{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1870 Esas<br>KARAR NO: 2025/917 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2023<br>NUMARASI: 2022/56 E.  -  2023/168 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı dava dilekçesi ile;  davalı şirketle birlikte farklı üç şirkete karşı TPMK nezdinde ... numarası ile adına tescil edilen  \"...\" markasını, davalının \"...\" olarak bedelini ödemeden kullandığını,  klibin 121.523.656 tıklanmaya ulaştığını belirterek, davalı tarafından izinsiz kullanımın men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, dava değerinin tespit edilerek tarafına ödenmesine karar verilmesi talebiyle ... Esas sayılı davayı açmıştır. <br>TEFRİK KARARI: Mahkemece 28/03/2023 tarihli ara kararı ile davalı ...  Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın asıl davadan ayrılarak, Mahkemenin ayrı esasına kaydedilmesine karar verilmiş, yargılamaya 2022/56 Esas sayısı üzerinden devam edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, kendisine ait olan markanın izinsiz kullanıldığı gerekçesi ile tazminat talebinde bulunduğundan öncelikle Arabuluculuk Kanun yoluna başvurmasının zorunlu iken bu yola başvurmadan dava açmış olması nedeni ile  davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin;  sanatçı ...' in yapımcısı olup sanatçının seslendirdiği \"...\" adlı eserin söz ve müziği ...  adlı kişiye ait olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte,  söz konusu davayı eser sahibine yöneltmesi gerekirken müvekkiline yöneltmesi karşısında husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde düzenlememesinin yanı sıra, dava dilekçesi  incelendiğinde görüleceği üzere her bir davalı için ayrı ayrı dava açması gerekirken tek bir dava açıldığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, izinsiz kullanımının olduğunu iddia ettiği tüm markalarla davalıların kullanım alanlarının birbirinden bağımsız olup, aralarında hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenle her bir marka ve davalı açısından davanın ayrılarak değerlendirilmesinde fayda bulunduğundan HMK'nın 167. maddesi kapsamında davanın tefrik edilmesi ve ayrılması gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, aksine kötü niyetle hareket ederek ekonomik anlamda haksız kazanç temin etmeye çalıştığını,  dava dilekçesinin bütünü ile incelendiğinde; davacının asıl düşüncesinin  pek çok markayı kendi adına tescil ettirip akabinde kendi ifadesi   ile \"üç aşağı beş yukarı anlaşırız\" düşüncesi ile hareket ederek haksız gelir elde etmek olduğunun aşikar olduğunu, davacının gözden kaçırdığı hususun, hukukun kötüniyeti korumayacağı kuralı olduğunu, davacının \"...\" adlı markayı 35. sınıfta 07.04.2021 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin yapımcısı olduğu sanatçı ...'in seslendirdiği \"...\" adlı esere ilişkin klibin ise 2014 yılında piyasaya arz edildiğini, söz konusu \"...\" adlı eserin söz ve müziğinin ...'e ait olduğunu, davacının bu markayı ne tescilden önce ne de tescilden sonra kullanmadığını, bir markanın tescil edildiği alanda kullanılıyor olması gerektiğini,  ayrıca \"...\" kelimesinin günlük hayatta sık sık kullanılan bir kelime olup, müzik içerisinde yer aldığını, bu kelimenin davacı tarafından tescil edildi diye sadece davacı kullanımına bırakılmasının mümkün olmadığını, \"...\" kelimesinin ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığını, \"...\" kelimesinin davacının tescilli markası olan \"...\" markası ile birebir aynılık, benzerlik özelliğini de taşımadığını savunarak, açıkladıkları   ve mahkemece res'en gözetilecek nedenlerle öncelikle müvekkili aleyhine açılan davanın ayrılmasına, akabinde davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26.10.2023 tarihli 2022/56 E. - 2023/168 K.  sayılı kararıyla; \"...Davacının gerçek hak sahipliğine yönelik sunulan belgeler incelendiğinde: Bu kullanımların mal/hizmetin kaynağını işaret edebilir şekilde markasal bir kullanım olmadığı,  tescilden önce kazanılmış bir ayırt ediciliği olmadığı ve gerçek hak sahipliğinin söz konusu  olmadığı anlaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz fiili için aranan kriterlerden biri aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsamasıdır. Davacının markasının 35. sınıftaki hizmetler yönünden tescilli olduğu, davalının kullanımlarının ise bir müzik eseri içerisinde geçtiği/adı olduğu, bir hizmet verilmediği, somut olayda; markasal bir kullanım olmadığı, bu nedenle marka hakkına tecavüz durumunun söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine... \"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin davalılar tarafınca taraflı, yanıltıcı ve yalan beyanlarına istinaden açtığı dört davayı da reddettiğini,  Davalıların ve bilirkişi heyetinin markalarının tescil tarihinini baz alarak reklamlarda kendisinden önce kullandıklarını iddia ettiklerini, Halbuki, kendisinin \"...\" sloganını reklam filmi senaryosunda 30/07/2014, \"...\" sloganlı reklam filmi senaryosunun 12/09/2011'de yayınladığını, Davalının \"...\" ibaresini klipte kullanma tarihinin kendisinden 47 gün sonra, 15/09/2014 olduğunu, Bu hale göre FSEK'in 2-ç bendinin 7. Maddesine ve TTK'nın 54/2. Hükmüne göre eser sahibi olduğunun tespiti gerekirken, haksız ve hukuksuz olarak davasının esastan reddedildiğini, Bilirkişi heyetinin davalının beyanlarını kopyala yapıştır yaparak rapor düzenlediğini, 4 dosyanın raporunu da aynı heyetin yazdığını belirterek, açıklanan nedenlerle, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/56 Esas, 26/10/2023 tarihli esastan ret kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...?\" markasının 35. sınıfta davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen eser tescil belgesi ve ekleri incelendiğinde; \"...\" isimli ...'in seslendirdiği albümdeki \"...\" isimli şarkının bestecisi, söz yazarı ve aranjörünün ... olduğu, fonogram yapımcısının ise davalı ... Tic. Ltd. Şirketi olduğu, kayıt tescil tarihinin 07/05/2014 olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince reklamcılık ve halkla ilişkiler sektöründen ... ve marka vekili ...'dan alınan 28/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Dosya kapsamında marka hakkına tecavüz söz konusu olmadığı kanaatlerine ulaşılmış olup, her türlü hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı asil istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi, davalının fonogram yapımcısı olduğu müzik albümünde yer alan şarkının adında ve şarkı sözlerinde kullanılan \"...\" kelimesinin davalının markasının tescilli olduğu 35. sınıftaki hizmetlerde kullanılmadığı, davalının yapımcılığını yaptığı albümün davacının marka tescil tarihinden çok önce 2014 tarihinde eser tescil kaydının yapıldığı, davacının bu tarihten önce markayı kullanarak ayırt edicilik kazandırdığına dair dosyada delil bulunmadığı, ayrıca bu ibarenin Türkçede herkes tarafından sıklıkla kullanılan bir selamlaşma ibaresi olduğu, bu ibarenin kullanımının davacının tekeline verilemeyeceği, marka hakkına tecavüzün koşullarının mevcut olmadığı kanaatine varılmakla, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99775949e8c8c6b3","SID":"e90d3591a13feb4d"}}