{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1438 <br>KARAR NO: 2025/929<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2023<br>NUMARASI: 2018/118 Esas 2023/781 Karar <br>BİRLEŞEN DOSYALAR: 1-İstanbul Anadolu 5. ATM 2018/119 Esas, 2018/83 Karar,<br>: 2- İstanbul Anadolu 7. ATM 2018/122 Esas, 2018/837 Karar,<br>: 3- İstanbul Anadolu 4. ATM 2018/123 Esas, 2018/1241 Karar,<br>: 4- İstanbul Anadolu 8. ATM 2018/156 Esas, 2018/98 Karar,<br>: 5- İstanbul Anadolu 8. ATM 2018/170 Esas, 2018/99 Karar,<br>: 6- İstanbul Anadolu 9. ATM 2018/225 Esas, 2019/776 Karar,<br>: 7- İstanbul Anadolu 5. ATM 2018/234 Esas, 2018/212 Karar,<br>: 8- İstanbul Anadolu 3. ATM 2018/239 Esas, 2019/1306 Karar,<br>: 9- İstanbul Anadolu 7. ATM 2018/240 Esas, 2018/836 Karar,<br>: 10- İstanbul Anadolu 4. ATM 2018/243 Esas, 2018/1218 Karar,<br>: 11- İstanbul Anadolu 9. ATM 2018/355 Esas, 2019/200 Karar,<br>: 12- İstanbul Anadolu 5. ATM 2018/371 Esas, 2018/545 Karar,<br>: 13- İstanbul Anadolu 4. ATM 2018/385 Esas, 2018/1116 Karar,<br>: 14- İstanbul Anadolu 8. ATM 2018/404 Esas, 2018/462 Karar,<br>: 15- İstanbul Anadolu 5. ATM 2018/488 Esas, 2018/665 Karar,<br>: 16- İstanbul Anadolu 6.ATM 2018/490 Esas, 2019/251 Karar,<br>: 17- İstanbul Anadolu 7. ATM 2018/651 Esas, 2019/985 Karar,<br>: 18- İstanbul Anadolu 7. ATM 2018/652 Esas, 2019/380 Karar,<br>: 19- İstanbul Anadolu 1. ATM 2018/657 Esas, 2019/124 Karar,<br>: 20- İstanbul Anadolu 6. ATM 2018/666 Esas, 2019/661 Karar,<br>: 21- İstanbul Anadolu 2. ATM 2020/683 Esas, 2021/981 Karar,<br>: 22- İstanbul Anadolu 2. ATM 2021/333 Esas, 2021/583 Karar,<br>: 23- İstanbul Anadolu 1. ATM 2022/441 Esas, 2022/521 Karar,<br>: 24- İstanbul Anadolu 13. ATM 2019/379 Esas, 2020/25 Karar,<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 13. ATM'NİN 2019/379 ESAS SAYILI DAVADA <br>DAVALAR: Menfi Tespit - İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2025<br>İlk derece mahkemesince verilen kararın asıl ve birleşen davalarda davacı, davalı ... ve feri müdahil ... Faktoring A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>ASIL DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan, 23.12.2016 tarihli \"Tedarikçi Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile üstlendiği üzere davalının sözleşme gereğince yapmayı taahhüt ettiği ürünlerle ilgili siparişleri belirtilen noktalara teslim etmediğini, ana sözleşme olan Tedarikçi Sözleşmesinin eki olarak 10.06.2017 tarihli ... numaralı  Ek Protokol, 12.01.2017 tarihli ... numaralı Ek Protokol, 10.01.2017 tarihli, ...numaralı Ek Protokol, 02.01.2017 tarihli ... numaralı Ek Protokollerin imzalandığını, iş bu protokollerle ürün tedarik anlaşmaları yapıldığını, müvekkili şirketin davalı şirkete sipariş edip bedelini ödediği ve fakat davalı şirket tarafından teslim edilmeyen ürünler nedeniyle davalı taraftan yüklü miktarda alacaklı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı taraf lehine keşide edilen çeklerle bugüne kadar yaklaşık 4 milyon Türk Lirası civarında çek ödemesi yapıldığını, sözleşme hükümleri gereğince teminat ve peşinat olması maksadıyla henüz ürünler sipariş bile edilmeden davalı şirket lehine keşide edilmiş ve fakat henüz vadesi gelmemiş toplam 46 adet ve toplam bedeli 3.401.000-TL (Üç Milyon Dört Yüz Bir Bin Türk Lirası) çekin daha davalı şirket elinde olduğunu, davalı şirket tarafından tanzim edilen ve müvekkili şirkete teslim edilen Taahhütname başlıklı ve 01.01.2018 tarihli belge içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin ve ürün karşılığı verilen çeklerin aslında bedelsiz olduğu, çeklerin verilme nedenini teşkil eden ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğinin davalı şirketin de açıkça kabulünde olduğunu, müvekkili şirketle davalı taraf arasında imzalanan 08.07.2017 tarihli \"Teminat Olarak Verilen Çeklerle İlgili Protokol\" başlıklı belge ile 10.08.2017 tarihli \"Teminat Olarak Verilen Çeklerle İlgili Protokol\" başlıklı belge içeriklerinden de açıkça anlaşılacağı üzere dava konu edilen çeklerin ürünlerin teminatı olarak davalı şirkete verildiğini ve ciro edilmeyeceğinin de davalı tarafça taahhüt edildiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin ve sözleşme konusu ürünlerin teminatı olması amacıyla ... Sanayi ve Tic A.Ş.'ye keşide ve teslim edilen; ... Bankası, ... çek numaralı, 31.01.2018 vade tarihli 29.000-TL bedelli, ... çek numaralı, 31.01.2018 vade tarihli 30.000-TL bedelli,  ... çek numaralı, 31.01.2018 vade tarihli 25.000-TL bedelli, 3 adet çek verildiğini ve fakat karşılığında teslim edilmesi gereken ürünlerin davalı tarafından teslim edilmediğini, çeklerin teminat olarak verildiğini, çeklerin hiçbir şekilde üçüncü kişilere ciro edilmek suretiyle devredilmeyeceğinin kararlaştırıldığını  dava konusu çeklerden dolayı müvekkili şirketin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacının davasını 23.12.2016 tarihli tedarikçi sözleşmesine dayandırdığını, söz konusu sözleşmenin konusunun “Bu sözleşme Tedarikçi'nin, ... tarafından verilen siparişleri, sipariş miktarını, belirtilen noktalara, süresinde  teslim şekil ve şartları ile tarafların yükümlülüklerini  düzenler.” şeklinde olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin tedarikçi olarak ekte klasör halinde sundukları faturalarla (13.01.2017-14.12.2017 arası), davacıya 15.769.764,17-TL tutarında mal sattığını, davacının da satın aldığı 15.769.764,17-TL tutarında mal ve hizmet karşılığında müvekkili şirkete 12.161.298,46-TL ödeme (nakit ve çek) yaptığını, yani müvekkili şirketin aldığı nakit ve çekten daha fazla davacıya mal verdiğini, müvekkili şirketin davacıya sattığı mal ve hizmet karşılığında, davacıdan fazlaya dair alacak hakkı saklı kalmak kaydıyla halen 3.608.465,71-TL alacağı olduğunu, davacının dava konusu ettiği toplamda 334.000-TL tutarındaki çeklerin teminat olarak verildiği iddiasının gerçek olmadığını, çekin teminat olarak verilmediğinin davacının dava dilekçesinin 3. maddesindeki “.... adet çek verilmiş ve fakat karşılığında teslim edilmesi gereken ürünler davalı tarafından teslim edilmemiştir.” şeklindeki beyanı ile çeklerin teminat olarak verilmediğinin, müvekkilinden alınan malların karşılığı verildiğinin kendi beyanıyla sabit olduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirketten tedarikçi sözleşmesi kapsamında aldığı ve alacağı mallar nedeniyle müvekkili şirkete dava konusu çekleri ve diğer çekleri verdiğini kabul ettiğini, yani verilen çekler ve çeklerin tedarikçi sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketten alınan mallara karşılık verildiğinin ihtilafsız olduğunu, bu kapsamda davacının müvekkili şirkete yaptığı ödeme tutarı nakit ve çek dahil 12.161.298,46-TL olduğunu, müvekkili şirketin de aldığı bu çek ve nakit karşılığında davacıya 15.769.764,17-TL tutarında mal ve hizmet verdiğini, bu tutar içinde davacının dava konusu ettiği çeklerin de olduğunu, müvekkili şirkete verdiği daha ileri tarihli çeklerle ilgili mal teslimi yapıldığının ... A.Ş.'ye verdiği yazılarla sabit olduğunu, davacının dava konusu ettiği çeklerin, 08.07.2017, 10.08.2017, 23.08.2017, 07.09.2017, 22.09.2017 ve 29.09.2017 tarihlerinde hep farklı tarihlerde davacıdan teslim alındığını, davacının bu tarihlerden sonra alınan çekler karşılığında mal ve hizmet alındığını davacının ... Faktoring'e verdiği yazıları ile kabul ettiğini, 10.01.2018 tarihli taahhütname başlıklı belge, 10.01.2018 tarihli hesap mutabakatı başlıklı belge ve 23.08.2017, 22.09.2017 ve 29.09.2017 tarihli ve sair tarihlerdeki teminat olarak verilen çeklerle ilgili protokol başlıklı belgenin gerçek olmadığının ortaya çıktığını, davacının tedarik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketten satın aldığı mal ve hizmet nedeniyle borcuna karşılık olarak dava konusu çekleri ve diğer çekleri müvekkiline verdiğini ileri  sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVALAR: 1-Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2018/119 esas, 2018/83 karar sayılı dosyasında; ... Bankasına ait, ... nolu, 31/01/2018 keşide tarihli, 85.000-TL bedelli\" 2- Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/122 esas, 2018/837 karar sayılı dosyasında \"... Bankasına ait, ... nolu, 31/01/2018 keşide tarihli, 80.000-TL bedelli\" 3-Birleşen İstanbul Anadolu 4. ATM'nin2018/123 esas, 2018/1241 karar sayılı dosyasında \"... Bankasına ait, ... nolu, 31/01/2018 keşide tarihli, 100.000-TL bedelli\" \t4-Birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2018/156 esas, 2018/98 karar sayılı dosyasında; \"... Bankasına ait, 3015950 nolu, 31/01/2018 keşide tarihli, 40.000-TL bedelli\" çek ile \" ... nolu, 31/01/2018 keşide tarihli, 70.000-TL bedelli\" 5-Birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2018/170 esas, 2018/99 karar sayılı dosyasında; \"... Bankasına ait, ... nolu, 05/02/2018 keşide tarihli, 55.000-TL bedelli\" 6-Birleşen İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2018/225 esas, 2019/776 karar sayılı dosyasında; \"... Bankasına ait, ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 80.000-TL bedelli\" ve \" ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 35.000-TL bedelli\" 7-Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2018/234 esas, 2018/212 karar sayılı dosyasında; \"... Bankasına ait, ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 80.000-TL bedelli\" çek ile \" ... nolu, 29/02/2018 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli\" 8-Birleşen İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2018/239 esas, 2019/1306 karar sayılı dosyasında; \"... Bankasına ait, ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 65.000-TL bedelli\" çek ile \"... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli\" 9-Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/240 esas, 2018/836 karar sayılı dosyasında; \"... Bankasına ait, ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 35.000-TL bedelli\" çek ile \"... Bankasına ait, ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 75.000-TL bedelli\" 10-Birleşen İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2018/243 esas, 2018/1218 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, 3016152 nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 80.000-TL bedelli\" çek ile \" ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 40.000-TL bedelli\" 11-Birleşen İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2018/355 esas, 2019/200 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 31/03/2018 keşide tarihli, 30.000-TL bedelli\" 12-Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2018/371 esas, 2018/545 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 31/03/2018 keşide tarihli, 82.000-TL bedelli\" 13-Birleşen İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2018/385 esas, 2018/1116 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 21/04/2018 keşide tarihli, 94.000-TL bedelli\" 14-Birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2018/404 esas, 2018/462 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 30/03/2018 keşide tarihli, 120.000-TL bedelli\" 15-Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2018/488 esas, 2018/665 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 30/04/2018 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli\" 16-Birleşen İstanbul Anadolu 6.ATM'nin 2018/490 esas, 2019/251 karar sayılı dosyasında;\"... Bankası'na ait, ...246 nolu, 30/04/2018 keşide tarihli, 85.000-TL bedelli\" 17-Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/651 esas, 2019/985 karar sayılı dosyasında;\"... Bankası'na ait, ... nolu, 31/05/2018 keşide tarihli, 105.000-TL bedelli\" 18-Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/652 esas, 2019/380 karar sayılı dosyasında;\"... Bankası'na ait, ... nolu, 31/05/2018 keşide tarihli, 80.000-TL bedelli\" 19-Birleşen İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/657 esas, 2019/124 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 31/05/2018 keşide tarihli, 85.000,00-TL bedelli\" 20-Birleşen İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2018/666 esas, 2019/661 karar sayılı dosyasında; \"... Bankası'na ait, ... nolu, 31/05/2018 keşide tarihli, 107.000-TL bedelli\" 21-Birleşen İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2020/683 esas, 2021/981 karar sayılı dosyasında;\" ... Bankası A.Ş. ... seri nolu, 31.03.2018 vade tarihli 50.000-TL  bedelli\" 22-Birleşen İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2021/333 esas, 2021/583 karar sayılı dosyasında;\" ... Bankası A.Ş. ... seri nolu, 30.04.2018 vade tarihli 30.000-TL bedelli\" 23-Birleşen İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2022/441 esas, 2022/521 karar sayılı dosyasında; ... Bankası A.Ş. ... seri nolu, 31.03.2018 vade tarihli ve 35.000-TL bedelli çekten dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini asıl davada ki iddialarını ileri sürerek talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVALARA CEVAP:Davalı ... vekili; taraflar arasında yetki sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerin yetkili kılındığını belirterek dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini, aynı zamanda tarafların konusu aynı olan İstanbul Anadolu 5. ATM nin 2018/118 esas sayılı dava dosyasıyla işbu dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dolayı birleştirme kararı verilmesi aksi halde davanın reddini savunmuştur.24-Birleşen İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2019/379 esas, 2020/25 karar sayılı dosyasında; davacı ... vekili;  davalı ... yanında  ipotek maliki (borçlusu) ...'u taraf göstererek, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe itirazın haksız olduğu ileri sürülerek itirazların iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen 20.11.2019 tarihli dilekçe ile tedbir talebinde bulunulmuş olup tedbir talebi yönünden ilgili kısımları celp edilen İstanbul Anadolu 1. ATMnin 2018/374 Esas sayılı dosyası ile icra dosyası incelenmek sureti ile 19.12.2019 tarihinde ara karar ile \" İstanbul İli, Maltepe İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... kat, ... nolu ve depolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün tapu kaydına 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir konulmasına\" karar verilmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili;  müvekkili şirket, davacıya mal ve hizmet vermemek bir tarafa, imzalanan tedarikçi sözleşmesi kapsamında, davacının yaptığı ödemeden daha fazla, davacıya mal ve hizmet verdiğini,  davacıya verilen mal ve hizmetlerle ilgili, düzenlenen düzenlenen faturaların düzenleme tarihleri itibari ile Form BA/BS formlarının davacı ve davalının bağlı bulundukları vergi dairesinden istenmesi ile de, davacıya 15.769.764,17-TL. tutarında mal satıldığının kesin olarak ortaya çıkacağını, öncelikle ortada geçerli bir Arabuluculuk Son Tutanağının bulunmaması nedeni ile davanın usulden reddini, davanın öncelikle, İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2018/118 Esas Sayılı dosyasında birleştirilmesini, aksi halde, anılan mahkemenin kararı doğrudan mahkeme dosyasıyla görülen davaya etki edeceğinden, İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2018/118 Esas Sayılı dosyasının sonucunun beklenmesini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı taraflar arasında 23.12.2016 tarihli Tedarikçi Sözleşmesi bulunduğu,  sözleşmeye göre davacının alıcı, davalının tedarikçi olduğu, sözleşmeye ek protokoller yapıldığı;bu mobilyaların bir kısım malzemelerinin davacı tarafından davalıya satılacağı, bu satıma ilişkin bir kısım masrafların da davacı tarafından davalıya fatura edileceği, davalının alacağından mahsup edileceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda taraflar arasındaki ilişkinin; davacının davalıya ve davalının davacıya fatura düzenlemesi ile davacının davalıya ve davalının davacıya ödeme yapması şeklinde işlediği, davacının sunduğu defter ve belgelerinde yapılan inceleme neticesinde , davacı tarafından bu işlemlerin tamamının tek bir hesapta takip edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu; davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, sadece muavin defterine göre, davalının da açık hesabı alacak ve borçlar mahsup edilerek tuttuğunun anlaşıldığı; davacı davalıdan asıl davanın açıldığı 29.01.2018 tarihi itibarıyla 4.108.383,44- TL ve taraflar arasındaki son işlem tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren 4.127.540,42- TL alacaklı olduğu; davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istediği asıl dava ve birleşen menfi tespit davalarına konu çeklerin toplam tutarının 2.187.000- TL olduğu; 08.07.2017 ve 10.08.2017 tarihli, adi yazılı şekilde imzalanan “Teminat Olarak Verilen Çeklerle İlgili Protokol”ler incelendiğinde ... seri numaralı, 29.000-TL bedelli; ... seri numaralı, 30.000-TL. bedelli; ... seri numaralı, 25.000-TL bedelli çeklerin siparişlerin teminatı olarak verildiği; 10.01.2018 tarihli adi yazılı şekilde imzalanan “Hesap Mutabakatı” incelendiğinde ise “birleşen” menfi tespit davalarına konu \"..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...\" seri numaralı çeklerin teminat çeki olarak verildiğinin tutanağa bağlandığı; davacının defter ve belgelerindeki kayıtlar ile davalının muavin defterindeki kayıtlara göre; davacının, menfi tespit davasına konu çeklerin toplam miktarı olan 2.187.000- TL'nin üzerindeki miktarda davalıdan alacaklı olduğu, davaya konu çeklerin teminat olarak verildiği, davacının bu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığı halde ödeme yaparak çek bedellerinin istirdadını talep etmesindeki yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla, menfi tespit ve istirdat taleplerinin kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de menfi tesbite karar verildiği, istirdada karar verilmediği; Birleşen itirazın iptali davası yönünden ise; “İpotek Belgesi” ve “Tapu Kaydı” incelendiğinde anılan taşınmaz üzerinde 27.12.2016 tarihinde, 500.000-TL. bedelli, borçlusu (davalılardan) ..., alacaklısı ise (davacı) ... olan 1. dereceden ipoteğin kurulduğu; ipoteğe ilişkin 27.12.2016 tarihli, ... yevmiye numaralı “Resmi Senet” incelendiğinde ise (davacı) ... ile (davalılardan) ... San. ve Tic. A.Ş. “arasında yapılan ticaretin teminatını teşkil etmek üzere ve ... San. ve Tic. A.Ş.’nin ... Tic. A.Ş. ile yapacağı ticarette kullanılmak üzere bundan böyle bugüne kadar doğmuş ve bugünden sonra doğacak tüm alacak işlemlerinde kullanılmak üzere 1. dereceden, faizsiz, 500.000-TL. bedelle ... lehine ipotek” tesis edildiği; resmi senedin ikinci sayfasında ise davalı ...’un eşi ... tarafından “Eşim ... adına kayıtlı bulunan ..bağımsız bölümün ... Mob. San. ve Tic. A.Ş.’nin borçlarını ve ticari ilişkisinin teminatını teşkil etmek üzere ... Tic. A.Ş.’ye ipotek edilmesine (rehin verilmesine) muvafakat ederim.” ifadesinin yer aldığı; ipotek konan taşınmazın maliki olan davalı ...'un, davacı ve davalı arasındaki borç ilişkisinin tarafı olmayıp, ipotek işlemi ile ilgili geçerlilik koşulları yönünden kefalet hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu kapsamda; ipotek borçlusu (davalı) ...’un TBK m. 583/I hükmünce “sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini …kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla” belirttiğini gösteren bir delile rastlanmadığından bahisle emredici hukuk kuralına aykırılıktan dolayı kefalet sözleşmesinin, TBK m. 27/I hükmü gereğince kendiliğinden, baştan itibaren kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu değerlendirilmekle, itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ:1-Davacı vekili; Mahkemece asıl ve birleşen menfi tespit davalarının ayrı ayrı kabulüne karar verildiği, kararın gerekçe kısmında \"davacının çek bedellerinin istirdadını talep etmesindeki yasal koşulların oluştuğu  anlaşılmakla, menfi tespit ve istirdat taleplerinin kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de; kararın hüküm kısmında; mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, istirdat talebi ile ilgili hüküm verilmediğini, dava konusu çeklerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten istirdadı ile müvekkile iade edilmesi / ödenmesi, hükmünü de içerir şekilde yeniden hüküm verilmesini, Birleşen İstanbul Anadolu 13.ATM nin 2019/379 E, 2020/25 K. dosyası yönünden ise, ilk bilirkişi raporundaki ipotekle ilgili hatalı ve hukuka aykırı değerlendirme çerçevesinde davanın reddine karar verildiğini  itiraz neticesinde alınan bilirkişi ek raporunda, kök raporda ipotekle ilgili yapılan kefalete ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğu tespit edilerek, dava konusu edilen ipotek türünün bir üst limit ipoteği olduğu, dava konusunun bir üst limit ipoteği olması nedeniyle kefalete ilişkin hükümlerin bu davada uygulama yeri olmadığı tespit edilerek raporda bu hususun açıklandığını, davaya konu ipotek türü; bir üst limit ipoteği olup, dava dosyasının da, davaya konu icra takibinin de, takip dayanağı ipoteğin de kefaletle ilgisi olmadığını, ipotek bir teminat-üst limit ipoteği olup, ipotek veren davalı ... takipte ipotek veren 3.kişi konumunda olup kefil sıfatını haiz olmadığını, ne icra takip dosyasında ne de istinafa konu itirazın iptali davasında kefaletle ilgili hiç bir beyan ve talepte bulunulmadığını, davalı şirketin müvekkile borcu olduğu ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuyla ve ilk derece mahkemesi kararıyla tespit edildiğinden, müvekkilin, davalı ... şirketinden olan alacaklarının teminatı olarak tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesini talep etmekte haklı olduğu da ispat edildiğini, ipotek tesisi bakımından kefalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, müvekkilin; itirazın iptali davasına konu icra takibi tarihi olan 05.08.2019 tarihi itibariyle davalı şirketten toplam 4.127.540,42 TL alacaklı olduğu, asıl ve birleşen menfi tespit davalarına konu çeklerin toplam tutarı olan 2.187.000-TL düşüldüğünde birleşen itirazın iptali davasına konu icra takip tarihi itibariyle, davacı müvekkilin davalıdan olan alacağının 1.940.540,42-TL olduğu ve bu tutarın itirazın iptali davasına konu icra takibinde talep edilen 500.000-TL cari hesap alacağı tutarından daha fazla bir tutar olduğu, bu durumun da birleşen itirazın iptali davasına konu icra takip tarihinde davacı müvekkilin davalıdan icra takip dosyasından talep edilen 500.000- TL tutarında alacağı bulunduğunu gösterdiği, birleşen İstanbul Anadolu 13.ATM 2019/379 E, 2020/25 K. Sayılı davanın reddine dair kararın kaldırılarak, itirazın iptali davasının kabulü ile davalıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahil ... Faktoring AŞ vekili; davacı her ne kadar davasını konu çeklerin avans çeki olduğu iddiasına dayandırmaktaysa da çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kanuni olarak kabulü gerektiğini, yine asıl olan peşin satış olup, peşin satışta aksi yer almadıkça mal ve semenin aynı anda verilmekte olduğunun kabul edildiğini, hal böyle olunca yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2010/5350 e.-2011/1366 k. sayılı ilamı) yine senede karşı senetle ispat yükümlülüğü bulunmakta olup adi belgeyle bu karinenin aksinin ispat edilmesi mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalı vekili; davacı ...'in, Tedarikçi Sözleşmesi kapsamında davalı ... verdiği çeklerle ilgili  ... Faktoring A.Ş.'ne verdiği “... şirketi’ne keşide ettiğimiz aşağıdaki detay bilgileri bulunan çekler ve faturalar ile ilgili mal/hizmet tam ve kusursuz olarak tarafımızca teslim alınmıştır.”  şeklindeki farklı tarihlerdeki 13 adet yazıları, davalı ...'un davacı ...'e  Tedarikçi Sözleşmesi kapmasında tüm malları teslim ettiğini açıkça kanıtladığını, gerek davaya cevap dilekçesinde, gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu hususu ısrarla ileri sürmesine karşın, davayı temelinden etkkiler nitelikteki bu itirazların nazara alınmadan karar verildiğini, hukukçu bilirkişinin de mal tesliminin yapılıp yapılmadığı hususunda tedarikçi sözleşmesi kapsamında teknik inceleme yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdiğini, davacının, çek keşide etmesiyle sözleşme ile üstlendiği edimi ifa ettiğini, dolayısıyla davalının, mal tedariki ve teslim borcunu, ifa edip etmediğinin de tespitinin gerektiğini, bu noktada açılan menfi tespit davalarında davalı tedarikçi ...’un sözleşme hükümleri kapsamında mal tevdi ve teslim ettiğini ispat yükünün TMKnın 6 madde hükmü gereğince davalı tarafta olduğunun belirtildiğini, davalı ...’un davacı ... ticari kayıtlarında kayıtlı 15.769.764-TL tutarındaki satış faturaları ile kesin kanıtlandığını, teknik inceleme gerekip gerekmediği yönündeki takdirin, Mahkeme’ye ait olduğu değerlendirmesinde bulunduğunu, mahkemece  bu konuda yeniden bir bilirkişi raporu almadan hatalı karar verildiğini, kısa karar ile gerekçeli kararı birbirinden farklı olduğunu, \"menfi tespit ve istirdat taleplerinin kabulüne\" gerekçesi kurarken hükümde sadece borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar; 23 ayrı  davaya konu çekler yönünden borçlu olmadığını iddia eden keşideci davacının açtığı menfi tespit, birleşen İstanbul Anadolu 13.ATM'nin 2019/379 esas sayılı dosyasında ise; İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalıların yaptığı itirazın iptaline ilişkindir. Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlaması gerekir. Taraflar arasında düzenlenen 10.01.2018 tarihli hesap mutabakatı başlıklı belgede 10.01.2018 tarihi itibariyle \"daha evvel siparişi verilip bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen ürünlerden dolayı 699.115,84-TL cari hesaptan ...'in alacağı olduğu, yine aynı tarih itibariyle tüm unsurları açıkça belirtilen ileri tarihli 46 adet, toplam bedeli  3.401.000-TL çekleri teminat çeki olarak aldığını\" çekler ve cari hesaptan olmak üzere toplam borcun 4.100.115,84-TL olduğunu kabul ve taahhüt etmiş  olup; davalı tarafça içeriğinin doğru olmadığı ileri sürülmüş ise de hesap mutabakatında ki imza inkar edilmemiştir. Borcu kabul eden bu belge davalı bakımından bağlayıcıdır. Asıl ve birleşen davalarda menfi tesbit davasına konu çekler hesap mutabakatında yazılı çeklerin 2.187.000- TL bedelli kısmıdır. Bu halde çeklerin avans olarak verildiğinin kabulü gerekir. Davalı taraf çeklerin bedelinin alındığının ... Faktoring'e yazılan yazılar ile bildirildiğini, mal teslimi yapıldığını davacının ikrar ettiğini ileri sürmüştür. ... Faktoring'e yazıldığı ileri sürülen 13.10.2017 tarihli yazıda \"hesap mutabakatı\"nda yazılı ... ve ... nolu çeklerde mal teslimini aldığı kabul edilmiştir.Çek numaralarına göre diğer  çekler ise \"hesap mutabakatında\" yazılan çekler değildir. Davacının ... Faktoring'e  yazdığı yazılarda son bildirim tarihi 24.11.2017 tarihli olup, bu bildirimlerden sonra her iki taraf çeklerin teminat çeki olduğunu protokole bağladıkları dikkate alındığın da  daha evvel davalının finansmanı için yazılan bu beyanlar  davacıyı bağlamayacaktır. Protokol içeriğine göre çeklerin verilen siparişlere karşılık avans olarak verildiğini davacı kanıtlamıştır.Davacının incelenen ticari defterlerinde ise mutabakatı doğrular şekilde 4.100.115,84-TL borcun varlığı kanıtlanmış, davalı ise ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Mevcut bu durum karşısında, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından davalının sunduğu kayıtlara göre ispatlanmıştır. Bir başka anlatımla davacı, çekin ödeme amacıyla değil avans olarak verildiğini ispatlamıştır. Bu durumda davalı, artık davacıya mal teslim ettiğini ispatlamalıdır. Davalı vekilinin mal satışına karşılık düzenlediği Davalı tarafça mutabakat tarihinden sonra  davacıya mal teslim ettiğini kanıtlayan  yazılı bir belge de sunulmamıştır. Davalı vekilinin (13.01.2017-14.12.2017 arası), davacıya 15.769.764,17-TL tutarında mal sattığını, mal teslimi yaptığını savunduğu dikkate alındığında ,\"cari hesap mutabakatından\"sonra mal teslimi yaptığını iddia etmeyen davalının çeklerin avans olarak verildiğinin kanıtlanamadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Mahkemece gerekçeli kararda; \"Davaya konu çeklerin ödenip ödenmediği ilgili bankalardan sorulmuş, tamamının ibraz edildiği ve karşılıklarının ödendiği\" belirtilmiştir. Dava konusu çeklerin ibrazında ödenmemesi, icra takibine konu edilmemesi bakımından asıl ve birleşen davalarda ihtiyati tedbir kararları verilmiş ise de; çeklerin üçüncü şahıslara ciro edildikleri, bir kısmının icra takibine konu edildikleri, bir kısım hamillerin ihtiyati tedbir kararına itirazları kabul edilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı, neticede Davalı ... tarafından alınan çeklerin tamamının ödendiğine yer verilmiştir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, üçüncü şahıslara ödenen çekler nedeniyle istirdat kararı verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır. Yargıtay 11. HD güncel bir kararında \"Dosya içeriği ile dava konusu çekin keşidesine esas sözleşmeye konu malın davalı şirket tarafından teslim edilmediği, davacı çek keşidecisinin davalı çek lehdarı şirkete borçlu olmadığı sabittir. Davalı şirketin dava konusu çeki, birleştirilen dosyanın davalısı Banka'ya ciro ettiği ve çek bedelinin davacıdan tahsil edildiğinin sabit bulunmasına göre davalı çek lehdarı davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir.Bu halde asıl davada, davalı şirket aleyhinde istirdat hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde bu hususun göz ardı edilerek, hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11 HD'nin 2020/4522 esas, 2022/4209 karar sayılı ilamı) \"Davacı tarafından menfi tespit davası açıldıktan sonra, dava konusu çek ciro edildiği dava dışı üçüncü kişi tarafından icra takibine konu edilmiş ve davacı da çek bedelini işbu icra dosyasına ödemiştir.Davacının, dava konusu çek bedelinin icra dosyasına ödendiğini, davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini belirtmesine rağmen istirdat talebinin red edilerek davanın menfi tesbit davası olarak görülüp sonuçlandırılması isabetli görülmemiştir.\"  ( ,Yargıtay 19 HD nin 2014/6582 esas,2014/9883 karar sayılı ilamı )  Anlatılanlara göre davacı tarafın çeklerin üçüncü şahıslara ödenmesi nedeniyle çekler nedeniyle ödenen bedeller davalı bakımından sebepsiz zenginleşme teşkil etmektedir. Çeklerin bedelsiz olduğu kabul edilmesine rağmen, bedellerinin istirdadı yönünde hüküm verilmemesi doğru olmamıştır. Çeklerin ödenme tarihleri de tesbit edilerek istirdadına karar verilmesi gerekirken, menfi tesbit hükmü kurulması ile yetinilmesi doğru olmamış,davacı vekilinin bu konuya ilişkin istinaf nedeni haklı bulunmuştur.Birleşen İstanbul Anadolu 13.ATM nin 2019/379esas 2020/25 karar sayılı  dosyası yönünden ise, ipotek veren ...'un kefaletinin geçerlilik koşulları taşımadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir. İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin TMK'nın 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdünü yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin kaldırılmasını dava yolu ile isteyebilir. İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin itirazın iptali davasında; ilgisi olmadığı halde kefaletin yasal koşulları taşımadığı gerekçesiyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Takip tarihi itibariyle ipoteğin paraya çevrilmesi koşulları bulunup bulunmadığı, borçluların itirazlarının haklı olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Davacı vekilinin birleşen İstanbul Anadolu 13.ATM 2019/379 E, 2020/25 K. dosyasında verilen karara ilişkin olarak istinaf nedeni yerinde bulunmuştur. İpotek borçlusu tarafından Dairemize verilen dilekçe ile ipotek bedelinin yatırılarak ipoteğin terkin edildiği taşınmazı üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinde bulunduğu anlaşılmakla, ipoteğin bedeli ödenerek terkin edilip edilmediği belirlenerek, davanın ipotek hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Müdahale talep edenlerinin taleplerinin açıklattırılarak bir karar verilmemesi ve karar başlığında gösterilmemeleri de doğru olmamıştır. Kararı istinaf eden ... Faktoring vekilinin talebi davanın reddi isteği içerdiğinden; bir kısım zabıtlarda asli müdahil olarak yazıldığı anlaşılmakta ise de bağımsız bir karar verilmesi talebi olmadığı, talebinin davalı yanında feri müdahil olarak kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edildiğinden, davalı ve feri müdahil ... Faktoring AŞ vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, asıl ve birleşen menfi tesbite ilişkin davalarda  istirdat hükmü verilmek, İstanbul Anadolu 13.ATM 2019/379 esas 2020/25 karar  sayılı  dosyası yönünden ise ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğu, karardan sonra  ipoteğin fekkinin sağlanıp sağlanmadığı hususu belirlenerek davanın ipoteğin paraya çevrilmesi hükümleri uyarınca incelenip karara bağlanmak üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 Tarih  2018/118 Esas 2023/781 Karar sayılı asıl ve birleşen davalara yönelik kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Asıl ve birleşen davalar yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davalı ... Tic. A.Ş. ve feri müdahil ... Faktoring AŞ vekilinin  istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İpotek borçlusunun ...'un  ihtiyati tedbir talebinin kaldırılması talebinin ilk derece mahkemesi tarafından  karara bağlanmasına, İstinaf yoluna başvuran davacı, davalı ve feri müdahil tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 10.690-TL davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. 36.410,50-TL, feri müdahil ... Faktoring AŞ 1.434,51-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e09c1e7bf6ce7008","SID":"33a6e2226527473d"}}