{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1871 <br>KARAR NO: 2025/1198<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2022<br>NUMARASI: 2020/87 Esas - 2022/404 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>DAVA TARİHİ: 02/03/2020<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu ... IMO numaralı ...” isimli geminin 04.03.2019 tarihinde Yarımca ... Rafinerisi ... iskelesine yanaştığını, yükleme operasyonu sırasında balast tahliyesi yapılırken geminin sancak kıç omuzluk ve bordası etrafında denize fuel oil sızdığının görüldüğünü, hadise sonrasında yapılan incelemelerde geminin kargo tankında hasar oluştuğunun, bu hasar nedeniyle akaryakıtın öncelikle kargo tankından balast tankına, daha sonrasında ise balastla birlikte denize döküldüğünün anlaşıldığını, ... numaralı ve 14.11.2018 tarihli sigorta poliçesi tahtında geminin tekne sigortacısı olan davalı ile geminin klas kuruluşu olan ... ve Gemi'nin ... sigortacısı olan ... Kulubünün bilgilendirildiğini, akabinde davalı sigorta şirketinden geminin tankında meydana gelen hasarın sigorta poliçesi kapsamında giderilmesi için yardım ve tazminat talebinde bulunduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 15.05.2019 tarihli yazı ile talebin reddedildiğini, hasarın meydana geldiği anda geminin her türlü sertifikasının mevcut olduğunu ve tüm denetimlerden sorunsuz bir şekilde geçtiğini, hasarların tamiratının müvekkilinin kendi imkanları ile karşılandığını, sigorta poliçesi uyarınca 30.000-USD tenzili muafiyet uygulandıktan sonra davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 125.115,72-USD ve 111.462-TL olduğunu belirterek bu tutarların hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davaya konu poliçe üzerinde dain-i mürtehin kaydı bulunmakta olup, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 16/04/2019 tarihli ekspertiz raporuna göre gemideki kusurun, geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak tank iç dip saclarının korozyon, yıpranma ve aşınması nedeniyle ortaya çıktığını, bu hasarın poliçe teminatında belirtilen riskler sonucu oluşmadığı için teminat haricinde değerlendirilmesi gerektiğini, 29/03/2019 tarihli Tekne Hasar Bilirkişi Teknik Raporuna göre no.4 kargo tankları tanktop sac kalınlıklarının tank genelinde limitlerin altında ölçülmesine karşın yenileme yapılmadığını, hasarın geçen zaman içerisinde geminin genel kondisyonu, olağan çalışma koşullarında yıpranma ve aşınmaya bağlı olarak oluştuğunu, hasar ve zararların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, bunun dışında poliçede yer alan açık kloz gereğince, özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi ve gerekli özenin gösterilmemesi neticesinde meydana gelen riziko dolayısıyla oluşan hasar ve zararın da teminat dışı olduğunu, hasarın teminat kapsamında olduğunu kabul manasına gelmemek üzere, TTK 1448 md.  ve sigorta genel şartları gereğince sigortalının zararın doğmasını önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; rehin alacaklısı ... bank A.Ş. tarafından davaya muvafakat verildiği, davanın açıldığı tarih itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, hasarın teminat süresi içerisinde meydana geldiği, davacıya ait “...” isimli geminin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı Tekne Sigorta Poliçesi ile 25.11.2018-2019 vadeli olarak Tekne Poliçesi genel şartları ile İnstitute ... (01.11.1995) CL 280 klozu ve poliçede yazılı klozlar çerçevesinde sigortalandığı, dava konusu olayın sigorta teminat süresi içinde gerçekleştiği, deniz kirliliğine yol açan hadisenin sebebinin, geminin 4 nolu iskele ve sancak kargo tanklarında iç dip saclarındaki delinmeler nedeniyle balast tanklarına yük sızması ve bu sızan yükün balast operasyonu esnasında denize basılması olduğu, iç dip saclarının herhangi bir deniz rizikosuna bağlı olmaksızın ve herhangi bir ani ve beklenmedik olaya bağlı olmaksızın, zaman içerisinde geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak, sacların uğramış olduğu eskime, aşınma, yıpranma, korozyon nedeniyle delindiği, geminin 2015 yılında yapılan sörveyinde No.5 kargo tankı tank top saclarının komple ve No.3 ve No.2 kargo tankları tanktop saclarında da geminin klas kuruluşunun alınmış olan kalınlık ölçülerine bağlı olarak isteği doğrultusunda kısmi sac yenilemelerinin yapıldığı, davaya konu 4 no'lu tank saclarında ise bu bölgenin yanlış alınmış kalınlık ölçüleri nedeniyle zafiyete uğramadığı ya da sacın incelmediği zannedilerek  yenileme yapılmadığı, gemide meydana gelen hasarın teknenin olağan kullanımı sebebiyle aşınma ve korozyon sebebiyle meydana geldiği, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece davanın reddine ilişkin kararın davalı sigortacı tarafından hazırlatılan ekspertiz raporlarının tekrarı niteliğindeki bilirkişi raporu ile alındığını, bilirkişi raporunda hiç bir itirazın karşılanmadığı gibi mahkemece ek rapor da alınmadığını, bilirkişi raporunda hiç bir teknik incelemeye yer verilmediğini, davalının ... tarafından yapılan ölçümlerin hatalı olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı halde bilirkişi raporunda hiç bir gerekçe gösterilmeden ölçümlerin hatalı olduğunun belirtilmesinin incelemenin tek taraflı olarak yapıldığını gösterdiğini, bahsi geçen bilirkişi raporlarının klas raporlarıyla da çeliştiğini, bağımsız klas kuruluşu olan ... hasardan kısa süre önce gerçekleştirdiği denetimlerde geminin ve gemi saclarının iyi durumda ve eskimemiş olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait gemiye bir kaç ay önce elverişlilik belgesinin verildiğini, zaten gemiye sigorta himayesinin sağlanmasının geminin iyi durumda olduğunun en büyük göstergesi olduğunu, buna istinaden poliçe tanzim edildiği ve müvekkilinin primlerini ödemeye başladığını, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi sonrasında sigortalanan menfaatin başlangıçtaki durumunu bilmediğini öne süremeyeceğini, davalının geminin durumunu iyi kabul etmesine rağmen rizikonun meydana gelmesinden sonra bu durumu yok saymasının TMK'nın 2 maddesine aykırı olduğunu, hasarın teminat dışı kaldığını iddia eden sigortacının bunu ispatla yükümlü olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; davacıya ait gemideki kargo tanklarındaki delinmeden dolayı balast tankına sızıntı nedeniyle oluşan hasar bedelinin tekne sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlıkta, ... isimli petrol tankerinin 4 numaralı iskele ve sancak kargo tanklarında iç dip saçlarındaki delinmeler sebebiyle meydana gelen hasarın giderilmesi sigorta şirketinden talep edilmektedir. Davacı taraf, rizikonun gemi adamlarının hatalı raspa yapmasından kaynaklandığını, sigorta klozunda yer alan 6.2.2. md yer alan “Kaptanın, gemi zabitlerinin, gemi adamlarının ya da kılavuzların ihmali”nin police kapsamında olduğunu belirterek zararın, bu madde düzenlemesine göre sigorta teminatı kapsamında kaldığını iddia etmektedir. Davalı sigorta şirketi ise, zarar sebebinin korozyon olduğunu ileri sürerek bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını savunmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık; rizikonun geminin olağan kullanımına bağlı koronozyon sonucu oluşup oluşmadığını, hasarın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı hususunda toplanmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen Tekne Sigorta Poliçesi 25/11/2018-25/11/2019 vadeli olarak düzenlenmiş olup, riziko 04.03.2019 tarihinde sigorta teminat süresi içinde meydana gelmiştir. Düzenlenen poliçenin Tekne Poliçesi Genel Şartları ile  ... (01.11.1995) ... klozu ve poliçede yazılı klozlar çerçevesinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Poliçede, “İşbu police ile verilen teminat tekneye sigorta başlangıç tarihi itibarıyla 30 gün içinde şirketimiz tarafından ekspertiz yaptırılması ve ekspertiz sonucu teknenin kondisyonunun yeterli ve olumlu bulunması şartıyla geçerli olacaktır. Ekspertiz sonucu sigortalanmaya engel teşkil edecek herhangi bir durumun tespiti halinde ise sigortacının teminat vermeme veya teminat şartlarını değiştirme hakkı saklıdır” notu bulunmakta olup, yetkili surveyin inceleme yaparak verdiği denize elverişlilik raporuna dayalı gemi mevcut hali ile davalı tarafından sigortalanmıştır. Institute ... klozunda teminat alınan rizikolar açıkça gösterilmiş olup bunların arasında taşınan yükün veya zamanın etkisi ile meydana gelebilecek yıpranma, bozulma, aşınma ve korozyon sonucu ortaya çıkacak hasarlar sayılmadığı gibi geminin olağan kullanımı dolayısıyla meydana gelen zararları oluşturan rizikoların, düzenlenen poliçe ve kloz kapsamında olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.  Geminin 04/03/2019 tarihinde iskelede yükleme operasyonu devam ederken denize akaryakıt döküntüsü olduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan kontrollerde geminin kargo (yük) tankları ve balast tankları arasında kaçak/sızıntı olduğu tespit edilmiştir. Geminin onarımı yapılmak üzere kargo ve balast tanklarının temizlenmesi ve \"gas free\" işlemi yapılmasından sonra, 13.03.2019 tarihinde, ... Sigortacısının görevlendirdiği sörvey firması yetkilisi, ... Sörveyörü, kalınlık ölçüm firması ...'nin yetkilisi, gemi teknik müdürü ve davalının görevlendirdiği eksper tarafından yapılan incelemeler sonucunda 4 numaralı iskele ve sancak kargo tanklarında, tank top sacı üzerinde birer adet delik tespit edilmiştir. Delinen sacların kıç taraftaki sacın aksine 2015 yılında değiştirilmediği belirtilmiştir. Sigorta Ekspertiz raporunda hasarın sebebine ilişkin olarak, deniz kirliliğine yol açan sebebin, 4 nolu iskele ve sancak kargo tanklarında iç dip saclarındaki delinmeler nedeniyle balast tanklarına yük sızması ve bu sızan yükün balast operasyonu esnasında denize basılması olduğu, iç dip saclarının herhangi bir deniz rizikosuna ve herhangi bir ani ve beklenmedik olaya bağlı olmaksızın, zaman içerisinde geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak eskime, aşınma, yıpranma, korozyon nedeniyle delindiği, özellikle tankların iç dip saclarını aynı anda etkileyen sıcak yük ve soğuk deniz suyunun saclardaki korozyonu arttırıcı bir unsur olduğu, geminin son bir yılda gemilere yakıt servis eden gemi olarak çalışması nedeniyle operasyon yükünün çok artmasının da sacların beklenenden daha çabuk korozyona uğramasına ve incelmesine neden olduğu, 2018 yılında yapılan kalınlık ölçüm raporunda, tank iç dip saclarının kalınlıkları kabul edilebilir düzeyde olsa da, olay sonrası yapılmış olan ölçümlerde sacların genelinin inceldiği ve korozyona uğradığının tespit edildiği, sonuç olarak, gemideki kusurun, geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak tank iç dip saclarının yıpranma ve aşınması nedeniyle olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. Bahsi geçen geminin en son 11.07.2018 tarihinde yapılan ara sörveyinde sigortalı geminin geminin sac kalınlık ölçümlerinde kalınlığı müsaade edilen limitlerin altına düşmüş bir alan bulunmadığı, No.1, 2, 3, 4 P/S kargo ve balast tanklarının yapılan iç muayenesinde kondisyonlarının iyi durumda olduğu, ancak bu tankların boya kondisyonlarının “zayıf” olduğu tespit edilmiştir. Tanklarının boya kondisyonlarındaki bu durum 2015 yılında yapılan muayenede de tespit edilmiş ve her yıl yapılacak sörveylerde kontrol edilmesi gerektiği raporlanmasına rağmen, 2018 yılına gelindiğinde bu boya kondisyonu zafiyetinin halen devam ettiği raporlanmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, delinmenin meydana geldiği kısmın kalınlık ölçüsünün 6.4 mm olan alt sınırın çok altında olmasına ragmen, bu kısımdan ölçüm alınmadığı ya da alınan ölçülerin hatalı olduğu ve gerçeği yansıtmadığı belirtilmiş olup delinmenin daha önce incelmiş sacların bulunması ve yüzey koruyucu (coating) kaplamasının yetersiz olmasının hızlandırdığı korozyon sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu hususlar birlikte değerlendirilmesinde, son yapılan ara sörveyde sacların izin verilen kalınlıkta olduğu tespit edilmiş ise de hasarın meydana gelmesinden sonra yapılan tespitlere üstünlük tanınması gerekmektedir. Hasardan sonra yapılan incelemede delinen sacların izin verilen kalınlığın altında olduğu açıkça tespit edilmiştir. Ayrıca 2015 yılında yapılan yenileme sörveyinde hasarın meydana geldiği tanktaki boya kondisyonlarındaki zayıflık 2018 yılında yapılan yapılan sörvey incelemesinde de tespit edilmiştir. Bu durumda delinmenin meydana geldiği sacın kalınlık ölçüsünün izin verilen ölçünün altında olduğu tespitinden yola çıkılmak ve dosyadaki somut veriler değerlendirilmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafça delinmenin hatalı raspa işleminden meydana geldiği iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda normal kalınlıkta olan sac üzerinde raspa işleminin delinmeye neden olmayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle davacının delinmenin hatalı raspa işleminden kaynaklandığı iddiası da yerinde görülmemiştir. Bu durumda rizikonun iç dip saclarının herhangi bir deniz rizikosuna bağlı olmaksızın ve herhangi bir ani ve beklenmedik olaya bağlı olmaksızın, zaman içerisinde geminin olağan çalışma koşullarına bağlı olarak, sacların uğramış olduğu eskime, aşınma, yıpranma, korozyon nedeniyle meydana geldiği, bu durumun olağan kullanımdan kaynaklanması nedeniyle sigorta teminatı haricinde olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/07/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"726515c429b26fc2","SID":"d94361cd9f4edf35"}}