{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/177 Esas<br>KARAR NO: 2025/817<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/10/2022<br>NUMARASI: 2021/426 E. - 2022/219 K.<br>DAVANIN KONUSU:  Patentten Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması Patentten<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin teknoloji ve tasarım geliştirmeleri sonucunda üretilen patentli, yenilikçi ve hareket özgürlüğü sağlayan özellikle \"...\" markalı gözlükleri dünyanın birçok ülkesinde satışını gerçekleştirdiğini, bu bağlamda TPMK nezdinde ..., ... ve ... sayı ile tescilli patent belgelerinin müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken, davalının müvekkilinin patent hakkına ihlal oluşturan ürünleri izinsiz olarak sattığını, dağıttığını veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkardığını ya da bu amaçlar için üretim yaparak ihraç/ithal ettiğini ve ticari amaçla elde bulundurduğunu, davalıların bu eyleminin müvekkilinin patent belgesinden doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, patentten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir. \t<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu gözlüklerin tasarımının davacının tescilinden önce harcıalem olduğunu, dava konusu gözlüklerin davacı yanın patentini tescil ettirdiği 2015 yılından önce dahi çeşitli e-ticaret sitelerinde farklı marka adlarıyla satıldığını, ekte sunulan linkler kullanılarak dava konusu gözlüklerin internet üzerinde satışının ilk olarak ne zaman yapıldığını tespit amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yine dava konusu gözlüklerin tasarımının ilk olarak çocuk gözlüklerinde kullanılan tasarımlara eşdeğer nitelikte olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili ve yetersiz olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilin adresinde yapılan tespit edilen gözlüklerin saplarının üretildikleri malzeme cinsinin ve üretim yönteminin yalnızca ürünler üzerinde yapılacak görsel inceleme ile saptanamadığı söylenmesine rağmen söz konusu sapların davacının patentlerinde korumaya konu olan aynı fonksiyonu, aynı şekilde gerçekleştirdiği ve istemlerde talep edilen aynı sonucu ortaya çıkardığı gerekçesiyle eşdeğer olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu,... markalı gözlüklerin alım tarihinin üzerinden 10 yıl geçtiğini, müvekkil davalının faturaları saklama yükümlülüğünün kalmadığını, davacının haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilin gözlük üreticisi olmadığı, ihlal oluşturduğu iddia edilen ürünlerin müvekkil bünyesinde 10 yıldan fazla süredir bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Somut olayın yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmesinde; davalının satışa arz ettiği ürünlerin davacıya ait TR ..., ... , TR ... sayılı patentlerin tüm istemlerini içerdiği ve koruma kapsamında kaldıkları, davalının, davaya dayanak patentlerin yenilik unsuru bulundurmadığı yönündeki savunmalarının ise karşı bir hükümsüzlük davası bulunmaması ve tecavüz davasında bu iddiaların değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, esasa etkili olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacının marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle marka hakkına tecavüzden kaynaklı  haksız rekabet davasının reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, -Davacınını davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının, davacıya ait ..., ..., ... numaralı patentlerinden doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün ref ve men'ine, tecavüz oluşturan ürünlerin satış ve ticaretinin men'i ile bu ürünlere el konulmasına,  -Haksız rekabet davasının REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf ve istinaf cevap dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafından satışa arz edilen ilgili ürünlerin müvekkilinin patent hakkına ihlal teşkil ettiği ve haksız rekabet oluşturduğunun tespit edildiğini, mahkemece başka rapor aldırılmadan patent hakkı ihlali kabul edilmişse de haksız rekabet açısından hukuka aykırı olarak kısmen ret kararı verildiğini, Doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; fikri mülkiyet haklarının kendi özel kanunları yanında ayrıca haksız rekabet hükümlerince de korunma imkânı bulduğunu, patent hakkına tecavüzün yanında ve haksız rekabetin tespiti ve işbu ihlallerin önlenmesi ve durdurulması talebiyle açılan davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  Davalının müvekkilinin patentlerinden \"bilgisi olmadığını\" yöndeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını,  bu işin ticaretini yapan davalının müvekkilinin patentlerinden bilgisi olmaması mümkün olmadığını, davalının basiretli iş adamı gibi davranması gerektiğini, davalı optisyenlik müessesesi işlettiğini, müvekkilinin patent  hakkına tecavüz eden ürünlerin orijinal ürünlerin kalite  ve standardını taşımadığı ilk bakışta anlaşıldığını, davalının ürünlerin ihlal yarattığını ve taklit olduğunu bilmemesinin düşünülemeyeceğini, müvekkiline ait patent ürünleri, ... markası altında tek bir kaynaktan satışa sunulduğunu, davalı ihlal teşkil eden ürünleri \"... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den satın aldığınını üretici olmadığını\" belirtmişse de davalının işbu savunması hukuka aykırı olduğunu, davalının  patent hakkını ihlal ettiği ve haksız rekabet yarattığı hususu bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davalının haksız istinaf talebinin reddi ile müvekkilinin istinaf isteminin kabulünü mahkeme kararının kaldırılmasının davanın tümden kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tecavüz fiilini gerçekleştirmediğini, bu fiilin kabulü halinde dahi müvekkilin sınai mülkiyet kanunu madde 141/1-b nedeniyle fiili tecavüz teşkil etmeyeceğini, mahkeme kararında müvekkilinin satışa arz ettiği ürünlerin koruma kapsamında kaldığını belirttiğini, SMK 141/1-b.maddesi gereğincede üretim yapılmaksızın yalnız ticari amaçlı satışın yapıldığı durumlarda tecavüz halinin gerçekleşmesi için satışı yapanın söz konusu ürünün patentli başka bir ürünün taklidi suretiyle meydana geldiğini bilmesine veya bilmesi gerekmesine bağlı olduğunu, müvekkili optik işlettiğini, optik mağazalarında birçok ürün birçok kişiden tedarik edildiğini, davacının Türkiye'de bilinirliğinin olmadığına, bu durumda söz konusu ürünlerin davacıya ait olup olmadığının da müvekkilince bilenemeyeceğini, iyi niyetli müvekkilinin patent hakkına tecavüz teşkil eden herhangi bir davranışta bulunmadığının kabulünün gerekeceğini, Dava konusu patent belgeleri incelendiğinde bu alanda uzman bir kişinin değerlendirmesine gerek dahi duyulmaksızın söz konusu patentlerin benzerlerinin hali hazırda  başka markalar altında yıllardır piyasada olduğunu, tecavüz eyleminin kabulü halinde dahi davacının müvekkilinin eylemini ispatla yükümlü olduğunu, bu konuda davacının üstüne düşeni yerine getirmediğini, mahkeme bu konuda bir  değerlendirme yapmadan hüküm kurduğunu, bu durumda davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu ürünlerin imalat yada üreticisi olmadığını, ürünleri yıllar önce ... Ticaret Ltd. Şti. 'den tedarik ettiğini,... markalı gözlüklerin alım tarihi üzerinden 10 yıl geçtiğini, müvekkilin faturaları saklama yükümlülüğü kalmadığından bu delilleri mahkemeye sunamadığını, Davacının istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından patent hakkına tecavüz teşkil eden herhangi bir husus bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli davacının ise kötü niyetli olduğunu, yapılan keşif neticesinde müvekkilinin mağazasında yalnızca 3 adet patentli buluşun taklidi olduğu iddia edilen gözlüğe rastlandığını, dava sürecinde müvekkilinin söz konusu 3 adet gözlüğü de satıştan kaldırdığını, 3 adet gözlük için davanın ikame edilmesinin usul ekonomisine ve hakkaniyeti aykırı olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde patent hakkına tecavüz teşkil eden fiilin vaki olduğu ön kabulüyle haksız rekabetin oluştuğu yöndeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın ve davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalının, davacıya ait patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması talebine yöneliktir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı patent belgesi kayıtları celp edilmiş; tetkikinde, ..., ... ve ... sayı ile tescilli patent belgelerinin davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 08/06/2021 tarihli marka ve patent vekili bilirkişi  raporunda özetle; \"Davacıya ait ... numaralı patentine ait haklarını tüm İstemleri yönünden ihlal edecek düzeyde benzer gözlükleri tespite konu adreste bulundurduğu ve satışa arz ettiği,  Davacıya ait ... numaralı patentine ait haklarını tüm İstemleri yönünden ihlal edecek düzeyde benzer gözlükleri tespite konu adreste bulundurduğu ve satışa arz ettiği, Davacıya ait ... numaralı patentine ait haklarını 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. İstemleri yönünden ihlal edecek düzeyde benzer gözlükleri tespite konu adreste bulundurduğu ve satışa arz ettiği, Davalının adresinde yapılan incelemede, hak ihlali oluşturacak düzeyde benzer olarak görülen 3 Adet... markalı gözlük tespit edildiği, Davalının adresinde yapılan incelemede tespit edilen... markalı gözlüklerin 170,00 TL satış fiyatı olduğu, Davalının adresinde yapılan incelemede tespit edilen gözlükleri kendisinin üretmediği, üçüncü taraf satıcılardan tedarik ettiği ve tedarike ilişkin alış faturasını/faturalarını Dava dosyasına ayrıca ekleyeceği\" belirtilmiştir. 02/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;\"Dosyaya sunulan... markalı gözlüklerin yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle ... no.lu patentte tanımlı koruma kapsamının içinde olduğu, Dosyaya sunulan... markalı gözlüklerin yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle... no.lu patentte tanımlı koruma kapsamının içinde olduğu, Dosyaya sunulan... markalı gözlüklerin yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle ... no.lu patentte tanımlı koruma kapsamının içinde olma ihtimalinin yüksek olduğu, Dosyaya sunulan ve satışa sunulduğu tespit edilen... markalı gözlüklerin patent korumasına girmesinden kaynaklı haksız rekabet oluşturduğu\" belirtilmiştir. Davalı tarafından, dava konusu gözlüklerin yenilik, ayırt edicilik ve özgün bir tasarım olma özelliklerinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun çelişkili ve yetersiz olduğunu, SMK 141/1-b maddesi gereğince fiilin tecavüz teşkil etmediğini,... markalı gözlüklerin alım tarihi üzerinden 10 yıl geçtiğini, faturaları saklama yükümlülüğü kalmadığını ileri sürmektedir. 6769 Sayılı SMK da patent hakkının kapsamı, sınırları ve tecavüz sayılan fiiller Madde 85 ve Madde 141 de düzenlenmiş olup, yazılı maddeler uyarınca patent hakları tecavüze uğrayan hak sahiplerinin ileri sürebileceği talepler ve kapsamları yine 6769 Sayılı SMK Madde 149 da belirlenmiştir. MADDE 141- (1) Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır: \"a) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek. b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak, c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu lerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.\" Düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalının, davacıya ait ... numaralı patentine ait haklarını ihlal edecek düzeyde benzer gözlükleri tespite konu adreste bulundurduğu ve satışa arz ettiği görüşü açıklanmış ve mahkemece bilirkişi raporundaki görüş hükme esas alınmışsa da; davalının adresinde yapılan incelemede, hak ihlali oluşturacak düzeyde benzer olarak görülen 3 Adet... markalı gözlük tespit edildiği, davalının üretici değil satıcı olduğu,  patent hukukunda tecavüzden bahsedilebilmesi için, 6769 Sayılı SMK 141/1-b maddesi gereğince davalı satıcının bu ürünün taklit olduğunu bildiği yahut bilmesi gerektiğinin tespiti gerektiği, oysa dosya kapsamında davalının kusurlu olduğu ve sattığı ürünün patente tecavüz ettiğini bildiği yada bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığı, davalının sattığı tüm ürünlerin patente konu olup olmadığını kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, TTK 18/2. Madde de düzenlenen basiretli tacir ilkesinin de davalıya bu yükümlülüğü yükleyemeyeceği, davalının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalı  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-  Davalı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, 3- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih, 2021/426 E., 2022/219 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4- Davanın REDDİNE, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  patentten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet davası için 615,40 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu  ile 556,10 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 13,00 TL yargılama giderinin davacıdan  tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre reddedilen  patentten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 75,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 295,7‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"099e69a548aff00c","SID":"4f54ff9660d90b9f"}}