{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMES\tİ\t: ..<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2025 <br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVACILAR\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t: ....<br>vekili \t: Av...<br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Fiilden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar ... vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/07/2021 günü  .... mevkiinde maliki...., sürücüsü ... olan ... plaka sayılı motorsiklet ile maliki .... ile sürücüsü ... olan .... plaka sayılı araç sürücüleri arasında kaza olduğunu, kaza neticesinde müvekkili ... KTK Gereğince 57/1-a maddesi, ...'a  KTK 52/1-a maddesi gereğince kusur verildiğini, ... plakalı araç sürücüsünün tedbirsiz ve dikkatsiz davranması neticesinde müvekkili...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede ve  hayat fonksiyonlarını 3.derecede etkileyecek düzeyde  yaralandığını, yaralamalı trafik kazası neticesinde .... Asliye Ceza Mahkemesinin ....  Esas sayılı dosyasından kovuşturma açıldığını, kaza neticesinden müvekkillerinin madden ve manen zarara uğradıklarını, aracın sigorta şirketinin .... numaralı Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, gerek sürücü, gerek araç maliki ve  gerekse şirketin zarardan sorumlu olduklarını, kaza neticesinde müvekkili ... motorunun pert olduğunu ve kaza tarihi itibari ile değerinin 20.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkili...'ün ise sağ omuzuna platin takıldığını ve kolunu tam olarak kullanamadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, müvekkili...'te kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş kaybı yaşandığını ve tedavi giderlerinin olduğunu, müvekkili... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL maddi tazminat müvekkili ....n motorunun pert olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminata ve müvekkillerinin yaşanan kaza nedeniyle yıprandıklarını, ağır acı ve ızdırap duyduklarını, günlerde hastanede kaldıklarını ve halende kontroller için hastaneye gidip gelmek zorunda olduklarını belirterek müvekkili...  için 50.000.00TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ,,,,,, Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ZMSS poliçesinden doğan uyuşmazlıklarda belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesinde düzenlenen sigortacıya usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, davacının, müvekkil şirkete yaptığı başvurusunun geçerli kabul edilebilmesi için gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgileri de müvekkil şirkete gönderilmiş olmasının gerektiğini, ancak davacı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde hazırlanmış sağlık kurulu raporu, Genel Adli Muayene Raporu ve Tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar, mağdura ait kaza tarihi itibariyle son gelir durum belgesi sunulmadığından usule uygun başvurudan bahsedilemeyeceğini, uyuşmazlığa ilişkin olarak dosyaya sunulan tedavi belgeleri herhangi bir hükme esas alınamayacağı gibi yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarında da ifade ettiği üzere kaza tarihi 04.07.2021 olup kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine uygun bir rapor sunulamadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinin 04/07/2021 olduğunu, yönetmelikle açıkça belirtildiği üzere arazların kalıcı sekel olarak nitelendirilebilmesi için vücutta bir yıl süre ile sabit kaldığının tespitinin gerektiğini, dava tarihi itibariyle kaza tarihi üzerinden bir yıl geçmediğinden alınacak raporun yönetmeliğe aykırı olup hüküm kurmaya elverişli olmayacağını, müvekkili sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hiç bir iş görmezlik tazminatı talebinden, geçici bakıcı masrafları, tedavi masrafı ve sair giderlerden poliçe gereği sorumlu olmadıklarını, davacının geçici iş görmezlik talebine ilişin olarak davacının kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığı, maaş ödemesi ile SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmasını talep ettiklerini,  kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın araç pert bedeline yönelik talebinin haksız olduğunu,  tazminata hükmonulması halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesinin gerektiğini gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin maliki olduğu ve kızı ...'ın kullandığı araç ile davacıların kullandığı motorsiklet arasında kazanın meydana geldiğini, tüm kusurun davacıların olduğunu, davacı...'in kask takmadan hızlı bir şekilde motosiklet kullanarak  ve geçiş üstünlüğüne uymadığı için kaza olduğunu, motosikletin duran araca sürücünün tarafının yan camına gelip çarptığını, ağır kusurun sürücü davacıda olduğunu, müvekkilinin kızının hiçbir şekilde hızının olmadığını, bu konudaki rapora itiraz ettiklerini, kaza sonrasında davacı sürücü karga tulumba, ambulans beklenmeden başka bir araçla  hastaneye götürüldüğü için  davalıdaki cismani zarar arttığını, davalı ...'ın hızı kesinlikle yasal limit içinde olup, hızlı giden taraf davalı motosiklet sürücüsünde olduğunu, ceza mahkemesindeki kusur oranını kabul etmediklerini, davacı motorsiklet sürücüsünün kask takmadan ve geçiş üstünlüğüne uymadan kazaya sebebiyet vermiş iken kendi kusuru ve kötü niyetine dayanarak taraflara dava açtığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı 15/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı... için geçici iş göremezlik için 2.119,43 TL , sürekli iş göremezlik için  68.404,09 TL ve sağlık giderleri için de 1500 TL olmak üzere toplamda 72.023,51 maddi tazminatın, 04/07/2021 kaza tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 6.100 TL maddi tazminatın, 04/07/2021 kaza tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayan davacı... için 50.000.00 TL   manevi tazminatın 04/07/2021 kaza tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç olmak üzere ... İle ... ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline yönelik davasını ıslah etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Somut olayda, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin  ...Esas sayılı dosyasında alınan trafik bilirkişi raporuna göre, motosiklet sürücüsü...'ün %25  oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın  ise %75 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza Mahkememsince itiraz üzerine yeniden ATK'dan rapor alındığı 11/10/2023 tarihli ATK rapruna göre ise, ...  %75 oranında asli kusurlu olduğu, ...'ın  ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği ve bu kusur oranları üzerinden Mahkemece 25/01/2024 tarihinde karar verildiği, kararın 03/04/2024 tarihinde kesinleştiği nanlaşılmıştır. Mahkememizce de hem trafik bilirkişisinden hemde ATK'dan rapor alınmış, her iki raporda  ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü...'ün,  %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın  ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirlenmiş olup ceza dosyasında ilk alınan rapordaki çelişki giderilmiştir. .... Üniversitesinden alınan adli tıp raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %7 olarak bulunduğu, tıbbi iyleşme süresinin 90 gün olduğu anlaşılmıştır. Aktüerya bilirkişi kaza tarihinde geçerli poliçe tarihini dikkate alarak TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz oranına göre tazminat hesabı yapmıştır. Hesap yaparken belirlenen sürekli işgöremezlik oranı ve tıbbi iyileşme süresine göre tazminat miktarının hesaplandığı, kusur oranlarının dikkate alındığı, buna göre davacının teminat limiti dahilinde talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 2.119,43 TL, sürekli iş göremezlik zararının 68.404,09 TL sağlık giderinin1.500,00 TL, toplam zararının 72.023,51TL   olarak hesaplandığı,  aktüerya bilirkişisinin  raporunda  yapılan hesaplamaların mevzuata, içtihatlara ve dosya kapsamına uygun ve denetime açık olduğu, raporda belirlenen miktarlardan davacının 72.023,51 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Makine Mühendisi bilirkişisinin ek raporuna göre, .... plaka sayılı dava konusu motosiklet cinsi aracın ikinci el piyasa rayiç değerinden aracın sovtaj bedeli mahsup edilerek gerçekleştirilen toplam gerçek hasar miktarı tazminatının 6.100,00 olarak hesaplandığını belirtmiştir.  Makine bilirkişisinin  raporunda  yapılan hesaplamaların mevzuata, içtihatlara ve dosya kapsamına uygun ve denetime açık olduğu, raporda belirlenen miktarlardan davacı ... 6.100,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta da kesin bir hesabın yapılmasının mümkün olmadığı, bunun icin manevi tazminatın miktarı, somut olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, sürücülerin kusur oranları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi gereğince oluşan manevi zararın karşılığı olarak takdiren 20.000,00-TL manevi tazminata karar verildiği\" gerekçesiyle;<br>1-Davacı ...'ün Maddi tazminat talebi Yönünden;<br>Davacının davasının Kısmen Kabulü ile, 6.100,00 TL araç pert bedeli tazminatının,  davalı sigorta şirketi yönünden  (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan  26/01/2022 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... ... yönünden ise kaza tarihi olan 04/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Davacı...'ün Maddi tazminat talebi Yönünden;<br>Davacının davasının Kısmen Kabulü ile, 2.119,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı, (Fazlaya ilişkin 2.880,57 TL yönünden Reddine) 68.404,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 72.023,51 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketin yönünden 26/01/2022 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar ... ve ... ... yönünden ise kaza tarihi olan 04/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Davacının Manevi tazminat talebine ilişkin olarak;  Davacının davasının  kısmen kabül kısmen reddi ile, 20.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ....vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza tarihinin 04/07/2021 olup yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere arazların kalıcı sekel olarak nitelendirilebilmesi için vücutta bir yıl süreyle sabit kaldığının tespiti gerektiğini, ancak dava tarihi itibari ile kaza tarihi üzerinden bir yıl geçmemiş olup alınacak herhangi bir rapor yönetmeliğe aykırılık teşkil edeceği gibi hüküm kurmaya elverişli de olmayacağını, belirtilen sebepler kapsamında öncelikle davanın usulden reddine, taleplerinin kabul görmemesi halinde davacıların kalıcı maluliyetinin (diğer itirazlarının saklı kalmak kaydıyla) Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu tarafından incelenmesini veya yetkili bir hastaneden yönetmeliğe uygun olarak rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından davalı şirkete başvuru yapıldıktan sonra temin edilen maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, işbu sebeple maluliyet raporunun hesaplamaya ve hükme esas alınması talebine itiraz ettiklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97.maddesinde düzenlenen sigortacıya usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, KTK, HMK ve genel şartlar gereği davalı şirkete usule uygun başvuru yapılmasının dava şartı olup davanın reddini talep ettiklerini, eksik ve hatalı tanzim edilmiş olan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, tekrardan bilirkişi raporu alınması gerekirken hatalı tanzim edilmiş bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması hukuka aykırı olup hükmün kaldırılmasını ve tekrardan rapor alınmasını talep ettiklerini, kabul edilen kusur oranlarına itiraz ettiklerini, zira yerel mahkeme tarafından yetkili kişiler tarafından kusur raporu alınmadığını, alanında uzman bilirkişiler aracılığıyla kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, davacıların arazları gözetildiğinde kaskın kullanılmadığını ve koruyucu kıyafetlerin giyilmediğinin sabit olduğunu, bu doğrultuda, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmolunması halinde müterafik kusur indiriminin yapılmasını talep ettiklerini, poliçe tanzim tarihinin 04/12/2021 tarihli Resmi Gazete'de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar yayınlanmasından sonra olduğunu ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yayım tarihi olan 14/02/2023'ten önce olduğunu ve Anayasa’nın 153. maddesi birlikte nazara alındığında iskonto hesabında %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, tazminat hesabında esas alınacak gelirin, devamlılık gösteren ve kazanılması için efor sarfına gerek olan ücretler olduğunu, davacı tarafından SGK hizmet dökümü sunulmadığını, davacının düzenli geliri/mesleği olmadığından kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığını ve gelire ilişkin hususlarının araştırılması için ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklandığını, ticari iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu araç da trafik sigorta poliçesinde belirtildiği ve ruhsat suretinden de anlaşılacağı üzere hususi araç olduğunu,  Dava konusu aracın özel araç olduğunu, davalı şirketin kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğu da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, trafik kazası sonucu hak edildiği idda edilen tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulünü ve ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava tarihi itibari ile kazadan itibaren 1 yıl geçmemiş olup, alınan maluliyet raporu yönetmelik ve kanunlara uygun olmadığını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğunu, iş bu Yönetmeliğin 6.maddesinde sağlık kurulu raporunu düzenleyecek kurulun özelliklerine yer verildiğini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen rapordaki kurul teşkili yönetmelik hükümlerine uygun şekilde teşkil edilmediğinden maluliyet raporuna, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, maluliyet raporu hüküm vermeye yeterli olmadığını, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu tarafından incelenmesini veya yetkili bir hastaneden yönetmeliğe uygun olarak rapor aldırılmasını talep ettiklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97.maddesinde düzenlenen sigortacıya usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, KTK, HMK VE genel şartlar gereği davalı sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik ve yetersiz olduğunu, uzman bilirkişilerce rapor alınmadığını, Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınması gerektiğini, davalı ...‘ın kullandığı araç ile davacıların maliki ve sürücüsü olduğu araç arasında davacılardan...‘ün sürücüsü olduğu motosiklet arasında kaza olduğunu, tüm kusurun davacılarda olduğunu, davacı... kask takmadan, hızlı motosiklet kullanarak ve geçiş üstünlüğüne uymadığı için kaza olduğunu, kusur oranı kesinleşmemiş olup  motosiklet duran araca sürücünün tarafının yan camına gelip çarptığını, tüm asli ve ağır kusurun davacı sürücüde olduğunu, davalının kızının beyanına göre de davacıların tam kusurlu olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile kusurun davalının ve kızında olmadığının ispatlanacağını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacı motorsiklet sürücüsünün kask takmadan ve geçiş üstünlüğüne uymadan kazaya sebebiyet vermiş ve tam kusurlu iken, kendi kusuru ve kötüniyetine dayanarak taraflarına dava açtığını, kimse hukuk düzeninde kendi kusurlu davranışlarına dayanarak hak elde etmeye çalışamayacağını, maddi manevi zara ve cismani zarara kendisi sebebiyet verdiğini, kendisi ve arkasında bulunan eşini kask olmadan, hızlı motor kullanarak tehlikeli araç kullanma suçunu da işlediğini, kolunun çıkmasının, platin takılmasında da ambulansın gelmesini beklemeden karga tulumba hastaneye götürenlerin kusurlu olduğunu, kazanın oluşumunda tüm kusur davacı sürücüye ait olduğunu, davalı ...'a atfedilecek bir kusur olmadığını, hızla gelerek davalının aracının ön camına çarpan davacı tarafın kusurlu olduğunu, geçiş üstünlüğüne uymadan, kaskını takmadan araç kullanan davalı tarafın % 100 kusurlu olduğunu, dinlenen davacı tanıkları maddi gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, kazanın oluşum yerini değiştirmeye çalıştıklarını, araçların nereden hasar aldığının incelenmesi durumunda bu hususun açığa çıkacağını, davacı tarafa SGK tarafından yapılan ödemelerin tespitinin ve bu ödemelerin tazminattan indirilmesinin gerekli olduğunu, bu nedenlere ve davalılardan Sigorta Şirketinin de istinaf sebepleri göze alınarak mahkemece verilen kararın kaldırılmasının ve yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacılar vekilinin istinaf cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta vekilinin tüm itirazları yargılama aşamasında tartışılmış olup mahkemece buna göre hüküm kurulduğunu, istinaf nedenlerinin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince kısmen kabul yönünde verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, iş bu dosyada alınan kusur raporu ile ceza dosyasında alınan kusur raporu arasında oluşan çelişkinin... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan rapor ile giderilmiş olmasına, 04/07/2021 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle oluşan maluliyetin tespiti için hazırlanan raporun 06/03/2024 tarihli olduğunun, buna göre iyileşme süresi beklenmeden rapor alındığı yönündeki itirazların yerinde olmadığının anlaşılmasına, davacılardan...’ün yaralanmasının tek bir uzmanlık alanını ilgilendirdiği tedavi evrakları ve rapordan anlaşılmakla bu durumda 3 hekimle hazırlanan maluliyet raporunda Yönetmeliğe aykırı bir husus bulunmamasına, yine kaza tespit tutanağında davacı...’in kaskının takılı olmadığı işaretli ise de yaralanmasının baş bölgesinden değil sağ omuzdan olduğu anlaşıldığına göre kaskın takılı olmamasının zarara etkili olmadığının anlaşılmasına, dosya kapsamında alınan hesap raporunda bir yanlışlık bulunmamasına, davalı sigorta şirketi ile dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmeleri yapılmış olup ayrıca yazılı başvurunun gerekmemesine rağmen dosya kapsamında yapıldığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-....Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2025 tarih,... Esas .... Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar ... ve ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 5.336,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.335,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.001,62 TL'nin davalı ....Sigorta Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Alınması gerekli 6.702,82 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL' ve 1.060,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.027,12 TL'nin davalılar ... ... ve  ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.19/06/2025\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...Üye<br>...Üye<br>...Katip<br> <br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e376ddeb7c307dd","SID":"d92b2630cd70b8d4"}}