{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/151 <br>KARAR NO: 2025/780<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2022<br>NUMARASI: 2021/130 E. - 2022/120 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1970 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümünden mezun olduğunu, yurt içinde ve yurt dışında faaliyetleri ile pek çok ödül aldığını ve tanınmış bir ressam olduğunu, müvekkilinin çok bilinen bir eserinin işlenmesi suretiyle taklidi yapılan iki adet kopyasının bir AVM'de gördüğünü, bunun üzerine hem AVM'ye hem de... şirketi aleyhine dava açtıklarını, bu sırada davalının müvekkiline ait başka eserlerin de kopyalarını yapıp satmaya devam ettiğini, bunun üzerine İstanbul 1. FSHHM'de değişik iş dosyası ile mahallinde tespit yapıldığını, yapılan tespit neticesinde müvekkiline ait eserlerin davalı ... tarafından yapılan kopyalarının galeride sergilendiğini ve satışa sunulduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini belirterek, müvekkiline ait eserlerin kopyaları olan ürünlerin kullanılmasının, sergilenmesinin, satılmasının, dolaşıma çıkarılmasının, ihtiyati tedbir yoluyla yasaklanmasına, davalı eylemlerinin müvekkilinin mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile menine ve ref'ine 1.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekili 01/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 94.500,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmişlerdir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Anadolu FSHHM mahkemesinde açılan davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılması nedeniyle usulden reddedildiğini, işbu davada da davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, esasa ilişkin olarak da müvekkillerinin dava konusu olayla bir ilgisi bulunmadığını bu nedenle husumet yokluğu bulunduğunu, İstanbul 1.FSHHM'nin değişik iş dosyasında yapılan tespitin müvekkilinin iş yerinde yapılmadığını, ayrıca taklit edildiğini iddia ettiği üç ayrı eserin galeride sergilenerek satışa sunulduğunun tespit edildiğini belirtmiş ise de davaya konu eserlerin satışa sunulmadığını ve sergilenmediğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddini aksi halde esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde, davalıların eylemlerinin, davacının FSEK'den kaynaklanan mali ve manevi haklarına ihlal ettiğinin tespiti ile bunun men'ine, Fsek madde 68 uyarınca dava konusu üç eser bakımından tespit edilen 31.500,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı oranındaki 94.500,00 TL maddi tazminatın 16/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarındaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, taraflar arasında Fsek madde 68 gereği farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan ref talebinin reddine, eylemin aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiği gözetilerek karar kesinleştiğinden hüküm özetinin Türkiye de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait olmak üzere bir defaya mahsus ilamına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalıların eylemlerinin, davacının FSEK'den kaynaklanan mali ve manevi haklarına ihlal ettiğinin tespiti ile bunun men'ine,  Fsek madde 68 uyarınca dava konusu üç eser bakımından tespit edilen 31.500,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı oranındaki 94.500,00 TL maddi tazminatın 16/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarındaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Taraflar arasında Fsek madde 68 gereği farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan ref talebinin reddine, Karar kesinleştiğinden hüküm özetinin Türkiye de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait olmak üzere bir defaya mahsus ilamına, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin önemli bir ressam olduğunu, çabaları hiçe sayılarak eserlerinin kopyalanmak suretiyle manevi haklarının ihlal edildiğini, manevi tazminata hükmedilirken davalıların kusur durumları da göz önüne alınarak daha yüksek bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf talebine karşı; müvekkili adına davalı şirket aleyhine ikame edilmiş ve İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/234 esas sayılı dosyasında görülmüş olan bir başka davada davalı şirket tarafından sunulan cevap dilekçesinin bu dosyaya da ibraz edildiğini, anılan dilekçede ...’nın ... Ltd.Şti.’nin yetkilisi olduğu ve ... markasının oluşturulduğunun kabul edildiğini, husumet itirazında bulunulmadığını, dosyaya kendilerinin ibraz ettiği faturada ... Mimarlık şiddetinin adı ile birlikte kaşesine de yer verildiğinin görüleceğini, çıkan ihtilaf üzerine diğer davalı ... A.Ş. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibindeki borçlunun ... Ltd. Şti. olduğunu, o halde ... tarafından üretilen ürünlerin davalı şirket ... tarafından satıldığı hususunda bir şüphe bulunmadığını, yapılan tespit sırasında tespit mahallinden alınan kartvizitte ana merkez olarak gösterilen adres ile ... Ltd. Şti. tarafından ...'a kesilen faturada irtibat ofisi olarak gösterilen adresin aynı olduğunu, davalı şirket vekilinin dilekçesinde ... AVM’ye kesilmiş faturanın 2016 tarihli olduğunu, fatura tarihi ile tespit tarihi arasında 3 yıl bulunduğunu, davalılar arasında ilişki bulunmadığının defalarca açıklanarak belgelenmiş olduğunu” iddia etmiş ise de yargılama boyunca bu hususta dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davalı vekilinin bahsettiği belgelerin taraflarınca anlaşılamadığını, istinaf aşamasında dosyaya sunulan vergi levhasının hiçbir anlamı olmadığını, vergi levhasının ...’un diğer davalı ...’ya ait olduğunu gösterdiğini ancak davalı vekilinin cevap dilekçesindeki açık ikrarını, ...'un işleri için ... Mimarlık tarafından fatura kesilmesini, faturada merkez adresinin ... Mimarlık'ın adresi, galeri adresinin ise tespit yapılan ... adresi olarak gösterilmesini açıklamadığını, derdestlik iddiasında bahsi geçen dosyada müvekkilinin eserlerini taklit edilmek suretiyle üretilen başkaca ürünlerle ilgili olup davaların konusunun aynı olmadığını, derdestlik itirazının yerinde olmadığını, davalı şirketin 03.01.2020 tarihli ikinci cevap dilekçelerinde bir kısım iddialarına karşı bu dosyaların konularının farklı olduğu şeklinde beyanda bulunduğunu, derdestlik itirazının daha sonra ikame edilen davada ileri sürülebileceğini, işbu davanın 2020/44 Esas sayılı davadan önce ikame edildiğini, ...'nın istinaf talebine karşı; davalı vekilinin tüm yargılama boyunca tecavüzün refi davası açılamayacağı ve kötü niyet bulunmadığından tazminata hükmedilmeyeceği iddialarının ileri sürüldüğünü, iddialarının gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, HMK 400/1 maddesinin açık hükümleri karşısında davalı ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının hukuki bir anlamı olmadığını, eserlerin üzerindeki kodların yuvarlanarak fiyat olarak gösterildiğine ilişkin iddiasının da dosya kapsamına uymadığını, davalının bilirkişinin kendisine izin verilmemesine rağmen üzeri kapalı olan, herhangi bir şekilde satış ibaresi içermeyen, satış ürünü olmayan eserlerin üzerini açarak ve yerlerini değiştirerek fotoğraflar çektiğini, bu hususta bilirkişi hakkında şikayette bulunulduğunu, söz konusu eserlerin sergilenmediğini ve satışa sunulmadığını” ileri sürdüğünü, galerinin dışından çekilen fotoğrafın dosyada mübrez olduğunu, anılan fotoğrafta taklit eserlerin gayet net bir şekilde görülmekte olup vitrinden çekilmiş birçok fotoğrafın sanatçı arkadaşları ve öğrencileri tarafından müvekkiline de gönderildiğini, o halde davalı vekilinin eserlerin üstü kapalı şekilde muhafaza edildiğine dair beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, bilirkişinin tespit sırasında delil toplamaya yönelik işlemler yapabilmesi için davalının iznine gerek olmadığını, bilirkişinin galeride bulunan kişiye mahkeme kararını göstererek tespit yapacağını bildirdiğini, anılan kişinin davalıyı telefonla aradığını ancak davalının telefona cevap vermemesi üzerine bilirkişi tarafından tespit yapıldığını, davalının gerçeğe aykırı beyanda bulunarak olayları çarpıttığını, işbu davada, FSEK’ten doğan haklarının ihlal edildiğinden bahisle yargı yoluna başvuran tarafın müvekkili olduğunu, eser üzerindeki hakları tecavüze uğrayan kişinin fikir ve sanat eserlerini düzenleyen yasa olan FSEK'e dayalı olarak talepte bulunabileceğini, FSEK'ten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilmesi için eser niteliğini taşıması gereken ürünün tecavüze uğrayan ürün olduğunu, davalıların ürünlerinin er şeyden önce özgün olmadığı için bir sanat eseri değerinde olmayıp, basit malzemelerden üretilmiş ve kolaylıkla çoğaltılabilir dekoratif ürünler olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile davalıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda dayanak gösterilen bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bahse konu bilirkişi tespit raporuna müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, İstanbul 1. FSHHM'nin 2019/205 D. İş  sayılı dosyasındaki bilirkişi ile işbu dosyaya tayin edilen bilirkişinin aynı kişi olduğunu, müvekkili aleyhine tespit için tevdii edilen bir bilirkişinin müvekkilinin davalı taraf sıfatı bulunan dosyada yeniden bilirkişi olarak atanmasının bilirkişi raporunun tarafsızlığına gölge düşüreceğinden adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, dosyanın başka bir bilirkişiye tevdii edilmesi taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, raporun bilirkişilerin tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, dava konusu eserlerin satışa sunulmadığı gibi sergilenmediğini, tespit sırasında mahale gelen bilirkişinin açıklama yapmadan, kendisine izin verilmemesine rağmen üzeri kapalı olan, herhangi bir şekilde satış ibaresi içermeyen, satış ürünü olmayan eserlerin üzerini açarak ve yerlerini değiştirerek fotoğrafını çekmeye çalıştığını, müvekkilinin tespit esnasında galeride bulunmadığından duruma müdahil olamadığını, sonrasında bilirkişi hakkında soruşturma başlattığını, bilirkişinin defalarca kez katalog ve fiyat listesi sormasına karşı ürünlerin satılmadığının o esnada kendisine söylendiğini, o nedenle tespitinde katalog ve fiyat listesi gibi ekler bulunmadığını, tüm bu hususlara rağmen bilirkişinin müvekkilinin kendi ürettiği eserlerine verdiği kod numaralarını yuvarlayarak fiyatıymış gibi raporuna geçtiğini, dava konusu eserlerin müvekkilinin kendisine özgü eserleri olduğunu, müvekkilinin ...'ı işbu dava ve şikayetlerden önce tanımadığını, eserlerini bilmediğini, eserlerine maddi yahut manevi herhangi bir hakkının ihlal edilmiş olmasının mümkün olmadığını, bilirkişinin kanunun kendisine verdiği yetki ve sınırları aşarak inceleme gerçekleştirdiğini, bahsi geçen tespitin yapıldığı yerin Maçka'da olmadığını, bilirkişi tespiti için başvurunun yapıldığı adreste ... bulunduğunu, ancak bilirkişinin tespitini başvuru adresine giderek değil Beşiktaş'taki ...'e giderek yaptığını, bilirkişinin kolluk kuvvetine veyahut icra müdürüne has yetkiler olan üstü kapalı olan ve yahut kilitli olan yerleri açma yetkisi bulunduğunu, ürünlerinin önü kapalı ve üzerinde satılık değildir ibaresi bulunduğunu, satış amaçlı üretilmediğini, müvekkilinin şahsi giyinme odası için tasarladığı ahşap seperatörler olduğunu, imalat parçalarının bulunduğu sandıkların açılma yetkisinin de bilirkişinin yetkisinin dışında olduğunu, kopya olduğu iddia edilen serelerin müvekkiline ait olduğunu, cnc kesim ahşap panolar olduğunu, davacının tecavüzün ref'i davası açmada hukuki yararı bulunmadığını, eserlerin kopya olduğunun kabulü mümkün olmayıp bahsi geçen eserlerin satış ya da sergiye çıkmadığını dolayısıyla devam eden bir eylem bulunmadığını, davacı ...'ın tablolarının www...com internet sitesinden halihazırda satışı yapılmakta olduğunu, davacı tarafından talep edilen tutarların makullükten uzak ve kötü niyetli olduğunu, site geçmişinin ve davacıya ait satış tutarlarının incelenmesini ve dava başlangıcından itibaren yapılan revizyonlara açıklık getirilmesini talep etmiş olmalarına rağmen mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadığını, kopya olduğu iddia edilen eserlerin bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi taleplerinin de değerlendirilmediğini, bunun yanında dava konusu olan ve davacı tarafça kopyalandığı iddia edilen eserin şu an nerede hangi bedele satıldığının veya satılıp satılmadığının öğrenilmesi gerektiğini, söz konusu eserlerin satılmamış ise yerinin, satılmış ise resmi satışına dair belgelerin, irsaliyesinin, yerinin ve faturasının mahkemeye ibrazını talep etmiş olmalarına rağmen davacının bu konuda bir delil sunmadığını, taklit olduğu iddia edilen iki adet panonun güzel sanat eseri kapsamında değerlendirilebilecek niteliği taşımadığını, müvekkili tarafından üretilmiş nesnelerin birer endüstriyel ürün olduğunun açıkça göstergesi olduğunu, söz konusu olayda devam eden bir tecavüzden bahsedilemeyeceğini, davacının bu davayı ikame etmekte hukuki yararı olmadığını, davanın bu sebeple reddi gerektiğini, tecavüzün refi durumu ortadan kalktığına göre bu tazminatın talep edilmesinin de hukuka ve kanunun amacına aykırı olduğunu,  İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 05.10.2022 tarihli, 2021/130 Esas ve 2022/120 Karar sayılı ilamı ile itirazları dikkate alınmayarak davacının davasını ispat edememiş olmasına rağmen denetime elverişsiz bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek, hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... San. Ltd. Şti. vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin 2019/205 Değişik İş sayılı delil tespit dosyasına dayanılarak işbu davada taraf gösterilemeyeceğini, söz konusu değişik iş dosyasındaki rapor incelendiğinde görüleceği üzere işbu raporun müvekkili şirket aleyhine düzenlenmemiş olup müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davada delil olarak kullanılamayacağını, bu sebeple taraflarına karşı işbu raporun dayanak gösterilip huzurdaki davanın yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'a göre ve uygulamada söz konusu durumun tek istisnasının delil tespiti isteminin bilinmeyen kimselere karşı yapılması olduğunu, davacının da cevap dilekçesinde bahsettiği üzere; İstanbul Anadolu  2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/234 E. sayılı dosyasındaki ihtilaf ile huzurdaki ihtilaf farklı eserlere ilişkin olup, taraflarının da aynı olmadığını, ... Galerideki gerçekleştiği iddia edilen vakıalar ile ilgili olarak, müvekkil şirkete ait olmayan işyerinde yapılan tespite binaen işbu davanın müvekkili şirket aleyhine ikame edilemeyeceğini, müvekkilinin ... Avm'ye kesilmiş tespit tarihinden 3 yıl önce kesilmiş bir faturanın üzerinde ... ibaresinin yer alması dolayısıyla müvekkili şirketin davanın bir tarafı olarak dosyaya sunulduğunu, ... Mimarlık...Şti'nin ayrı tüzel kişiliğe haiz olduğunu, tespit yapılan mahalin tespit yapıldığı tarihte müvekkili ... Mimarlık Şirketine ait herhangi bir mülk şube ya da iş yeri olmadığını, ... galeri ile aralarında hiçbir resmi yahut organik bağ münasebeti bulunmadığını, galerinin 07/01/2019 tarihi itibariyle ... adlı şahıs şirketine ait olduğunu, müvekkili şirketin dava dilekçesinde iddia edilen olaylarla hiçbir ilgisi bulunmadığını, davanın husumeti ve tarafı olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine  davacı tarafından aynı eserlere ait ve aynı talep ile İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/44 E. Sayılı dosyası ile dava açılmış, davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, işbu kararın istinaf incelemesinin devam ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket aleyhine tarafların dava konusunun ve ihtilafa konu eserlerin aynı olduğu başkaca bir mahkeme tarafından bir hüküm verilmiş olduğundan dosyanın derdest duruma düştüğünü, önceki karar dikkate alınarak sayın mahkemece yapılacak inceleme neticesinde davanın reddedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu  5846 sayılı Kanuna göre açılan Fikir Ve Sanat Eserlerine Tecavüzün Tespiti, men-i ve maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 11/10/2021 tarihli bilirkişi heyet  raporunda özetle ; \"dava konusu uyuşmazlıktaki 2 adet tablonun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu,  davacının FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi sayılabileceği, davacı eser sahibinden izin alınmaksızın 2 adet resminin izinsiz değişikliğe uğratılması ve satışa arz edilmesinin eser sahibinin mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkı, FSEK 23'te düzenlenen yayma hakkının, eser sahibinin manevi haklarından FSEK 15'te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı, FSEK 16'da düzenlenen eserde izinsiz değişiklik yapılmasını men ve FSEK 14'te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı, dosyada mübrez davaya konu beyaz müzayedede RESİM 1'in satış fiyatının 6.000-TL- 10.000 TL, RESİM 2'nin satış fiyatının 10.000-TL- 14.000 TL olduğuna ilişkin ilan ile Heyetimiz teknik bilirkişisinin sektörel değerlendirmesi birlikte değerlendirilip eserlerin türü, niteliği, beğeni ölçüsü, eser sahibinin tanınırlığı, izinsiz kullanımın şekşi, ihlal edilen mali hakların türü ve sayısı da dikkate alındığında RESİM 1 için 7.500 TL RESİM 2 için 12.000 TL olabileceği bu çerçevede 7500-TL ,12.000 TL - 19500-TL'nin 3 katını talep konusundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, eserlerde değişiklik yapılması nedeniyle FSEK 15 ve 16 yönünden manevi hak ihlalinin söz konusu olması ve ayrıca FSEK 14 hükmü çerçevesinde eser sahibinin eserinin umuma arz etme yetkisinin ihlali (eseri Umuma sunup sunamama, umuma sunmanın tarz ve şeklini tespit etme) nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, manevi tazminatın türü ve miktarını tayin hakkının mahkemeye ait olduğu\" belirtilmiştir.09/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; kök rapordaki görüş ve kanaatler bildirilmiştir. İstanbul 1. FSHHM'nin 2019/205 D.iş sayılı dosyası ile davalı iş yerinde yapılan tespitlerde davacının 2009 ve 2011 yıllarına tekabül eden dönemde yaptığı resimleri ile davalı galeride tespit edilen 3 adet tablonun kompozisyon, renk, armoni, modüler yapı, motif, ritm gibi görsel öğeler açısından çok fazla benzerlik taşıdığı, tespit konusu tabloların davacı ...'ın eserlerinden kopya ve farklı bir malzeme ile yeniden icra edildiğine dair kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlenedirildiğinde, FSEK m.4/1 hükmüne göre  Yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler güzel sanat  eseridir. Bir ürünün güzel sanat eseri olarak nitelendirilebilmesi için, öncelikle her eserde  bulunması zorunlu ve yukarıda belirtilen  “objektif” ve şubjektif” koşulu haiz olmasının  yanında bu koşullarla ilave olarak “estetik değeri haiz olması” da gereklidir.  Bir ürün eğer bunları yaratanın hususiyetini taşıyorsa ve estetik bir değere de sahipse güzel sanat  eseridirler. Ancak bu estetik değer kıstasından maksat güzel sanat ürününün güzel olup olmaması değil, estetik iddia taşımasıdır. Bu çerçevede davaya konu iki tablonun estetik değere haiz, fırça işçiliği, yağlıboya fırça dokunuşu, desen elemanları ile çizgisel  desen unsurlarının güzel bir şekilde yansıtıldığı bu özellikleriyle FSEK m.4/1 anlamında  güzel sanat eseri olduğu, İstanbul 1.FSHHM' nin 2019/205 D.iş sayılı delil tespit raporu ve mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere,  davacı eser sahibinden izin alınmaksızın 3 adet eserinin izinsiz olarak, farklı malzeme ile işlenerek yeni bir ürün meydana getirilmesi, galeride eserlerin duvarda ve yerde ayaklık üzerinde sergilenmesi ve satışa arz edilmesinin eser sahibinin mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkı, FSEK 22'te düzenlenen çoğaltma hakkının, eser sahibinin manevi haklarından FSEK 15'te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı, FSEK 16'da düzenlenen eserde izinsiz değişiklik yapılmasını men ve FSEK 14'te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı ve hükmedilen maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, olayın oluş şekli tarafların kusur durumuna göre hükmedilen manevi tazminat miktarının  dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının ve davalıların manevi tazminat yönünden istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. Davalı ... istinafında, İstanbul 1. FSHHM'nin 2019/205 D. İş  sayılı dosyasındaki bilirkişi ile işbu dosyaya tayin edilen bilirkişinin aynı kişi olduğunu, müvekkili aleyhine tespit için tevdii edilen bir bilirkişinin müvekkilinin davalı taraf sıfatı bulunan dosyada yeniden bilirkişi olarak atanmasının bilirkişi raporunun tarafsızlığına gölge düşüreceğinden adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu ileri sürmüş ise de, HMK 272 madde de düzenlenen bilirkişinin görevini yapmaktan yasaklı olması ve reddi hallerine girmediği, tespit raporunu düzenleyen bilirkişinin mahkemece bilirkişi olarak atanmasına engel bir durum bulunmadığı anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Dava konusu olan ve davacı tarafça kopyalandığı iddia edilen eserin şu an nerede hangi bedele satıldığının veya satılıp satılmadığının öğrenilmesi gerektiğini, söz konusu eserlerin satılmamış ise yerinin, satılmış ise resmi satışına dair belgelerin, irsaliyesinin, yerinin ve faturasının mahkemeye ibrazını talep etmiş olmalarına rağmen davacının bu konuda bir delil sunmadığını, taklit olduğu iddia edilen iki adet panonun güzel sanat eseri kapsamında değerlendirilebilecek niteliği taşımadığını ileri sürmüş ise de bilirkişi heyet raporunda davacının eserinin güzel sanat eseri vasfında olduğu tespit edilmekle, bu istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.Davalı ... Ltd., müvekkili şirketin 2019/205 Değişik İş sayılı delil tespit dosyasına dayanılarak işbu davada taraf gösterilemeyeceğini, söz konusu değişik iş dosyasındaki rapor incelendiğinde görüleceği üzere işbu raporun müvekkili şirket aleyhine düzenlenmediğini bu nedenle müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davada delil olarak kullanılamayacağını ileri sürmüş ise de, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı sadece D.iş dosyasındaki rapora dayanılmadığı, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura örneğinin de sunulduğu, faturadaki adres ile tespit yapılan adresin aynı olduğu, faturada ... ibaresi bulunduğu,  aynı zamanda aleyhine tespit istenilen ...'nın,  davalı şirket yetkilisi Yakup ...'nın kızı olduğu, İstanbul 2. FSHHM'nin 2020/44 Esas-2022/68 K sayılı dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı, İstanbul Anadolu  2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/234 E. sayılı dosyasındaki ihtilaf ile huzurdaki ihtilaf farklı eserlere ilişkin olup, taraflarının da aynı olmadığını, ... Galerideki gerçekleştiği iddia edilen vakıalar ile ilgili olarak, müvekkil şirkete ait olmayan işyerinde yapılan tespite binaen  işbu davanın müvekkili şirket aleyhine ikame edilemeyeceğini, müvekkilinin ... Avm'ye tespit tarihinden 3 yıl önce kesilmiş bir faturanın üzerinde ... ibaresinin yer alması dolayısıyla müvekkili şirketin davanın bir tarafı olarak dosyaya sunulduğunu, ... Mimarlık...Şti'nin ayrı tüzel kişiliğe haiz olduğunu, tespit yapılan mahalin tespit yapıldığı tarihte müvekkili ... Mimarlık Şirketine ait herhangi bir mülk şube ya da iş yeri olmadığını, ... galeri ile aralarında hiçbir resmi yahut organik bağ münasebeti bulunmadığını, galerinin 07/01/2019 tarihi itibariyle ... adlı şahıs şirketine ait olduğunu, müvekkili şirketin dava dilekçesinde iddia edilen olaylarla hiçbir ilgisi bulunmadığını, davanın husumeti ve tarafı olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de,mahkemece, İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2019/234 sayılı dosyasında sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ...de endüstriyel imalata uygun şekilde eser ve aksesuar tasarladığını, ürünlerin imalatını atölyesinde yaptığını, ... firmasının kendisi tarafından oluşturulduğunu ikrar ettiği, ayrıca dosyada mübrez faturanın incelenmesinde tespit mahallinde alınan kartvizit ile ana merkez olarak gösterilen adres ile ... Mimarlık Ltd. Şti. Tarafından dava dışı ... firmasına kesilen faturada  irtibat ofisi olarak gösterilen adresin aynı olması karşısında husumete ilişkin itirazların yerinde olmadığı sonucuna varılması dosya kapsamına göre hukuken yerindedir. Davalı şirket vekilinin, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/44 E. Sayılı dosyasının bu dosya yönünden derdestlik dava şartı oluşturduğunu ileri sürmüşse de; 2020/44 Esas sayılı dosyada, davalı ... Mimarlık Şirketinin, ... A.Ş.'ne sattığı tablolara ilişkin olması nedeniyle derdestlik itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla, derdestlik dava şartının oluşmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih ve 2021/130 E., 2022/120 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.578,54 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.094,6‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.483,94‬ TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.578,54 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.497,84‬ TL harcın davalı ...'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a77315f7e327a3a0","SID":"9e033b0d1ee11b13"}}