{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/7 <br>KARAR NO:2025/694<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/11/2021<br>NUMARASI:2019/365 Esas -  2021/810 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinden satın aldığı malzemeler karşılığında doğmuş bir kısım borcuna karşılık vermiş olduğu ...bank ... Şubesine ait ... seri no.lu 04.10.2018 keşide tarihli 100.036,26 TL'lik çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılığının bulunmadığı hususunun çek arkasına derç edilerek, zorunlu olarak bankaca ödenmesi gereken 1.600 TL'nin banka tarafından ödendiğini ve çekin 98.436,26 TL'lik kısmının karşılıksız kaldığını, borçlunun İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1078 E. sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu ve 21.02.2019 tarihinde kesin mühlet talebinin kabulüne karar verilmişse de 14.03.2019 tarihinde davacının feragati nedeniyle davanın reddine ve tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildiğini ve kararın aynı tarihte kesinleştiğini, çekin karşılıksız kalan 98.436,26 TL'lik kısmı ödenmeyince rehinle temin edilmeyen alacağın tahsili için 19.03.2019 tarihinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/296 D. İş sayılı dosyasından çek aslının mahkemeye teslim edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini, 20.03.2019 tarihinde karşılıksız çeke mahsuben davalı şirket tarafından 100.036,26 TL'nin müvekkili şirketin banka hesabına gönderildiğini, fakat karşılıksız çek tazminatı, komisyon ücreti ve çekin işlemiş ticari avans faizlerine dair herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın kabulü ile davalı borçlunun...sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunarak 21/09/2018 tarihinden başlamak üzere Konkordato geçici mühlet kararı aldığını, daha sonra 21/02/2019 tarihinde ise, davalı müvekkili şirkete atanan komiser heyetinin raporuyla İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin davalı müvekkili şirkete 1 yıl süre ile kesin mühlet verdiğini, öncelikle davacı tarafın dava konusu yaptığı çekin keşide tarihi ve yazdırılma tarihi itibariyle (04/10/2018), davalı müvekkili şirketle ilgili konkordato geçici mühlet nedeniyle ihtiyati tedbir kararı olduğu sabit olup taraflar arasında bu konuda herhangi bir çekişme olmadığını, konkordato geçici mühlet kararından açıkça davacının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin konkordato geçici mühlet ihtiyati tedbir kararını bildiğinden, yazdırdığı çekle ilgili hiçbir ticari işlem yapmadığını, davalı müvekkili şirketin 08/03/2019 tarihinde konkordato dava dosyasından feragat ettiğini ve davacı herhangi bir ticari işlem yapmadığından, davacı hesabına 20/03/2019 tarihinde çek bedelinin ödendiğini, davacının yapılan ödemeye rağmen çek aslını davalı müvekkili şirkete iade etmediğini, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasından verilen Konkordato geçici mühlet kararı gereği dava konusu çek hukuken banka tarafından yazdırılamayacağını, Konkordato süreci içerisinde çekler yazdırılamayacağından ve bu nedenle kambiyo vasfı oluşmayacağından karşılıksız çek suçunun da oluşmadığını, davalı müvekkili şirketin tüm ödemeleri geçici mühlet kararından görüleceği üzere Konkordato Geçici Mühlet Gereği mahkeme tarafından atanan komiser heyetinin onayına bağlı olduğunu, diğer alacaklılar arasında imtiyaz olabileceği gerekçesi ile komiser heyeti dava konusu çekin ödenmesine onay vermediğini, tüm ödemelerin şirketin yönetiminin, hesapların komiser heyetinin onayıyla yapıldığından, dava konusu çek için davalı müvekkili şirketin faiz, çek tazminatı vb. giderlerden sorumlu tutulmasının hukuken imkan dahilinde olmadığını, çekin ödeme tarihinde davalı müvekkili şirketin kendi başına ödeme yapma yetkisinin olmadığını, davalı müvekkili şirketin, konkordatodan feragat etmesine müteakip, davacının hesabına çek bedelini ödediğini, borcu olmadığından ötürü itiraz ettiğini, belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tüm dosya kapsamından; davanın, davacı şirketin lehtarı, davalı şirketin keşidecisi olduğu 04/10/2018 tanzim tarihli 100.036,26 TL bedelli çekin, davalı şirket hakkında konkordato tedbirlerinin olması sebebiyle vadesinde ödenmemesi, konkordato tedbirlerinin davalının davadan feragati ile kaldırılmasının akabinde çek bedelinin ödenmesi, TTK 783/3 ve 810 maddelerden kaynaklı işlemiş faiz, çek tazminatı ve komisyonun ödenmemesi nedeniyle 17.321,34 TL alacağın tahsili amacıyla ... sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, taraflar arası ihtilafa konu çekin davalı tarafından davacı lehine keşide edildiği, 04/10/2018 tanzim tarihli 100.036,26 TL tutarlı olduğu, çekin vadesinde bankasına ibraz edildiği, hesapta çek karşılığı bulunmadığından banka sorumluluk tutarının ödendiği ve karşılıksız işlemi yapıldığı, davalı tarafın konkordato tedbirlerinin kaldırılmasının akabinde çek bedelini davacının hesabına ödediği, davacı şirketin ise çek bedeli için yapılan ödemeyi takibe ve davamıza konu alacaklar yönünden ihtiraz i kayıtla kabul ettiğini bankaya bildirdiği, davalının çek bedelini davacıya ödediği, davacının çek tazminatı, çek komisyonu, faiz ve takip masraflarından sorumlu olmadığını, çekin ibraz gününde konkordato geçici mühlet kararının bulunduğunu, davalının ödeme yapma yetkisinin bulunmadığını, geçici mühlet kararının kaldırılmasının akabinde hemen çek bedelini ödediğini bu nedenle diğer alacak kalemlerinden sorumlu olmadığını ileri sürdüğü, davalının çek tazminatı ve çek komisyonundan sorumlu olmaması için keşide tarihinde çek bedelini banka hesabında hazır bulundurmakla yükümlü olduğu gibi konkordato tedbir kararının çek ödemelerini de kapsar nitelikte olması gerektiği, ancak davalının çek bedelini hesabında hazır bulundurmadığı gibi, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/78 esas sayılı dosyasında verdiği 21/09/2018 tarihli ara kararda davalı hakkında takip başlatılmamasına yönelik tedbir konulmuş ise de davalının borcuna karşılık düzenlediği çeklerin ödemesini yapmasına yönelik bir tedbirin bulunmadığı, davalının çekin vadesinde ödenmemiş olmasından ve dolayısıyla TTK 783/3 ve 810 maddelerden kaynaklı işlemiş faiz, çek tazminatı ve komisyonundan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacının çek bedelinden kalan 98.436,26 TL alacağına ödeme tarihi olan 04/10/2018 ile ödeme tarihi olan 20/03/2019 arası yıllık % 19,50 oranı üzerinden avans faiz işletilerek işlemiş faiz miktarının bulunabileceği, bu şekilde yapılan hesaplamada davacının 8.782,40 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, 8.782,40 TL işlemiş faiz, çek tutarının %10 u oranında 9.843,63 TL çek tazminatı, %0,30 u oranında 295,31 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam 18.921,34 TL alacağı doğduğu, davacının, çekin bankaya ibrazı ile ödenen 1.600,00 TL nin mahsubu ile bakiye 17.321,34 TLyi talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davanın KABULÜ ile; davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 17.321,34 TL alacak üzerinden devamına, alacağın feri alacak olması ve faize faiz işletilemeyecek olması nedeniyle takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 17.321,34 TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı takip başlatmakta haksız olmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine,(Emsal; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/7334 Esas 2017/1850 Karar sayılı kararı)\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu yaptığı çekin keşide tarihi ve yazdırılma tarihi itibariyle 04/10/2018’ de, davalı şirketle ilgili konkordato geçici mühlet nedeniyle ihtiyati tedbir kararı olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasında bu konuda herhangi bir çekişme bulunmadığını, yerel mahkemenin konkordato sisteminin, işleyişini  bilmediğini ve bu sebeple iş bu kararı verdiğini, kötü niyet  tazminatı istenmesi için takip borçlusunun kötü niyetli olması ve alacağın likit bir alacak olması gerektiğini, çekin ödeme tarihinde, davalı şirketin kendi başına ödeme yapma yetkisi bile yokken, tüm ödemeleri şirketin yönetimi, hesaplar komiser heyetindeyken, ve konkordato geçici mühleti gereği alacaklı ayrımı yapılamayacakken yerel mahkemenin davalı şirketi hangi gerekçe ile  “kötü niyetli” olduğuna kanaat ettiğinin de anlaşılamadığını, dava konusu olayda çekin, konkordato talep eden davalı şirket (borçlu) tarafından mühlet kararı öncesinde ileri tarihli olarak düzenlendiğini, ilgili çekin konkordato mühlet kararı içerisinde komiser onayıyla keşide edilen çekler arasında olmadığını, davalı şirketin ve komiser heyetinin “çekin karşılığını bankada bulundurma sorumluluğunun\" mühlet kararı içerisinde komiser onayıyla keşide edilen çekler için geçerli olduğunu, usul ve yasalara, dosya kapsamına, konkordato müessesesinin mevzuatına/ruhuna/işleyişine aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; borçlunun konkordato talebi üzerine mahkemece verilen geçici ve kesin mühlet nedeniyle tahsil  edilemeyen çekin konkordato talebinin feragat nedeniyle reddi ve tedbirlerin kaldırılması üzerine  tahsil edilen çek ana parası dışındaki, faiz, çek tazminatı ve komisyon alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı  vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, konkordato tedbirlerinin faiz, çek tazminatı ve komisyon bedellerinin ödenmesine engel olup olmadığı  noktasındadır.Davacı tarafça davalı hakkında ... sayılı takip dosyası ile; \"04/10/2018 tanzim tarihli 100.036,26 TL bedelli çekin 20.03.2019 tarihinde ödenmesi nedeniyle   TTK 783/3 ve 810 maddelerden kaynaklı işlemiş faiz, çek tazminatı ve komisyon ücreti\"  borcun sebebi gösterilerek toplam 17.321,34 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı,  davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı tespit edilmiştir.6100 sayılı TTK 783/3 maddesi;  Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. Başvurma hakkının kapsamını düzenleyen  810- (1) Hamil, başvurma yolu ile; a) Çekin ödenmemiş olan bedelini, b) İbraz gününden itibaren bu tutarın faizini, c) Protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve d) Çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini, isteyebilir. Düzenlemelerini içermektedir.Davacı şirketin lehtarı, davalı şirketin keşidecisi olduğu 04/10/2018 tanzim tarihli 100.036,26 TL bedelli çekin, davalı şirket hakkında konkordato tedbirlerinin olması sebebiyle ibraz anında ödenmediği,  konkordato tedbirlerinin davalının davadan feragati ile kaldırılmasının akabinde çek bedelinin davacının banka hesabına ödendiği, dava konusunun TTK 783/3 ve 810 maddelerden kaynaklı işlemiş faiz, çek tazminatı ve komisyonun ödenmesi istemi olduğu,  çekin süresi içinde muhata bankaya ibraz edildiği, hesapta çek karşılığı bulunmadığından banka sorumluluk tutarının ödendiği ve karşılıksız işlemi yapıldığı, davalı tarafın konkordato tedbirlerinin kaldırılmasının akabinde çek bedelini davacının hesabına ödediği, davacı şirketin ise çek bedeli için yapılan ödemeyi takibe ve davamıza konu alacaklar yönünden ihtirazi kayıtla kabul ettiğini bankaya bildirdiği anlaşılmaktadır.TTK 783/3 maddesindeki çek tazminatı sorumluluğundan kurtulmanın yolu ibraz günü bankada karşılığının bulundurulmasıdır. İbraz  tarihinde çek karşılığının bulunmadığı bankaca çekin arkasına şerh edilmiştir. TTK 810 maddesinde de hamilin ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizi ile  komisyonu ödemek zorunda olduğu, davalının kendi başvurusu ile aldığı konkordato talebindeki tedbir kararı gerekçesi ile davacının bahsi geçen yasal haklarının ortadan kalktığına ilişkin iddiası soyut ve yasal dayanaktan yoksundur. Bilirkişi raporu ile hesaplanan  8.782,40 TL işlemiş faiz,  çekin karşılıksız kalan tutarının %10 u oranında 9.843,63 TL çek tazminatı, %0,30 u oranında 295,31 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam 18.921,34 TL alacağı doğduğu, davacının çekin bankaya ibrazı ile ödenen 1.600,00 TL nin mahsubu ile bakiye 17.321,34 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 295,8‬0 TL harcın, alınması gerekli olan 1.183,22 TL harçtan mahsubu ile bakiye 887,42‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa95b8544ec6ec9a","SID":"c2ebc949454eca56"}}