{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/183 <br>KARAR NO: 2025/819<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2022<br>NUMARASI: 2021/594 E. - 2022/761 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ...'in dava dışı 3. şahıs ...ya olan borcunun karşılığı olarak .. Bankası Akatlar Şubesi'ne ait, ... çek numaralı hesap için alındığını, 15.06.2011 keşide tarihli, 36.000,00-TL bedelli çeki ciro ederek ...'ya teslim ettiğini, söz konusu çekin dava dışı 3. şahıs ... tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının icra takip alacaklısı olan ... ile müvekkili ... arasında 19.11.2020 tarihinde \"Alacağın Temliki Sözleşmesi\" akdedildiğini, çek konusu alacak ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına ilişkin tüm alacak ve takip haklarını müvekkiline temlik ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin, taraflar arasında imzalanan temlik sözleşmesi ile Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tüm alacak ve alacağa bağlı tüm hakları devraldığını, devralınan bu alacak ve alacağa bağlı yan hakların tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhinde Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı/borçlu yan tarafından borca, faize ve diğer tüm alacak miktarlarına haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini, mahkeme nezdinde dava ikame edilmeden evvel davaya konu alacağa ilişkin olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk aşamasında bir anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davalı-borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, mahkemece davalı/borçlunun haksız şekilde yapmış olduğu itirazın iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temlik sözleşmesi ile Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın alacak ve takip haklarını devraldığını, her ne kadar icra dosyasına konu borcun dayanağı olan kambiyo senedi vasfını yitirmiş olsa mahkemece de bilindiği üzere; kambiyo senetleri vasfını yitirmişse de para alacağının ispatı niteliğinde kabul edildiğini, kaldı ki Yargıtay içtihatları uyarınca da işbu senetlerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edildiği ve çekin zaman aşımına uğramış olmasının yalnızca kambiyo hukukuna dayalı hakkını kaybetmiş olacağının kabul edildiğini, davalı/borçlu tarafından işbu davaya konu olan Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında her ne kadar asıl alacak ile birlikte faizlere de itiraz edilmişse de işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, alacağın devri ile birlikte asıl alacağa bağlı faizlerin ve yan hakların tamamının da alacağı devralana geçtiği hususunun öğretide kabul edildiğini, temlik sözleşmesi ile birlikte asıl alacağa bağlı faizlerin geçeceğini ve hatta temlik tarihine kadar tahsil edilemeyen faizlerin devralan şahsa geçeceğinin açıkça belirtildiğini, somut olayda, davalı/borçlu tarafından gerek asıl alacağa gerekse faizlere haksız şekilde itiraz edilmiş olduğundan davalı/borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde; müvekkili ve dava dışı 3.şahıs ...arasında yapılan temlik sözleşmesi uyarınca alacaklı hale geldiğinin açık olduğunu, bu minvalde davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğinin aşikar olduğunu, davalı-borçlunun itiraz dilekçesi incelendiğinde borca itiraz hususunda herhangi bir hukuki gerekçe ileri süremediği bilakis mesnetsiz beyanlarla itiraz ettiğinin görüleceğini, salt bu husus dahi itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, kaldı ki, takip konusu alacağın, likit alacak olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğunu,  davalı-borçlu tarafından icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalı/borçlunun adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız şekilde, mahkemece aksi kanaatte olması halinde ise belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati haciz  kararı verilmesini, davalı/borçlunun mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine, dava konusu alacağı tutarında teminatsız olarak,  mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece belirlenen teminat bedelinin ta mahkeme veznesine depo edilmesi akabinde ihtiyaten haczine kararı verilmesini, davalı-borçlunun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli davalı-borçlunun takibe konu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûmiyetine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının ileri sürdüğü gibi  dava dışı ... ile davacı ... arasında 19/11/2020 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi akdedilerek bu sözleşmeyle, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo takibi dosyasının tüm alacak ve alacağa bağlı tüm hakları devretmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ilgili takip dayanağı çek bedeli alacağını, alacağın temliki sözleşmesiyle devraldığını ileri süremeyeceğini, bilindiği üzere hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için, çekin arka yüzünde TTK'nın 788. maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun bulunması gerektiğini,  çeke dayalı alacağın temliki sözleşmesi usule uygun olmadığını,  çeke dayalı temliğin, açık kanun hükmüne ve içtihatlara göre ancak ve ancak çek üzerine yazılacak beyanla sağlanacağını, bunun aksi yönde harici düzenlenen temlik sözleşmesi ile alacağın devri hukuka aykırı olduğundan davacının açtığı işbu davanın, usule ve yasaya aykırı olması sebebiyle reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde alıntıladığı emsal Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere, zamanaşımına uğramış çekler sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiş olduğunu, bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde, bu belgeler yazılı delil başlangıcı niteliğini alır fakat arada temel ilişki bulunmaması halinde ancak TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine dayanılabildiğini, davacının temlik ile alacağı devralarak borcun doğduğunu ileri sürdüğü iddialarını kabul etmeyerek bu haliyle borcun doğumuna itiraz ettiklerini, müvekkilinin ne davacıya ne de davacının iddia ettiği gibi alacağı temlik aldığı dava dışı ...'ya borcu olmadığını, davacının işbu dava konusu icra takibini açarken dayanağı alacağın temliki değil bahse konu çek olduğunu ve çekteki temel ilişkiyi kendisinin dahi ortaya koyamadığının da aşikar olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında çekin dayandığı temel ilişki mevcut olmadığından davacının sebepsiz iktisap hükümlerine dayanarak sözde alacağını tahsil etmeyi talep edebilmesi bir an için düşünülse dahi dava konusu icra takibine dayanak yapılan alacağın temliki sözleşmesine konusu çekin, zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiğini, bilindiği üzere zamanaşımına uğramış çeklere dayalı sebepsiz zenginleşme davası çekin zaman aşımına uğradığı tarihten ya da çekin bankaya ibraz edilmemesi halinde ibraz süresinin geçtiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, ancak davacı alacaklı işbu davayı yasal süresi geçtikten çok sonra açtığını, dolayısıyla davacının bu süreyi geçirdiğinin aşikar olup bu hakkını da kaybettiğini, davacının,  temlik sözleşmesiyle devralınan icra takibine konu senedin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek alacağın varlığını ispat etmek amacıyla tanıklarının dinlenilmesini talep etmişse de taraflar arasında çekin dayandığı temel ilişki mevcut olmadığından, bahse konu yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu sebeple de davacı yanın tanık dinletme talebine muvafakatlarının olmadığını, bu talebin reddine karar verilmesini, davacının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı kambiyo takibinin  üzerinden 10 yıl geçmesine çok az bir süre kaldığında aynı dosyanın tüm alacak ve alacağa bağlı tüm haklarını devraldığından bahisle işbu dava konusu icra takibini başlattığını, dava konusu çekin  zaman aşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiğini, kaldı ki çeke dayalı icra takibinin de zaman aşımına uğradığı Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi 22/02/2018 tarihli 2018/263 Esas ve 218/197 Karar sayılı mahkeme dosyasındaki  kesinleşmiş kararıyla da sabit olduğunu, İşbu kararla davacının temlik aldığını ileri sürdüğü Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo takibi zaman aşımına uğradığından bahisle icra takibi davalı müvekkili yönünden geri bırakıldığını, dolayısıyla ilgili kambiyo takibinin İcra Hukuk Mahkemesince 13/02/2017 tarihinde zaman aşımına uğradığını, kesin kararla sabit olduğunu, zaman aşımına uğramış icra takibine bağlı tüm alacak ve taleplerin 19/11/2020 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesiyle davacıya devredilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibine konu alacak icra dosyasında yapılacak muamele ile devredilebileceğini, ortada devredilecek alacak dahi kalmadığını, çünkü mahkeme ilamı ile takip konusu alacağın zaman aşımına uğradığını ve icranın geri bırakıldığının sabit olduğunu, bu bağlamda davacı alacaklı, aynı çekle ilgili olarak alacağı devir aldığı iddiasıyla mükerrer takip yapmış olduğunu, bu sebeple de davacı alacaklının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmişse de ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediğini, davacının davalıdan alacağının da olmadığını, dolayısıyla davacının işbu ihtiyati haciz talebinin reddini talep ettiklerini, davacının iddia ettiği gibi bir alacağı olmayıp taraflar arasında bir ilişki mevcut olmadığını, davalının itirazında haklı ve iyi niyetli olduğunu, buna karşılık davacının icra takibine geçmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu,  bu sebeple icra inkar tazminatı isteme şartlarının oluşmadığını, aksine davacının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatmış olması sebebiyle icra takibine konu ettiği 68.858,52-TL asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın tüm talepleriyle birlikte reddine, davacının davalıya icra takibinde talep edilen 67.858,52-TL asıl alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"  ... Bankasına ait 15/06/2011 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul , keşidecisinin ..., ... çek seri numaralı, lehtarının ...,  36.000,00-TL bedelli çek olduğu  ;çekin  arkasında sırasıyla ...'in, ...'ın, ...'in, ...'ın cirolarının yer aldığı 15/06/2011 tarihinde ... bank'a ibraz edildiği, çekin ne muhatap bankaya ibrazından önce, ne ibrazı anında ne de ibrazından sonraki aşamada ne dava dışı ... nede davacının  çekteki ciro silsilesinde isminin yer almadığı, çekte, ibraz kaşesinden önce dava dışı ...'ın  cirosunun bulunduğu, Bankaya çekin tahsili için ibrazı ve bankaca çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin bu imza altına işlenmesinden sonra,  bu çekte hak sahibi olunabilmesi için alacağın temliki sonucu doğuran ve çeki bankaya ibraz edenin bir cirosunun TTK'nın 793. maddesi kapsamında bulunması gerektiği, çeklerin arkasında alacağın davacıya temlik edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan 19/11/2020 tarihli temlik sözleşmesi suretin de   dava dışı ... ''temlik eden'' ve takip alacaklısı davacı ... Türkmenin  yer aldığı  bu kapsamda  dava dışı ...  ''temlik eden'' ve takip alacaklısı davacı ... Türkmenin ''temlik alan'' sıfatıyla düzenledikleri 19/11/2020 tarihli belge ile de çekteki alacağın devredilemeyeceği,bu nedenle de davacının işbu çekte  alacaklı sayılamayacağı anlaşılmakla,\" Açılan davanın REDDİNE, Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararda belirtilen temlik veren ...'nın ciro silsilesinde isminin yer almadığı hususu hatalı değerlendirildiğini, ... çeki beyaz ciro ile temlik veren ...'ya devrettiğini, çek üzerinde ...'nın ismi bulunmadığını, kararda çekin temlikine ilişkin şartlardan bahsedildiğini ve işbu şartların gerçekleşmediğine değinildiğini, temlik sözleşmesine konu çek zamanaşımına uğradığından çek vasfında olmadığını, bu durumda adi alacağa bağlı olarak yapılmış temlik sözleşmesi söz konusu olduğundan temlik veren ... tarafından çek temliki değil alacak temliki gerçekleştirildiğini, söz konusu alacağın varlığına ilişkin tereddüt bulunmadığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu,  davacının haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddini, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi  talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 36.000,00-TL asıl alacak, 31.858,52-TL faiz alacağı olmak üzere toplamda 67.858,52-TL alacağın tahsili amacı ile 29/08/2011 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. B.çekmece ... İcra Mahkemesinin ... ün 2018/263 Esas 2018/197 Karar Sayılı İlamı İle (davacılar ... , Davalı ...) kararı ile;\" Şikayetçilerin şikayetlerinin KABÜLÜ ile haklarında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas  sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus takip nedeni ile yapılan takibin İİK 71/2  mad göndermesiyle İİK 33/a mad gereği sadece davacılar yönünden icranın geri bırakılmasına \"karar verildiği ve iş bu kararın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine  31/10/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.19/11/2020 tarihli temlik sözleşmesinin temlik eden ... ile temellük eden ... arasında tanzim edildiği ve temlik eden b.çekmece ... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasının takip haklarını temellük eden ...'e gayri kabili rücu alarak devir ve temlik ettiği belirtilmiştir. B.çekmece ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine temlik sözleşmesi ile temlik edilen çek alacağına ilişkin olarak 29/05/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesinde \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 793. Maddesinde \"Protestonun düzenlenmesinden veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ciro, ancak alacağın temlikinin sonuçlarını doğurur. Tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karinedir\" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının icra takibine konu çekte lehdar olduğu çekin bankaya ibraz tarihinde davalıya temlik eden dava dışı ...'nın ve temellük eden davacının cirosunun bulunmadığı,TTK.705 maddesi uyarınca  alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun bulunmamasına göre davacının  çekin yetkili hamil olmadığından itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve 2021/594 E., 2022/761 K. sayılı kararına karşı  davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5daa39ab178c49e5","SID":"5a6dfffcc7312c6e"}}