{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/420 <br>KARAR NO: 2025/1251<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/11/2024<br>NUMARASI: 2023/780  E. - 2024/768 K. <br>DAVA: Şirketin İhyası <br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,  davalılar Ticaret Sicil Müdürlüğü ile davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karara karşı,  tasfiye memuru  ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Limited Şirketi ve SGK Başkanlığı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin  2017/416 Sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığını, ancak ne var ki ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğininin yapılan yargılamada öğrenildiğini,  iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesince  davacıya davayı açmak için mehil verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 17.03.2004 tarihinde terkin edildiğini ileri sürerek,  ... Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle;  davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili şirkete yöneltildiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan  Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve SGK Başkanlığı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin  2017/416 Sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığını, ancak ne var ki ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğininin yapılan yargılamada öğrenildiğini,  iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesince  davacıya davayı açmak için mehil verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 17.03.2004 tarihinde terkin edildiğini, şirketin ihyası için  İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/780 Esas sayılı dosyasıyla dava açtıklarını ancak yargılama esnasında sicilden terkin işleminin bir tasfiye sonunda gerçekleştiği; şirketin tasfiye memuruna karşıda davanın yöneltilmesi zorunlu olduğu belirtilerek bu kez de tasfiye memuru aleyhine birleştirme talepli dava açmak üzere kendilerine yetki verildiğini,  İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/780 Esas sayılı dosyasından   verilen ara karar gereğince iş bu davayı açtıklarını ve  dosyaların birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı  ... vekilinin, savunmasında özetle; dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde müvekkilinin davalı olmadığını, ancak Ticaret Sicil  Müdürlüğünden gelen üst yazıda sehven tasfiye memuru olarak müvekkilinin ismi yazılsa da ekindeki imza beyannamesinde tasfiye memuru olarak ...'in yazıldığını, müvekkilinin hisselerini çok önceki tarihlerde devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, davalı şirkette hiç bir idari ve ya temsili görevi kalmadığını  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547. maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin  28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası istenen şirketin terkinine ilişkin tüm kayıtlar, belgeler, tebligatlar ve sicil dosyası celp edilerek incelenmiş, şirketin son tescilini 17/03/2004 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 17/03/2004 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.  Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye Halinde ... San. Ve Tic.Ltd.Şti.'nin  tasfiyeye girdiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2017/416 Esas sayılı dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen  davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmış olup davanın davalı ... Sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiştir. Diğer davalı ... in davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi yönünde hüküm kurulmuştur. \" gerekçesiyle,  davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğunda reddine, davalılar Ticaret Sicil Müdürlüğü ile davalı ... yönünden davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2017/416 Esas sayılı dosyası ile bu dosyaya konu yargılama ve verilecek kararın infazı ile ilgili yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tescil ve ilanına, şirketin yetkilisi ve ortağı ...'in (TC....) tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdir edilmesine yer olmadığına, kararın İstanbul Ticaret Sicili'ne tesciline, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar  verilmiştir.   Bu karara karşı, tasfiye memuru vekilince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Tasfiye Memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davada taraf olmadığını,  buna rağmen mahkeme tarafından müvekkiline dava dilekçesinin tebliğ edildiğini,  müvekkilinin davada taraf olmadığı, şirket hissedarı ve yöneticisi olmadığı, şirketin tasfiyeye girmeden önce tüm hisselerini devrettiği ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden mahkemeye gönderilen tezkere cevabında ...'in yazıldığı ancak ekinde gönderilen belgelerde  tasfiye memuru olarak ...'in isminin yazıldığın, dava dilekçesinin müvekkiline sehven tebliğ edildiği hususularında dilekçe sunulduğunu, ancak mahkemece bu dilekçe içeriği gerekçeli kararında belirtmekle birlikte davada taraf olmamasına  rağmen sanki davanın davalısıymış   gibi ve  TSG  cevabi yazısı ekindeki belgelere göre  tasfiye memurunun ...olduğunu yazmasına rağmen ve şirket müdürü olarak da ... yazmasına rağmen müvekkilinin şirket ihya memuru olarak tayin edilmesinin  mümkün  olmadığını, TSG müdürlüğünden gelen  üst yazıda sehven tasfiye memuru olarak müvekkilimin ismi yazılsa da ekindeki imza beyannamesinde tasfiye memuru olarak ... olarak yazıldığını,  müvekkilinin şirket  hisselerini 1994 yılında devretdip ortaklıktan ayrıldığını, davalı şirkette hiç ortakliği ve temsili görevi kalmadığını, .Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın  bozulmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,  davalılar Ticaret Sicil Müdürlüğü ile davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhyası talep olunan Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesinin sona erip 17.03.2004  tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547.maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi  ve SGK Başkanlığı aleyhine davacı tarafça İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin  2017/416 Sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığı, dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edilmesi sebebiyle taraf teşkilinin sağlanamadığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Her ne kadar mahkemece davanın ... yönünden kabulüne karar verilmiş ise de; somut olayda, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 02.11.2023  tarihli müzekkere cevabında tasfiye memurunun ... olduğu bildirilmiş olup bu sebeple davacıya  bu kişiye karşı dava açması için süre verilerek açılan dava eldeki dava ile birleştirilmiştir. Ancak, müzekkere cevabının ekindeki imza beyannamesinde tasfiye memurunun ...olduğu beliritlmektedir. Yine TSG'nin 17.01.2003 tarihli ve 5720 sayılı nüshasında ihyası istenen şirkete ilişkin  ilanda  tasfiye memurunun ...olduğuna dair şirketin 06.01.2003 tarihli ve 8 no'lu ortaklar kurul kararının ilan edildiği görülmüştür.  Davalı ... vekilince yargılama sırasında sunulan beyan dilekçesinde de bu hususlar belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece davalı tasfiye memurunun bu beyanları üzerinde durulmaması hatalı olmuştur.Bu durumda, mahkemece davalı ... 'in tasfiye memuru olmadığına dair savunmaları üzerinde durulması, Ticaret Sicil Müdürlüğünü cevabi yazısında tasfiye memurunun ... olarak bildirilmesine rağmen diğer begelerde ...'in tasfiye memuru  görünmesinin sebebi araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu sebeple kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3- Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince tasfiye memuruna iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.10.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66c2b0ecd5390ec9","SID":"be8f962f863bed6c"}}