{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2673 <br>KARAR NO: 2025/1107<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>NUMARASI: 2023/405 Esas - 2024/718 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 23/05/2016<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>BİRLEŞEN DOSYA<br>İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>2016/1423 Esas- 2016/990 KARAR<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 28/12/2016<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... sayılı aracın davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ile  karıştığı trafik kazasında, dava dışı ...'ın yaralandığını ve maluliyeti nedeniyle uğradığı zararların tazmini için müvekkili ...A.Ş aleyhine İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk  Mahkemesi'nin 2011/209 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını, ... esas sayı ile karar çıktığını, karar neticesinde müvekkili şirketin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına 26.01.2015 tarihinde 177.910,06-TL ödeme  yaptığını,  davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plaka sayılı aracın ZMSS Poliçesini yapan sigorta şirketi olduğunu, ... plaka sayılı aracın %50 kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin kusur oranı nispetinde ödediği tazminatın 177.910,06-TL'nin %50'si olan 88.9655,00-TL'si yönünden icra takibi başlattığını, her ne kadar ...plakalı aracın sürücüsü  ... için de icra takibi yapılmış ise de bu borçlu bakımından  tebligat aşaması tamamlanamadığından, bu borçlunun itirazı halinde bu borçlu hakkında da itirazın iptali davası açılıp birleştirme talep edileceğini belirterek  itirazının iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete icra takibi başlatmadan önce dava konusu ...'ın maluliyeti sebebiyle herhangi bir başvuru yapmadığını, ayrıca İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/209E. sayılı davanın da taraflarına ihbar edilmediğini, davacı aleyhine açılan dava 20.04.2011 tarihinde açılmış olup taraflarına herhangi bir bildirimde bulunulmadığından 2 yıllık zamanaşımı süresinin 20.04.2013 tarihinde dolduğunu, aleyhlerine açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacı taraf sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protole aykırı davranarak davadan önce başvuru yapmadan işbu davayı açtığından sorumluluklarının sadece sigortalısının kusuru oranında asıl alacak ile sınırlı olduğunu, poliçe dahil, delillerin şirkete tebliğinden itibaren uygun olan meblağın derhal ödeneceğinden, davacı sigorta şirketinin bu yola gitmeden dava açmasının protokol ihlali olup, faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden gerek sigortalısının ve gerekse şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin kusurlu olduğunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olacağını, ayrıca sigortalının kaza sebebiyle kusurunun tespit edilmesini,  ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortaladıkları ... sayılı aracın davalı adına kayıtlı ... plakalı araç ile karıştığı trafik kazasında ...'ın yaralandığını, ...'ın maluliyeti nedeniyle uğradığı zararların tazmini için 26/01/2015 tarihinde 177.910,06 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin kusur oranı nispetinde ödediği tazminatın 177.91006, TL'nin %50'si olan 88.955,00 TL'si için icra takibi yaptığını davalı sürücünün haksız olarak takibe itiraz ettiğini, ... plakalı aracın sigortacısına karşı İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/647 Esas sayılı açılmış olan itirazın iptali davası olduğundan bahisle davaların birleştirilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın, T.C.İçişleri Bakanlığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevini icra ettiği 17.07.2010 tarihinde, İstanbul ili sınırları içerisinde ekip  arkadaşı... ile motorsiklet üzerinde seyir halindeyken ... idaresindeki  ticari aracın motorsikletin sol tarafından çarpması ve müvekkili ... ile ekip arkadaşı...'ı yere savurması üzerine yaralandığını, ticari araç sürücüsü ...'ın sigorta şirketinin (eski adı ... Sigorta A.Ş. yeni adı ... Sigorta A.Ş.) zorunlu mali trafik sigortası kapsamında müvekkili ...'nın ekip arkadaşı...'a yapmış olduğu ödemenin rücu edilmesi istendiğini, işbu davanın davacısı...'a yapmış olduğu ödemenin kusur oranlarına binaen müvekkilden tahsili amacıyla takip başlatmış ise de başlatılan takibe haklı ve hukuka uygun olarak itiraz edildiğini, bahse konu kazanın müvekkili ve ekip arkadaşının motorsikletle trafikte ''görevlerini icraa ettikleri'' bir zaman diliminde gerçekleştiğini, zorunlu mali trafik sigortası kapsamında, müvekkilinin ekip arkadaşı...'a yapılan  ödemenin ...'ın sigorta şirketi tarafından doğrudan müvekkilinden rücu edilebilmesi isteminin  hukuka aykırı olduğunu, rücu isteminde bulunabilecek kurumun kesinlikle ... Sigorta A.Ş. olmadığını, müvekkilinin kamu görevlisi ve bahse konu kazanın müvekkil görevini yerine getirdiği esnada gerçekleştiğini, idare aleyhine açılacak tazminat davalarında da görevli yargı yolunun  idari yargı olduğunu belirterek bu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Asıl dava yönünden: açılan davanın kabulü ile, Birleşen dosya ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 88.955,00 TL asıl alacak ve 1.267,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.222,61 TL üzerinden devamına,  asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 17.791‬,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1423 Esas - 2016/990 Karar sayılı dosyası yönünden: açılan davanın kabulü ile  Asıl dosya ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 88.955,00 TL asıl alacak ve 1.267,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.222,61 TL üzerinden devamına,  asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 17.791‬,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'ilerinin değerlendirilmediğini, davacı taraf müvekkili şirkete icra takibi başlatmadan önce dava konusu...’ın maluliyeti sebebiyle herhangi bir başvuru yapmadığını, ayrıca İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/209 E. sayılı davanın da taraflarına ihbar edilmediğini, sorumluluğunun sadece sigortalının kusuru oranında asıl alacak ile sınırlı olduğunu, poliçe dahil, delillerin şirkete tebliğinden itibaren uygun olan meblağ derhal ödeneceğinden, davacı sigorta şirketinin bu yola gitmeden dava açmasının protokol ihlali olduğunu,  mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunda davacının yapmış olduğu ödemeye esas kriterler bildirilmediğini, değerlendirilmediğini, raporun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, kusur durumuna ilişkin itirazlarının değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, davacı şirket poliçe sınırları dahilinde talep edeceği bedeli zaman aşımı kurallarına uyarak diğer davalı olan ve aynı zamanda müvekkili sigorta şirketi konumundaki taraftan isteseydi zaten hali hazırda  bahse konu ödemenin yapılacağı da aşikarken davacı kurumun bu yola gitmeden dava açması protokol ihlali olup, faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden gerek müvekkili ...'nın  ve gerekse diğer davalı sigorta şirketinin  herhangi bir  sorumluluğu bulunmadığını, ilk derece mahkemesince nazara alınmaksızın yasa ve usule aykırı olarak hukuki mesnetten uzak bir şekilde karar verildiğini,  ilk derece mahkemesi hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda davacının yapmış olduğu ödemeye esas kriterler bildirilmediğini ve değerlendirilmediğini, rapor eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, eksik incelemeye dayalı rapor ile davanın kabulüne karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 27/04/2023 tarih, 2022/1264 Esas ve 2023/853 Karar sayılı kararı ile \" ...İstinafa konu gerekçeli kararın kararın verilme tarihinden önce 30/12/2016 tarihinde davacı sigorta şirketi tarafından dava dayanağı icra dosyasının diğer borçlusu ... aleyhine İstanbul Anadolu 2. ATM 2016/1423 Esas üzerinden itirazın iptali davası açıldığı ve Mahkemece 30/12/2016 tarih ve  2016/990 Karar sayılı kararı ile eldeki dava dosyası olan İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/647 Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verildiği ancak birleştirme işlemi yapılmadığı, 2016/647 Esas sayılı dosyasının karara çıkması ile de dosyanın işlemsiz kaldığı anlaşılmakla Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur.  Dava dışı ... vekilinin istinafı yerinde bulunduğundan dairemiz kararının kapsamına göre esasa ilişkin diğer  istinaf sebepleri şimdilik  değerlendirilmemiştir.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/647 Esas sayılı dosyası birleştirilerek karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacı şirkete 23/03/2010-23/03/2011 vadeli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... sayılı aracın davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ile  karıştığı trafik kazasında dava dışı...'ın yaralandığı ve malul kaldığı,  ... 'ın  uğradığı zararların tazmini için davacı ... Sigorta A.Ş. (eski unvanı ... Sigorta A.Ş)  aleyhine İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk  Mahkemesi'nin 2011/209 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığı ve davanın 2014/532 esas sayı ile karar çıktığı ve kesinleştiği, davacı şirket aleyhine yapılan icra takibi neticesinde İstanbul  ... icra Müdürlüğü  ... E sayılı icra dosyasına 26.01.2015 tarihinde davacının 177.910,06-TL ödeme yaptığı, davalıların %50 kusuru nispetinde ödenen tutarın davalılardan rücuen tahsili için davacı tarafından icra takibi başlatıldığı itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Asıl dosya davalısı ... Sigorta A.Ş'nin cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde  bulunmuştur. 2918 sayılı KTK.nun 109/4. maddesinde \"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. \" hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesi zamanaşımının kesilmesi durumlarını belirtilmiş, ikinci maddede  gibi alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımının kesileceğini hüküm altına almıştır. TBK'nın 156. maddesine göre zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar.  TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2019/17-855   E. - 2020/1001  K.  sayılı kararı).   Somut uyuşmazlıkta, tazminata konu trafik kazasının 17.07.2010 tarihinde meydana geldiği, ZMMS Genel Şartları C-8 maddesine göre davaya konu talep yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olduğu, davacı tarafından dava dışı zarar görene 26.01.2015  tarihinde  177.910,06-TL ödeme  yapıldığı, bu ödeme nedeniyle toplam 88.955,00 TL'nin işlemiş faiziyle birlikte  davalıdan tahsili istemiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 25/03/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borca itiraz edildiği, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği eldeki asıl davanın 23/05/2016 tarihinde açıldığı, birleşen davanın 28/12/2026 tarihinde açıldığı görülmüştür. Asıl davada zamanaşımının dolmadığı, birleşen davada ise birleşen dava davalısının cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmadığından bu yöndeki istinafların reddi gerekmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 110. maddesinin gerekçesi, Anaya Mahkemesinin  26/12/2013 tarih ve 2013/68-165 E-K sayılı kararı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 11/04/2016 tarih ve 2016/163-210 E-K sayılı,  24/09/2018 tarihli ve 2018/530-467 E-K ve 2020/400 E. 2020/453 K. sayılı kararları ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/2045 Esas 2020/1746 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de eldeki uyuşmazlıkta davalının 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle tazminat talep edilmesine göre uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacaktır.  Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Davacı sigorta şirketi tarafından Yargıtay incelemesinden geçen ve eldeki davada bakımından kuvvetli delil olan  ilama göre ödeme yapıldığından keşinleşen mahkeme kararına esas alınan kusur ve tazminat hesaplamasının esas alınmasında ve davalı sigorta şirketi kendisine ihbar yapılmamış olsa bile müteselsil sorumluluk hükümlerine göre sigortalısının kusuru oranında  asıl alacak, işlemiş faiz miktarı, ilam  vekalet ücreti ve  işlemiş faizi, ilam yargılama gideri ve  işlemiş faizi, ödeme tarihi itibariyle icra vekalet, harç ve giderleri  de dahil olmak üzere gerçek zarardan sorumlu olduğundan Mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.  Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE 2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.163,10 TL harçtan peşin alınan 1.540,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.622,32‬ TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.163,10 TL harçtan peşin alınan 1.540,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.622,32 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6dd86e111af8c460","SID":"3f67defc662afc2e"}}