{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/526 <br>KARAR NO:2025/929<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/07/2021<br>NUMARASI:2018/361 E. -  2021/634 K. <br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında  26/05/2015 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının, bankadan 55 ay vadeli, 4.100,000,00 TL  ticari kredi kullandığını, borca yetecek kadar taşınmazın ipotek verildiğini,  şahsi kefalet ile kredinin güvenceye bağlandığını,  kredi kullandırım anında komisyon masrafı vb ad altında ücret kesildiğini,  davacının  kredi faizlerinin düşmesi ve nakit ihtiyacı artması nedeniyle davalı bankaya müracaat ederek kredi limitinin arttırılmasını ve lehinde olan faiz oranları üzerinden yapılandırılmasını talep ettiğini,ancak davacıya mevcut kredinin kaplanmasının şart koşulduğunu,  zor durumda bırakıldığını,  bunun üzerine  davacının  nakit ihtiyacını karşılamak için başka bir kaynak arayışına girdiğini,  ... Bank ile  4.300.000,00 TL kredi sözleşmesi imzaladığını ve davalı bankadaki kredi borcunu kapatmak zorunda kaldığını,  davalının davacıyı  krediyi kapatmaya zorlayarak 1.454,25 TL,  ardından 167.870,85 TL kredi erken kapatma maliyeti adı altında komisyon tahsil ettiğini,  davalı tarafından kesilen bu komisyonların, ne amaçla kesildiği ve maliyet olarak adlandırılan bu bedellerin neyin maliyeti olduğunun izah edilmediğini,  davacının gerçek iradesinin, krediyi erken kapatmak veya faiz indirimi sağlamak  olmadığını, sadece nakit ihtiyacını karşılamak olduğunu, ancak davalının sebepsiz yere, davacıya kredi vermediğini,  zaten bunun üzerine davacının  başka bir bankaya yönelmek zorunda kalarak kredi kullanabilmek için davalı bankaya kredi borcunu kapatmak zorunda kaldığını, bu sebeplerle  haksız tahsil edilen meblağın tarafımıza iadesi gerektiğinin ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklar  saklı kalmak kaydıyla komisyon, maliyet bedeli, masraf ve diğer haksız ve dayanaksız olarak tahsil edilen bedeller için olmak üzere şimdilik 500,00 TL'nin  iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini arttırarak 15.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan  krediler kullandığını, bunlardan ... ve  ...numaralı kredileri vadesinden önce (erken) kapattığını, davacının kredilerini vadesinden önce kapaması nedeniyle taraflar arasında imzalanan  sözleşmenin 11. maddesine göre erken kapama olmaması halinde ödeyeceği faize karşılık olarak yine tabloda belirtilen tutarlarda erken kapama maliyeti talep edildiğini, davacının da itiraz etmeksizin bu tutarları ödediğini, davacı ile imzalanan sözleşmelerin 11. maddesi ile \"Müşterinin erken ödeme halinde erken kapatma ücreti ile bu nedenle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri ödeyeceği, Banka'nın mahrum kalacağı faiz tutarını talep hakkı, Krediyi tesis/idame yükümlülüğünü sona erdiren nedenler ve işlemiş faiz, sair tutarlar ile Kredi tutarının Banka'ya ödeneceği\"nin düzenlendiğini, düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda müvekkili davalının erken kapama ücreti tahsil etmesinin geçersiz kabul edilemeyeceğini,Yargıtay 11. Hukuk  Dairesinin 2015/9945 Esas,  2016/691 Karar sayılı ve 25.01.2016 tarihli kararında, ilgili düzenlemenin genel işlem şartı olmadığının karara bağlandığını, davacı gibi tacir olan müvekkili bankanın, davacıya sağlamış olduğu kredi imkanı ve bankacılık hizmetleri çerçevesinde, kredinin erken kapanması nedeniyle oluşan zararına karşılık olarak davacıdan erken kapama maliyeti talep etmesinin ticari teamüllere uygun olduğunu, davacının kullanmış olduğu 24 ay vadeli kredisini 16. ayda ve 55 ay vadeli kredisini 12. ayda kapatma talebinde bulunduğunu ve müvekkili bankanın oldukça yüksek miktarda faiz kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davalı banka ile diğer bankaların uygulaması araştırılarak bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, davacıdan talep edilebilecek ortalama miktar konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınarak, alınan masraflar konusunda 5411 Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir ( Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı ilamları).... taraflar arasında akdedilmiş bulunan genel kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyonunun alınacağı belirlenmekle beraber oranın belirlenmediği, ancak sözleşme kapsamında davalı banka tarafından  %5 ve %0,5 oranında kesinti yapıldığı, davacının sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiği görülmektedir. Mahkememizce, diğer bankalarca yapılan emsal komisyon oranları celbedilmiştir. Davalı bankaya göre daha yüksek oranda komisyon alan bankaların da bulunduğu anlaşılmaktadır.Her iki tarafın da tacir olduğu dikkate alındığında; tarafların serbest iradeleri sözleşme akdetmiş oldukları, davacıdan alınan komisyon oranının sözleşmede kararlaştırılan ve emsal uygulamalara uygun olduğu, ayrıca davalı bankanın  davacıya verdiği krediyi temin ederken belli bir maliyete katlandığı dikkate alındığında, bankanın erken kapama komisyonu almasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu söylenemez. ...\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini aynen tekrarla,  haksız yere kredi ilişkisini sonlandıran davalı bankanın erken kapatma ücreti, komisyonunun vb ad altında müvekkilinden tahsil ettiği ücretlerin haksız olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde yani erken kapatma adı altında alınan komisyon, maliyet veya ücretlerin usul ve yasaya uygun olduğu düşünülüyorsa dahi anılan bedelin fahiş miktarda olduğunu, mahkemece bu hususta yapılan bilirkişi incelemesinde, diğer bankaların erken kapatma komisyon oranlarının ortalaması alınmak suretiyle, erken kapatma bedelinin makul olduğu mütalaa edildiğini,  oysa ki davalı bankanın erken kapatma oranı diğer bankalarca bildirilen erken kapatma oranlarının da üstünde olduğunu, davalı bankanın kredinin erken kapanmasından dolayı zararı varsa iş bu zararını ispatlanması gerektiğini,  kabul etmemekle beraber  dosyaya kazandırılan raporlarda belirtildiği gibi 159.877,00 TL ve 1.385,00 TL erken kapama tutarlarının yasal mevzuat kapsamına uygun olduğu kabul edilse dahi, müvekkilinden erken kapama maliyeti adı altında 1.454,25 TL ve 167,870,85 TL olmak üzere toplam 169.325,10 TL kesinti yapıldığını, raporda belirtilen kesintilerin mevzuata uygun olduğu değerlendirilse dahi haksız olarak müvekkilinden tahsil edilen 8.063,10 TL' nin taraflarına iadesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı bankadan  genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredi  nedeniyle bankaca alınan erken kapama bedelinin haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalı ile arasındaki genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredileri erken kapaması üzerine davalının erken kapama komisyon ücreti adı altında haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise,  davacıya sağlamış olduğu kredi imkanı ve bankacılık hizmetleri çerçevesinde, kredinin erken kapanması nedeniyle oluşan zararına karşılık olarak, sözleşmenin 11.maddesine uygun şekilde davacıdan erken kapama maliyeti talep etmesinin ticari teamüllere uygun olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında, 26.10.2015 tarihinde 8.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacıya  iki ayrı seferde 4.1000.000 TL ve 700.0000 TL ticari  kredi kullandırıldığı, davacının krediyi 10.11.2016 tarihinde erken kapattığı, davalı yanca  iki kredi için ayrı ayrı 159.877,00 TL ve 1.385,00 TL olmak üzere erken kapama ücreti kesildiği, sözleşmenin 11.maddesinde erken kapama halinde erken kapama ücreti alınacağının kararlaştırıldığı,  ancak bir oran belirtilmediği görülmektedir.Bu tür uyuşmazlıklarda, alınacak komisyonunun miktarı veya oranı belirlenmemiş ise davalı banka ile diğer bankaların uygulaması araştırılarak bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, davacıdan talep edilebilecek ortalama miktar konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınarak, alınan masraflar konusunda 5411 Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden Merkez Bankasının Tebliğ hükümleri de gözetilerek, bankaca alınan komisyon miktarının uygun olup olmadığı, alınan ücret veya komisyonun dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı emsal ilamları; Yargıtay 19.HD'nin 30.04.2012 tarih, 2011/87 Esas ve 2011/14 Karar sayılı ilamı).Somut olayda,  taraflar arasındaki kredi  sözleşmesi ile  benzer krediler yönünden erken kapama halinde alınan komisyon oranları sorularak banka cevapları dosyaya kazandırılmış, genel kredi sözleşmesinin 11. maddesinde banka tarafından kredinin erken kapatılması halinde banka tarafından masraf ve komisyon alınacağının hüküm altına alınmakla birlikte belli bir oran kararlaştırılmadığının anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının krediyi erken kapaması kapsamında erken kapama komisyonu olarak tahsil edilen bedellerin,  dosyaya kazandırılan diğer banka uygulamaları ve oranları  kapsamında makul bir tutar olup, fahiş  olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince  davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görüldüğünden davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 29.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f76bba24c605f761","SID":"afb862c3eb99e679"}}