{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/937 <br>KARAR NO: 2025/1129<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2022/345 E.  -  2022/700 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin uluslararası yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... San. ve Tic. AŞ'ye ait pirinç emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sigortalısının  \"...\" isimli firmadan pirinç emtiasını satın aldığını, söz konusu emtianın \"...\" gemisine hasarsız bir şekilde yüklenerek, ... numaralı konşimento tahtında Uruguay'dan Türkiye'ye taşındığını, emtiaların Mersin Limanı'nda tahliye edildiğini, söz konusu emtianın tahliye işlemlerinin ardından, ... numaralı konteynerin içerisinde yer alan pirinç emtiasının ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini, hasarın fark edilmesinin akabinde söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesinin gerçekleştirildiğini, yapılan incelemeler neticesinde, meydana gelen ıslaklık hasarının ... numaralı konteynerin üst tavanında bulunan yırtık nedeniyle nakliye boyunca emtiaya su sirayet etmesi sonucu oluştuğunun belirtildiğini, meydana gelen hasarla ilgili ... Hiz. Ltd. Şti. tarafından tanzim edilmiş ekspertiz raporunda emtiaların konteynerin üst tavanındaki yırtıktan taşıma boyunca ıslanması sebebiyle zarar gördüğünü, emtianın tüm seyir boyunca ıslak kalması ve konteyner içerisinde uzun süre nemli ortamda bulunması nedeniyle pirinç emtiasının çürüdüğünün ve koktuğunun belirtildiğini, meydana gelen ıslanma hasarın fark edilmesinin ardından, sigortalı şirketçe konu hasara ilişkin olarak davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin  taşımaya ilişkin konşimentoları düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada \"fiili taşıyan\" olarak hareket ettiğini, bu nedenle hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen pirinç emtiasının taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalının taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etiğini, TTK'nın 1472.maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu , ödenen bedelin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; ... tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan konşimentolarda,  ''işbu konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağı''nın öngörüldüğünü, Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, MÖHUK m.40 uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan davalarda, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarıyla belirlendiğini, ...'nın ticari merkezinin de Marsilya/Fransa'da olup, Türkiye’de daimi bir ikametgahının olmadığını, bu nedenle iç hukukun yetki kurallarını belirleyen HMK madde 6 f.1 hükmü uyarınca da, taşıyan/donatanın ikametgahı mahkemesi olan Marsilya Ticaret Mahkemelerinin  yetkili olduğunu, derdest dava konusu taleplerle ilgili olarak davacının aktif husumetinin bulunduğunu kanıtlayan hiçbir delilin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının sigortalısı ile malların satıcısı olan şirket arasında akdedilen satım sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediğini, mal bedelinin davacının sigortalısı tarafından ödenip ödenmediğinin ve malın hasar ve yararının alıcıya geçip geçmediğinin de davacının sigortalısının ticari defterlerinin incelenmesi sureti ile tespit edilmesi ve irdelenmesi gerektiğini, TTK m.1472 uyarınca sigortacının kanuni halefiyetinin gerçekleşebilmesi için, sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak gerçek hak sahibi sigortalısına, sigorta teminatına giren bir hasar nedeniyle, bir ödeme yapması ve yapılan ödemenin sigortalının gerçek zararı miktarında olmasının zorunlu olduğunu,  TTK madde 105 f.1 uyarınca, acentenin pasif temsil yetkisinin sadece “aracılıkta bulunduğu” ya da “yaptığı sözleşmeler” ile sınırlı olduğunu, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acenteye karşı müvekkiline izafeten dava açılabileceğini, derdest dava dosyasına sunulan konşimento incelendiğinde, anılan konşimentonun taşıyan ...'nın yükleme limanı (...) acentesi ... tarafından imzalandığını ve yükleme limanının Montevideo/Uruguay olduğunun kolayca tespit edileceğini, konşimentoda, izafeten husumet yöneltilen şirketin imzasının bulunmadığını, dolayısı ile TTK madde 105 uyarınca, izafeten dahi dava açılabilmesi için kanunda sayılan şartların bulunmadığını,  dava konusu Konşimentonun 30. nolu klozunda, işbu konişmento tahtında doğan ihtilaflar bakımından Fransız hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını dolayısı ile  derdest dava bakımından Fransız Hukukunun uygulanması gerektiğini,  konşimentoda öngörülen süre içerisinde, usulüne uygun olarak taşıyan veya taşıyanın tahliye limanı acentesine hasar ihbarında bulunulduğunun ispatlanmadığını, oysa konşimentoda yer alan 7 nolu kloz uyarınca, en geç malların teslim tarihinde, hasarın yazılı olarak taşıyana bildirilmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu yük hasarının ne zaman ve ne sebeple meydana geldiğinin belli olmadığını, ispatlanamadığını, yüklerin gemiye yüklenmeden önce veya gemiden tahliyeden sonra iç nakliye sırasında meydana gelen hasarlardan dolayı, deniz yolu taşıyanının herhangi bir sorumluğunun olmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasarın deniz yolu ile taşıma dışında diğer taşıma araçları ile taşındığı sırada meydana gelmiş olmasının da mümkün olup, deniz yolu taşıyanının yükleme öncesinde veya tahliyeden sonra meydana gelen hasarlardan dolayı sorumlu olmadığını,  yükteki ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığının ancak gümüş nitrat testi yapılarak tespit edilebileceğini, gümüş nitrat testi ile ıslanlığın deniz suyundan kaynaklandığı tespit edilmeyen hallerde taşıyanın bir sorumluluğunun olmadığını, ayrıca Nakliyat Emtia Sigortaları Genel Şartları madde 4 uyarınca tatlı sudan/yağmur suyundan kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 08/10/2021 tarihinde icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalı borçluya 30/11/2021 tarihinde tebliği sonrası davalı borçlunun 06/12/2021 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 15/08/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince cevap dilekçesi ile her ne kadar müvekkili ... AŞ'nin davaya konu taşımaya aracılık etmemiş olması nedeni ile TTK 105 maddesi gereğince kendisine izafeten husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı savunulmuşsa da; Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında izafeten davalı gösterilen ... AŞ nin acente olarak kayıtlı bulunması ve ... A.Ş'nin davalının Türkiye genel acentesi olduğu, icra takip dosyasına da bu sıfatla itiraz edildiği dikkate alındığında, izafeten davalı görülen ... Acenteliği A.Ş'nin taraf teşkilinin sağlanması bakımından acentelik yaptığı kabul edilerek davalının aksi yöndeki beyanı dikkate alınmamıştır.Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. AŞ   tarafından yurt dışından ithal edilen pirinç  emtiasının dava dışı ... San. Ve Tic. AŞ  ye teslimi hususunun davacı sigorta şirketi nezdinde 16/04/2021 tanzim tarihli ve ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Uruguay Montevideo  Limanı'ndan Türkiyi Mersin Limanına taşımasının davalı ...'ya ait ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı,  taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak ... tarafından imzalandığı, davalı ...'nın yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların yurt dışından ithal edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında Yetkili Mahkeme başlıklı 31. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken  sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı,  dosyaya sunulan sigorta poliçesi kapsamında sigortalı hak sahibinin dava dışı ... San. Ve Tic. AŞ   olduğu, yetki kaydının bulunduğu konşimento tahtında emtiaların sigortalıya teslim edildiği ve hasar tazminatı ödemesinin de buna göre yapıldığı, dava konusunun  Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve  2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) davaya konu konşimentonun düzenlenmesinde Türk acentenin dahilinin bulunmadığı, navlun faturasının Türkiye acentesi tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin tespitine dair mahkemece 08/11/2022 tarihli celse 3 numaralı ara karanını davacı vekilince yerine getirilmediği, navlun faturasının davalının TÜrkiye acentesi tarafından düzenlendiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı değerlendirilerek konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Marsilya Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekilleri, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının iddia ettiği konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3799 E. 2020/3051 K. 22.06.2020 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, yetki klozunun yer aldığı konşimentoda her iki tarafın imzasının bulunmaması sebebiyle, yerel mahkemece kabul edilen yetki şartının geçersiz olduğunu, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TBK 13 ve TBK 14 uyarınca, \"sözleşmede her iki tarafın imzası\" olması gerektiğini, yetki klozunun Borçlar Kanunu md. 20 ve md.  21 kapsamında genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, bu durumda, yetki şartının geçersiz olduğunu, konşimentoya konulan yetki şartının HMK m.17 anlamında bir yetki sözleşmesi olduğunu, bu sebeple de geçerliliğinin, yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarına tabi olduğunu,  HMK 17-18 yetki sözleşmesinin yazılı yapılması gerektiğini amir olduğunu,  yetki sözleşmesi yapılabilmesi için, anılan hükümler uyarınca \"yazılı sözleşme\" olması gerekeceğini,  her iki tarafın bu sözleşmede imzası olması gerektiğini,  tek taraflı bir beyan veya taahhütle yetki anlaşması yapılamayacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına mahkemenin yetkili olduğunu, dosyanın yeniden görülmesi için mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili  için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında sigorta poliçesinin varlığı, davalı şirketin dava dışı taşıyıcı ...'nın acentesi olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, konşimentoda yer alan yetki düzenlemesinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, davacıyı bağlayıp bağlamadığı ile verilen kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... San.ve Tic. AŞ tarafından  Uruguay'da yerleşik firmadan 27.03.2021 tarihli fatura kapsamında 250.600 kg  pirinç emtiası satın alındığı, emtianın konteyner ile  Uruguay'dan sevk edildiği,  Uruguay'dan Türkiye'ye kadar deniz yolu ile olan nakliyesinin .../.../...'ın sorumluluğunda  27.03.2021 tarihli konişmento kapsamında konteyner içerisinde gemi ile nakliyenin gerçekleştirildiği,  konteynerin antrepoya varışı sonrasında yapılan kontrollerde konteyner üst tavanında yırtık olduğu,  500 kg  emtianın  çürümüş  ve kokmuş olduğunun  tespiti üzerine  hasar  bedelinin ödenmesi sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından takip başlatıldığı, itiraz üzerine  iş bu davanın açıldığı, dava konusu taşımaya ilişkin tercümesi sunulan ... numaralı konşimentonun (taşıma senedinde) 31.maddesinde  \"  Taşıyana karşı  bu Konişmentonun kanıtladığı Taşıma Sözleşmesi çerçevesinde alınan tüm davalar  Marsilya Ticaret Mahkemesi huzurunda görülecek ve  bu davalar ile alakalı  olarak başka bir Mahkeme yetkili olmayacaktır. Bu düzenlemeye halel gelmeksizin, Taşıyan talep ve davaları,  Davalının kayıtlı adresinin bulunduğu yerdeki bir mahkemede de açabilir.''  düzenlemesinin mevcut olduğu görülmektedir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte milletlerarası yetki itirazında bulunularak konşimentoda yer alan yetki şartı nedeniyle yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. Davalının yetki itirazı üzerine mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın usulden reddine karar verilmiştir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK.m.1237/2 hükmünde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte, navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hâllerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1) (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu,  s.193). Sigortalı taşıtan ile davalı taşıyan arasında imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi dosyaya sunulmamıştır.  Buna göre dosyaya sunulan konişmentoya göre taraflar arasındaki hukuki ilişki belirlenecektir. Konişmento, TTK'nın 1228. maddesinde düzenlenmiş olup, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK' nun  1229. maddesine göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. 1230. Vd  maddelerde konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Konişmento kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır. Kaldı ki söz konusu konişmento da alıcı imzası bulunmaması halinde de konşimento geçerli olacağından davacı vekilinin konişmentoda yazılı yetki sözleşmesinin geçerli olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Davalının yabancı bir şirket olup uyruğunda olmadığı bir devletin mahkemesinde yargılanmamak üzere sözleşme serbestisi dahilinde  tacirler ile  yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı TBK'nın 25. madde anlamında dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirilemez. Konşimentodaki yazıların belirli bir puntoda yazılmamasının, sözleşmenin geçerliliğine etkili olmadığı kabul edilmelidir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını  bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Taşıma sözleşmesi, konşimentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edilmiş olup, konşimentodaki tüm şartların halefiyet yoluyla davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir.  Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Konişmentonun koşullarıyla, dava dışı alıcı  ve onun halefi olan davacı sigorta şirketi bağlıdır. Yetkili kılınan mahkemenin belirli olduğu, yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden TBK'nın 20.vd. maddelerinin haksız işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında tacirin özenli davranma borcunun da gözetilmesi gerektiği, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşımakta olduğu, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, somut uyuşmazlıktaki gibi Türk mahkemelerinde dava açılamayacağı açıktır.Davalı yönünden taraflar arasındaki yetki şartının HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1.maddesine göre geçerli olduğu, yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, yetki şartında öngörülebilirlik koşulunun gerçekleştiği, konişmentodaki yetki şartı yazılı, açık ve belirli olması nedeniyle geçerli olup, davanın yetki sözleşmesi gereği Marsilya  Mahkemelerinde görülmesi gerekir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.06.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"641ef4ca5296b2f4","SID":"14621d60f255189c"}}