{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/135 Esas<br>KARAR NO: 2025/778<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/03/2022<br>NUMARASI: 2021/360 E. - 2022/61 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirkete keşide edilen cayma bildirimine ilişkin ihtarnamenin 08.10.2021 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, huzurdaki davanın süresi içerisinde açıldığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır yapımcılık faaliyeti sürdürdüğünü, davalı sanatçı ile bu yapımcılık faaliyeti kapsamında  21.07.2007 tarihinde albüm yapımı ve mali hak devri içeren sözleşmenin imzalandığını, davalının müvekkili şirket tarafından yapımcılık faaliyeti yürütülecek olan \"...\" adlı albüm için icra edeceği eserlerin belirlendiğini ve işbu eserlere ilişkin olarak işleme hakkının, çoğaltma hakkının, yayma hakkının, temsil hakkının, tespit hakkının, işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkının süresiz olarak müvekkiline devredildiğini, \"...\" adlı albümün fonogramlara ilişkin kayıt-tescil  belgesinin de T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 31.10.2007 tarihinden itibaren kayıt ve tescil olduğunu, davalı tarafın Adalar Noterliğinin 24.09.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket ile imzaladığı sözleşmeden caydığının bildirilmiş olamasına rağmen, cayma hakkının kanunda belirtilen usule aykırı olarak kullandığını, cayma bildiriminin geçersiz olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete uygun bir süre vermediği gibi keşide ettiği tek bir ihtarname ile doğrudan cayma hakkını kullandığını, müvekkili şirketin davalıdan devraldığı mali hakları gerektiği gibi, hukuka ve sektöre uygun bir şekilde kullandığını, somut olay bakımından davalı yanın cayma hakkını kullanması açısından müvekkili şirkete süre vermemesini gerektirecek hallerden hiçbirisinin mevcut olmadığını, bununla birlikte böyle bir halin varlığının ispat külfetinin de davalı tarafta olduğunu, müvekkilinin devraldığı mali haklar kapsamında sözleşmeye uygun bir şekilde \"...\" adlı albüm için gerekli bandrolleri aldığını, albümün tespit, basım, yayım ve dağıtımını gerçekleştirdiğini, albümü T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde kayıt ve tescil ettirerek eser işletme belgesini aldığını, umuma iletim hakkı kapsamında dijital mecralarda umuma iletimini gerçekleştirdiğini, devraldığı tüm mali hak ve yetkileri gereği gibi kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, eser sahibinin menfaatlerinin esaslı bir şekilde ihlal edilmesi şartının da oluşması gerektiğini, davalı tarafın kanunda belirtilen \"hak ve yetkileri gereği gibi kullanmamak ve eser sahibinin menfaatlerini ihlal etmek\" şartlarından hiçbirini cayma beyanına gerekçe olarak göstermediğini ve müvekkili şirketin haklarını gereği gibi kullanmadığını veya menfaatlerini ihlal ettiğini iddia etmediğini, davalı yanın \"ödeme yapılmadığı\" gerekçesiyle cayma hakkını kullanmasının kanuna aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 21.07.2007 tarihli sözleşmede müvekkilinin davalıya herhangi bir bedel ödeme borcundan bahsedilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin davalı yana herhangi bir ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, davalı tarafın söz konusu müzik eserleri ile ilgili kendisine ödenmesi gereken bedelleri üyesi olduğu meslek birliği aracılığıyla tahsil edebileceğini, davalı yan tarafından yapılan cayma beyanına itirazlarının kabulüne, hukuka aykırı cayma ihbarının geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. <br>CEVAP DİLEKÇESİ  Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; davalı tarafça  21.07.2007 tarihli eser mali haklarına ilişkin sözleşmeden cayıldığı davacı tarafa ihtar olunmuş, davacı tarafça süresi içerisinde iş bu dava açılmıştır. FSEK 58 gereği \"Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. \" hükmünü ihtiva etmekte ise de davacının gerek dava dilekçesinde gerekçe aşamalardaki beyanlarında sözleşme hükümleri gereği ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığı, ödeme yapılmamasının caymayı haklı kılmayacağı iddiaları ve ödeme noktasında herhangi bir irade ortaya koymadığı dikkate alındığında mehil tayinine lüzum olmadığı, hak devrine rağmen 15 senedir herhangi bir ödeme almamış olan davalıdan, ödemeye ilişkin hüküm içermeyen bir sözleşmeye ilişkin olarak mehil verilmesinin beklenemeyeceği gibi mehil verilmesi halinde menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düştüğünün kabulünün gerektiği, doğrudan sözleşmeden cayabileceği sonucuna ulaşılmış davanın niteliği dosya kapsamı itibarı ile bilirkişi incelemesini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 21.07.2007 tarihli sözleşmede; davalının, müvekkili şirket tarafından yapımcılık faaliyeti yürütülecek olan \"...\" adlı albüm için icra edeceği eserlerin belirlendiğini ve bu eserlere ilişkin olarak işleme, çoğaltma, yayma, temsil, tespit, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkının süresiz olarak müvekkiline ait olduğunun kararlaştırıldığını, \"...\" adlı albümün Fonogramlara İlişkin Kayıt-Tescil Belgesi de T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından işbu sözleşme uyarınca müvekkili şirkete verilmiş olup söz konusu albümün 31.10.2007 tarihinden itibaren Bakanlık nezdinde müvekkili adına kayıtlı ve tescilli olduğunu, davalının sözleşmeden caydığını, cayma gerekçesi olarak 21.08.2007 tarihli sözleşmenin yaıplmasından beri tarafına hiçbir ödeme yapılmamasını gösterdiğini, müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmadığı hususunun mahkemece hatalı bir şekilde göz ardı edildiğini, FSEK m.52'ye göre mali hakların veya bu hakların kullanımının bedelsiz bir şekilde ve süre sınırlaması olmadan devredilebileceğinin kabul edildiğini, dava konusu sözleşmenin yazılı bir sözleşme olup konusu olan hakların da ayrı ayrı gösterildiğini, geçerli bir sözleşme olduğunu, ödemeye ilişkin bir hususun düzenlenmesi ya da mali hakların bedel karşılığı devri/kullandırılması şart olmadığından müvekkili şirketin de davalı yana herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, aksinin kabulünün sözleşme  serbestisi ilkesinin ve tarafların iradesinin yok sayılması anlamına geleceğini, mahkemenin dava konusu sözleşmenin ödemeye ilişkin hüküm içermediğini kabul ettiğini buna rağmen ödemeye ilişkin hüküm içermeyen sözleşme uyarınca müvekkili şirketin ödeme yapmadığı gerekçesiyle davayı reddettiğini, mahkeme kararının açıkça çelişki içerdiğini, 15 yıldır ödeme talebini dile getirmeyen davalı yanın kötü niyetinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmede herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmasa da sözleşme imzalandığından beri davalının sözleşme konusu eserlere ilişkin üyesi bulunduğu meslek birliğinden ödeme almakta olup bu hususu inkar dahi etmediğini, ödeme almadığı gerekçesiyle sözleşmeden caydığını bildiren davalının 15 yıllık süre içerisinde bir kez olsun müvekkili şirketten ödemeye ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığını, halihazırda bir alacak talebi bulunduğu kabul edilse dahi alacaklara ilişkin zamanaşımı 10 yıl olup 15 yıllık sözleşme açısından zamanaşımının da dolduğunu, mahkemenin davalının meslek birliğinden aldığı ödemelere ilişkin hiçbir inkarı ve şimdiye kadar ödemeye ilişkin herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen bu hususu göz ardı ettiğini, sözleşmede bedel ödeme yükümlülüğü bulunmayan müvekkil şirketi olmayan bir yükümlülüğün yerine getirilmemesinden sorumlu tuttuğunu, taraflarınca bilirkişi deliline dayanılmasına ve bilirkişi ücreti yatırılmasına rağmen mahkemece dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediğini, mahkemenin hiçbir inceleme yapmadan tek celsede yargılamayı bitirdiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin delilden vazgeçme anlamına geldiğini, her ne kadar 15.03.2022 tarihli duruşma zaptında davacı vekili olarak \"herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır\" yönündeki beyanın yalnızca davanın usulüne ilişkin incelenmesini istedikleri bir husus bulunmadığını belirtmek amacıyla dile getirildiğini, davalı yanın menfaatlerinin ihlal edilmemiş olup caymanın esasına yönelik şartların gerçekleşmediğini, delilleri ile iddiaları doğrulanmışsa da mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda delillerinin değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin devraldığı haklardan gereği gibi faydalanmadığını iddia eden davalının, menfaatlerinin esaslı şekilde ihlal etdildiğini de ortaya koyması gerektiğini, yalnızca haklardan gereği gibi faydalanmama hususunun cayma hakkının kazanılması için yeterli olmayıp aynı zamanda eser sahibinin menfaatlerinin esaslı bir şekilde ihlal edilmesi şartının da oluşması gerektiğini, 21.07.2007 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmede belirtilen hakların müvekkili şirkete münhasıran devredilmeiğinin görüleceğini, bunun da müvekkili şirket yanında davalının da eserleri kullanabileceğini göstermekte olup menfaat ihlalinin oluşmadığını gösterdiğini, davalının ödeme yapılmadığı gerekçesiyle cayma hakkı kullanmasının kanuna aykırı olduğunu, mahkemenin tüm bu açıklamalarını, sundukları delilleri göz ardı ederek devraldığı mali hakları gereği gibi kullanan müvekkili şirketin yükümlülüğü bulunmayan bir hususu yerine gelmediğini belirttiğini, müvekkili irketin mali hakları gereği gibi kullanmadığını ve menfaatlerini ihlal ettiğini ispat yükünün davalı yanda olup davalı yanın, müvekkili şirketin devraldığı mali hakları gereği gibi kullanmadığını dile getirmediği gibi buna ilişkin bir delil dahi sunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğü olsaydı dahi bu durumun cayma hakkının kullanılmasına ilişkin şartlardan olmadığından davalı yanın yine esasa ilişkin şartların yokluğu nedeniyle cayma hakkını kullanamayacağını,  15.03.2022 tarihli duruşma zaptında davalının  \"15 yıllık süre içerisinde herhangi bir ödeme yapmayan ve çalışmalarından haberdar etmeyen davacıya süre verilmesinin gerekli olmadığını kanaatindeyiz\" şeklinde beyanda bulunduğunu, er ne kadar davalı yan kanuna aykırı olarak süre verilmeden cayma ihbarında bulunmasını haklı göstermek adına ödeme yapılmaması yanında çalışmalardan da haberdar olmadığını belirtmişse de ihtarnamede bu husustan bahsetmediğinden bu beyanın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin davalıyı her daim haberdar ettiğini, cayma hakkının usule aykırı olarak kullanılmış olup müvekkili şirkete mehil verilmediğini, davalının davaya cevap vermediği gibi mehil verilmesini gerektirmeyen herhangi bir hali de ispat etmediğini, mahkemenin müvekkili şirketin böyle bir yükümlülüğü bulunmamasına rağmen ödeme yapılmamasını caymaya gerekçe olarak görmesinin başlı başına hatalı bir karar iken cayma usulüne aykırı olarak mehil verilmesinin beklenemeyeceğine karar vermesinin de bir başka hatalı ve çelişkili tespit olduğunu, 15 yıldır ödeme yapılmamasına sesini çıkarmayan davalının mehil vermeden sözleşmeden cayabileceğini düşünmenin izahtan vareste olduğunu, cayma ihbarından sonra haberdar olunan iradeye dayanarak mehil verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerek mantığa gerekse FSEK m.58'e aykırı olduğunu, davaya cevap dilekçesi ve delil sunmamış olan davalının duruşmadaki iddiasının gerçek olup olmadığının dahi araştırılmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davacı tarafından davalının cayma hakkına itirazın kabulü ile caymanın geçersizliğinin tespiti davasıdır.Davacı tarafından, taraflar arasında düzenlenen  21.07.2007 tarihli sözleşme ile, davalının davacı  şirket tarafından yapımcılık faaliyeti yürütülecek olan \"...\" adlı albüm için icra edeceği eserlerin belirlendiği ve işbu eserlere ilişkin olarak işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, tespit hakkı, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı süresiz olarak davacı tarafa devir edildiğini ileri sürmüştür. Davalı duruşmadaki beyanında,  sözleşmede mevzuat kapsamında mali ve manevi haklar yönünden herhangi bir düzenleme yapılmadığını, sözleşmenin üzerinden geçen 15 yıllık süre boyunca herhangi bir ödeme yapılmadığını, eserlere ilişkin yapılan çalışmalardan haberdar edilmediğini, belirtmiştir. Adalar Noterliği'ne ait  24/11/2021 tarih 02497 yevmiye nolu ihtarnamenin davalı tarafından düzenlettirildiği ve ihtarnamede; \"Aramızda akdedilen 21/07/2007 eser mali haklar sözleşmesi yapılmasından beri tarafıma hiç bir ödeme yapılmamıştır. Bu akde yasa ve hukuka üstelik vicdana da aykırı tutum nedeniyle 5846 sayılı yasanın 58 maddesine göre akitten caydığımı ihbar zorunluluğu doğmuştur. Ayrıca 5846 sayılı yasa ve hukuktan doğan mali ve fikri haklarımı talep konusundaki hakkımı da saklı tutuyorum.\"  şeklinde olduğu ve davacıya  08/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 5846 sayılı Kanunun Madde 58, \" Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur. Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir. Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür.\" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında, 21.07.2007 tarihli eser mali haklarına ilişkin sözleşme düzenlendiği adı geçen sanatçı tarafından icra edilmiş bulunan adı geçen müzik eserleri sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde MC, CD, VCD ,DVD, gibi her türlü görüntülü veya görüntüsüz ses ve görüntü taşıyıcıları da kullanılacağı, adı geçen müzik eserlerinin işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, tespit hakkı, işaret ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı süresiz olarak adı geçen firmaya ait olduğunun belirtildiği, sözleşmede herhangi bir bedel kararlaştırılmadığı, davalı  sanatçı tarafından davacıya Adalar Noterliği'ne ait  24/11/2021 tarih ... yevmiye nolu  ihtarname gönderilerek cayma hakkının kullanıldığı bildirilmişse de, davalı tarafça davalıya münasip bir mehil verilmediği anlaşılmıştır. 5846 Sayılı FSEK 58. Madde düzenlemesinden, cayma hakkının kullanılabilmesi için kural olarak uygun bir mehil verilmesinin şart olduğu, davalı tarafça mehil verilmesi gerekmeyen yasal hallerin mevcudiyeti ispat olunamazsa, mehil içermeyen bir ihtara dayanılarak cayma hakkının kullanılamayacağı, bunun sonucu olarak da, sözleşmenin varlığı ve geçerliliğini korumaya devam edeceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/12/1997 tarihli, 1997/4440 Esas- 1997/9678 Karar sayılı kararı)  FSEK 58/2 maddesinde; \"...Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.\" hükmü düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince, hak devrine rağmen davalı sanatçının 15 yıl ödeme almadığı, davalıdan ödemeye ilişkin hüküm içermeyen bir sözleşmeye ilişkin mehil verilmesinin beklenemeyeceği, davalının menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düştüğünün kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmışsa da; davalı tarafça davacının devredilen hakları kullanmadığının ileri sürülmediği, sözleşmede hakların bedelsiz devrinin kararlaştırıldığı, bu durumun mehil tayinini gerektirmeyeceğinin kabulünün hatalı olduğu, kaldı ki mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düşeceğinin de iddia ve ispat edilemediği anlaşılmakla,  mahkemece davanın kabulü ile, usulüne uygun olarak mehil verilmeden kullanılan caymanın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne davalı tarafından kullanılan caymanın iptaline karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/03/2022 tarih, 2021/360 E., 2022/61 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜNE, Davalı tarafından kullanılan caymanın iptaline, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 64,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 191,30 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 156,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 376,70 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60b46cec1e16af2d","SID":"6910c1f7195368ff"}}