{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/679 <br>KARAR NO: 2025/1258<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi  (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 03.01.2025<br>NUMARASI: 2024/544 Esas - 2025/2 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...  AŞ'ye ait 1 adet CNC Dik İşleme Merkezi cinsi emtianın Amerika'dan Türkiye'ye deniz yolu ile nakliyesi işini 1 no.lu davalının, İstanbul'dan Ankara'ya kadar olan kara nakliyesi işini 2 no.lu davalı tarafindan üstlenildiğini, söz konusu emtialar ... no.lu konşimento tahtında ... no.lu konteyner içerisinde gemiye yüklenildiğini, konteynerin sigortalı firma adresine ulaşmasını müteakip yapılan kontrollerde emtianın hasarlandığının tespit edildiğini, ambar tesellüm fişine hasar kaydı eklenerek emtianın hasarlı teslim alındığı kayıt altına alındığım, hasar tespit tutanağının düzenlendiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda hasarın nakliye sürecinde meydana geldiğinin kanaatine varıldığını, taşıma sürecinde sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olan hasardan davalıların sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 9.038,00 USD sigortalı zararı, davacı tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri gereğince sigortalısının haklarını devralan davacının TTK ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkının doğduğunu, davacı tarafından davalılar aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini belirterek, davalıların takibe, borca, faize ve ferilerine dair itirazının kısmen iptali ile takibin 9.038,00 USD üzerinden devamını, ek delil sunma haklarının saklı kalmak kaydı ile kabulünü, esas alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalılar tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Davalı vekili, savunmasında özetle; nakliyesi söz konusu olan emtiada herhangi bir hasar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte emtiada hasar bulunmuş olsa dahi davacınm rücu talebinin zamanaşımı süresi içerisinde yöneltmediğini, davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, dava hak düşürücü süre içinde açılmadığını, mezkur dava bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, bu sebeple davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, davacının itirazın iptali davasına iki icra takibi konu ettiğini, kabulünün mümkün olmadığım, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığım, nakliyat emtia sigorta poliçesinde sigorta konusu emtianın sevkiyatının USA devletlerinden İstanbul'a gerçekleşeceği hususunun belirtildiğini, sigorta emtianın USA'dan İstanbul'a kadar olan nakliyesini kapsadığım, davalının İstanbul - Ankara arasında gerçekleştirmiş olduğu nakliyat sigorta poliçesinin kapsamına dahil olmadığım, davacının davalıya herhangi bir şekilde doğmuş olduğu iddia edilen hasardan dolayı başvurmasının mümkün olmadığını, davalının gerçekleştirmiş olduğu nakliyat süreci başından beri sigorta kapsamına alınmadığını, dava konusu emtianın davalıca üstlenilmiş kara yolu nakliyesi özenli ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirildiğini, kara yolu nakliyesi sırasında herhangi bir hasarın oluşmadığının ortada olduğunu, aksi yönde emtiada bir hasarın oluşmuş olduğu hakkındaki kanaatin varlığı halinde ise hasarın kara yolunda gerçekleşmediğini, hasar gerçekleşse dahi deniz yolu nakliyat sürecinde gerçekleştiğinin açık olduğunu, davacının kötü niyetli bir şekilde hasar gerçekleştiğini ileri sürerken dayanak aldığı ekspertiz raporu eksik, hatalı ve hiçbir şekilde bağlayıcı olmadığım, hasarın gerçeklemiş olabileceği noktasında dayanak olarak gösterdiği başkaca herhangi bir bilgi ve/veya belge mevcut olmadığını, ispat yükü kendisinde olan davacının haksız taleplerinin reddinin yerinde olacağmı, davalının emtiayı zamanında eksiksiz ve sağlam olarak teslim ettiğini, emtiaya ilişkin 23.02.20222 tarih ... numaralı ambar tesellüm fişinde aleyhlerine olan hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğuna dair herhangi bir şerh düşülmediğini, herhangi bir hasar oluşmuş olsa bile bundan davalmm sorumlu olmadığını gösterir nitelikte olduğunu, davacının açmış olduğu icra inkar tazminatı talep hakkı bulunmadığını, davacının kötü niyetli bir şekilde icra talibinde bulunduğu için taraflarına kötü niyet tazminatı ödemesini talep ettiklerini belirterek, davacımn haksız davasının tümüyle reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkememiz  01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Davalı ... Nakliyat'ın İstanbul'dan Ankara'ya kadar olan kara nakliyesi işini üstlendiği dosya kapsamı ile belirli olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık  TTK'nın 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığı...\" gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş ve  İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl dosyada davalı ... Ticaret Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de hasarı kabul anlamına gelmemek kaydı ile eğer bir hasar meydana gelmiş ise dava konusu taşınan emtiada meydana gelen hasarın hangi aşamada meydana geldiği belirli olmaması sebebiyle öncelikle bunun belirlenmesinin gerekli olduğu açık olup dosyanın tefrik edilerek diğer davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, Kabul etmemekle beraber dava konusu emtiada eğer bir hasar gelmiş ise meydana gelen hasardan asıl dosyadaki diğer davalı ... taşımacılığın da sorumluluğunun bulunduğu ve kabul anlamına gelmemek kaydı ile bulunmakta ise mahkeme tarafından hasarın nerede meydana geldiğine ilişkin bir tespit ve inceleme yapılmadığından da dosyanın tefrik kararı ile diğer davalı hakkında pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte; emtiada hasar bulunmuş olsa dahi TTK'nın 903.maddesi uyarınca; hallerinin de bulunabileceği ayrıca değerlendirilerek diğer davalı yönünden de sorumluluk kapsamı belirlenmeli sonrasında sigorta kapsamına girip girmediği ve rücu hakkı bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeple işbu tefrik kararı kanuna ve hukuka aykırı olduğundan verilen tefrik sonrası verilen karar da usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki rücuya ilişkin davacının rücu talebini zamanaşımı süresi içerisine yöneltmemiş olduğundan davanın müvekkili yönünden usulden reddi gerektiğini,  Somut olayda nakliyesi söz konusu olan emtiada herhangi bir hasar bulunmadığını, bununla birlikte, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, emtiada hasar bulunmuş olsa dahi davacı, rücu talebini mevzuatta öngörülmüş olan zamanaşımı süresi içerisinde yöneltmediğini, hâl böyle olunca, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, Davanın hak düşücü süre içinde açılmadığını, yine, mezkûr dava bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmamış olup işbu sebeple de davanın usul yönünden reddi gerektiğini, Mahkemece davaya Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla bakılmakta iken diğer davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek müvekkili yönünden tefrik edilen dosyada verilen görevsizlik kararını, tefrik kararı neticesinde verilmiş olması ve tefrik kararının usule ve yasaya aykırı olması sebebiyle kabul etmemekle birlikte müvekkili yönünden devam eden dosyada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini,  Nakliyat emtia sigorta poliçesinde poliçenin malın deniz yolu ile Türkiye'ye gelmesini kapsadığı, sigorta konusu emtianın sevkiyatının Amerika Birleşik Devletleri'nden İstanbul'a deniz yolu ile gerçekleşeceği hususunun belirtildiğini, yani  sigortanın, emtianın İstanbul'a kadar olan nakliyesini kapsamakta olduğundan müvekkili şirketin İstanbul - Ankara arasında gerçekleştirmiş olduğu nakliyatın sigorta poliçesinin kapsamına dahil olmadığını, Emtianın kara yolu ile İstanbul'dan Ankara'ya nakliyatını üstlenen müvekkili şirketin yapmış olduğu nakliyat davacı tarafın sigortacısı olarak yer aldığı ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi bakımından sigorta kapsamına alınmadığını, bu nedenle davacının, müvekkili şirkete herhangi bir şekilde doğmuş olduğu iddia edilen hasardan dolayı başvurması mümkün olmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın husumet nedeniyle reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat sigortacısı olan davacının, dava dışı sigortalısına poliçe kapsamında ödediği hasar tutarının, rucuen davalı taşıyandan tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davaya bakma görevininin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine  karar verilmiş; bu karara karşı, davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, hakkında tefrik kararı verilen davalılardan  ... A.Ş tarafından  ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... A.Ş.'YE ait 1 adet CNC Dik İşleme Merkezi cinsi emtianın Amerika'dan Türkiye'ye deniz yolu ile nakliyesi üstlenildiğini, İstanbuldan Ankara ya kadar kara yolu taşımasının ise davalı ...TİC.LTD. ŞTİ tarafından üstenilip gerçekleştirildiğini,  konteynerin sigortalı firma adresine ulaşmasını müteakip yapılan kontrollerde emtianın hasarlandığının tespit edildiğini, hasarın nakliye sürecinde meydana geldiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının da kabulünde olduğu üzere, davalı  ... Nakliyat'ın İstanbul'dan Ankara'ya kadar olan kara nakliyesi işini üstlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden verilen karar isabetli olup, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince, hakkında tefrik kararı verilen ve yine aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğundan reddedilen diğer davalı yönünden verilen tefrik kararı ile diğer davalının hasardan sorumlu görülmesi gerektiği yönündeki istinaf nedenleri, diğer davalı hakkında verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda değerlendirilebilecek hususlar olup, iş bu görevsizlik kararının istinafının konusunu oluşturmamaktadır. Yine davacı vekilince müvekkili yönünden davanın zamanaşımından,  usulden ve esastan reddi gerektiği yönündeki savunmalar ise görevli mahkemece değerledirilebilecek hususlardır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d83d33553bebc73","SID":"f6ac72505f943709"}}