{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/543 <br>KARAR NO\t: 2025/1028<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... AŞ'nin davacının sigortalısı olduğunu,   taraflar arasında '' Nakliyat Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi'' düzenlendiğini, sigortalının  dava dışı ...ı San. ve Tic. AŞ'nin Fransada mukim dava dışı GDI Za Actival Rue Paul Langevin BPI firmasına ihraç ettiği temperli cam emtiasını  alıcısına ulaştırmak amacıyla taşıma işini  üstlendiğini, ancak fiili taşıma işinin 20.09.2018 tarihli ihracat taşıma sözleşmesi ile davalı şirkete  devredildiğini,  4 palet temperli cam emtiasının, davalı şirketin  temin ettiği ve davalı  .. idaresindeki... plakalı araca yüklenerek yola çıktığını, araç varış noktasına ulaştığında yapılan kontrollerde 4 palet emtianın 1 paletinin taşıma esnasında tamamen kırılarak kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini,  yapılan incelemelerde meydana gelen toplam zarar tutarının 3.029,39 EURO tutarında olduğunun tespit edildiğini,  poliçe uyarınca bu tutardan 1.000,00 EURO muafiyet bedeli düşüldükten sonra kalan 2.029,39 EURO'nun davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödendiğini,  bu şekilde davacının sigortalının haklarına TTK'nın 1472.maddesi uyarınca  halef olduğunu, dava konusu zararın oluşmasına sebebiyet veren fiili taşıyıcı  sıfatını haiz davalıların CMR md. 17 uyarınca zarardan sorumlu olduklarını, davacı yanca ödenen sigorta tazminatının davalılardan rücuen tahsili için  İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile  icar takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu   ileri sürerek, itirazın iptali ile  %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, savunmasında özetle;  öncelikle CMR'nin  31 ve 39/2 maddelerine göre   yetkili icra müdürlüğünün Eskişehir icra müdürlükleri, yetkili mahkemenin de Eskişehir mahkemeleri olduğunu, davalı müvekkilinin yükleme ve istiflemeye karışmadığını,  CMR'nin 17. maddesinin IV. fıkrasının (c) bendi gereğince, yükleme ve istifleme hatalarından doğan zararlardan dolayı kural olarak taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtaya göre  yükleme ve istiflemenin taşıyıcıya ait olmadığı durumlarda meydana gelen hasarlarda taşıyıcının sorumlu olmadığını veya sorumluluğunun sadece yüklemeye nezaretle sınırlı olduğunu belirttiğini, somut olayda meydana gelen hasarın da göndericinin yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını, taşınan yüklerin tamamı değil, sadece bir tanesi hasarlandığından  yükün taşınması sırasında yüklerin hasarına sebep olabilecek nitelikte hiçbir kaza, olay meydana gelmediğini, zarar miktarına ilişkin bir eksper incelemesi veya benzeri bir belge sunulmadığını, davacı delil listesinde, alacağına dayanak olarak bir faturası sunduğunu,  bunun taşınan emtianın değerini ispatladığını ileri sürdüğünü, buna karşılık sunulan fotoğraflardan ve diğer belgelerden, hangi ürünlerin zarar gördüğü ve nihayetin bu ürünler sebebiyle gerçek zararın anlaşılamadığını, ayrıca  sınırlı  sorumluluğun söz konusu olduğunu, müvekkilinin sorumlu olduğu kabul edilse dahi, icra inkar tazminatından sorumlu tutulamayacağını,  alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava; davalıların alt/fiili taşıması sırasında emtiada meydana gelen zarar nedeniyle  akdi taşıyıcı olan sigortalısına ödeme yapan davacı sigortanın TTK'nun 1472. maddesi kapsamında halefiyete dayalı olarak açtığı rücu davasından ibarettir.Her ne kadar davalı yanlar mahkememizin ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ise de, sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin açtığı rücu davasının sigortalının sorumlu kişilere açtığı dava gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu kapsamda  davalı ... Şirketi'nin davacı sigortalısı ... Şirketi ile imzaladığı \"İhracat Taşıma Sözleşmesi\" ile sigortalı şirketin alt taşıyıcısı olduğu, anılı sözleşmenin 7. maddesinin HMK'nun 17. maddesine uygun düzenlenmiş yetki hükmünü içerdiği gibi taşımanın uluslararası kara taşıması olması nedeniyle CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesi kapsamında taşıma sözleşmesinin akdedildiği esas işyeri veyahut taşımacının yükü aldığı akit ülke yer mahkemesi sıfatıyla mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından davalı yanların yetki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince; ayrıntılı ve gerekçeli olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalı araç sürücüsünün herhangi bir çekince belirtmeksizin eşyayı gönderenden tam ve hasarsız teslim aldığı ancak 1 palet kırık olarak teslim ettiğinin CMR taşıma senedine düşülen kayıt ile sabit olduğu, zararın davalıların alt/fiili taşıması sırasında meydana geldiği, CMR'nin 17/1. ve TTK'nun 888. maddeleri uyarınca davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, taşıma şeklinin farklı müşterilerin eşyalarının birlikte taşınması suretiyle gerçekleşen parsiyel taşıma olarak yapıldığı tespit edilmekle, sektörde parsiyel taşımada yükleme ve istiflemenin taşıyıcıya ait olduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/13036 Esas, 2018/831 Karar sayılı ilamına göre, parsiyel taşımada yükleme ve istiflemenin taşıyan tarafından yapılması halinde taşıyıcının sorumlu olduğu, tüm bu nedenlerle davalı yanların sorumsuzluğa ilişkin savunmalarının mahkememizce yerinde görülmediği, davacı yan talebine dayanak sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin belgeleri dosya kapsamına ibraz etmekle meydana gelen zarar nedeniyle yaptığı ödeme neticesinde halefiyet hakkını kazandığı, hasarın taşıyıcıların ağır kusuru ya da kastından meydana gelmediğinden tazminat miktarının Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlı olarak ülke parasına ve ödeme tarihindeki kura göre talep edilebileceği, nitekim davacı yanın talep edebileceğinden daha azını takipte istediği, bu sebeple talep nazara alınarak takip tarihindeki TL'sına mahkememizce hükmedilmesinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacağa CMR'nin 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, sigortalıya yapılan ödeme belirli olduğundan likit alacağa istinaden başlatılan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 13.586,97 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacak 13.586,97 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla Türk Lirası üzerinden aynen devamına, alacağın % 20'si oranındaki 2.717,39 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br>Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2.029,39 EURO tutarında yapılan hasar ödemesinin \"fiili ödeme günündeki kur\" karşılığına hükmedilmesi gerekirken takip tarihindeki TL üzerinden takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu,   davacının sigortalısına yaptığı ödeme EURO para biriminde olduğundan icra takibinin de EURO para birimi üzerinden başlatıldığını,  takip talebinde de alacağın, fiili ödeme günündeki kur üzeriden hesaplanacak TL karşılığının talep edildiğin,  yabancı para alacaklarında TBK m. 99 gereği alacaklı, vade veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığını talep etme hakkına sahip olduğunu, icra inkar tazminatına da  2.029,39 EURO'nun %20'si olarak hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme kararında, itirazın hatalı bir şekilde takip talebindeki kur üzerinden hesaplanan TL tutarında iptal edildiğini,  icra inkar tazminatının da  bu hatalı tutarın %20'si üzerinden hesaplandığını, hatalı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, takibin 2.029,39 EURO  üzerinden devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; CMR'nin  31 ve 39/2 maddelerine göre   yetkili icra müdürlüğünün Eskişehir icra müdürlükleri, yetkili mahkemenin de Eskişehir mahkemeleri olduğunu, davalı müvekkilinin yükleme ve istiflemeye karışmadığını,  CMR'nin 17. maddesinin IV. fıkrasının (c) bendi gereğince, yükleme ve istifleme hatalarından doğan zararlardan dolayı kural olarak taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtaya göre  yükleme ve istiflemenin taşıyıcıya ait olmadığı durumlarda meydana gelen hasarlarda taşıyıcının sorumlu olmadığını veya sorumluluğunun sadece yüklemeye nezaretle sınırlı olduğunu belirttiğini, somut olayda meydana gelen hasarın da göndericinin yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını, taşınan yüklerin tamamı değil, sadece bir tanesi hasarlandığından  yükün taşınması sırasında yüklerin hasarına sebep olabilecek nitelikte hiçbir kaza, olay meydana gelmediğini, zarar miktarına ilişkin  olarak yeterli inceleme yapılmadığını, kusur oranlarının tespit edilmediğini, yükleme ve istifleme gönderene ait olduğundan hasarın tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, tazminatın gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılmadığını, davacının zarar ilişkin bir fatura  sunduğunu,  bunun taşınan emtianın değerini ispatladığını ileri sürdüğünü, buna karşılık sunulan fotoğraflardan ve diğer belgelerden, hangi ürünlerin zarar gördüğü ve nihayetin bu ürünler sebebiyle gerçek zararın anlaşılamadığını, ayrıca  sınırlı  sorumluluğun söz konusu olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, nakliyat aracısı/ komisyoncusunun yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında  sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği tazminat miktarını davalı taşıyanlardan rücuen tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ile davalı şirket vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Davacı vekili; dava dışı sigortalı  ... Taş. ve Tic. AŞ'nin  üstlendiği taşıma işi kapsamında Türkiye'den Fransa'ya nakledilen  4 kap  damperli cam emtiasının  1 kabının kırılması sebebiyle doğan zarar bedelinin,  dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki nakliyat aracısı/ komisyoncusunun yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında  ödenmesi sonrasında ödenen bedelden fiili taşıyan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı şirket vekili, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, yükleme ve istiflemenin davalıya ait olmadığını, sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğunu, zararın tespitine ilişkin belge bulunmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını savunmuş, diğer davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.  Dosya kapsamında bulunan İstanbul 32.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 2.029,39 EURO (13.586,97 TL) asıl alacak yönünden 03.05.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı ...'ye 08.08.2019 tarihinde, davalı şirkete 10.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı ... tarafından 08.08.2019 tarihinde, davalı şirket tarafından 13.05.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.  Davacı, sorumluluk sigortacısı sıfatı ile akdî taşıyıcı olan dava dışı  sigortalı ...ın yapacağı taşımalardan oluşacak hasarları teminat altına almış olup  dosya kapsamında bulunan CMR belgesine göre Türkiyede bulunan ve göndericisi .. Oto Camları San. ve Tic. AŞ,   alıcısı  GDI Za Actival Rue Paul Langevin BPI 'nin  4 kap damperli  oto cam emtiasının Fransa'ya naklini dava dışı sigortalı  akdi taşyıcı ...şirketinin üstlendiği, fiili taşımayı davalı şirketin üstlendiği, diğer davalının aracın şoförü olduğu, davalı şirketin CMR belgesini düzenlediği, malın alıcısına teslimi  sırasında CMR belgesine ''2 palet sağlam 1 palet kontrol edilecek. 1 paket kırık olarak teslim edildi'' şerhinin düşüldüğü ve davalı sürücü... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.  Mahkemece her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki;Öncelikle, davacı takip alacaklısı tarafından sigortalısına EURO cinsiden ödeme yapılarak  davalı takip borçluları aleyhine 2.029,39 EURO  asıl alacak yönünden  icra takibi başlatılmış ve bu bedelin fiili ödeme günündeki satış kuru karşılığını  TL olarak talep etmiştir. Buna rağmen mahkemece  TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş olup bu durum  taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. Öte yandan, her ne kadar davacı sorumluluk sigortacısı dava dışı sigortalısına ödeme yapmış ise de, dava dışı sigortalı ve akdî taşıyan  ...Trans'a alıcı veya gönderici tarafından hasara ilişkin bir talepte bulunulup bulunulmadığı, herhangi bir zarar faturası kesilip kesilmediği, sigortalının bu hasara ilişkin ödememe yapıp yapmadığı hususunda hiç bir araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bir diğer  deyişle, poliçe kapsamında  davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapmasını gerektiren rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu araştırılmamıştır. Bu hususların araştırılmasının ardından dava konusu zarar gören mallara ilişkin gerçek zararın da doğru bir tespiti mümkün olacaktır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu da  bu yönden denetlenebilir  nitelikte değildir. Bu nedenle mahkemece, belirtilen konularda gerekli araştırma ve inceleme yapılıp, gerekli belgelerin, hasar dosyasının n sunulması sağlandıktan sonra dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu sebeplerle, mahkemece yukarıda belirtilen konularda gerekli araştırma yapılıp yeniden bilirkişi raporu  alındıktan sonra taleple bağlılık ilkesi uyarınca takibin yabancı para üzerinden başlatıldığı nazara alınarak bir hüküm verilmesi için HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılması gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.  <br>KARAR         :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;\t<br>1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, <br>2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,<br>4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,<br>5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;<br>HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 12.06.2025<br>KANUN YOLU\t:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7303f151275fdb96","SID":"0e12997b3027f78a"}}