{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1518 <br>KARAR NO:2025/1022<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/02/2024<br>NUMARASI:2023/568 Esas -  2024/75 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... cinsi maske alım satımına ilişkin olarak sözlü bir anlaşma olduğunu, işbu anlaşma gereği maskenin satış birim fiyatı 0.24 Euro bedel olarak kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen 26.02.2021 tarihli mail yazısında; ürünlerin seri üretimine başlanması için müvekkilden 18.500 Euro'nun karşılığı olan güncel Merkez Bankası Döviz Satış Kurundan TL olarak ödeme yapılmasının istendiğini, müvekkil şirket tarafından davalı şirketin talebi doğrultusunda 16.500 Euro, TL cinsine çevirilerek (26.02.2021 tarihli Euro-TL kuru üzerinden) davalı şirkete banka havale yolu ile bakiye 2.000 Euro ise elden verilmek suretiyle ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından yapılan bu ödemeye istinaden davalı şirket maske teslimine dair taahhüt edilen zaman konusunda geç kalındığını, gecikmiş şekilde teslim edilen maske adedinin de sipariş edilenden çok daha az miktarda olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkile teslim edilen 10.340 adet maskenin yurtdışında bulunan müvekkilin müşterisi olan dava dışı şirkete gönderildiğini, ancak yurtdışındaki müşterinin, maskelerin gereken standartların altında kalması ve sipariş süresinin gecikmiş olması sebepleriyle kalan siparişleri iptal ettiğini, müvekkil tarafından yapılmış olan ihtara rağmen davalı tarafça söz konusu bedelin ödenmediği gibi mal tesliminin de yapılmadığını, davalıya hem sözlü hem de yazılı olarak teslim edilmeyen mallara ilişkin ödenen bedelin iadesi talebinde bulunulduğunu, talebin haksız bir şekilde reddedildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından başlatılan takibe usulüne uygun olarak itiraz edildiğini, öncelikle dava konusu olaya ilişkin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan takibe yönelik itirazları üzerinde İstanbul 11 ATM'nin 2021/767 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, yargılama sonunda \"2004 sayılı İİK'nın 58/3 fıkrası uyarınca \"Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi\"nin icra takip talebinde yer alması zorunludur. Ne var ki davaya konu takipte sadece USD cinsinden bedel belirtilmiş olup, ortada geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden ve itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığı ön koşul olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 Esas - 2015/9366 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2006/6273-7304 E.K. Sayılı kararı, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/648-686 E.K. Sayılı kararı ile İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/2153 - 1638 E.K. Sayılı ilamı)\" şeklinde karar verildiğini, verilen karar üzerine davacının İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasında yeniden ödeme emri düzenlenmesini talep ettiğini, bu doğrultuda yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından yapılan icra takibinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden bu alacak kalemi yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, davacının iş bu icra takibi üzerinden yeniden ödeme emri düzenlenmesi yönünde talepte bulunduğunu, davacı tarafından geçerli bir icra takibi başlatılmadan, iptali gereken eski İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası üzerinden davacının talebi üzerine iddia edilen güncel alacaklar kalemlerine yönelik herhangi bir harç ödenmeden yeniden ödeme emri düzenlendiğini, usul ve yasaya aykırı icra takibi nedeniyle öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini,  esasa ilişkin olarak ise, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında yapılan görüşmeler neticesinde maske satışı konusunda sözlü olarak anlaşma sağlandığını, yazılı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından davacı şirketin talep ettiği niteliklere sahip maskelerin üretildiğini, davacıya teslim edildiğini, yapılan anlaşma neticesinde müvekkil şirket tarafından teslim tarihi ile alakalı olarak yazılı veya sözlü herhangi bir taahhüt verilmediğini, davacının numunelerin gecikmesi ve teslim edilen ürünlerin kaliteli olmadığı gerekçesiyle siparişi durdurma kararı aldıklarını beyan ettiklerini, davacının 26.02.2021 tarihinde 147.600 TL ödeme yaptığını, talep edilen ürünlerin davacı şirkete 3 iş günü içerisinde teslim edildiğini, 09.03.2021 tarihinde yine talep edilen ürünlerden 22.309,58 TL tutarlı ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğini, 25.03.2021 tarihinde davacı şirkete teslim edilmiş olan birer kutu üç farklı boyda numunelere istinaden ise davacı şirkete teslim tarihi konusunda herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, davacı şirket tarafından da herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... itirazın iptali davalarının görülebilmesi için usulüne uygun başlatılmış bir takibin varlığının dava şartı olduğu,İİK 58/3.maddesinde düzenlendiği üzere takibin usulüne uygun olmasının bir koşulu da  yabancı para cinsinden istenen alacaklar için takip talepnamesinde TL karşılığının hangi kur üzerinden istendiği açıklanarak belirtilmesi gerektiği, davacı yanca mahkememiz işbu hükmüne kesin teşkil edecek İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/767 Esas ve 2023/137 Karar sayılı ilamında da bu hususun belirtilmesine rağmen sadece ödeme emrinin yenilenerek takibe devam edildiği dolayısıyla takibin temeli olan talepnamenin geçersizliğinin giderilmediği anlaşılmakla davanın kesin hüküm ve dava şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı müvekkili, kendisini iş bu davada vekil ile temsil ettirmesi sebebi ile Mahkeme tarafından davanın kesin hüküm ve dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre, reddedilen tutar üzerinden, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretinin takdiri gerektiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2024 tarihli, 2023/568 E., 2024/75 K. sayılı ilamının vekalet ücreti yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yapılacak olan istinaf incelemesi  neticesinde müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olay nezdinde ilk etapta düzenlenen takip talebi ve ödeme emirlerinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının bulunmadığından bahisle davanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/767 Esas ve 2023/137 K. ile reddine karar verildiğini, akabinde söz konusu karar ile tespit edilen aykırılıkların tarflarınca giderildiğini, bu kapsamda İcra dosyasında açıkça yer alan 07.08.2024 tarihli dilekçe ekindeki yeni takip talebinin taraflarınca usulüne uygun şekilde düzenlendiğini, işbu takip talebi doğrultusunda yeniden usulüne uygun bir şekilde ödeme emri de düzenlendiğini, davalının borca itiraz etmesi üzerine işbu davanın ikame edildiğinin sabit olduğunu, hal böyle iken, somut olayda yeniden usulüne uygun bir şekilde düzenlenen takip talebinin göz ardı edilmesi ve davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup kararın bozulmasını ve yargılamaya esastan devam olunmak üzere Mahkemeye gönderilmesini, istinaf başvurularının kabulü ile davacının hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddini, mahkeme kararının bozulmasını, esasa ilişkin yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince  davanın kesin hüküm ve dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, usulüne uygun icra takibinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... (eski esas:...) sayılı takip  dosyasında 16.018,04 Euro asıl alacak, 276,48 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.294,52 Euro alacağın tahsili istemiyle 31.05.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle ilk olarak, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığı, 2021/767 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu takipte sadece yabancı para cinsinden bedel belirtilmiş olması ve ortada geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 11.04.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüş olup, davacı tarafça aynı icra dosyasında 07.08.2023 tarihinde yeni bir ödeme emri ile yabancı para cinsinden olan alacağın TL cinsinden karşılığının belirtilmesi üzerine takibe davalının itiraz etmesi nedeniyle bu kez eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta; 28.05.2021 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen ilk takip talebinde toplam 16.294,52 Euro alacağın tahsilinin talep edilmesine rağmen, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği anlaşılmış olup, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan itirazın iptali davasında verilen davanın usulden reddi kararından sonra davacı tarafından icra müdürlüğüne icra dosyasının yenilenmesi talebinde bulunulduğu, ... Esasını alan takip dosyasında 07.08.2023 tarihinde yeni bir takip talebinin sunulduğu ve  takip talebi ile ödeme emrinde yabancı para cinsinden olan alacağın TL cinsinden karşılığının gösterildiği anlaşılmakta ise de davacı tarafça aynı icra dosyası üzerinden düzenlenen takip talebinde bu hususun ikmal edilmesi, takip talebini geçerli hale getirmeyecek olup,  usulüne uygun takip bulunmaması nedeniyle mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Diğer yandan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2 maddesinde \"Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.\" düzenlemesi mevcuttur. Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince dava  şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm tarihindeki tarifeye göre ikinci kısmın ikinci bölümünde düzenlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususu gözetilmeden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin  dava  şartı yokluğundan davanın usulden reddi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince davalı  lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;1-Davacı tarafından açılan davanın usulden REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 7.238,41 TL peşin harçtan 427,60 TL harcın mahsubu ile arda kalan 6.810,81  TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde, HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine, 6-Adalet  Bakanlığı  bütçesinden  karşılanan 3.120,00 TL  arabuluculuk  ücretinin  davacıdan  alınarak hazineye  gelir  kaydına,7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, d-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccef7a72aaa0dbd8","SID":"3e89de88d42e85b8"}}