{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1333 <br>KARAR NO:2025/1054<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBULANADOLU 8 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/04/2022<br>NUMARASI:2019/380 Esas - 2022/282 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:04/07/2019<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/06/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketçe nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'un dava dışı ... firmasından satın aldığı 222.999 m² dokusuz kumaş niteliğindeki emtianın İtalya'dan Türkiye'ye taşınmasının davalı ... tarafından üstlenildiğini, ancak taşıma konusu emtiaların davalı tarafından yapılan taşıma sırasında hasarlandırıldığının sigortalı tesislerinde tesellümü sirasında tespit edilmiş olup, bu hususun teslim anında CMR senedinde imza altına alındığını, CMR Konvansiyonu 17. maddesi uyarınca taşıma esnasında meydana gelen hasarlardan sorumlu bulunan davalı taşıyıcı aleyhine, meydana gelen zarar neticesinde sigortalıya ödenen hasar tazminatının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmışsa da, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafça dosyaya sunulu poliçe içeriğine göre emtia nakliyat sigortası genel şartları ve... klozları uyarınca davacının sigorta teminatına alınmayan hasar nedeniyle sigortalısına hatır ödemesi yaptığını, davacı tarafından davaya konu emtianın araç içerisinde devrilme sonucunda emtiada ezilme, buruşma meydana geldiğinin iddia edildiğini, emtianın yüklenmesi, istiflenmesi ve sabitlenmesinin dava dışı satıcı gönderici tarafından yapıldığını, ekspertiz raporundaki tespitlere göre emtianın gönderici tarafından gereği gibi ambalajlanmadığını, palet yükleme ve istiflemenin emtiaya uygun yapılmadığını, emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 5. maddesi ve... klozlarının 4.3. maddesine göre, ambalaj eksikliğinden kaynaklanan hasarın teminat dışı olduğunu, CMR'nin 17/4 maddesi kapsamında da müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığını, emtianın ambalajlanmasının satıcının sorumluluğunda olduğunu ve CMR senedinde de yükleme, istifleme ve sabitlemenin gönderene ait olduğunu, davacı tarafça CMR 30. maddeye göre süresinde ve usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun CMR 23. madde kapsamında sınırlı olduğunu, davacı tarafça %10 ilave bedelin talep edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin CMR 27. maddeye aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; uyuşmazlıkta  uygulanması gereken CMR Konvansiyonu'na göre taşıyıcının kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zarardan mesul olduğu, taşıyıcının mesuliyeti yönünden hal böyle olmakla birlikte, taşıma sürecinde ortaya çıkan kayıp ya da hasar yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise (CMR md.17/2) ya da eğer kayıp veya hasar,emtianınn ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanması, yükün açık araçla sevk edilmesi, gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacının zarardan sorumlu tutulamayacağı, bu sorumsuzluğu tespitte ölçünün ise deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan özen olduğu, bu ilke uyarınca taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının yetersiz olduğunun ya da ambalajının taşınan yüke ve güzergâha uygun olmadığının belli olması halinde, taşıyıcının yükleyeni/göndereni veya yükü araca istifleyip/sabitleyeni uyarmadan ve uyardığı halde netice alamaması durumunda da CMR'nin 8 ve 9. maddeleri kapsamında taşıma belgesinde çekincesini belirtmeden yükü teslim alırsa ve yükte bu yüzden bir hasar oluştuğu da sübuta ererse, eğer ki kifayetsiz ambalaj, hatalı istifleme ya da yetersiz sabitleme, yüklemeye nezaret borcu esnasında taşıyıcının kendi bilgisiyle fark edebileceği kadar bariz ise nakliye sürecinde oluşan hasar kifayetsiz ambalaj veya iştif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde araca sabitlenmemesi yüzünden de kaynaklansa, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılmasının ve bunun için de taşıyıcının yüklemeye nezarete ilişkin görevini ihlalden doğan müterafik kusuru nispetinde hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olacağını, alınan bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmede, davaya konu hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığı ve sevk edilen yüke ve güzergaha uygun olmayan ambalajla gönderenin yaptığı istiflemenin hasara sebep olduğu, ayrıca taşıyıcıyı temsilen araç sürücüsünün yüklemeye nezaret görevi sırasında dıştan muntazam görünümlü yükün ambalajının yetersiz olabileceğini, sevkiyat sürecinde farklı oranlarda ortaya çıkabilecek mutat salınımlara mukavemet edemeyeceğini, üretici konumundaki gönderenin yaptığı ambalajın yetersiz kalabileceğini, istiflemenin yükün özelliğine uygun olmadığını, bu yüzden sevkiyat sürecinde emtianın kısmen de olsa zarar görebileceğini basit bir değerlendirmeyle önceden fark edebilmesi mümkün olmadığı tespit edildiğinden, davaya konu hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığı ve davalının oluşan zarara etkili olabilecek müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; bilirkişi raporunda; CMR Konvansiyonunun 8. maddesinde, taşımacının yükü teslim aldığında nezaret yükümlülüğü gereği kontrol etmesi gereken hususların belirtildiğini, kontrolün bitmesine müteakip taşımacının sevk mektubunda kusurlu veya zarara yol açabilecek durumları çekince şeklinde beyan etmesi gerektiğini, çekince şeklinde bir beyanın var olmaması durumunda CMR'nin 9/2 maddesi gereğince yükün ve ambalajın iyi durumda olduğu varsayılmakta olup, aksini ispat yükünün taşımacıya ait olduğunu,CMR sevk mektubunda taşımacı tarafından yük teslim alındığında herhangi bir çekince ileri sürülmediğini, taşımacının sevk mektubuna herhangi bir beyan yazmamış olmasının, yükün ve ambalajın iyi durumda olduğuna karine teşkil ettiğini, taşımacının yük güvenliğini sağlama yükümlülüğünün de bulunduğunu, fakat taşımacının söz konusu emtiaları sabitleme konusunda ihmali bulunduğunu,ekspertiz raporunda araç içi sabitlemenin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, şoförün nezaret yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle, sabitlemesi doğru yapılmayan emtiaların ambalaj kısımlarının, sevkiyat boyunca araç içinde meydana gelen ivmelenme ve fren sebebiyle hasara uğradığını, ekspertiz raporundaki bu değerlendirmelerin kusur oranlarının tespitinde dikkate alınması gerektiğini, bu sebeple oluşan zarara etkili olabilecek müterafik kusuru bulunmadığı tespitinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle, davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşımanın güzergahı itibariyle  uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; Sigortacı; ancak, sigortalının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda; sigortalının satın aldığı kumaş emtiasının İtalya'dan Türkiye'ye kara yolu ile taşınması işinin davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın sigortalıya tesliminde 21 kap emtianın hasarlı olduğunun CMR senedine şerh edildiği ve taşıyıcı temsilcisinin de imzasının bulunduğu 25.06.2018 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, davacı ... şirketi tarafından alınan ekspertiz raporunda; emtianın bulunduğu yerde paletten ve birbirinden ayrılarak devrildiğinin görüldüğü, bu duruma, rulo çaplarının palet genişliklerinden daha küçük olması nedeniyle araç içerisinde meydana gelen boşlukların ve emtianın araç içerisine sabitlemesinin yapılmamış olmasının neden olduğu, nakliyecinin sabitleme konusunda ihmali bulunduğu, hasar bedelinin ise 6.130,14-USD olup 1.333,94-USD sovtaj tenzili sonrası 4.796,20-USD olduğunun tespit edildiği, bu tutarın davacı tarafından 27.08.2018 tarihinde sigortalıya ödendiği, taşıyıcının sorumluluk sigortacısı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda ise, hasarın yakın sebebinin ambalaj ve palet üstü istifteki yetersizlik olduğu tespit edilmiştir. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen sürede uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde  ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda emtianın teslimi sırasında davalı taşıyıcının temsilcisinin de imzasının bulunduğu tutanak ile emtiadaki hasar tespit edildiğinden davalıya hasar ihbarı yapılmış sayılacaktır. CMR'nin 17/2 maddesinde; kayıp veya hasarın, hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmasından, yükün gönderici veya alıcı tarafından yüklenmesi ve alınmasından, özellikleri gereği özel risklerden doğması halinde taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Yükün ambalajının yetersiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmekle birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajın yetersiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde, taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecektir.Fark edebileceği durumlarda, hasar yetersiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. İstiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru yeterli güven verici bir şekilde yapılması gerekir. Taşıyıcının sadece müterafik kusur hali dışında sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu sebeple doğacak zarardan sorumluluğunun kalkması için, taşıyıcının taşıma sözleşmesine ihtirazi kayıt koyması gerekir.Taşıyıcı ihtirazi kayıt koymamış ise, emtianın sağlam teslim alındığı kabul edilse de, ambalaj ve istifleme yönünden müterafik kusurlu sayılması gerekir. Taşınan emtianın satış ve teslimi ...koşullu yapılmış olup sigortalı alıcı, satıcının işyerinden malları yükleyip istiflemek dahil taşımanın tüm riskini üzerine almıştır...koşulu taşıma senedinde de yazılı ise de taşıma senedinde yükleme, istifleme ve sabitlemenin göndericiye (somut olayda alıcı) ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Somut olayda emtialar davalı taşıyıcıya satıcı tarafından ambalajlı ve paletli bir şekilde teslim edilmiştir. Bu durumda taşıyıcı istifleme ve sabitleme gibi hazırlık işlemleri ile bağlı tutulamaz ise de, CMR'nin 8 ve 9. madde hükümleri gereği gözlem ve nezaret etme yükümlülüğü devam etmektedir. Alınan bilirkişi raporunda; taşıma konusu emtianın, polietylen ya da pamuktan dokumadan imal edilen çok yumuşak, perfore (gözenekli) edilmiş, sıvı emici, koku hapsedici işlevi görmek üzere bebek bezi içine yerleştirilen bir yarı mamul olduğu, taşımanın, işlenme sırasında itina ve özen gösterilmesini gerektirdiği, rulo halindeki emtianın paletler üzerine istiflendiği, römorka üstten bakıldığında silindirik ruloların üst üste istiflenmesiyle meydana gelen silindirik formdaki bobinler arasında mesafe olduğu,emtianın yüklendiği römork ölçülerine ilişkin bilgi bulunmadığı, römork kasa yan ve arka duvarı ile rulo bobinleri arasındaki boşluğun ne kadar olduğunun tespit edilemediği, çarpma ve basma tesiriyle üst sıralardaki ruloların silindirik formunun bozulduğu, ambalajlamanın emtia satıcısı....firması tarafından yapıldığı, palet üstünde ambalajlı olarak teslim edilen emtianın zarar görmesinin, palet üstüne 14 adet rulonun konularak ambalajlanması ve bir palet üstündeki rulonun diğer palet üstündeki rulo ile arasında boşluk bulunması sonucu meydana geldiği, hasara, ambalaj hatası ve yüke ve güzergaha uygun olmayan ambalajla gönderenin yaptığı istiflemenin neden olduğu, taşıyıcıyı temsilen araç sürücüsünün yüklemeye nezaret görevi sırasında, dıştan muntazam görünümlü yükün ambalajının yetersiz olabileceğini, sevkiyat sürecinde farklı oranlarda ortaya çıkabilecek mutat salınımlara mukavemet edemeyeceğini, gönderenin yaptığı ambalajın yetersiz kalabileceğini, istiflemenin yükün özelliğine uygun olmadığını, bu yüzden  sevkiyat sürecinde emtianın zarar görebileceğini basit bir değerlendirmeyle önceden fark edebilmesi mümkün olmadığından, taşıyıcının oluşan zarara etkili olabilecek müterafik kusuru bulunmadığı, hasar bedelinin ise 4.830-Euro karşılığı 26.163,63-TL olduğu, bu tutardan sovtaj  bedeli 6.158,25-TL'nin düşümüyle 20.005,38-TL olduğu, emtianın hasarlı kısmına denk gelen 1.778,47-TL navlun bedeli ilavesiyle 21.783,85-TL  olduğu, bu miktarın sorumluluk sınırının altında olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda hasarlı emtiaya karşılık gelen navlun bedeli de hesaplanmışsa da, davacı tarafça icra takibi ve davada sadece emtia hasar bedeli talep edildiğinden 20.005,38-TL emtia  hasar bedelinin dikkate alınması gerekmektedir.Bilirkişi raporunda hasarın gönderenin ambalajlama ve istifleme hatasından meydana geldiği, taşıyıcının müterafık kusurunun bulunmadığı tespit yapılmış ise de, rapor içeriğinde, silindirik ruloların üst üste istiflenmesiyle meydana gelen silindirik formdaki bobinler arasında mesafe olduğu, römork kasa yan ve arka duvarı ile rulo bobinleri arasındaki boşluğun ne kadar olduğunun tespit edilemediği belirtilmiş olmakla, rulo bobinler ile römork duvarları arasında boşluk bulunduğu anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda da bu tespiti doğrular şekilde, rulo çaplarının palet genişliklerinden daha küçük olması nedeniyle araç içerisinde meydana gelen boşlukların ve emtianın araç içerisine sabitlemesinin yapılmamış olmasının hasara neden olduğu tespiti yapılmıştır.Bu halde göndericinin sabitleme ve istifleme hatasının basit bir inceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı taşıyıcının hafif derecede olmak üzere kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yetersiz sabitleme ve istiflemenin yol koşulları ile birleşmesi neticesinde meydana gelen hasarda, davalı taşıyıcının kusur oranının %25 olarak kabulü ile buna isabet eden 5.001,34-TL tazminata hükmedilmesi gerekirken, hasarın meydana gelmesindeki sorumluluğun tümüyle ambalaj ve istifleme hatası nedeniyle davacı göndericide olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde; hak sahibinin tazminat için faiz talep edebileceği, faizin başlangıç tarihinin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir isteğin bulunmaması halinde ise faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davacının sigortalısınca davalıya keşide edilmiş olan 03.07.2018 tarihli ihtarnamenin tebliğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın kısmen  kabulüne, fazla istemin reddine \" karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/380 Esas - 2022/282 Karar sayılı 07/04/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 5.001,34-TL alacak üzerinden devamına, hükmedilen alacağa davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 467,38-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 148,02‬‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 511,78-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 67,40-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.067,40-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 560-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 5.001,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine taktir olunan 5.001,34-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan 69,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 13-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 40-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9352b621e41fefe","SID":"8a2dc34b6977cef2"}}