{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/591 Esas<br>KARAR NO: 2025/1120 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2016/1177 Esas - 2019/656 Karar <br>TARİH: 04/07/2019<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili bankanın Kozyatağı Kurumsal şubesi tarafından dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredinin müteselsil kefillerinin ..., ..., ... Taah. A.Ş. olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve kefillerine Kadıköy ...Noterliğinin 01/07/2016 tarih ...631 nolu ihtarının 03/08/2016 tarihinde 498.454,92.TL.' nin ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 498.454,92.TL. üzerinden takip başlattıklarını, borçlulardan davalı ...'ün yakın tarihte müvekkili banka ile imzaladığı bir genel kredi sözleşmesi olmadığından bahisle takipte talep edilen asıl alacağı, gayrinakdi alacağa, işlemiş faize, faizin ferilerine ve masraflara itiraz ettiğini, davalının itirazının yasa, usul ve içtihatlara aykırı olduğunu beyan ederek davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilerek davalıların inkar olunan alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkilinin adresinin İzmir olduğunu, davaya bakmakla yetkili mahkemenin İzmir Karşıyaka Asliye Ticaret olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının gönderdiğini iddia ettiği ihtarnamede her nekadar hesap kat ihtarından bahsetmiş isede borcun hangi kalemlerden oluştuğunun açıklanmadığı, ayrıca dava konusu sözleşmenin çok küçük puntolarla yazıldığını ve müvekkilinin kendi el yazısıyla yazılmış bir yazının da mevcut olmadığını, müvekkilinin yakın tarihte imza altına altına almış olduğu  genel kredi sözleşmesi olduğunu ve imzaladığını hatırlamadığını, bu nedenle müvekkili açısından geçerli bir sözleşme olmadığını, dönem dönem müvekkiline gönderilmesi gereken hesap kat özeti veyahut kredi sorumluluğunu bildirir herhangi bir ihtarnamede gönderilmediğini, müvekkiline dayanak belgelerin gönderilmesi gerektiğini, ancak herhangi bir dayanak belge gönderilmediğini, böyle bir belge kendilerine tebliğ edilmesi halinde beyan ve itirazlarını saklı tuttuklarını beyan ederek iş bu davada uğrayacakları her türlü zararın tazmini için açacakları diğer yasal başvuru ve dava haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek, öncelikle yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın koşulları oluşmadığından, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/07/2019 tarih ve 2016/1177 Esas - 2019/656 Karar  sayılı kararında;\"Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; Her nekadar davacı taraf davanın tümü ile kabulüne karar verilmesini, davalı taraf icra dosyasına itirazı ile kredi sözleşmesinde yer alan imzasına, asıl borca ve ferilerine itiraz etmiş, Mahkememize hitaben verdiği cevap dilekçesi ile Yetki  itirazında bulunmuş, Kredi sözleşmesini imzaladığını hatırladığını, kat ihtarnamesinin kendisine gönderilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; Davacı tarafın iddiasının dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında  Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalının Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, Borçlu ve Kefillerin borcu zamanında ödememeleri üzerine Cari hesap kat ihtarnamesinin Kadıköy ...Noterliğinin 01/07/2016 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ edildiği, asıl borçlu  kefilin temerrüde düşürüldükleri, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafça başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu;davacı tarafın davasının yasal dayanağının İ.İ.K.' nun 67.md ifadesini bulan İtirazın iptali davası olduğu görülmüştür. Davalı Taraf imza itirazında bulunmuş ise de; dosya kapsamında yapılan imza incelemesi neticesinde düzenlenen 07/09/2018 Tarihli rapor ile kredi sözleşmelerinde imzanın ve yazıların davalı tarafın el ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla davalı tarafın imza itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında toplanan deliller ve düzenlenen Bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere;  Davacı taraf ile  Dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. arasında 21/09/2012 tarihinde 800.000.TL.Bedelli ve 14/07/2015 Tarihinde 3.300.000.TL. Bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davalının Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davacı tarafın borcun ödenmemesi iddiası ile hesabı kat ederek Kadıköy  ...Noterliğinin 01/07/2016 Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 01/07/2016 Kat Tarihi itibari ile 487.068,23.TL. Nakit ve 122.886,80.TL. Gayrinakdi borcun ödenmesini ihtar ettiği, ihtarnamenin tebliği ve verilen süre ile davalının 13/07/2016 Tarihi itibari ile temerrüde düştüğü görülmüştür.Davalı Tarafın borcunun doğumuna sebep kefaletidir.Kefaletin geçerlilik koşulları 6098 Sayılı Kanunun 583.md açıkça belirtilmiştir. 6098 Sayılı Kanunun 583.md/1 aynen ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' şeklindedir. Bilirkişi heyeti vasıtası ile yapılan inceleme neticesinde Kefaletin müteselsil olduğunun , kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin belirtildiği ve el yazısı ile yazıldığı bu hali ile kefaletin geçerli olduğu görülmüştür. Sunulu nedenlerle; Düzenlenen Bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere  Davacı tarafın Dava dışı ... San. Ve Tic.A.Ş. ile düzenlediği Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca Nakdi Krediler ve gayrinakdi kredi kullandırdığı söz konusu tutarların vadesinde ödenmemesi üzerine Kadıköy ...Noterliğinin 01/07/2016 Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 487.068,23.TL. Nakdi, 122.886,80.TL. Gayrinakdi borcun ödenmesini talep ettiği, ancak süresinde borcun ödenmediği, davalı tarafın 13/07/2016 Tarihi itibari ile temerrüde düştüğü Bilirkişi hesaplamaları sonucu düzenlenen raporlar ile belirlendiği üzere davacı tarafın takip tarihi itibari ile davacı bankanın davalı kefilden takip tarihi itibari ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; 366.475,77.TL. asıl alacak, 77.706.TL.Gayrinakdi alacak, 7.695,99.TL.işlemiş faiz, 384,80.TL.%5 gider vergisi, 491,33.TL.ihtarname masrafı, 400.TL.İhtiyati haciz vekalet ücreti alacağı olduğu,  takip tarihinden sonra davacı bankanın 366.475,77.TL.asıl alacağının tamamı ödeninceye kadar (4.100.000.Tl. Kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere) yıllık %36 faiz  ve Faizin %5 oranında BSMV ' nin davalıdan talep edilebileceği  anlaşılmakla  davacı tarafın davasının Kısmen Kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş,davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve davacı tarafın alacağını geç almasına sebep olacak nitelikte bulunduğu anlaşılmakla davalı taraftan icra inkar tazminatının alınarak davacı tarafa verilmesi yönünde karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, ''Davacı tarafın davasının KISMEN KABULÜ ile; (İcra Takibinde yer alan diğer borçlular ile arasında tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalı tarafın İstanbul ..İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın  366.475,77.TL.asıl alacak, 7.695,99.TL. işlemiş faiz, 384,80.TL.%5 gider vergisi, 491,33.TL.ihtarname masrafı, 400.TL.İhtiyati haciz vekalet ücreti ile takip tarihinden sonra davacı bankanın 366.475,77.TL.asıl alacağının tamamı ödeninceye kadar (4.100.000.Tl. Kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere) yıllık %36 faiz  ve Faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına yönelik İTİRAZIN İPTALİNE  ;fazlaya ilişkin taleplerin Reddine, -Gayri nakdi alacak yönünden 77.706.TL'nin davacı bankanın Merkez Şubesinin faiz getirmeyen bir hesabında davalı tarafça depo edilmesini teminen takibin devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile (375.447,89.TL) nin %20'si oranında davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1177 esas, 2019/656 karar, 04.07.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup yasaya ve usule aykırı olan kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını istemenin zorunlu olduğunu, İtirazın iptaline konu İstanbul ...icra Müdürlüğü ... esas nolu takipte  takibin açıldığı 03.08.2016 tarihinden sonra takibe konu gayrinakdi riskin bir kısmını oluşturan teminat mektubunun  26.07.2016 tarihinde çıkışı yapıldığını; çıkışı yapılan teminat mektubu tutarı dava açılış tutarında göz önüne alındığını, işbu davanın 453.454,92-TL  üzerinden ikame edildiğini,  (Takip çıkışı 498.454,92-TL'dir.) Fakat Mahkemece işbu hususun göz ardı edilmiş olup gayri nakdi alacak yönünden takip talebinde  belirtilen gayrinakdi alacak miktarı yönünden talepte bulunulmuş gibi davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, Yine davanın tamamı kabul edilmiş iken nakdi alacak yönünden reddedilen tutar olmamasına rağmen davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini; takip taleplerinde görüleceği üzere 366.593,41-TL asıl alacak, 384,92-TL BSMV, 400-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 7.698,46-TL Temerrüt Faizi, 491,33-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 375.568,12-TL nakdi alacak  talep edildiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1177 Esas, 2019/656 Karar, 04.07.2019 tarihli kararında \"366.475,77.TL asıl alacak, 7.695,99.TL. işlemiş faiz, 384,80.TL.%5 gider vergisi, 491,33.TL.ihtarname masrafı, 400.TL.İhtiyati haciz vekalet ücreti ile takip tarihinden sonra davacı bankanın 366.475,77.TL.asıl alacağının tamamı ödeninceye kadar (4.100.000.Tl. Kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere) yıllık %36 faiz ve Faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına yönelik İTİRAZIN İPTALİNE \"   karar verilmiş olup nakdi alacak yönünden toplam kabul edilen alacak tutarının 375.447,89.TL olduğunu; bu sebeple gerekçeli kararın 6.bendinde belirtilen reddedilen nakdi alacak bulunmadığını, Dava dilekçelerinde ilgili teminat mektubunun süresinde tazmin edilmediğinden, teminat mektubu bedelinin Müvekkili Banka alacak kayıtlarından terkin edildiği ve gayrinakdi risk tutarından düşüldüğü taraflarınca beyan edilerek dava değeri olarak 453.454,92 -TL üzerinden dava açıldığını; bu sebeple dava sonucunda verilecek kararda vekalet ücreti hesabının dava değeri esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, İşbu sebeplerle Yerel Mahkeme kararının istinafını istemenin zorunlu olduğunu, İleri sürerek, Yukarıda  arz  ve  izah  olunan  nedenlerle  ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla; İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1177 esas, 2019/656 karar, 04.07.2019 tarihli kararının kaldırılarak  davanın tamamının kabulüne, Tehiri icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararı  incelendiğinde eksik inceleme ile hatalı  hüküm tesisi ettiğini, Her ne kadar dayanak olarak  alınan bilirkişi raporunda özetle: davacı bankanın dava dışı asıl borçluya krediler kullandırdığı, davalı kefil ...'ün sözleşmeleri müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, doğan tüm borçlardan kefalet limiti kapsamında aşmamak kaydı ile sorumlu olduğu, davacı bankanın davalı kefilden takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak üzere .........TL alacağı talep edebileceğini rapor etmiş ve mahkeme bu hususun karara esas alınacağını belirttiğini, Davalı ...'ın kefil sıfatıyla, müşterek müteselsil borçlu  ve kefil sıfatıyla borcu ödemesine karar verildiğini, Burada en önemli savunma donelerinin dikkate alınmadığını; buna göre öncelikle alacağın talep edilebilmesi için müvekkile usulüne uygun hesap kat özeti gönderilmesi gerektiğini; hesap kat özetinin en önemli neticesinin gönderilmeden ve tebliğ edilmeden yapılacak olan icra takibinin geçersiz olacağı hususu olduğunu, Mahkeme hesap kat özetinin gönderilip, gönderilmediği hususuyla birlikte yapılan tebligatların tebligat kanunu hükümlerine ve usullerine  uygun yapılıp yapılmadığını değerlendirmediğini, Sadece bilirkişi raporundaki maddi hesaplamalara bağlı kalınarak verilmiş olan mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve aynı zamanda hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İleri sürerek, yukarıdaki açıklamalarının dikkate alınarak, istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı  İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin  04.07.2019  Tarih, 2016.1177 E. - 2019/656 K.  Sayılı Kararının bozulmasına ve tehiri icra taleplerinin kabülene   karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen ve davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2019 yılı için HMK'nun 341/2.maddesindeki kesinlik sınırı 4.400,00- TL olmuştur. Somut davada dava değerinin nakdi ve gayri nakdi alacak toplamı olan 453.454,92-TL olduğu, Mahkemece nakdi ve gayri nakdi alacak toplamı 453.153,89-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, 301,03 TL. yönünden ise davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince ret edilen 301,03 TL. istinaf edildiği, buna göre ilk derece mahkemesince kısmen ret kararı verilen miktar yönünden kararın kesin nitelikte olduğu, miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmadığı, bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekili tarafından davacının düzenlediği hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilmediği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, davacı banka tarafından dosyaya sunulan kat ihtarnamesi ve tebliğ belgeleri incelendiğinde kat ihtarnamesinin davalı kefile tebliğe çıkarıldığı ve 11/07/2016 tarihinde Tebligat Kanunu!nun 21/1 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu hususun bilirkişi raporunda ve Mahkemece gerekçeli kararında da belirtildiği anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.646,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.839,32‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 18.807,53‬ TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince davacı yönünden kesin ve HMK'nın 361/1. maddesi gereğince davalı yönünden Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93f5b2ee26778fe0","SID":"0d01dc64d78aa39c"}}