{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/515 <br>KARAR NO: 2025/877<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.10.2025<br>NUMARASI: 2023/776 Esas - 2024/637 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali  (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına  dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ilişki gereğince edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, talep edilen emtianın davalıya teslim edildiğini, davalının ise teslim aldığı emtia için düzenlenen fatura borcunu ödemediğini, 29.025,73 TL faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu davalıya tebliğ edilen faturalara süresinde itiraz edilmediğini ileri sürerek, davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Dava,  davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali  davasıdır. Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafça itirazın talepli dava açılmış ise de 12.09.2024 tarihli beyan dilekçesinden ve 01.10.2024 tarihli duruşmada alınan beyanlardan talep edilen ödemenin davalı tarafça yapılmış olduğu anlaşılmakla konusuz kalan dava bakımından  karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan her ne kadar dava konusuz kalmış ise de;  davalı tarafça 10.000,00 TL ödemenin dava açılmadan önce 29.05.2023 tarihinde yapıldığı, 19.025,00 TL ödemenin ise dava açıldıktan sonra 06.09.2024 tarihinde yapıldığı somut gerçekliği karşısında, 6100 sayılı HMK 331 maddesi gereği davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre, davacının, davayı açmakta haklı olması sebebiyle harç, davalıdan alınmış, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun  297/1-ç ve 326. Maddeleri de gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti ve diğer yargılama giderleri, yapılan bir kısım ödemenin davadan önce yapıldığı...\" gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cari hesaba ve faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 29.025,73 TL alacak için icra takibi başlatıldığını, takibe yönelik itiraz üzerine eldeki davanın açıldığını, yargılama sırasında yalnızca ana para borcunun ödendiğini, ancak mahkemece davanın konusuz kalmasına nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, oysa borcun süresinde ödenmemesi ile başlatılan icra takibinin yerinde olduğunu, icra takibi başlatılırken yapılan masrafların, icra dosyasında işleyen faizin ve icra vekalet ücretinin de  ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin takip tarihi itibariyle  29.025,73 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, icra inkâr tazminatı talep edilmesine karşın bu hususta bir karar verilmediğini, icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğunu, davalının hiçbir gerekçe ve mazeret göstermeksizin arabuluculuk toplantısına katılmadığını, bu nedenle tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve bakiye alacak bakımından davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde davacının, satım konusu emtiayı davalıya teslim ettiği sabittir. Davacı 29.05.2023 tarihinde 29.025,73 TL cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatmıştır. Davalı Ayvalık İcra Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 11.07.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile borç ve ferilerine itiraz etmiştir. Dava 16.11.2023 tarihinde takip miktarı olan 29.025,73 TL üzerinden açılmıştır. Ödeme emrinin 05.07.2023 tarihinde tebliği nedeniyle itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 03.07.20223 tarihinde davalının 10.000,00 TL ödediği anlaşılmaktadır. Bu husus davalının defteri ile de sabittir. Diğer yandan davacı vekili 12.09.2024 tarihli dilekçesinin ekine sunduğu belge ile kalan 19.025,00 TL borcun da dava sırasında 06.09.2024 tarihinde davalı tarafından ödendiğini belirtmiştir. Bu durumda takip konusu borcun 10.000,00 TL'si takipten sonra ancak davadan önce, kalan kısmı ise davadan sonraki bir tarihte ödenmiştir. Takip talebinde asıl alacağa faiz uygulanması istenmiştir. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin de bulunduğu görülmüştür.İtirazın iptali davası, borçlunun itirazı üzerine duran takibin harekete geçilmesi ve tahsil işlemlerinin sağlanması için genel hükümlere göre açılan bir davadır. Bu nedenle davadan önce ödenen borç hakkında itirazın iptali davası açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Bu nedenle takipten sonra ancak davadan önce 03.07.2023 tarihinde ödenen 10.0000 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, bu miktara yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu kısım yönünden belirtilen şekilde karar verilmemesi hatalı olup, dava şartlarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, Dairemizce, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince bu husus istinaf başvurusu sırasında resen dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacının fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 19.025,73 TL alacağının dava tarihinde ödenmediği ve bu alacak ile ferileri yönünden itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece belirlenen bu alacağın dava tarihinden sonra 06.09.2024 tarihinde ödendiği davacı vekilince sunulan banka dekontundan anlaşılmaktadır. Bu durumda itirazın iptali davasının niteliği ve takip ferilerinin tahsili bakımından mahkemece, belirlenen alacak üzerinden itirazın iptaline, yapılan ödemenin tarihi de gösterilerek icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın iptaline konu alacağın ferilerinin tahsilini olanaksız kılacak şekilde konusuz kalan davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Son olarak, İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının alacaklı lehine sonuçlanması ve alacağın likit olması hâlinde alacaklı yararına %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerekmektedir. İtiraz ve dava anında borçlunun, borcun ödenmeyen kısmına yönelik itirazı haksız olup, sonradan ödeme yapılması  hâlinde dahi ödemenin öncelikle faiz ve takip giderlerine mahsubu ile bakiye alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesi ve davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince hatalı değerlendirme ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi gerekmiştir. Davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulurken, yargılama giderleri de davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre taraflara tahmil edilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ve dava şartı yönünden re'sen dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve sonuçta davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33,355 353/1.b.2 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın 19.025,73 TL  asıl alacak üzerinden iptaline, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren -taleple bağlı kalınarak- yıllık %9 oranını aşmamak üzere yasal temerrüt faizi uygulanarak tahsili için takibin devamına; dava tarihinden sonra davalı tarafça 06.09.2024 tarihinde yapılan 19.025,00 TL ödemenin, icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına,2-Takipten sonra ancak davadan önce ödenen 10.000,00 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, bu miktara yönelik davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, hüküm altına alınan alacağın takdiren % 20'si oranında hesaplanan 3.805,14 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  4-Alınması gereken 1.299,65 TL harçtan, peşin alınan 350,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 949,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  5-Davacı tarafça yatırılan 290,28 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça ilk derece aşamasında sarf edilen ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı  3.679‬,00 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 2.411,47 TL'lik bölümünün davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,  7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 19.025,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 2.045 TL 'lik kısmının davalıdan,  1.075 TL'lik kısmınındavacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 84,00 TL ilk derece aşaması sonrası ve istinaf posta gideri olmak üzere toplam 246,10 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 13-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f4e6e13b59f145f","SID":"39f2ec9bb90e8767"}}