{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/206 Esas<br>KARAR NO: 2025/1150 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/606 Esas - 2024/913 Karar<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>DAVA: Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 01/09/1966 tarihinde kurulduğunu, müvekkili şirketin 28.05.2024 tarihinde yapılacak olağan genel kurul toplantısında azlık pay sahiplerinin finansal tabloların görüşülmesinin erteleme talebinde bulunmaları üzerine, ertelenen genel kurul toplantısının 05.07.2024 tarihinde yapıldığını, söz konusu toplantıda yönetim kurulu üyesi ...'nun bizzat hazır bulunmasına rağmen, tutanaktan anlaşılacağı üzere hemen her gündem maddesine muhalefet vermek üzere Av. ...'ya vekalet verdiğini ve adı geçen avukatın hemen her gündem maddesine ilişkin muhalefet beyanlarında bulunduğunu, gündemin 4. maddesinde yeni hesap döneminde görev yapacak yönetim kurulu üyeleri seçimi yapıldığını, şirket esas sözleşme hükümlerine göre B grubu pay sahiplerince aday gösterilen ... ile ...'nun yönetim kuruluna oy birliğiyle seçildiklerini, genel kurul kararlarının tescili için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan müracaatın uzun süre bekletildiğini, yönetim kurulu tescili yapılmadığı için şirketi temsile yetkili organ kalmadığını, bu nedenle şirket personel ücretlerini ve kredi taksitlerini ödeyemediğini, tedarikçilerine ödeme yapamadığını ve şirketin bir ay boyunca çok zor bir duruma düşürüldüğünü, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde şifahen yönetim kuruluna seçilen ...'nun noterden onaylı görev kabul yazısının temininin istenildiğini, adı geçen yönetim kurulu üyesinin ise böyle bir belgeyi vermekten imtina ettiğini, şirketin içinde bulunduğu zor durum nedeni ile 02.08.2024 tarihli yazı ile geçici tescil yapılması talebinde bulunmak zorunda kalındığını, bu yazı üzerine de itiraza konu geçici tescil yapıldığını, İTO portalı üzerinden gönderilen elektronik postaya verilen ... kodlu 07.08.2024 tarihli yazıda; \" Yönetim Kurulu üyelerinin görev kabul beyanları istenilmekte olup, tescili talep edilen genel kurul tutanağında şahsen toplantıda hazır olduğu belirtilen ancak vekaleten oy kullanan ortağın yk üyesi seçilmesi nedeniyle ayrıca görev kabul beyanı vermemesi nedeni ile tereddüt yaşanmış olup, geçici tescil yapılmıştır\" şeklinde bir cevap verildiğini, TTK'nın 359. maddesi uyarınca gerçek bir kişinin yönetim kuruluna seçilmesi için tam ehliyetli olması haricinde herhangi bir şartın aranmamakta olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 69/1-h maddesi uyarınca pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyelerinin bu görevi kabul ettiklerine ilişkin yazılı beyanlarının bulunması gerektiğini, toplantı hazirun cetvelinden anlaşılacağı üzere ...'nun şirketin C grubu 1 adet payına sahip olduğunu, toplantıda bizzat bulunduğunu, B grubu pay sahiplerinin kendisini aday göstermesine itirazı olmadığını ve oy birliğiyle yönetim kurulu üyesi seçildiğini, ayrıca şirketin 2023 hesap döneminde de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, dolayısıyla İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescil için herhangi  bir tereddüt yaşaması ve ... isimli yönetim kurulu üyesi için görevi kabul ettiğine dair yazılı bir belge istenilmesinin yersiz ve dayanaksız olduğunu, kanun ve yönetmeliğin, yönetim kurulu üyesi olarak seçilen pay sahibinin toplantıda hazır bulunması veya hazır bulunmaması, vekaleten temsil edilmemesi gibi şartlar aramamakta olduğunu, yönetim kuruluna seçilen kişinin şirkette pay sahibi olmasının yeterli olduğunu, genel kurul toplantısına katılmasa dahi yönetim kuruluna seçilen pay sahibi olan kişiden görevi kabul ettiğine dair bir yazılı belge istenilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle şirketin 05.07.2024 tarihli ertelenmiş genel kurul toplantısında seçilen yönetim kurulu üyelerinin doğrudan tescili gerekirken yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak  pay sahibi bulunan ...'ndan görevi kabul ettiğine dair yazılı beyanın bulunmaması nedeni ile yapılan geçici tescil işlemine itirazın kabulüne ve doğrudan tescil yapılmak üzere geçici tescil kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  huzurda açılan dava ile, mahkememizin 2024/468 esas sayılı dosyası ile ikame edilen dosyanın tarafları, sebebi ve konusu aynı olduğundan, huzurdaki davanın, HMK m. 114/1-ı gereğince derdestlik itirazına konu edilmesi gerekliliği hasıl olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın reddine, davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.Feri müdahiller vekili, beyan dilekçesi ile; davacı şirket yetkililerinin, 05.08.2024 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 28.05.2024 ve devamı niteliğindeki 05.07.2024 tarihli genel kurul kararlarını ve 01.08.2024 tarihli temsil-ilzama ilişkin 23 numaralı yönetim kurulu kararını geçici tescil kapsamında tescil ve aynı tarihli ve 11136 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirdiklerini, bu tescilin, hem dayanağı olan yönetim kurulu kararın yokluğu hem de geçici tescili düzenleyen TTK'nın 32. maddesi ve ilgili mevzuat hükmümlerine aykırı olması nedeniyle usulsüz olarak gerçekleştirildiğini ve terkininin gerektiğini, 23 numaralı ve 01.08.2024 tarihli genel kurul kararının iptali için ... Anonim Şirketi aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/729 esas ve sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı kurumun “….görev kabul beyanı evrakının, sonradan tamamlanabilecek ve kendisi tarafından verilmesi muhtemel bir evrak olduğu düşünülerek dava konusu tescil talebi reddedilmemiş ve tescil başvurusu sırasında, görev kabul beyanı ibraz edilmemiş olduğundan anılan kişinin rızasının bulunup bulunmadığı noktasındaki tereddüt nedeniyle, Mevzuata uygun olarak, genel kurul geçici olarak tescil edilmiştir.” beyanının eksik ve yanıltıcı olduğunu, çünkü ...'nun Ticaret Sicil’e 05.08.2024 tarihinde dilekçe ibraz ederek, görev kabul evrakı imzalamadığını ve MERSİS’ten görev kabul onayı vermediğini açıkça belirterek tescilin yapılmaması gerektiğini belirttiğini, cevap dilekçesinde belge ve bilgiden hiç bahsedilmeksizin görev kabul evrakının sonradan tamamlanabileceğinden söz edilmesinin hilafı hakikat olduğunu, MERSİS üzerinden evrak onaylanıp barkot numarası alınmadan elden sunulan başvurunun tescil isteminin reddedilmesinin gerektiğini, olayda gerekli prosedürün uygulanmadığını, evraklara MERSİS üzerinden barkot numarası alınarak gönderilmediğini, aksine adeta arka kapıdan elden Ticaret Sicil Müdürlüğüne iletildiğini, tescil isteminin sırf bu nedenle reddedilmesi gerekirken, geçici kabule karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu haliyle davalı kurumun, kendi yayınladığı usul kurallarını ihlal ettiğini, genel kurul kararlarının tesciline ilişkin bir yönetim kurulu kararı olması gerektiğini, ancak bu yönde usulüne uygun alınmış bir kararın mevcut olmadığını, yetki kabulü yapmamış bir kişinin yönetim kurulu üyesi seçilmişçesine yönetim kurulu üyesi olarak tescil ve ilan olunduğunu, ...’nu temsil eden vekilin, yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamayı kabule özel yetkisinin olmadığını, geçici tescili yapılan şirket genel kurul kararının batıl olduğuna ilişkin yeterli delil ve bilgi Ticaret Sicil Müdürülüğüne sunulmuş olduğundan, tescil talebinin resen reddedilmesi gerektiğini, şirketin temsil ve ilzamına ilişkin 1 Ağustos 2024 tarihli 23 numaralı yönetim kurulu kararının toplantı yapılmaksızın alınmış olduğunu ve yok hükmünde olduğunu, bu çerçevede davanın öncelikle “derdestlik” nedeniyle usulden reddini ve netice itibariyle esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/12/2024 Tarih ve2024/606 Esas - 2024/913 Karar Sayılı  kararında; \"Dava, davacı şirketin 05/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacı şirket yönetim kurulu üyesi seçimlerine ilişkin kararın hukuka aykırı olarak geçici tescilinin yapıldığından bahisle, geçici tescil kararının kaldırılarak kesin tescile dönüştürülmesine ilişkin bulunmaktadır.Mahkememizce davacı şirketin ticaret sicili kayıtları, 05/07/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Beyoğlu ... Noterliğinin 10/06/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, yazışmalar, Bakırköy 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/226 esas ve 2024/218 karar sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir.Dava şartları kamu  düzeninden olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulması gereken hususlardır.Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nin 114/1. maddesinin (ı) bendinde \"aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması\" şeklinde ifade edilen derdestlik ile  \"i\" bendinde belirtilen \"aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması\" şeklinde ifade edilen kesin hüküm dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken yada önceden açılan dava kesin hükme bağlanmış ise aynı konuda yeniden dava açılamaz, buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten ya da kesin hükümden söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.Mahkememizin 2024/468 E. Sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... A. Ş. tarafından, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine, davacı şirketin 05/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçimlerine ilişkin kararın hukuka aykırı olarak geçici tescilinin yapıldığından bahisle, geçici tescil kararının kaldırılarak kesin tescile dönüştürülmesi talebiyle dava açıldığı, Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, Mahkememizin 03/10/2024 tarih ve 2024/468 E., 2024/684 K. Sayılı kararı ile; \"Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,\" karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Eldeki dosya kapsamının incelenmesinden de, davacı ... A. Ş. tarafından, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine, davacı şirketin 05/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında ...'nun yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olarak geçici tescilinin yapıldığından bahisle, geçici tescil kararının kaldırılarak kesin tescile dönüştürülmesi talebiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, eldeki dava dosyası ile, Mahkememizin 2024/468 E. Sayılı dosyasında, davanın tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olduğu, davamıza konu talepler bakımından derdestlik durumunun söz konusu olduğu anlaşılmakla, davacı tarafça açılan davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, '' 1-Davacı tarafından açılan davanın, derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil Şirket'in 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 28/05/2024 tarihinde yapıldığını, ancak azlık pay sahiplerinin TTK'nın 420. maddesi uyarınca finansal tablolar ve buna bağlı konuların görüşülmesinin bir ay sonraya ertelenmesini talep etmeleri üzerine Şirket'in 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın görüşülmesi ertelenen gündem maddelerine ilişkin Genel Kurul Toplantısının 05/07/2024 tarihinde yapıldığını, müvekkil Şirket'in 05/07/2024 tarihli ertelenen Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararların tescili ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yapılan tescil başvurusu üzerine; görev süreleri sona ermiş olan Yönetim Kurulu Üyeleri ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Seçimi ve Görev Taksimine ilişkin Genel Kurul kararı geçici olarak tescil edildiğini ve bu durum 05/08/2024 tarih ve 11136 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini,Yönetim Kurulu Üyeleri ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Seçimi ve Görev Taksimine ilişkin Genel Kurul kararının geçici olarak tescil edilmesinin sebebinin davalı idareden sorulduğunu, verilen yazılı cevapta; \"Yönetim kurulu üyelerinin görev kabul beyanları istenmekte olup, tescili talep edilen genel kurul tutanağında şahsen toplantıda olduğu belirtilen ancak vekaleten oy kullanan ortağın yönetim kurulu üyesi seçilmesi nedeniyle ayrıca görev kabul beyanı vermemesi nedeniyle tereddüt yaşanmış olup geçici tescil yapıldığı\" belirtildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından ilk önce; ticaret sicil memurunun kararına karşı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/468 Esas sayılı dosyasında 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi hükmü gereğince itiraz davası açıldığını, ancak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 03/10/2024 tarih 2024/468 Esas ve 2024/684 Karar sayılı ilam ile açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini,  bunun üzerine müvekkil şirket tarafından davalı ticaret sicil memurunun kararına karşı 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32/4. maddesi hükmü gereğince geçici tescil işleminin kesin tesile dönüştürülmesi istemiyle huzurdaki davanın açıldığnı, ancak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 12/12/2024 tarih 2024/606 Esas ve 2024/913 Karar sayılı ilam ile; davalı aleyhine açılan davanın derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkil şirket tarafından; ilk önce 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi hükmü gereğince ticaret sicil memurunun kararına itiraz edilerek İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/468 Esas sayılı dosyasında itiraz davası açıldığını, ancak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 03/10/2024 tarih 2024/468 Esas ve 2024/684 Karar sayılı ilam ile açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından ayrıca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32/4. maddesi gereğince geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi istemiyle huzurdaki davanın açıldığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi hükmü gereğince açılan itiraz davası ile 32/4 maddesi hükmü gereğince açılan geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi davasının ayrı ayrı usullere ve incelemeye tabi olduğunu ve açılan her iki davanın dava sebebi ve konusunun farklı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesince açılan ikinci davanın derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi; \"(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.\" hükmünü haiz olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32/4. maddesi ise; çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususların ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunacağı, ancak ilgililerin üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescilin resen silineceği ve mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılacağı hükmünü haiz olduğunu, ayrıca; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun \"Belirli Grupların Yönetim Kurulunda Temsil Edilmesi\" başlıklı 360. maddesinde \"(1) Esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklıdır. (2) Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır.\" hükmüne yer verildiğini, dava konusu somut olayda; Müvekkil Şirket'in Yönetim Kurulunda \"Belirli Grupların Yönetim Kurulunda Temsil Edilmesi\" esası belirlenmiştir. Bu husus Esas Sözleşme'nin \"Yönetim Kurulu\" başlıklı 8. maddesinde açıkça hüküm altına alındığını, müvekkil Şirket'in 05/07/2024 tarihli ertelenen Genel Kurul Toplantısı'nda da kanuna ve esas sözleşmeye uygun şekilde Yönetim Kurulu üyeleri seçildiğini, seçilen yönetim kurulu üyelerinin ayrıca görevi kabul beyanı vermeleri gerektiği hususu gerek yasal mevzuatta ve gerekse de esas sözleşmede bulunmadığını, kaldı ki; Yönetim Kurulu üyesi seçilen ... Müvekkil Şirket'in 05/07/2024 tarihli ertelenen Genel Kurul Toplantısı'nda vekaleten temsil edilmiş olup vekaleten oy kullanan ..., ... ve ...'nun yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerine \"EVET\" oyu, diğer üyelerin seçimine ise \"HAYIR\" oyu kullanmıştır. Şirket Esas Sözleşmesi'nin \"Vekil Tayini\" başlıklı 15. maddesi kapsamı dikkate alındığında ...'nun, Genel Kurulun toplantısında kendisini diğer pay sahipleri arasından tayin ettiği vekil vasıtasıyla temsil ettirmesi usul, yasa ve esas sözleşmeye uygun olup vekilin ... ve ...'nun yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerine ilişkin olarak \"EVET\" oyu kullanması aynı zamanda \"Yönetim Kurulu Üyeliği Görevinin Kabul edilmesi\" anlamına geldiğini, açıklanan tüm bu sebeplerle; ilk derece mahkemesince davanın esasına girilerek olumlu ya da olumsuz şekilde karar verilmesi gerekirken açılan davanın derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 Sayılı HMK’nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve ilk derece mahkemesince verilen 12/12/2024 tarih 2024/606 Esas ve 2024/913 Karar sayılı ilamın kaldırılarak 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı şirketin 05/07/2024 tarihli ertelenen genel kurul toplantısında alınan ve geçici olarak tescil edilen Yönetim Kurulu Üyeleri ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçimi ve Görev Taksim Kararı'nın TTK'nın 32/4. maddesi uyarınca kesin tescil olarak ticaret siciline tescil edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın, derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizce derdestlik davasına konu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/468 E. 2024/684 K. sayılı 03/10/2024 tarihli kararının örneği getirtilip incelendiğinde; Davacılar ... A.Ş. tarafından davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne karşı 13/08/2024 tarihinde davacı şirketin 05/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında ...'nun yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olarak geçici tescilinin yapıldığından bahisle, geçici tescil kararının kaldırılarak kesin tescile dönüştürülmesi istemi ile Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda  03/10/2024 tarihli karar ile; ''6102 Sayılı TTK'nun 32/4. maddesinde belirtildiği gibi, çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunacaktır. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinecektir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılacaktır. Eldeki davada davacı tarafça, doğrudan geçici tescilin kaldırılarak kesin tescil yapılması talebiyle dava açılmış bulunmaktadır. Esasen öncelikle, geçici tescile neden olan tereddütün giderilmesi için dava açılması veya gerekli hukuki işlemlerin yapılması, bunun sonucuna göre de ticaret sicile tescil başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Bu anlamda geçici tescilin kaldırılarak kesin tescile dönüştürülmesi talebiyle açılan davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı,'' gerekçesi ile; Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verildiği,mahkemesince verilen cevabi yazıda; Mahkeme dava dosyasında yapılan incelemede kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve dosyanın 43. Hukuk Dairesine tevzi edildiği ve bu dairenin 2025/2 Esas numarasını aldığı ve dönmediği bildirilmiştir. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/468 Esas sayılı dosyası ile  açılan davanın eldeki davadan önce açıldığı ve  bu dosyanın tarafları, dava sebebi, konusu (talep sonucu) ile eldeki davanın tarafları, dava sebebi ve konusunun ( talep sonucu ) aynı olduğu ve derdestliğin söz konusu olduğu  tesbit edilmiştir.Dava şartları davanın açıldığı tarihe göre belirlenecek olup işbu dava açıldığı tarihte derdest bir dava bulunduğundan o dava hakkında verilen kararın eldeki davanın karar tarihinden önce kesinleşmemiş olması, dava tarihine göre yapılacak dava şartlarını incelenmesini etkilemeyecek olup ilk derece mahkemesince davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla  davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 19/02/2023 Tarih ve 2021/4936 Esas - 2023/740 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d27a103ff6507fe6","SID":"ae7a858a077d761b"}}