{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/599 <br>KARAR NO: 2025/1140<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2022<br>NUMARASI: 2020/237 Esas - 2022/677 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 03/11/2020<br>Asıl davanın pasif husumet, birleşen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>ASIL DAVA:Davacı  ...A.Ş. vekili; müvekkilinin İzmit Körfezi liman sahasında idare tarafından verilen izin kapsamında kılavuzluk ve römorkör hizmeti sunduğunu, davalının Gemi Acenteleri Yönetmeliği çerçevesinde acenteliğini yaptığı gemilerin kendisinden hizmet aldığını, ancak davalının müvekkiline gönderdiği Beyoğlu ... Noterliği'nin 10/07/2020 tarihli ... yev. nolu ihtarnamesinde; müvekkilinden İzmit Körfezi'nde römorkaj hizmeti alan ... gemilerinin indirimli tarifeye tabi olduğunu, bu nedenle kendisinden 140.571,50-USD fazla römorkör hizmet bedeli alındığını belirterek müvekkilinden bu tutarın tahsilini talep ettiğini, ancak müvekkilinin yasal düzenlemelere ve idarenin talimatlarına uygun şekilde hizmet verilerek buna uygun ücreti tahsil ettiğini, davalının acente sıfatı gereği gemilere verilen hizmetler nedeniyle ödenen tutarların iadesini talep hakkına sahip olmadığını, fatura bedellerini gemilerin donatanından tahsil eden davalının bir zararının da bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya 10/07/2020 tarihli ... yev. nolu ihtarnamede talep edilen 140.571,50-USD nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 20'si tutarında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı  ...A.Ş. vekili; müvekkilinin acenteliğini yaptığı... tipi gemiler için davacıdan römorkaj hizmeti aldığını, davacının bu hizmet için düzenlediği faturalardaki ücretlendirmenin hizmetin özelliklerine ve Limanlar Yönetmeliği ile 2003 tarihli Liman Hizmetleri Tarifesi'ne aykırı olmasına rağmen davacının tekel şeklinde hizmet vermesi ve ödemelerin yapılmaması halinde hizmet vermeyecek olması sebebiyle bu ücretlerin ihtirazi kayıt ile ödendiğini, ihtirazi kayıtla yapılan ödemelere ilişkin daha önceden İstanbul 17.ATM'nin 2016/371 Esas numaralı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, esastan reddedilen davanın istinaf yargılamasında davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu edilen hizmetlerin tamamında römorkörlerin refakette kalması nedeniyle %50 indirimli ücret uygulanması gerektiğini, İstanbul BAM 13. HD'nin Yönetmelik m.14/4 ve 14/5 hükümlerini doğru şekilde yorumladığını, davacının Bölge Adliye Mahkeme'nin söz konusu kararının işbu dava bakımından kesin hüküm etkisi bulunmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, her iki davanın tarafları ve dayanılan vakıaların aynı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı ...A.Ş. vekili; müvekkilinin İzmit Körfezi Hizmet Sahasında limanlara yanaşan ve acenteliğini yapmakta olduğu ...gemiler için davalıdan römorkaj hizmeti aldığını, fatura bedellerinin ödenmeden davalının tekel olarak faaliyet gösterdiği limanlarda müvekkilinin acenteliğini yaptığı gemilere hizmet vermemesi nedeniyle davalıya ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesi amacıyla İstanbul 17.ATM'nin 2016/371 esas sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasının müvekkilinin lehine sonuçlandığını, davalı ... tarafından fazladan tahsil edilen tutarların iadesi için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  ...A.Ş. vekili; davacının iade talebinin yönetmelik ve idarenin talimatları kapsamında haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Tarifenin Yönetmeliğe dayalı olarak çıkarılan ve Yönetmelik uyarınca alınması gereken römorkör hizmetinin ücretlendirilmesinde uygulama verisi olduğunu, hiçbir şekilde dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı olmayacağını ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı yorumlanamayacağını, müvekkili şirketin yetkili idari otoritenin talimatları ile bağlı olduğunu, davacının bir zararının olmadığını belirterek davanın reddine, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; acentelerin sözleşmelere aracılık etmek veya tacir adına sözleşme yapmak ile görevli olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta ... Vapur ...A.Ş'nin acenteliğini yaptığı gemilere fazladan römörkaj hizmeti tahakkuk ettirildiği iddiası ile fazla bedelin iade edilmesi konusunda liman işletmesine ihtarname gönderdiği, bu ihtarname üzerine ... Kılavuzluk tarafından asıl dava dosyasında menfi tespit davası açılmış ise de hizmeti alan donatanlar olduğundan menfi tespit davasının TTK 105.maddesi hükmü uyarınca doğrudan  donatanlara veya donatanlara izafeten acenteye karşı açılması gerektiği, acenteye karşı doğrudan dava açılmış olmasının TTK'nın 105.maddesine aykırı olması nedeniyle asıl davada davacının pasif husumetinin bulunmadığı, birleşen dosyada da  uyuşmazlık konusu olan hizmet faturaları her ne kadar davacı acente adına düzenlenmiş olsa da liman hizmetlerinin borçlusunun hizmeti alan donatanlar olduğu, sözleşme ilişkisinin davacı ... Vapur Acenteliği tarafından davalı ile donatanlar adına kurulduğu, iadesi talep edilen hizmet bedelinin alacaklısının dava dışı donatanlar olduğu, davacı acentenin donatanlar adına hizmet alıp ödemeleri de donatanlar adına yaptığından fazladan ödenen bedelin iadesini kendi adına talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, birleşen davanın da aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili; asıl davada verilen davanın reddine ilişkin karar sonuç olarak doğru olsa da gerekçesi itibariyle hatalı olduğunu, sözleşme ilişkisinin müvekkili ile davacı arasında kurulduğunu, müvekkiline husumet düştüğünü, davacının müvekkiline borcu bulunduğunu, asıl davanın bu nedenle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen davada sözlü yargılama aşamasına geçilmeden doğrudan karar verildiğini, müvekkilinin aktif husumetinin olmadığına dair tespitin hatalı olduğunu, sözleşmenin müvekkili ile davalı arasında kurulduğunu, faturaların tamamının müvekkili adına düzenlendiğini, ödemelerin de müvekkili tarafından yapıldığını, bu nedenle davalı tarafın da asıl davada müvekkilini hasım gösterdiğini, ayrıca taraflar arasında görülen ve kesin hükme bağlanan müvekkili lehine olan karar sonrasında taraflar arasında protokol yapılarak davalının müvekkiline protokol kapsamında ödeme yaptığını, taraflar arasında kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu halde mahkemece aksi yönde karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin hizmet alımı ilişkisinde kendi adına hareket ettiğini, ortada başkasını temsil gibi bir hal söz konusu olmadığını, mahkemece müvekkilinin unvanındaki acente sıfatına dayanarak karar verildiğini, müvekkilinin hukuki ilişkide temsilci olarak hareket etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Asıl dava; davalı ...'ın fazla alındığını iddia ettiği römorkaj hizmet bedelinin iadesi talebi yönünden borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise fazladan tahsil edildiği iddia edilen römorkaj hizmet bedelinin iadesi için asıl davacı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.  ...A.Ş. tarafından  ...A.Ş.'ye gönderilen 10/07/2020 tarihli ihtarnamede,  ...A.Ş'nin acenteliğini yaptığı bir kısım ... gemilerinin İzmit Körfezinde bulunan limanlarda römörkaj hizmeti aldığı, bu hizmetlerin indirimli tarifeye tabi olması gerekirken tam ücret taahakkuk ettirildiği belirtilerek fazladan ödendiği ileri sürülen bedelin iadesi talep edilmekte olup söz konusu ihtarname ve tarafların dosyadaki beyanlarına göre, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ...A.Ş'nin römörkaj hizmeti verilen ... gemilerinin gemi acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olarak taraf ehliyeti dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sıfat dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır.Somut olarak römorkaj ücretinin fazla olarak tahsil edildiği iddiasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. TTKnun 102. maddesine göre, acente \"Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi  veya bunları bu tacir adına yapmayı meslek edinen kimse\" olarak tanımlanmıştır. 105.maddede ise \"Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.\"  şekilde düzenlenmiştir. Deniz taşımasında Gemi acentelik hizmetleri, Türk limanlarına gelen her türlü deniz taşıt ve araçlarının seyrüsefer, yolcu, yük, bakım-onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliği, yükleme-boşaltma, ,manifesto düzenleme ,kılavuz-römorkör alma vb. işlemler, gemi acenteliği hizmetleridir.Dava konusu uyuşmazlıkta hizmet faturalarının tamamı davacı adına düzenlenmiş olsa da liman hizmetlerinin borçlusunun hizmeti alan donatanlar olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... tarafından sözleşmeler dava dışı donatanlar adına kurulduğundan fazladan ödenen tutarlar yönünden alacaklı sıfatı, dava dışı donatanlara ait bulunmaktadır. Davalı-birleşen davacı ...'ın kendisine donatanlar tarafından eksik ödeme yapıldığına ya da bu yönde talepte bulunduklarına ilişkin bir iddia ileri sürülmemiştir. Dolayısıyla davalı-birleşen davacı ... şahsen hizmet almadığından yapılan ödemeler de donatanlar adına olduğundan fazla ödenen bedellerin iadesini kendi adına talep etmesi mümkün değildir. Taraflar arasında görülen İstanbul BAM 13. HD'nin  2018/1553 E. 2020/105 K. Sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturduğu ileri sürülmüş ise de eldeki davanın konusunu oluşturan faturalar bahsi geçen dava dosyasındaki faturalardan farklı olup eldeki davada taraf sıfatının re'sen incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Dairemizin  benzer bir uyuşmazlıkta  temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen 07/11/2019 tarihli 2019/1786-1386 sayılı kararı da aynı yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 26/10/2020 tarih 2020/277-4400 sayılı ilamı.)Emsal gösterilen BAM ilamı sadece emsal nitelikte olduğundan dikkate alınmamıştır. Yine, mahkemece sözlü yargılamaya geçilmeden karar verildiği ileri sürülmüş ise de hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da kendiliğinden nazara alması gerektiğinden davanın her aşamasında değerlendirme yapılabileceğinden aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. İade talep hakkı olmadığı halde ihtarname keşide ederek  alacak talebinde bulunan davalıya karşı açılan menfi tesbit davasının bu nedenle kabulü gerekirken davanın pasif husumet nedeniyle reddi doğru olmamış ise de istinaf edenin sıfatına göre aleyhe karar verilemeyeceğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davaya yönelik husumeti bulunmayan  ...A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davalarda alınması gereken toplam 1.230,80‬-TL (615,40-TL x 2) istinaf karar harcından yatırılan 359,8‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 871‬-TL harcın davalı-birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı-birleşen davada davalı tarafından yapılan 48-TL istinaf yargı giderinin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b15f61d6bb551cb","SID":"f18492f9b27302fc"}}