{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1869 Esas<br>KARAR NO: 2025/916 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2023<br>NUMARASI: 2022/54 E.  -  2023/167 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı dava dilekçesi ile;  davalı şirketle birlikte farklı üç şirkete karşı TPMK nezdinde ... numarası ile adına tescil edilen  \"...\" markasını, davalı şirketin \"...” olarak bedelini ödemeden kullandığını, davalı tarafından izinsiz kullanımın men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, dava değerinin tespit edilerek tarafına ödenmesine karar verilmesi talebiyle 2021/145 Esas sayılı davayı açmıştır. <br>TEFRİK KARARI: Mahkemece 28/03/2023 tarihli ara kararı ile davalı ... A.Ş. Hakkında açılan davanın asıl davadan ayrılarak, Mahkemenin ayrı esasına kaydedilmesine karar verilmiş, yargılamaya 2022/54 Esas sayısı üzerinden devam edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  Müvekkili şirketin ... A.Ş.'nin  markasının yaygın, tanınmış olduğunu ve  TPMK nezdinde de ... numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ticari unvanının \"...\" olup, dava dilekçesinde müvekkilinin \"... A.Ş.\" olarak gösterilmesi karşısında husumet itirazında bulunduklarını,  dava dilekçesinin HMK'nın 194. maddesinde hüküm altına alınmış iddiaları somutlaştırma yükümlülüğünün gereklerini haiz olmadığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, arabuluculuk dava şartı tamamlanmadan maddi tazminat talepli davanın açıldığını, birbiriyle irtibatı olmayan davalılar aleyhine açılan davaların ayrılması gerektiğini, davacının herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan ve hangi amaçla dahi kullanıldığı belli olmayan markasını kullandığını ispat etmesi gerektiğini, davacının markasını kullandığını ispat etmedikçe tescilden doğan haklarından faydalanamayacağını, davaya mesnet olarak gösterilen tescilli \"...\" ibareli marka ile müvekkilinin kullandığı \"...\" ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, itiraza mesnet gösterilen \"...\" ibareli markanın davaya konu ibare ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, markalar arasında değerlendirme yapılırken bütüncül bir değerlendirme yapılması gerektiğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbirlerine benzerliklerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin kullandığı \"...\" ibaresiyle davacının markasını olan \"...\" arasında benzer olarak algılanabilecek tek unsurun \"... \" kelimeleri olduğunu, bu kelimelerin herhangi bir ayırt ediciliğinin olmadığını, söz öbekleri parçalanarak incelendiğinde de herhangi bir anlam ifade etmediğini ve esas unsur olmadığını, tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açmayacağını, \"...\" ibaresinin genel kullanımın yaygın olduğu ve ayırt edici özelliğinin düşük olduğunu, davacının slogan markası için 08/10/2020 tarihinde başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin ise ilgili ifadeyi reklamlarında uzun süredir kullandığını, örnek olarak 08/07/2020 tarihli reklam videosunun dosyada yer aldığını, ilgili ifadeyi pazarlama faaliyeti kapsamında kullandığını,  hali hazırda bu ifadenin kullanımının devam etmediğini, her ne kadar ibareler benzer olmasa da müvekkilinin marka üzerinde başvurudan önceki kullanım sebebiyle öncelik hakkının bulunduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26.10.2023 tarihli 2022/54 E. - 2023/167 K.  sayılı kararıyla; \"...Davacının markasının; \"... - ...\" şeklinde olduğu, Google'da \"...\" şeklinde arama yapıldığında; 289.000 sonuç çıktığı, yaygın olarak bir kalıp şeklinde kullanıldığı, bu bakımdan zayıf marka olduğu ve davalının kullanımı ile bütünsel açıdan karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı, bu nedenle marka hakkına tecavüz durumunun söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine \"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davayı açmadan önce davalı şirkete \"...\" sloganının kendisine ait olduğuna dair mail attığını, davalının akabinde sosyal medya hesapları dahil bütün mecralardaki \"...\" sloganlı reklam filmlerini yayından kaldırdığını, \"...\" sloganlı reklamlar yaptığını, bunun bile markasına tecavüz edildiğinin ispatı olduğunu, kendisinin 2013'te, davalının ise 2020'de, yani kendisinden 7 yıl sonra bu sloganı  reklamlarda kullandığını belirterek, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...\" markasının 35. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince reklamcılık ve halkla ilişkiler sektöründen Gültekin Kabakçı ve marka vekili ...'dan alınan 10/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacının tescilli markası ile davalının kullanımı bütünsel açıdan karşılaştırıldığında, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı kanaatlerine ulaşıldığı, her türlü hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı asil istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi, davalının kullandığı \"... \" sloganının davacının \"...\" markası ile benzer olmadığı, davacının markasının tescilli olduğu 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri için zayıf marka niteliğinde olduğu, davalının kullanımında davacının markasında yer alan \"...\" ibaresinin dışında başkaca kelime unsurlarının bulunmadığı, davalının \"...\" kelimelerini şekil unsurunu da içerecek şekilde ve \"...\" ibaresi ile birlikte kullandığından, davacının markası ile farklılaştığı, bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59dc2d8b33111ad6","SID":"982a3ba8e48ce101"}}