{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/194 <br>KARAR NO:2025/812<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/11/2022<br>NUMARASI:2020/340 E. - 2022/686 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirketler aleyhine 09.09.2018 keşide tarihli, 20.500,00-₺ meblağlı çekin karşılığının ödenmediği gerekçesi ile ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkili şirketlerin çeşitli sebeplerle itiraz etmediğini veya edemediğini, haklarındaki takibin kesinleştiğini, anılan çek üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın müvekkili şirketlerine ait olmadığını, çeklerin belirtilen şirket merkezinden çalınmak suretiyle elde edildiğini, müvekkilleri ne kendilerinden sonraki cirosu bulunan şirketi, ne de devralmış görünen alacaklı şirketi tanımadığını, aralarında alacak-verecek doğurabilecek bir ticari münasebet olmadığını, çeklerin mahalden bilinmeyen bir zamanda çalındığını, eylemin tüm koçanın alınması şeklinde değil de aradan birkaç nüsha çekilerek alınması gibi yapıldığından müvekkillerinin haberi olmadığını, kendilerinin bu durumdan ellerine icra dosyasının tebligatları ulaştığında haberdar olduklarını, dolayısıyla bir suç duyurusunda bulunma imkânlarının da olmadığını, bu sebeple müvekkillerinin mağdur olduğunu, açıklanan nedenlerle; ...sayılı dosyasına borçlu bulunmadıklarının tespitine, karşı tarafın takip meblağının %20'si tutarında tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu çeke ilişkin alacağı ciranta ... Şirketi'nden faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu ve alacağa ilişkin fatura tevsik edilerek devraldığını, bu sebeple müvekkilinin iyi niyetli son hamil olarak alacaklı sıfatını taşıdığını, müvekkilinin çekin alacağını devraldığı ... Şirketi ile imzaladığı ön ödeme talimatında devredilmiş alacağın alıcıları ile arasında mal ve hizmet satışından kaynaklandığını, mal ve hizmetin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, teslim edildiğine dair imza altına alındığını, borçlu tarafın itiraz dilekçesinin ekinde çalındığını beyan ettiğini, davacı tarafından çalıntı iddialarına ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulmadığını, zayii davası ikame edilmediğini, borçlunun  çekte keşideci sıfatı ile atılan imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ederek  borca ve imzaya itiraz ettiğini, itiraz eden borçlunun itirazının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, borçlunun çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığı iddiası müvekkili şirketin borçlular aleyhine icra takibi başlatmasına engel olmadığını, müvekkilinin çeki ciro yoluyla iktisab ettiğini ve çek üzerindeki keşideci imzasının geçerliliğini bilebilecek durumda olmadığını, davaya konu icra takibinin 24/09/2018 tarihinde başlatıldığını, ödeme emrinin davacı borçlunun daimi çalışanına 01/03/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, açıklanan nedenlerle borçlu tarafın borca ve imzaya olan  itirazı usul ve yasaya aykırı olup herhangi bir hukuki dayanağı bulunmayan iddialar içerdiğini, borçlunun bu itirazdaki amacının mal varlığını elden çıkararak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek olduğunu, davacı/ borçlu tarafın haksız ve kötü niyetli itirazları ile davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen bu dava neticesinde davacı tarafa %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Davacı tarafça dava konusu çeke ilişkin davalı ile hiçbir ticari alışverişlerinin olmadığını ayrıca alacaklı görünen kişiye hiçbir borçlarının olmadığını bu nedenle dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açılmış olup, davalı taraf  3. İyi niyetli kişi olduklarını,  davacı şirketle aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı iki tarafın da kabulünde olduğu, dava konusu çeke ilişkin davalı tarafından...  sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından dava konusu  çekin haklı olarak iktisap edildiğini ispata yarar belge ve ticari kayıtların sunulmadığı anlaşılmakla, davacı tarafça takip konusu çekteki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle davacı tarafından alınan ıslak imza örnekleri,  davacı tarafa ait imza asılları ile dava konusu çekteki  imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı ... Şti ile ... Adi Ortaklığı'nı münferiden temsil eden yetkili temsilci ... ile ...'in eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu çekteki ciro altında bulunan şirket imzasının davacı yetkilisinin  eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, \"Davanın  KABULÜ ile davacının ... Sayılı icra takibine konu 11.04.2018 tanzim,  09.09.2008 vade tarihli, 20.500,00-TL.miktarlı senetten dolayı mahkememiz esasında davacı olan ... Şti. ile ... Şti- ... Ortaklığı'ın davalı ... ...  A.Ş.'ye  BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları eksik inceleme sonucu hatalı olarak tanzim edildiğini, imza incelemelerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğini,  inceleme konusu çekin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış oldukları bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ile birlikte yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği yönündeki taleplerinin usulsüz olarak reddedildiğini, müvekkili davaya konu çeki usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap eden iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, müvekkilinin çekin alacağını devraldığı ... Şirketi'in imzaladığı ön ödeme talimatında devredilmiş alacağın alıcıları ile arasında mal ve hizmet satışından kaynaklandığı, mal ve hizmetin eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve teslim edildiğini imza altını aldığını,  müvekkili şirket gerekli araştırmaları yapmadan ve teyit almadan işlem yapmadığını, faturayla tevsik edilmemiş hiçbir alacağı temlik almadığını,Borçlu çekte keşideci sıfatı ile atılan imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ederek borca ve imzaya itiraz ettiğini, borçlunun itirazının hiçbir hukuki dayanağı olmadığından kabulünün mümkün olmayacağını, müvekkilinin dava konusu çeki ciro yoluyla iktisap ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çekin çalındığına ilişkin beyanlarının sadece bir iddiadan ibaret olduğunu, çekin çalındığını ileri süren şirketin ticari defterlerine çeke ilişkin alacağın kaynağını ve alacağa dayanak çeki ticari defterlerinde kayıt altında tutmasını zorunlu olduğunu, davacının defterlerinde bunun kayıtlı olup olmadığının belli olmadığını, ödeme yasağı kararı hasımsız verilen bir karar olduğunu, müvekkili ödeme yasağı kararının verildiği davada taraf olmadığını, müvekkilin taraf olmadığı dava dosyasında verilen ödemeden men kararı müvekkilinin çeki ibraz etmesini ve borçlular hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunulmasını ya da borçlular aleyhine icra takibi başlatılmasına engel teşkil etmediğini,  açılan menfi tespit davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlu tarafın borca ve imzaya olan  itirazı usul ve yasaya aykırı olup herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, borçlunun itirazdaki amacı  mal varlığını elden çıkararak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğinden istinaf isteminin kabulü ile, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen bu davada davacının %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. <br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu... sayılı dosyasına ilişkin  İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. ... Sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine  09/09/2018 tarihli... seri numaralı 20.500,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 20.500,00-TL asıl alacak 164,28-TL işlemiş faiz, 2.050,00-TL  tazminat alacağı, 61,50-TL komisyon alacağı  olmak üzere toplam 22.775,78-TL alacağın tahsili amacıyla  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu çekin; ... Bankası ... mahallesi şubesine ait ... çek numaralı, 09/09/2018 keşide tarihli, İstanbul keşide yerli, 20.500,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin .... Şti ,  lehdarı ... Şti. ve ... İnş. Adi Ortaklığı, cirantanın ... Ltd. olduğu, son ciranta Hamilin davalı ...  A.Ş olduğu görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle;\" İnceleme konusu 20. 500 TL. (yirmi bin beş yüz) bedelli ... Bankası çekinin ön yüzündeki keşide imzası ve arka yüzündeki 1. ciro imzasının; mevcut mukayese imzalarına kıyasla adı geçen davacı şirketlerin yetkilisi ve veya adi ortağı oldukları bildirilen ... ve ...'İN eli ürünü olmadıkları sonucuna varıldığı\" belirtilmiştir. Bilirkişi Ek raporda özetle;\" İnceleme konusu 20. 000.TL bedelli çek aslı ön yüzündeki “...ŞTİ.” ismine atfen kaşe izi üzerine atılmış keşide imzası ve arka yüzündeki ters basılmış “...ŞTİ. ... ORTAKLIĞI...” içerikli kaşe izi üzerinde bulunan 1. Ciro imzası ile ... ve ...'E ait imzaların incelenmesi ile elde edilen bulgular, oluşan kanat ve varılan sonuçlar önceki raporda belirtildiği, bu bağlamda Küçükçekmece Kaymakamlığından elde edilen belge asıllarının dahi önceki fotokopilerin asılları oldukları görülmüş ve bu bakımdan da bir değişiklik bulunmadığı, yine bu kez elde edilen ve karşılaştırma 2. Maddesinde dökümü yapılan 4 adet çeklerin ön yüzü görüntülerindeki keşide imzalarının kaşe izleri üzerilerinde bulundukları koşulları da dikkate alınmış ve yapılan incelemede:a- ... Seri numaralı çek görüntüsündeki keşide imzasının ayrıca kısmen izlenebildiği koşullarda ...'A ait diğer imzalar tarzında olarak değerlendirildiği ve dolayısıyla inceleme konusu çek aslındaki imzalarla bu bakımdan da uyumunun saptanamadığı nedeniyle önceki rapor sonucuna eklenecek veya değiştirecek bir etkisinin söz konusu olmadığı,b- ... Ve ... seri numaralı çeklerin ön yüzü görüntülerindeki keşide imzalarının aynı tip ve... seri numaralı çek ön yüzü görüntüsündeki keşide imzasının başka bir tipte resmedildikleri görülmüş olup bununla birlikte bu fıkradaki tüm imzaların gerek ..., gerekse ... imzalarıyla aynı format ve nitelikte değerlendirilememeleri nedeniyle mukayeseli incelemede yeterince yararlanılamadığı, sonuç olarak inceleme konusu çek aslındaki imzalar hakkında önceki raporda belirtilen bulgularla sonuçlara eklenecek ve veya değiştirecek yeni bir husus gözlenmediği \"  şeklinde rapor düzenlendiği\" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde icra takibine konu çekteki keşideci ve lehtar imzasının davacılara ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğundan ,imzaya itiraz mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden davalının iyiniyetli olması sadece tazminat açısından değerlendirilebileceğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih ve 2020/340 E., 2022/686 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.292,42 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  573,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.718,72 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cb9a5ef0c6b3ec3","SID":"92273d635e398e53"}}