{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1363 <br>KARAR NO:2025/1104<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/04/2022<br>NUMARASI:2020/898 Esas 2022/439 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:07/12/2020<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; davalının en son 24.09.2019 tarihinde müvekkiline 5.550 kg kumaş karşılığı 227.772-TL’lik sipariş verdiğini, davalı şirketin çalışanının onay vermesi üzerine üretime geçildiğini ve siparişin tamamı üretilip davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalı şirketin teslim edilen 5.550 kg kumaş karşılığı 227.772-TL bedelden sadece 180.165,60-TLyi ödediğini, kalan 47.606,40-TL'nin ise ödenmediğini, davalı şirketin kumaş enlerinin 185 cm değil, 165 cm olması gerektiğini, dolayısıyla 185 cm teslim edilen kumaşlar sebebiyle fire payının artığını belirterek, oluşan zarara karşılık 23.01.2020 tarihli 81.873,72-TL bedelli ve 28.01.2020 tarihli 34.884-TL bedelli iade faturaleri ile davacı müvekkilini borçlandırdığını, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarının miktarlarının iddia edilen (47.606,40-TL) zarardan fazla gözükmesinin sebebinin, taraflar arasında işbu dava konusu sipariş dışında başka ticari ilişkinin mevcut olması olduğunu, iade faturalarına istinaden herhangi bir mal iadesinin yapılmadığını, davalı şirketin düzenlediği 2 adet iade faturasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kendisine sipariş edilen ürünleri tam ve eksiksiz teslim ettiğini, halihazırda sipariş edilen kumaşların tamamının davalı şirket tarafından kesimleri yapılarak kullanıldığını, müvekkilinin bu iade faturalarına itiraz kabilinden, bu 2 faturayı dayanak göstererek 22.04.2020 tarihli 47.606,40-TL bedelli karşı fatura tanzim ettiğini, müvekkilince Büyükçekmece ...Noterliği’nin 25.09.2020 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin 28.09.2020 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği ihtarnamede 7 günlük süre verildiğinden davalı şirketin 05.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü, daha sonra davalı aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; davacı ile Ocak 2020 tarihinde son işlemler gerçekleştirilerek ödemelerin yapıldığını, hatalı işlemlere ait faturalar kesildiğini ve alacaklı tarafından bu işlemlerin onaylanarak kabul edildiğini, alacaklı tarafından düzenlenen 22/04/2020 tarihli faturanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkilinin faturadan sorumluluğu bulunmadığını, icra takibinde ibraz edilen müvekkili şirketin muavin dökümlerinde müvekkili şirketin 7.642,15-TL alacaklı olduğunun göründüğünü, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkili firmanın sipariş edilen kumaşların eninin 185 cm olması gerektiğini belirttiğini, hatta taraflar arasında yapılan toplantıda davacının “Kumaş esnekliğini kaybettiği için 165 cm ördük. ama eksik kalacağını öngöremedik, eksik kalan kısmı biz tamamlayacağız siz bana eksikleri bildirin” dediğini, bunun üzerine 29/11/2019 tarihli mail ile kumaşlarda yapılacak revizenin davacıya iletildiğini ve tarafların bu konuda mutabık olduğunu, davacının ürünleri geç ve sorunlu sevk etmesinden dolayı müvekkili firmanın, ...'ya termin gecikme cezası ödediğini, önce eksiklerin giderileceğini söyleyen davacının daha sonra ekli Whatsapp konuşmasında da görüleceği üzere kumaşların kalan kısmını göndermediğini, ayrıca davacının gönderdiği malların ayıplı çıkmasından dolayı gecikmeler yaşandığını, bu durumun mailler yoluyla davacıya bildirildiğini,ayıbın defalarca iletilmesine ve zarardan sorumlu olduklarınını beyan etmelerine rağmen ayıbın giderilmemesinin müvekkili firmayı zarara uğrattığını, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacının davalıya kumaş satışı yaptığı, davalı tarafından davacıya düzenlenen 81.673,22-TL bedelli ve 34.884-TL bedelli iade faturasının davacı defterine kaydedildiği ve davacı tarafından bu iade faturalarına karşılık takip konusu faturanın düzenlendiği, davacının davalıya hatalı kumaş teslim ettiği ve bundan dolayı oluşan fire nedeniyle ek siparişin davacı tarafından karşılanmasının taraflarca kabul edildiği anlaşıldığından, fire bedeline denk 34.884-TL bedelli iade faturasının haklı olduğu ve davacı defterine de işlendiği anlaşıldığından, bu oranda davanın reddine karar verildiği, ancak 12.722,40-TL tutarlı iade faturasının dayanağı bulunmadığından ve davacı tarafça buna karşılık fatura düzenlendiğinden, bu oranda davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 12.778,17-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; uyuşmazlığın, davalının 185 cm eninde sipariş vermesinden sonra siparişin davalı tarafından 165 cm olarak revize edilmesi, en farkı nedeniyle 850 kg kumaş artış miktarı bedelinin müvekkiline yansıtılmasından kaynaklandığını, bu miktarın alacaktan mahsubunun doğru olmadığını, siparişe konu 185 cm 1.950 kg kumaşın davalıya teslim edildiğini, ancak bir süre sonra davalının kumaş enlerinin 165 cm olarak düzeltilmesini talep ettiğini, bunun üzerine bu kumaşın müvekkilince iade alınarak eni 165 cm olarak düzeltilerek tekrar davalıya teslim edildiğini, siparişin kalan kısmının da 165 cm olarak davalıya teslim edildiğini, davalıya 185 cm eninde kumaş teslim edilmesine rağmen davalının bunu iade etmesinin siparişin revize edildiğini gösterdiğini, davalının 165 cm enindeki kumaşı itirazsız kabul ederek bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle davalının planlama hatasının müvekkiline yansıtılamayacağını, sunulan mail yazışmalarının ihtilafın kaynağına ilişkin olmayıp ihtilaf çıktıktan sonra sulh amacıyla yapılan yazışmalar olduğunu, müvekkilinin sattığı malın bedelini alamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkiline teslim edilen ayıplı mallara karşı kesilen faturaların davacı tarafından kabul edilerek defterlerine işlendiğini, müvekkili davacıdan alacaklı olup davacının müvekkiline teslim edilmeyen 22.04.2020 tarihli faturasına dayalı olarak müvekkilinin borçlu çıkarıldığını,muavin defter dökümlerine göre müvekkilinin davacıdan 7.642,15-TL alacaklı olduğunu, müvekkilince 185 cm eninde kumaş sipariş edildiğini, yapılan toplantıda davacının kumaşı 165 cm eninde ördüklerini, eksik kalacağını öngöremediklerini belirterek kalan kısmı tamamlayacağını kabul ettiğini, davacının ürünleri geç ve sorunlu sevk etmesinden dolayı müvekkilinin alıcısına gecikme cezası ödediğini, davacının düzenlediği e-arşiv faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının defter kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibariyle 68.565,54-TL alacaklı görünüyor ise de 22.04.2020 tarihli fatura bedeli olan 47.606,40-TL alacak talep ettiği, davalının defterlerinde ise takip tarihi itibariyle davacıya borç bakiyesi bulunmadığı, taraf defterleri arasındaki 68.554,54-TL farkın 20.750,38-TL'si davacı tarafça talep edilmediğinden bu tutar yönünden değerlendirme yapılmadığı, farkın 47.606,40-TL'lik kısmının ise davacı tarafça davalı adına düzenlenen 22.04.2020 tarihli aynı tutarlı faturadan kaynaklandığı, bu faturanın davalının davacıya düzenlediği 23.01.2020 tarihli 81.673,22-TL tutarlı ve 28.01.2020 tarihli 34.884-TL tutarlı faturalara istinaden satış faturası olarak düzenlendiği, davalının bu iki iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 25.09.2020 tarihli ihtarname ekinde gönderdiği 22.04.2020 tarihli faturasına davalı tarafça süresinde itiraz edildiği, davalının davacıya 185 cm eninde kumaş siparişi verdiği, ancak davalının 165 cm eninde kumaş teslim ettiği, kumaş eninin kısa gelmesi nedeniyle kumaş kesiminde fire oluştuğundan, davalının fazladan 850 kg kumaş siparişi verdiği, taraflar arasındaki yazışmalara göre ek siparişin davacı tarafça karşılanacağı, davalının 850 kg kumaş bedelini 28.01.2020 tarihli 34.884-TL tutarlı fatura ile davacıya yansıttığı, davalının 310 kg kumaşın 12.722,40-TL bedelini de 81.673,22-TL tutarındaki 23.01.2020 tarihli faturayla davacıya yansıttığı, davalının 310 kg kumaş bedelini neden davacıya yansıttığının dosya kapsamındaki delillerden anlaşılamadığı, davacının davalıdan dava konusu 22.04.2020 tarihli 47,606,40-TL tutarındaki faturanın sadece 12.722,40-TL kısmını talep edebileceği, davacının alacağının 55,77-TL işlemiş faiz ile birlikte 12.778,17-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacıya hitaben düzenlediği 22.04.2020 tarihli 47,606,40-TL tutarındaki fatura bedelinden kaynaklanmakta olup, ilişkinin başında davalı tarafça davacıya 185 cm eninde kumaş sipariş edilmesine rağmen davacının 165 cm eninde kumaş teslimi nedeniyle oluşan fire nedeniyle davalı tarafından 850 kg fazladan kumaş sipariş edildiği, fireden kaynaklanan bu kumaş bedelinin davalı tarafça düzenlenen 28.01.2020 tarihli 34.884-TL tutarlı iade faturası ile davacıya yansıtıldığı, bu faturanın davacı tarafça itiraz edilmeden ticari defterlerine kaydedildiği, davalının 310 kg kumaşa ilişkin 12.722,40-TL bedeli de 23.01.2020 tarihli 81.673,22-TL tutarlı fatura ile davacıya yansıtıldığı, davacı tarafça bu faturanın da kabul edilerek ticari defterlerine kaydedildiği, bu faturalardan yaklaşık 3 ay sonra davacının kabul edip ticari defterlerine kaydettiği faturalar toplamı (34.884+12.722,40) 47.606,40-TL'yi 22.04.2020 tarihli faturayı düzenleyerek davalıdan talep ettiği anlaşılmaktadır.Siparişe aykırı kumaş teslimi nedeniyle davalının fazladan sipariş ettiği 850 kg kumaş bedelinden davacı sorumludur.Nitekim davacı, davalının buna ilişkin 34.884-TL tutarlı faturasını kabul ederek ticari defterlerine kaydetmiştir. Davalının 310 kg kumaş bedeline ilişkin 23.01.2020 tarihli fatura içeriği 12.722,40-TL'nin dayanağı konusunda ise davalı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Ancak davacı, davalının bu tutarı içeren 23.01.2020 tarihli faturasını da benimseyerek ticari defterlerine kaydetmiştir. Bu durumda davacının kabul edip ticari defterlerine kaydettiği iade faturası bedelini 3 ay sonra düzenlediği uyuşmazlık konusu 22.04.2020 tarihli fatura ile talep etmesi mümkün olmayıp, bu faturanın davalı aleyhine borç doğurması mümkün değildir.Bu nedenle davanın reddi gerekirken mahkemece kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılıp yeniden karar verilerek \"davanın reddine\" karar verilmiştir.         <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2022 Tarih 2020/898 Esas 2022/439 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 577,49-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‬37,91-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 200-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,\" Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yatırılan 217,27‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 39,30-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23644d59cf309803","SID":"2694bec3effc57f9"}}