{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2553 <br>KARAR NO: 2025/1199<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2016/1357 Esas - 2022/355 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in kızı ve diğer müvekkil ...'ın ablası olanı ...'ın, davalılardan ... ile dava dışı ...'ın karıştığı trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı bulunmakta olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkili ...'e 50.450 TL maddi tazminat ödemiş olduğunu ancak zararın  tam olarak karşılanmadığını, sigorta şirketinin ödenen kısım dışında kalan poliçe limitleri ile sınırlı sorumluluğunun olduğunu, ... hakkında İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/118 E. sayılı dosyası ile açılan kamu davasının sanık ...'nin mahkumiyeti ile sonuçlandığını ve halen temyiz aşamasında olduğunu, müteveffa ...'a atfedilecek herhangi bir kusur olmadığını, davalı ...'nin kusurlu olduğunu diğer sürücü ...'ın da kusuru bulunmadığını,  müteveffa ...'ın hemşire olarak çalıştığı için yüksek gelir elde ettiğini ve annesi ...'a bakıp gözettiğini, müvekkili ...'ın kızı maktul ...'ın ölümü ile maddi destekten yoksun kaldığını belirterek  şimdilik yoksun kaldığı maddi destek için  belirsiz alacak olarak 1.000 TL, ... için 75.000 TL, ... için 25.000 TL manevi tazminat,  100.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL de maddi olmak üzere toplam 101.000,00 TL'yi kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin başvuru sahibine ödemede bulunduğunu, böylece poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının gerçekten de destekten yoksunluk zararları olup olmadığının, davalı sürücünün kusurlu olup olmadığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada vefat eden müteveffa ...'ın müvekkilinin kız arkadaşı olduğunu, merhum ...'ın emniyet kemerinin takılı olmadığını ve ölümünün müvekkilini derinden etkilediğini, merhumun ailesinin afaki ve fahiş rakamlarda tazminat istediklerini, sigorta şirketinin ödemede bulunduğunu, ilgili tazminatı müvekkilinin taksit halinde sigorta şirketine geri ödediğini, davacılardan ...'ın merhumun yasal varisi olmadığı için taraf ehliyetinin olmadığını müvekkilinden tazminat talep edemeyeceğini,  diğer davalıların sigortadan tazminatlarını aldıklarını  müvekkilinden ayrıca tazminat talep edemeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacı ...’ın destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile; 1.000,00 TL’nin davalı ... Sigorta Şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 27/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin davalı ... Sigorta Şirketi yönünden reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile; davacı ... için 50.000,00 TL davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 27/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’ndan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ...  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce, diğer davalı sigorta şirketi tarafından mütteveffanın annesi davacı ... (...) ve babası dava dışı ...'a ödenen ve rücuan diğer davalı ...'den tahsil edilen toplam 120.000,00 TL'nin, davacının maddi tazminat talebinden mahsup edilmesi gerekirken, yapılmadığını, asgari ücretin baz alındığı kök rapora karşı yasal süresinde davacılar tarafından itirazda bulunulmadığı için rapor kesinleşmiş ve lehlerine usuli kazanılmış hak doğmuş olduğunu, buna karşın, süre dışında yapılan itirazı kabul eden mahkemenin, buna dair ek rapor aldırmış ve aleyhe artışa neden olan bu son rapora göre karar vererek hukuk ihlali yaptığını, mütevaffanın, bir süre hemşirelik yapmasına karşın, ölmeden önce resmi olarak hemşire olmadığını, zaten ek rapora dayanak yapılacak bir ücret belgesi de sunulamadığı için bilirkişinin asgari ücreti yıllara göre güncelleyerek, afaki bir rakam çıkardığını, davacı tarafların da başlangıçtaki 1.000 TL maddi tazminat talebini ıslah etmediğini, müteveffanın yasal varisi olmayan, davacı ... lehinde manevi tazminat kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı anne ...'a verilen 50.000,00 TL manevi tazminat miktarının da  fahiş olduğunu, dava tarihi dikkate alındığında, dönemin paritelerine göre mütenasip olmadığını, müteveffanın ölmeden önce annesi ve diğer aile fertlerine, düzenli olarak baktığına dair de dosyada delil bulunmadığını, bu bakımdan destek zararı ispat edilemeyen davacılar lehine \"destekten yoksun kalma tazminatı \" kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce, diğer davalı Sigorta Şirketi tarafından  mütteveffanın annesi  davacı ... (...) ve babası dava dışı ...'a ödenen ve rücuan müvekkilden tahsil edilen toplam 120.000,00 TL'nin, davacının maddi tazminat talebinden mahsup edilmesi gerekirken, bu yapılmadığını, asgari ücretin baz alındığı kök rapora karşı yasal süresinde davacılar tarafından itirazda bulunulmadığı için raporun kesinleşmiş olduğunu ve lehlerine usuli kazanılmış hak doğduğunu, süre dışında yapılan itirazı kabul eden mahkemenin, buna dair ek rapor aldırdığını ve aleyhe artışa neden olan bu son rapora göre karar vererek hukuk ihlali yaptığını, mütevaffanın bir süre hemşirelik yapmasına karşın, ölmeden önce resmi olarak hemşire olmadığını zaten ek rapora dayanak yapılacak bir ücret belgesi de sunulmadığı için bilirkişinin asgari ücreti yıllara göre güncelleyerek, afaki bir rakam çıkardığını,  davacı tarafların da başlangıçtaki 1.000 TL maddi tazminat talebini ıslah etmediğini, müteveffanın yasal varisi olmayan, davacı ... lehinde manevi tazminat kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı anne ...'a verilen 50.000,00 TL manevi tazminat miktarının da  fahiş olduğunu, dava tarihi dikkate alındığında, dönemin paritelerine göre mütenasip olmadığını, müteveffanın ölmeden önce annesi ve diğer aile fertlerine, düzenli olarak baktığına dair de dosyada delil bulunmadığını, bu bakımdan destek zararı ispat edilemeyen davacılar lehine \"destekten yoksun kalma tazminatı \" kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 27/02/2016 tarihinde, saat 03:50 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gece vakti, yağmurlu havada orta ayırıcı ile bölünmüş Büyükdere Caddesini takiben Maslak istikametinden Sarıyer istikametine seyir halinde iken olay yeri  ışık kontrollü mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasını dikkate almadan kavşağa girdiği sırada, ... trafık lambasında kavşağa girerek Daruşşafaka istikametine dönüş yapmak isteyen dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan ön kısımlarına çarpması sonucu, ... plaka sayılı otomobilde yolcu konumunda bulunan davacı taraf yakını müteveffa ...'ın ölümü ile neticelenen dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Yargılama esnasında 11/03/2021 tarihli celsede davacı vekili \"... her ne kadar bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış ise de müteveffa hemşiredir. Dava dilekçemizde bu hususu belirtmiştik, SGK kayıtları alınarak gerçek gelir üzerinden yeniden hesaplama yapılmasını talep ederiz. Ayrıca emsal ücret araştırması yapılsın, mahkeme aksi kanaatteyse sözlü yargılamaya geçilerek davamızın kabulüne karar verilsin.\" şeklinde beyanda bulunmuş ve Mahkemece aynı tarihli ara karar ile \"...SGK hizmet dökümlerinde müteveffanın asgari ücretten yüksek bir ücret aldığının belirlenmesi halinde ve celse arasında davacı vekili tarafından talep edilmesi halinde dosyanın raporu sunan bilirkişiye tevdi edilerek SGK hizmet dökümlerinde belirtilen ücrete göre yeniden hesaplama yapılması için ek rapor aldırılmasına\" karar verilmiştir.Aktüerya kök raporu davacı vekiline  25/11/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı vekili tarafından süresinde aktüerya kök bilirkişi raporuna karşı itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle  aktüerya raporundaki hesaplama yöntemi ve hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması ile belinlenen tazminat miktarı bakımından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.Somut uyuşmazlıkta dava tarihinden önce yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından açılan sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınarak müteveffanın  annesi ...'a  18/11/2016 tarihinde  tarihinde 50.450,00 TL, dava dışı  müteveffanın babası ...'a da 30/09/2016 tarihinde 68.072,27 TL tazminat ödemesi yapılmıştır. Aktüerya kök raporunda ödeme tarihine göre hesaplama yapıldığında  davacı ...'a (...) sigorta şirketinin yaptığı ödemenin daha fazla olduğu, tazminatı fazlasıyla karşıladığı belirlendiğinden maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği halde usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde ek rapor alınması ve  güncel asgari ücrete göre hesaplama içeren ek rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle Dairemizce maddi tazminat talebinin istinaf eden davalılar yönünden reddine dair  karar vermek gerekmiştir. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının,  manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle; davalı ... vekili ile davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... vekili ile davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:1-a-Davacı ...’ın destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 1.000,00 TL’nin davalı ... Sigorta Şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren  tahsili ile davacı ...’a verilmesine, b-Davacı ...'ın (...) destekten yoksun kalma tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden  reddine,2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin davalı ... Sigorta Şirketi yönünden REDDİNE, 3-Davacıların manevi tazminat taleplerinin davalılar ... ve ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; davacı ... için 50.000,00 TL davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 27/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’ndan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Maddi tazminat yönünden yeteri kadar harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Maddi tazminat yönünden davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç (maktu) ve 29,20 TL başvuru harcı toplamı 109,90 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden, davacı tarafından harç dışında yapılan 1.754,35 TL  yargılama giderinin  davalı ... Sigorta Şirketi'inden  tahsili ile davacı ...’a verilmesine,7-Maddi tazminat yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ... Sigorta Şirketi'inden  tahsili ile davacı ...’a verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden kabul edilen kısım yönünden alınması gerekli 4.781,70 TL harçtan davacının yatırmış olduğu 264,27 TL peşin harcın mahsubu ile 4.517,43 TL'nin davalılar ... ve ...’ndan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 9-Manevi tazminat davası yönünden yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’ndan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 11-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ....’ndan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 12-Manevi tazminat davası yönünden davalı ... Sigorta Şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine, 13-Manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 14-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı ... vekili ile davalı ...  vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 66,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'na verilmesine, b)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f2de0051cecfe5c","SID":"2e0d3e6d3e6f38cb"}}