{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1777 <br>KARAR NO: 2025/1068<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/06/2022<br>NUMARASI: 2020/211 Esas 2022/431 Karar <br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 25/03/2020<br>Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın Beşiktaş şubesi nezdinde ... numaralı 1.000.000-TL ve ... numaralı 2.750.000-TL ve ... numaralı 1.500.000-TL bedelli kredileri kullandığını, \"Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında\" tebliğe göre müvekkili şirketin kalan ana para olan 3.750.000-TL üzerinden %2 oranında erken kapama ücreti ödemesi gerekirken müvekkilinden toplamda 485.000-TL alındığını, müvekkilinin ödemeyi yaparken ihtirazı kayıt ileri sürdüğünü, herhangi bir yasal dayanak bulunmaksızın müvekkilinden tahsil edilen erken kapama ücretinin diğer bankalarca krediler için uygulanan emsal ücretin çok üzerinde olduğunu belirterek şimdilik 50.000-TL'nin belirsiz alacak olarak tahsil tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13/04/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 388.766,85-TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; oranı ve tutarı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından erken kapama tutarı olarak yatırıldığı belirtilen tutarın %2'si kadar erken kapama maliyeti alınabileceğinin iddia edildiğini, dolayısıyla belirsiz bir alacak olmadığını, davacının talebi gibi sabit bir oran üzerinden hesaplama yapılamayacağını, erken kapama maliyetinin dava konusu kredi ile ilgisi olmayan tüm krediler için belirlenen sabit oran ile hesaplanamayacağını ve yargı kararları gereği emsal piyasa araştırmasının diğer bankalara somut kredi bilgileri de verilerek talep edilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen \"Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ (01/03/2020 tarih ve 2020/4 sayılı)\" gerek kredinin kullanıldığı gerek erken kapatıldığı tarihten (07/02/2020) sonra olması nedeniyle dava konusu olayda uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmede erken kapama oranının belirlenmediği, kredinin erken kapandığı tarih itibariyle TCMB'nin % 2 erken kapama öngören 2020/4 sayılı tebliğinin henüz yürürlüğe girmediği, bu durumda bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar varsa yine bu oran aşılmamak kaydıyla, diğer bankaların uygulamaları üzerinden belirlenecek oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği,  bilirkişi incelemesi ile davacının dürüstlük kuralına ve emsallere göre alabileceği erken kapama komisyonu oranı belirlendiği, davalı bankanın davacının kredilerini erken kapatma talebi üzerine uyguladığı erken kapatma ücretinin miktarı ve oranı bankacılık uygulama ve teamüllerine uygun olmadığı, fahiş olduğu, emsal erken kapamaya ilişkin gelen yazı cevaplarıyla %4 erken kapama oranın makul olduğu, yapılan hesaplama ile toplam anapara ücretinin 3.773.809,49-TL olduğu, %4 oranın uygulanması halinde erken kapama ücretinin 150.952,38-TL olarak hesaplandığı, davacının toplamda 484.999-TL kapama ücreti tahsil ettiği, bu durumda 334.046,62-TL haksız kesinti olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 334.046,62-TL'nin temerrüt tarihi olan 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; müvekkilinden alınan erken kapama ücretinin TCMB genelgeleri uyarınca % 1 olarak tahsili gerektiği halde mahkemece takdir edilen % 4 oranının çok yüksek olduğunu, yargı kararına konu başka bir olarak davalı bankanın % 2,5 oranında erken kapama ücreti tahsil ettiğini, ancak müvekkiline % 12,83 oranının uygulandığını, davalının taraf olduğu başka bir dava dosyasında % 2,5 oranının makul kabul edildiği dikkate alındığında mahkemece % 4 oranına göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,davacıdan tahsili gereken tutardan çok daha azının tahsil edildiğini,erken kapama oranının kredi kullandırım faizi ile güncel kredi şubeler cari fiksing oranın çarpılması suretiyle hesaplandığını, erken kapamanın her bir kredi özelinde ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini,sabit bir oranda olamayacağını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda birbirinden bağımsız ve dava konusu kredi ile ilgili olmayan genel banka müzekkere cevaplarından toplanıp bölünmesi ile ortaya çıkan oranların emsal oran olmadığını,bilirkişinin alınan komisyonu somut kredi özelinde yapılacak hesaplama ile fahiş olup olmadığını incelemesi gerektiğini, % 10-12 oranında komisyon tahsil eden bankalar da bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. Davacının davalı bankadan 07/09/2018 tarihinde % 35,06 faiz oranı ile 2.750.000-TL tutarlı 18 ay vadeli, 06/07/2018 tarihinde % 22,60 faiz oranı ile 1.000.000-TL tutarlı 18 ay vadeli, 20/11/2018 tarihinde % 29,80 faiz oranı ile 1.500.000-TL tutarlı 18 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandığı, 07/02/2020 tarihinde kredilerin vadesinden önce kapatılması üzerine davalı banka tarafından davacıdan sırasıyla 318.648-TL, 87.682-TL, 78.669-TL olmak üzere toplamda 484.999-TL erken kapama  komisyonu tahsil edildiği anlaşılmaktadır.  Sözleşmenin 11. maddesinde \"müşteri karz akdi uyarınca kullandırılacak kredilerde bakiye borcunu vadesinden evvel ödeyerek bankanın mutabakatı ile hesabını kapatabilecektir. Bankanın mutabık kalması halinde taksit ödeme tarihlerinden birinde veya ödeme vadesinde işlemiş faiz ile kalan ana paranın bankanın o gün itibariyle katlanmak zorunda kalacağı maliyetler çerçevesinde belirleyeceği miktarda bir erken kapama ücreti ile doğabilecek vergi  vs mali yükümlülüklerin ödenmesi ile mümkündür.\"denilmiştir. TCMB'nin 10.02.2020 tarihli RG'de yayımlanan 2020/4 sayılı Tebliğin 11/3 maddesi ile; ticari müşterilerden alınabilecek erken kapama ücretinin, kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerde erken ödenen tutarın %1'ini, 24 ayı aşan kredilerde ise %2'sini geçemeyeceği  düzenlenmiştir. Tebliğin 22. maddesinde ise, Tebliğ hükümlerinin, yürürlük tarihinden önce kurulan sözleşmelerin Tebliğ'in yürürlüğünden sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından uygulanacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereği tebliğ hükümlerinin eski sözleşmelere uygulanması,kapatma tarihinin tebliğin yürürlük tarihinden sonra olması koşuluyla mümkündür. Somut olayda erken kapama işlemi tebliğin yürürlüğünden  önce yapılmıştır. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli RG’de yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın  görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davalı banka tarafından kredi kullandırım tarihi ve erken ödeme tarihi itibari ile Merkez Bankası'na komisyon oranı bildirilmediği anlaşılmaktadır. Sözleşmede komisyonun hangi oranlarda alınacağına veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dayanak sözleşmenin ticari niteliği göz önüne alındığında,TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edilmelidir. Davalı banka tarafından davacıdan alınan erken kapama komisyonunun kalan kredi alacağına oranı % 12,8'e tekabül etmektedir. Mahkemece emsal bankalar nezdinde yaptırılan araştırmalar neticesinde ise erken kapama komisyon oranlarının ortalaması % 4 olarak tespit edilmiştir. Davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen tutarın, emsal banka uygulamaları ile orantılı olmadığı açıktır. Emsal banka uygulamalarına göre davalı bankanın davacıdan fazladan 334.046,62-TL tahsil ettiği denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiştir. Davalı tarafça, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı belirtilmiş ise de taraflar arasında alacağın tespitini mümkün kılan sabit bir oran ve formül belirlenmediğinden, alacak emsal banka uygulamalarına göre belirlendiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecektir. Davacı, davalının taraf olduğu başka bir dava dosyasında başka bir müşterisine uyguladığı tespit edilen % 2,5 erken kapsama oranının makul kabul edilmesi nedeniyle eldeki davada da bu oranın uygulanmasını talep etmiş ise de her davada kullandırılan kredinin nitelikleri de dikkate alınarak emsal araştırması yapıldığından banka müzekkere cevaplarında belirtilen oranlara göre değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 22.818,72-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.705-TL harcın mahsubu ile kalan 17.113,72‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0e7a8ea2ed4cdb1","SID":"de38799c8724312d"}}