatın yapıldığı vasıtanın emniyetli, ışıklandırılmış ve daimi bekçili/güvenlikli  gözetim altında bulunan kontrollü bir park alanına  park edilmesi ve aracın kısa süreli terk edilmesinden önce araç sorumlusunun herhangi bir hırsızlığı önlemek açısından gereken tüm emniyet tedbirlerini almış olması gerekmektedir. Aksi takdirde her türlü çalışma rizikosu teminat haricidir\" hükümlerini öne sürerek  sürücünün poliçede yer alan konaklama hükümlerine aykırı davrandığı  ve bu sebeple oluşan zararın teminat kapsamında olmadığını belirterek  tazminat ödemesi yapmadığını, meydana gelen hırsızlık olayından davacı zararından davalının sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün kasta eş değer ağır kusurlu hareketleri neticesinde hırsızlık olayının meydana geldiğini, sürücünün asgari güvenlik tedbirlerini dahi almadan  içinde değerli emtialar olan tırı yol kenarı alelade park ederek, her türlü tehlikeye açık bir şekilde başı boş bırakarak adeta hırsızlık olayına davetiye çıkarttığını, bu şekilde poliçe şartlarını da ihlal ederek davacıyı zarara uğrattığını, CMR Konvansiyonuna göre   taşıyıcının aynı zamanda  müstahdemlerinin  ve taşıma ifasında hizmetlerinden faydalandığı  diğer kimselerinin kendilerine verilen görevi ifa ederken kasıtlı veya kasta eş değer kusurlu davranışlarında da sorumlu olduğunu,  bu  sorumluluğunun sınırlı olmayıp gerçek zararın tamamını kapsayan bir sorumluluk olduğunu ileri sürerek,  çalınan  malzemelerin toplam  değeri olan 73.920,00 USD'nin  dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili davalının   taşıma işi komisyoncusu olduğunu,  taraflar arasında anlaşılan 09.03.2018 tarihli uluslararası navlun teklifine istinaden davacının gönderilerinin Hollanda'dan Türkiye'ye taşınması hizmeti verdiğini, taşımanın 2018 yılı Mart ayında gerçekleştiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, davacının akdi taşıyıcı sıfatıyla taşımayı aralarındaki anlaşma uyarınca KNB Logistics GmbH şirketine bıraktığını,  KNB'nin de  taşıma işlemini Treuex Logistics Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketinin aracı ve sürücüsüyle gerçekleştirdiğini,  davanın alt taşıyıcılara ihbarını talep etiklerini, olayın meydana gelmesinde taşımacının sorumluluğu olduğu kabul etmemekle birlikte kaçınılmaz olayın vuku bulmasının alt taşıyıcının sorumluluğunda olduğundan huzurdaki davada alt taşıyıcıların davalı sıfatıyla yer alması gerektiğini, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, taşıma  esnasında araç sürücüsünün Akçaburgaz - Hadımköy yolu üzerinde yer alan duraklama alanına aracını park ederek, evrak bırakmak üzere kısa süreli ayrıldığı esnada uyuşmazlık konusu hırsızlık hadisesinin gündüz vakti saat 11:00 sularında meydana geldiğini,  tırın koruma kilidinin kırılarak davacı gönderilerinin bir kısmının çalındığının anlaşılması üzerine araç sürücüsü tarafından hırsızlık hadisesi resmi makamlara bildirildiğini, olayın kaçınılmaz bir olay olduğunu, davalının hadisenin gerçekleşmesinde kusuru olmadığını, taşıma hizmetinin gerekliliği olan bütün önlemlerin alındığını, koruma kilitli araçla yükün taşındığını,  , güvenli duraklama alanına kısa süreli park edildikten sonra öngörülemez bir şekilde hırsızlık hadisesinin meydana geldiğini, araç sürücüsünün kastı ya da hadisenin cereyan etmesinde illiyet bağı bulunduğuna ilişkin hiçbir belge veya ceza davası bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluğun CMR hükümleri uyarınca sınırlı olduğunu,  her ne kadar çalınan mal bedelinin tamamının  faizi ile birlikte tazminini talep edilmiş ise de, davalının sorumlu tutulabileceği en yüksek tazminatın  çalınan ürün kilogramı başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, CMR'nin  27.maddesi uyarınca yıllık %5 faizi ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı, yurt dışından ithal ettiği emtianın taşıma işini davalı şirketin üstlendiğini, taşımayı yapan tırın sürücüsü ...'ün kasta eş değer ağır kusurlu hareketleri neticesinde hırsızlık olayının meydana geldiğini, hırsızlık nedeni ile müvekkili şirkete ait 73.920,00-USD değerindeki emtiaların zayii olduğunu iddia ederek bu zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise akdi taşıyıcı sıfatı ile fiili taşımayı dava dışı firmalara yaptırdığından iş bu davada pasif husumetinin olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kastının ya da ağır ihmalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı ile davalı arasında uluslararası taşıma sözleşmesi akdedildiği, davalının taşıma işini dava dışı firmaya yaptırdığı, taşınma esnasında 73.920,00-USD miktarında malın kayıp-hırsızlıkla zayii olduğunun tutanak altına alındığı sabittir. Dava konusu uyuşmazlığın uluslararası taşımadan kaynaklanmış olması nedeni ile somut olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacı ile davalı arasında anlaşılan 09/03/2018 tarihli Uluslararası Navlun teklifine istinaden davacının gönderilerinin Hollanda'dan Türkiye'ye taşınması esnasında meydana gelen hırsızlık olayında CMR Konvansiyon hükümleri uyarınca tır sürücüsü ...'ün \"Bilerek Kötü Hareket\" olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olup olmadığının, buna göre talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, davalının husumet itirazının yerinde olup olmadığının, neticeten davalının zarardan sorumlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Davalının akdi taşıyıcı olması nedeni ile CMR Konvansiyonu'nun 34 vd. maddeleri gereğince doğrudan sorumluluk altında olduğundan iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. CMR Konvansiyonu'nun konu ile ilgili olan 17/1 maddesi gereğince taşımacının yükün teslim alındığı andan teslim edilinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, buna göre CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi gereğince taşıyıcının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten meydana geldiğini ispat etmedikçe oluşan hasarı tazmin etmekle yükümlü bulunduğu, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için kusurlu olmadığını ayrıca ispat etmesinin gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesi gereğince taşıyıcı meydana gelen hasarın istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geldiğini ispatlaması halinde sorumlu tutulamayacağının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. 17/3. maddede ise taşımacının taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları bu taşıt kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu halde kural olarak taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe emtiaya gelen hasarı tazmin borcu altında olup, diğer bir deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispatlaması mecburidir. CMR 23. maddesi ise taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesi ile koruma altına almış ancak konvansiyonun 29. maddesinde bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 29. maddesine göre zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre kasta eş değer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder. Diğer yandan CMR md. 32'de \"Bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içerisinde açılması gerekir ancak bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda bu süre 3 yıldır ve şu tarihlerde başlar; A)Teslimde kısmî kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihinden itibaren B)Tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. Günde C)Bütün diğer durumlarda taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki 3 aylık dönemin sonunda\" düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu olayda yukarıda yazılı olan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre meydana gelen hırsızlık olayının CMR md. 29 hükmü kapsamında sürücünün ağır kusurundan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda somut olayda CMR md. 32'de yer alan 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği ve iş bu dava tarihi itibari ile zaman aşımı süresinin dolmamış olduğu, bilirkişi raporunda yer alan tespitten çalındığı iddia edilen ürün tedarik faturaları toplamının 73.920,00-USD olduğu, davalının bu zarardan sorumlu olduğu, davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 73.920,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br>Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, CMR'nin 23/1 ve 23/2 hükmü uyarınca taşımacının ödemekle sorumlu tutulacağı tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağını, bu kıymet belirlenmesinde ticaret borsası fiyatı, böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatı, eğer bu da yoksa aynı cins ve kalitedeki eşyanın normal değeri dikkate alınarak saptanacağını, mahkemece herhangi bir piyasa araştırması yapılmaksızın, emtia bilirkişisinden rapor alınmaksızın itiraza uğrayan fahiş emtia bedeli üzerinden karar vermesinin hatalı olduğunu, yabancı para üzerinden karar verilmesine rağmen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil  kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  CMR 27.maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren uygulanacak faiz oranının yıllık %5 olabileceğini,  hem döviz faizinden hem CMR faizinden çok daha yüksek oranda belirlenen %9 oranında yasal faizin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hırsızlık olayının sürücünün ağır kusurundan kaynaklandığından bahisle davanın kabulüne karar verilmişse de ağır kusurun CMR 29.maddesi kapsamında sınırlı sorumluluğu kaldıran bir kavram olmadığını, taşıyıcının tam sorumluluğuna gidilebilmesi için kast ve kasta eşdeğer kusur olması arandığını, taşıyıcının kastı veya kasta eş değer kusurunu gösterir hiçbir delil  olmadığını, aynı zamanda mahkemece belirlenen ağır kusurun da kasta eşdeğer olduğuna kanaat getirilmesi için yeterli delilin bulunmadığını, bilirkişi raporunda sürücünün kasta eş değer kusurunun tespitinde sigortanın poliçe  hükümlerine aykırılık nedeniyle ödemeyi reddi gösterilmişse de işbu hususun şoförün kastı veya kasta eş değer kusurunu ya da bu kusuru ile hırsızlık şeklinde gerçekleşen hadiseye sebebiyet verdiğini göstermeye yeterli olmadığını, salt poliçe kapsamında değerlendirilemeyeceğini göstermeye yaradığı, poliçe şartlarına uygun olmayan davranışın ve neticesinde gerçekleşen suça konu olayda taşıyıcının kastı olduğu şeklindeki yorumun maddi gerçeğin ortaya konmasını engelleyecek ölçüde geniş olduğunu,  davacının zararına sürücünün kısa süreli, park halinde, kilitli, gündüz vakti ve  her yerden görülebilecek haldeki  araçtan ayrılması değil kimliği belirsiz kişilerce beklenmedik şekilde gerçekleştirilen hırsızlık eyleminin sebebiyet verdiğini,  davacı gönderilerinin taşınması esnasında araç sürücüsü Akçaburgaz - Hadımköy Yolu üzerinde yer alan duraklama alanına aracını park ederek, evrak bırakmak üzere kısa süreli ayrıldığı esnada uyuşmazlık konusu hırsızlık hadisesinin gündüz vakti saat 11:00 sularında meydana geldiğini, hırsızlık olayının gerçekleştiğinin fark edilmesi üzerine 155 aranarak haber verildiğini,  tırın koruma kilidinin kırılarak davacı gönderilerinin bir kısmının çalındığının anlaşılması üzerine araç sürücüsü tarafından hırsızlık hadisesinin resmi makamlara bildirildiğini, üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen hırsızlık eylemi ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı bulunmayıp, müvekkili şirketin hadisenin gerçekleşmesinde kusurlu olmadığını, hırsızlık olayının kasti ya da taşımacının ağır kusurlu davranışı neticesinde meydana gelmemesi sebebiyle  davalının  sorumluluğunun kaybolan ürünlerin kg*8,33 SDR ile sınırlı olacağını, sürücünün bilerek kötü hareket olarak kabul edilebilecek kusurunun olduğu tespitinin hatalı olduğunu, kusursuzluğun müvekkilce ispat edilmesi gerektiğinden bahisle hüküm tesis edilmişse de kastı ve kasta eş değer kusuru ispat yükünün iddia eden üzerinde olduğunu,  davacının bunu ispata yarar  delil sunamadığını, zararın sürücünün ağır kusuruyla meydana geldiği, taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı, hak düşürücü sürenin dolmadığı,  yabancı para şeklinde belirlenen tazminata yasal faiz uygulanması şeklinde tesis edilen usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme  kararının kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın  hak düşürücü sürede açılmamış olmasıyla usulden reddine, esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, CMR hükümlerine tabi olarak uluslararası karayoluyla taşınan emtianın  çalınması sebebiyle emtia bedelinin davalı akdî taşıyandan  tahsili  istemiyle açılmış bir maddi tazminat davasıdır.<br>        İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; davacının yurt dışından satın aldığı emtianın, navlun faturasına göre  davacı akdi taşıyıcı tarafından taşınmasının üstlenildiği,  davalının bu taşımayı dava dışı ... Logistic Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.aracılığı ile gerçekleştirdiği, CMR belgesine göre  emtiaların ... plakalı tıra yüklenerek taşımanın yapıldığı,  .... Dış Tic. Ltd. Şti.tarafından işletilen antrepoda tutulan 22.03.2018 tarihli tutanağa göre, emtianın taşındığı tırın  antrepoya mühürsüz olarak giriş yaptığı, davacıya ait olması gereken 31 kap emtianın  16 orjinal kap olarak araçtan çıktığı, 15 kabın ise eksik olduğunun tespit edildiği, antrepo işleten şirket ve gümrük memurlarınca tutanağın imzalandığı, emtianın taşındığı aracın sürücüsünün Kıraç Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde,  20.03.2018 günün  11.00 sularında Akaçaburgaz Mah.Hadımköy yolu üzerinde durakların olduğu yerde aracı park ettiğini, yolun karşısındaki ... firmasına evrak  teslim etmek için araçtan indiğini, yaklaşık 20 dakika sonra aracın yanına geldiğini,  tırın arkasındaki koruma kilidinin kırılmış  olduğunu gördüğünü belirttiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın tek başına sahipsiz, korunaksız, yol üzerinde hırsızlık tehlikelerine açık  şekilde, belli süre kamera ve güvenlik olmaksızın bırakıldığı,   burada meydana gelen hırsızlığın uluslararası tırların sürekli geçtiği bir yol üzerinde organize hırsızlık şebekelerinin sürekli kullandığı bir yerde meydana geldiği, bu halde taşıyıcının sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı tespit edilmiştir. Dava konusu taşıma  Hollanda-Türkiye arasında yapılmakta olup  taşımanın CMR Konvansiyonu'nun 1.maddesin uyarınca, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu görülmektedir. CMR'nin 17/1.maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.maddesinde ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Taşıyıcının anılan madde uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Zira, taşıyıcının sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur.Ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. <br>CMR'nin 29. maddesinde ise, \"Hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz\" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır.<br>Bu kapsamda ve yukarıda yer verilen hükümler uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde;  <br>Davalı  akdî taşıyıcı olup yukarıda belirtildiği gibi kusurlu olmadığını ispat etmedikçe meydana gelen zarardan alt taşıyanlarla birlikte  müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Nitekim davalı kusursuzluğunu ispat edememiş olup taşınan emtiaların çalınması sebebiyle meydana gelen zarardan  sorumludur. <br>Davalı vekili sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğunu, sürücünün bilerek kasıtlı hareketi olmadığını ileri sürmüştür.   CMR'nin 23. maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak, Konvansiyon'un 29. maddesinde, bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. <br>Somut olayda, emtiaların araçtan çalınarak kısmen kaybının,  araç sürücüsünün aracı güvenlikli bir park alanı yerine yol üzerinde  park ederek aracın yanından ayrıldığı sırada meydana gelen hırsızlık  olayı nedeniyle gerçekleştiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda da park edilen bu alanın  yol üzerinde organize hırsızlık şebekelerinin sürekli kullandığı bir yerde meydana geldiği tespit edilmiştir. Uluslararası taşımalarda hırsızlık olayı her an beklenebilir bir vakıadır. Bu durumda taşımacının söz konusu riskleri bertaraf etmek için gerekli önlemleri alması gerekir. Bu kapsamda TTK.nun 20.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir. Her somut olayın özelliğine göre değişmekle birlikte taşıyıcının,  taşımayı yapan aracın etrafı çevrili, güvenlik kamerası ile izlenen ve giriş ve çıkışların kontrol edildiği bir alana park edildiğini, böyle bir imkan yok ise olası hırsızlık olaylarının önlenmesi için tedbir alındığını ispatlaması gerekir. İdeal bir taşıyıcının standartlarında  en yüksek özen, taşıyıcıda aranan tecrübe çerçevesinde ortalama bir dikkat, beceri ve basiret içinde davranmayı gerektirir.Somut olayda sürücü, aracını güvenli bir park alanına park etmeyerek aracın başından ayrıldığından en yüksek özeni göstermiş değildir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18/06/2018 tarih ve 2016/13788 Esas, 2018/4512 Karar sayılı kararı).  Bu durumda CMR'nin 29. maddesi uyarınca  zarar  davalının ağır kusurundan kaynaklandığından, davalının CMR'nin 23. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik  görülmemiş, davalı vekilinin bu konuya ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Davacının talep edebileceği zarar hesabının yukarıda yer verilen CMR'nin 23.maddesine  göre yapılıp tazminat miktarının hesaplanması gerekmektedir. Her ne kadar davalı vekili, tazminatın miktarı yani çalınan emtianın bedeli konusunda istinaf sebepleri ileri sürmüş ise de dosya kapsamı, mal faturası, bilirkişi raporu içeriği,  sigorta konusu mallara ilişkin mal faturanın taşıma tarihine yakın olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının zararının denetlenebilir bir şeklide hesaplandığı anlaşıldığından, tazminatın miktarına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.<br>Davalı vekili yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve %5 faiz oranı uygulanabileceğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.<br> CMR'nin 27. maddesine göre hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca  ancak yabancı paranın tahsili talepleri yönünden yıllık %5 faiz oranı uygulanabilecektir. Somut olayda davacının  talebi yabancı para (USD )  üzerinden olup mahkemece  bu oranda faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi hatalı  olmuştur. Bu nedenle, davalı vekilinin faizin oranına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının faiz oranı yönünden düzeltilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz oranı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçelerle;<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz oranı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;<br>1-Davanın kabulü ile 73.920,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Alınması gerekli 30.037,81 TL nispi karar harcından, peşin alınan  7.509,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.528,35 TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile  Hazineye irat  kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 146,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 7.560,26 TL harç gideri olmak üzere  toplam 10.706,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 69.959,19 TL  nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>6-Taraflarca yatırılan delil ve gider avanslarının bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,<br>7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:<br>a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>b-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 60,50 TL  posta  gideri  olmak üzere 281,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, <br>8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;<br>HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  10.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU\t: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.  <br><br>...<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de7fc6fe63d5d786","SID":"94eb34d3e63c3a39"}}