{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/849 <br>KARAR NO: 2025/648<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/04/2024<br>NUMARASI: 2022/1087  Esas  2024/374 Karar<br>DAVALI: HASIMSIZ<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 04/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 vd. maddeleri  gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini  talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı şirketin konkordato projesinin konkordatoya tabi alacaklılar bakımından hem İİK m.302, f, 3, a bendinde yeralan \"Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını\" hem de İİK m.302, 3, b bendinde yeralan \"Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacaklıların üçte ikisini\" aşacak şekilde olumlu oy vermiş olmaları sebebiyle kabul edildiği, teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşıldığı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu tespit edilmiş olmakla davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine, konkordatoya tabi borçlarının 30 Haziran 2024 tarihinde ilk taksit tarihi olmak üzere, 3’er aylık eşit taksitler halinde, toplam 16 taksitte 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026, 31/12/2026, 31/03/2027, 30/06/2027, 30/09/2027, 31/12/2027, 31/03/2028 tarihlerinde ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Konkordatonun tasdiki için gerekli şartlar gerçekleşmediğini, davacı firma konkordato davasını ikame ederek borçlarını ödemekten imtina etmeye çalıştığını, konkordatonun tasdiki için alacaklılar yararına belirli bir güvencenin oluşması gerektiğini belirterek davacı lehine verilen konkordato tasdik kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil alacıklı  ... bank A.Ş., vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Konkordato tasdiki şartları oluşmadığını, konkordato projesi uygulanabilir olmadığını, konkordato projesinin alacaklıları zarara sokmak kastından ari olması gerektiğini belirterek davacı lehine verilen konkordato tasdik kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil alacaklı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilin geçici mühlet (30.11.2022 tarihi) sonrası doğan alacağı için alacak kaydı bildirimi süresinde konkordato komiserine yapılmış ve bu alacaklar bakımından herhangi bir niza durumu bildirilmemesine rağmen konkordato nisabına dahil edilmeden konkordato tasdikine karar verildiğini, davacı şirket tarafından mahkemeniz dosyasına sunulan konkordato projesinde yer alan ödeme planının 4 yıllık süreye yayıldığı ve söz konusu ödemelerin faizsiz olarak yapılacağı düşünüldüğünde müvekkil şirket ile diğer müdahil olan alacaklıların davacı şirketten olan yüksek alacak tutarlarının bu denli uzun bir ödeme planı içerisinde çok büyük zararlar doğuracağını, davacı şirket konkordato kurumuyla borçlarını ödemekten imtina etmeye çalıştığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, tasdik talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Müdahil alacaklı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacının konkordato talebi kötü niyetli olduğunu, konkordato projesinde belirtildiği gibi borcun müvekkil açısından %100'ünün ödenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkil, kur sebebi ile alacağının yaklaşık %78'inden zaten mahrum kaldığını, enflasyon sebebi ile bu tutar daha da eridiğini, faiz de uygulanmaması sebebi ile alacağı yok haline geldiğini, bir de ödeme planı göz önünde bulundurulduğunda bu durum daha da vahim bir hal aldığını, İİK m. 305/1.c'de düzenlenen \"konkordato projesinin 302'nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması\" şartı gerçekleşmediğini, borçlunun konkordato projesinde öngörülen mali hedeflerini nasıl gerçekleştireceğine ilişkin somut dayanağı bulunmadığını, tasdik edilen konkordato projesi alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini ihlal ettiğini beyanla davacı lehine verilen konkordato tasdik kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin olup uyuşmazlık konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. İİK'nun kanun yolları başlıklı 308/a- maddesinde; konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği, konkordatonun tasdiki kararı, kapsamı ve ilânı başlıklı 306/3. maddesinde; tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirileceği, geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi başlıklı 288/2. maddesinde; mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunacağı hükmüne  yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davanın İİK.nun 285/3 ve 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede açılmış, mahkemece, borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde eldeki davayı açmak üzere özel yetkisine istinaden konkordato geçici  mühleti verilmesi talebi üzerine borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 30/11/2022 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiş ve 3 kişilik bir komiser heyeti oluşturulmuş, 29/02/2023 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı 2 ay uzatılmış, 26/04/2023 tarihli duruşmada 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, 17/04/2024 tarihli tasdik duruşmasında borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 30/06/2024 tarihinden başlamak üzere 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026, 31/12/2026, 31/03/2027, 30/06/2027, 30/09/2027, 31/12/2027, 31/03/2028 tarihlerinde olmak üzere eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş olup verilen karar müdahil ... Bankası A.Ş. ile ...bank vekillerince  25/04/2024 tarihinde, ... Ticaret Ltd. Şti. vekilince 26/04/2024 tarihinde, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince 28/04/2024 tarihinde,  yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır. İİK 304. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatoya itiraz eden alacaklılar, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri koşuluyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede \"alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir.\" (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli  2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; \"...İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup  tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Örneğin İlk Derece Mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (2004 sayılı Kanun md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (2004 sayılı Kanun md. 293/1) görülmektedir. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır. Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Sema Taşpınar Ayvaz ve Emel Hanağası’nın  İcra ve İflas Kanunu ve İlgili Mevzuat (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki itirazın, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğu belirtilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır.  Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.\"Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; \"İzmir  Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/817 E:, 2023/936 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/2952 E., 2023/3400 K. sayılı kararıyla; alacaklı ... Bankası A.Ş.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu, bu durumda istinaf hakkının bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece tasdik yargılamasına ilişkin duruşma gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen alacaklı vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu, bu sebeple tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle direnme kararı verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı, 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir...\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; \"...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil  ... Bankası A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... Bankası A.Ş. vekili tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir...\" Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüş; alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları olduğu yönündedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de yukarıda yer verilen kararları ile önceki uygulamasından dönerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüşü benimsemiş, yani alacaklılar toplantısında red oyu kullansa dahi İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen alacaklıların, karara karşı kanun yoluna başvuru haklarının olmadığını kabul etmiştir. Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Bu nedenle Dairemizce, İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ancak alacaklılar toplantısında red oyu kullanan alacaklıların istinaf yoluna başvurabileceği yönündeki önceki uygulamasından dönülmüş, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda, gerekse konkordato konusunda görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nde kabul gören görüş nazara alınarak, alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına istinaf yoluna başvurabileceği kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre; mahkemece İİK'nın 304. maddesi uyarınca \"itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri\" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin ilanın, 20/03/2024 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapıldığı tespit edilmiştir. Tasdik duruşması 17/04/2024 tarihinde yapılmış ancak dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran müdahil alacaklılar T.C. ... Bankası A.Ş., ...bank A.Ş., ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği tespit edilmiştir.  Bu durumda müdahil alacaklılar vekillerinin istinaf başvurusunun, İİK'nın 304.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı anlaşılmakla HMK 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca istinaf istemlerinin ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Müdahil alacaklılar vekillerinin istinaf başvurularının İİK'nın 304.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca istinaf istemlerinin  ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 2-Müdahil alacaklılar ... Bankası A.Ş., ...bank A.Ş., ... Ticaret Ltd. Şti. ile ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde iadesine, 3-Müdahil alacaklıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"138c9425c3f46803","SID":"e48fee12ff6a5adb"}}