{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2038 Esas<br>KARAR NO:2025/1227 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/107 Esas- 2022/451 Karar<br>TARİH:02/06/2022<br>DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup, bu ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya; ... Bankasındaki hesabından keşide edilen; 04.10.2019 günlü 181.383,00 USD  08.10.2019 günlü 1.141.699,10 USD  10.10.2019 günlü 508.476,17 USD  12.10.2019 günlü 43.671,00 USD ve 15.10.2019 günlü 1.832.531,00 USD bedelli çeklerin ve ayrıca ... Bankasındaki hesabından keşide edilen; 18.10.2019 günlü 1.096.120,64 USD  25.10.2019 günlü 1.510.314,23 USD ve 26.10.2019 günlü  876.382,07 USD bedelli çeklerin teslim edildiğini, taraflar arasında imzalanan 08.10.2019 günlü protokole göre davalı tarafından ... sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız takibinin davacı müvekkili şirketçe 6.578.137,40 USD asıl, 387.500 USD işlemiş faiz üzerinden kesinleştirileceği, takibin kesinleşmesiyle birlikte davacının taşınmazıyla ilgili yapılan finansal kiralama sözleşmesinden dolayı finansal kiralayan ... Bankası A.Ş. nezdindeki hakkının haczedilmesiyle, çeklere konu alacakla ilamsız takibe konu alacak esasen aynı alacak olduğundan, yukarıda yazılı çeklerin hiçbir hak ve alacak talebinde bulunulmadan bedelsiz olarak davacıya iade ve teslim edileceğinin hüküm altına alındığını, sözleşme gereğince davacı şirket yetkilisinin ödeme emrini icra dairesinde tebliğ aldığını ve protokolde belirlenen tutardaki borç için takibinin kesinleştirildiğini, hemen akabinde davacının ... Bankası AŞ'ndeki haklarının haciz için  müzekkere yazıldığını, böylece davacı müvekkili şirketin 08.10.2019 günlü protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini tamamen yerine getirmiş olduğunu,  müvekkili şirketin 08.10.2019 günlü protokolden kaynaklanan bütün yükümlüklerini yerine getirmesine rağmen, davalı tarafın  hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmadan bedelsiz olarak davacıya teslim etmeyi yükümlendiği çekleri teslim etmediğini, hatta bütün uyarılara rağmen 10.10.2019 günlü  508.476,17 USD  12.10.2019 günlü 43.671,00 USD ve 15.10.2019 günlü 1.832.531,00 USD bedelli çeklerin arkasını yazdırdığını, çeklerin bedelsiz olarak iade ve teslimine yönelik müvekkilinin bütün uyarıları ve taleplerinin de sonuçsuz kalmış olduğunu, bu arada davalının  arkasını yazdırdığı üç adet çek için bir de Küçükçekmece 1. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2019/1008 E. sayılı dosyasıyla karşılıksız çeklerden dolayı ceza davası açıldığını, bu durum karşısında, bedelsiz olarak iadesi gerekirken iade edilmeyen çeklere yönelik muarazanın men'i ve söz konusu çeklerin iadesini sağlamak üzere mahkemeye başvurma gerekliliği doğduğunu, söz konusu çeklerin bedelsiz kalmasına ve hiçbir hak ve alacak talebinde bulunulmaksızın müvekkiline iadesi gerekmesine rağmen müvekkiline iade edilmeyip ceza davasına konu edilmesi karşısında davalı şirket yetkilileri hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2020/18156 Sor. sayılı dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek açıklanan nedenlerle  davalının hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmadan bedelsiz olarak iade etmekle yükümlendiği, davacının ... bankasındaki hesabından keşide edilen; 04.10.2019 günlü 181.383,00 USD  08.10.2019 günlü 1.141.699,10 USD  10.10.2019 günlü 508.476,17 USD  12.10.2019 günlü 43.671,00 USD ve 15.10.2019 günlü 1.832.531,00 USD; ve ayrıca davacının ... Bankasındaki hesabından keşide edilen 18.10.2019 günlü 1.096.120,64 USD  25.10.2019 günlü 1.510.314,23 USD ve 26.10.2019 günlü 876.382,07 USD bedelli çeklere yönelik muarazanın men'ine çeklerin bedelsiz olarak müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin netice  olarak toplam değeri 7.190.577 USD olan 8 adet çek için menfi tespit davası açmış olduğunun, davanın harca esas değerinin 45.013.013.TL  olup yatırılması gereken harç miktarının 776.474 TL olduğunu, davacının davasını açarken eksik harç yatırmış olup, öncelikle davacıya 7 günlük kesin süre vererek bu eksikliği tamanlaması için ihtarat yapılması aksi halde davanın esasına girilmeden açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, söz konusu menfi tespit davasının dayanağının 08.10.2019 tarihli protokolün oluşturduğunu,  söz konusu protokolün yapılışının en önemli amacının; taraflarca varlığı tartışmasız ve ihtilaf dışı bulunan 7.000.000.USD gibi yüksek miktardaki bir alacağa bir teminat oluşturabilme amacı olduğunu, bu hususun  özellikle protokolün sondan 4 ve 5 ve 6 ıncı satırlarında yer alan ;\"Akabinde geri alım hakkının haczine ilişkin müzekkerenin ... Bankası A.Ş. ye gönderilmesi ve bu haczin işlenmesinin sağlanması halinde, ...\" ibaresinden anlaşılmış olduğunu, aynı zamanda bu protokolün en önemli şartının da bu haczin ... bankası A.Ş. tarafından itirazsız bir şekilde kabul edilerek kayıtlarına işlenmesi olduğunun aşikar olduğunu, protokolün  yapıldığı 08.10.2019 tarihinde icra takibinin  kesinleşmiş olmasına rağmen, söz konusu haciz ... Bankasın A.Ş. Tarafından haczin işlenmesi sağlanamamış olması sebebiyle müvekkili şirket yetkililerinin haklı olarak ... Bankası A.Ş. nin  cevabını görmek istediklerini beyan etmiş olduklarını, 17.10.2019 tarihinde ... Bankası A.Ş.' nin ekte sunulan hacze itiraz yazısını ... sayılı icra dosyasına sunulduğunu, söz konusu itiraz yazısında aynen şu ibarelerin yer aldığını;\" İlgili haciz müzekkeresinde bahsi geçen ve borçlu ile müvekkil banka arasında imzalanan Beyoğlu 40.Noterliği nin 14.08.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi belge geri alım veya geri alacağı bakiye alacak hakkı doğuran cinsten bir vefa sözleşmesi olmayıp, tam tersine sözleşmeye konu taşınmazların sat geri kirala şeklinde bir finansal kiralama sözleşmesine konu edilmiş olduğu ve mülkiyetleri bankaya ait olan taşınmazlarla ilgilidir.  Açıklanan nedenlerle müvekkil banka resmi kayıtlarında borçluya ait ve haciz talimatınız doğrultusunda işlemi tesis edilebilecek haczi kabil menkul/gayrimenkul veya hak bulunmadığından ilgili yazınıza vekaleten itiraz ederiz. \" söz konusu itiraz dilekçesine de bu tarz hakların haczedilmesinin mümkün olamayacağına dair emsal Yargıtay Kararlarının da eklediğini, söz konusu yazı karşısında,  ciddi bir dolandırıcılık vakıası ile karşı karşıya olduğu kanaatine varan müvekkili şirket yetkililerinin Küçükcekmece Cumhuriyet Başsavcılığı' na 2019/63829.Soruşturma nosu ile  Şirket yetkilileri hakkında dolandırıcılık ve diğer sulardan ötürü suç duyurusu dilekçesini sunduğunu, söz konusu dilekçede işbu davayı da ilgilendiren taraflar arasındaki ilişkinin şu şekilde özetlenmiş olduğunu, \"Şüpheli Şirket kablo üretimi ve ihracatı ile iştigal eden bir şirket olup, şirketimiz ise bakır tedarikçisi konumunda olan bir şirkettir. Şüpheli şirket yetkilileri uzun yıllardan beri şirketimizden kablo imali için bakır satın almaktadır. Bakır alımı daha ziyade 2-3 aylık çekler ile gerçekleşmektedir. İki şirket arasındaki ticari risk 2.000.000.USD. yi geçmezken, son yıllarda müşteki şirketin talepleri karşısında bu risk 7.500.000.USD.ye kadar çıkmıştır. Borçlu şirketin yıllardan beri kendisine ait Sefaköy deki büyük fabrikasında imalat ve ihracat yapmakta olduğu için bu risklere çıkmakta tereddüt etmedik. Söz konusu ticari riskin 7.500.000.USD. ye çıkması sonrası borçlu şüpheli şirket yetkilileri borcunu ödemeyeceğini şirketmizi bildirmiştir. Şirket yetkilileri ile yapılan görüşmeler sonrası borçlu şirket borçlu şirketin bizim şirketimiz ile birlikte büyük bakır tedarikçileri ve bankalara toplam 35.000.000.USD. borcu bulunduğunu ayrıca yıllardır kendilerinin olan Sefaköydeki fabrikalarının 2014 yılında ... A.Ş. ye satıp geri kiraladığı ve her ay bu kuruma ödeme yaptıklarını öğrenmiştir. Bu mülkü geri alabilmeleri için 3 yıl daha bu ödemeleri yapmaları gerektiğini ve bu süre sonunda mülkiyetin kendi şirketlerine tekrar geçeceğini bildirmişlerdir. Bu taşınmazın çok değerli bir taşınmaz olduğunu en son yapılan değerlendirmeye göre 120.000.000.TL. değerinde olduğunu belirtmişlerdir.Bu durum karşısında borçlu şirket bu taşınmazın taksitlerini ödeyememeleri sebebiyle banka tarafından satılması halinde ,fabrikanın çok değerli olması sebebiyle bankanın alacağı miktarın mahsubu sonucu arta kalan miktarın sözleşme gereği kendi şirketlerine iade edileceğini, beyan ederek bu iade edilecek paraya şimdiden haciz koyabileceğimizi tarafımıza bildirmesi üzerine , borçlu şüpheli şirket aleyhine başlattığımız icra takibinden söz konusu iade edilecek paraya haciz koyulması amaçlanmıştır.Söz konusu hacze karşı .... A.Ş.ekte ki itiraz yaparak bankanın resmi kayıtlarında borçluya ait haczi kabil bir hakkının bulunmadığını belirtmiş olup, banka yetkilileri ile yapılan görüşmede ise de söz konusu taşınmazın taksitleri ödenmemesi halinde satılması halinde değerinin ancak 50.000.000.TL. olarak değerlendirilebileceği bunun da ancak kendi alacaklarını karşılayabileceği net bir şekilde ifade edilmiştir.\" söz konusu dilekçede belirtilenlerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin gerek devam eden ticari ilişki sürecinde riskin yükseltilmesi sürecinde gerekse sözde teminatlandırma sürecinde müvekkili şirketin yanıltıldığını ve çok büyük bir mağduriyet içine girmiş olup belki de bu yüksek miktardaki alacak sebebiyle iflas sürecine kadar sürükleneceğini,  ortada 7.000.000.USD civarında bir borç söz konusu olup, bugüne kadar 1 TL tahsilat yapılamadığı gibi, protokol ile amaçlanan haciz işlenmesinin gerçekleşmediğini, borçlu şirketin alacağın tahsilatını sağlayacak maddi varlığı bulunmamakta olduğunu, dava  konusu protokol sonrasında ortaya çıkan durum karşısında bu hali ile senetlerin bedelsiz hale gelmeyeceğini, çünkü protokolde bahsi geçen icra takibi sonucu ne 1 TL. tahsilatın yapılabildiğini ne de alacağın teminat altına alınabildiğini, müvekkili şirketin her şeye rağmen tahsilatta tekerrürlük oluşmaması  gayesi ile borçlu şirket aleyhine çeklere istinaden herhangi bir icra takibi yapmadığını, ileride böyle bir durum oluşması halinde de davacı borçlu şirketin her zaman için tahsilatta tekerrürlük oluştuğu itizarında bulunma imkanına hukuken sahip olduğunu, fakat bugün itibarı ile işbu çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının gerçek olmadığı gibi komik bir iddiadır olduğunu, sadece bir icra takibinin kesinleşmiş olmasının, çeklere konu alacağın bedelsiz kaldığı anlamına gelemeyeceğini, kaldı ki kesinleşen bu icra takibinden herhangi bir tahsilat yapılabilme imkanı bulunmadığını ve protokolün en önemli yapılma amacı olan alacağın haciz ile teminatlandırılması koşulunun gerçekleşemediği bu durumda, bu iddianın tamamen geçersiz bir iddia olduğunu, davacıların sürecin başından beri devam eden kötüniyetlerinin bir devamı olduğunu,  davaya  konu protokolde bahsi geçen 8 adet çekin toplam rakkamı ile yine protokolde bahsi geçen... sayılı icra takibinin asıl alacak rakkamının aynı olmadığını, çeklerin toplam rakamının icra takibinden fazla olup, müvekkilinin  alacağa bir teminata olaşacak saiki ve şartı ile bu indirime razı olmuş olmasına rağmen, amaçlanmış olan teminatlandırma şartının gerçekleşmemiş olduğunu, davacı şirket ile yapılan protokolün 08.10.2019 tarihli olmasına rağmen, işbu menfi tespit davasının 17.02.2020 tarihinde yani protoktolden 4 ay sonra ikame edildiğini belirterek açıklanan nedenler ile  öncelikle yatan eksik harç için 7 günlük kesin mehilli ihtaratın davacıya yapılmasına, haksız davanın reddi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih 2020/107 Esas- 2022/451 Karar sayılı kararında;\"....Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi heyeti raporu hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde, açılan davanın menfi tespit davası olduğu, davacı tarafın dava dilekçesi ile ... bankasındaki hesabından keşide edilen 04.10.2019 günlü 181.383,00 USD ; 08.10.2019 günlü 1.141.699,10 USD;  10.10.2019 günlü 508.476,17 USD;  12.10.2019 günlü 43.671,00 USD ve 15.10.2019 günlü 1.832.531,00 USD ve ayrıca davacının ... Bankasındaki hesabından keşide edilen 18.10.2019 günlü 1.096.120,64 USD; 25.10.2019 günlü 1.510.314,23 USD ve 26.10.2019 günlü 876.382,07 USD bedelli bedelli çeklere yönelik muarazanın men'ini, çeklerin bedelsiz olarak müvekkili şirkete iadesini talep ettiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, davacı ... A.Ş.'nin sahibi lehine delil niteliğini haiz ticari defterlerinde davalı .... A.Ş. 'nden 3.244.420,04 TL alacaklı olduğunun, davalı ...A.Ş.'nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacı S... A.Ş.' nden 43.819,03 TL alacaklı olduğunun, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının 3.288.239,07 TL olduğunun, yapılan incelemede davalı şirketin ticari defterlerinde 30.09.219 tarihinde 3.233.214,06 TL kur değerlemesi kaydı ile davacı şirketin cari hesabını sıfırladığının ve cari hesap işlemlerinin USD bazında hareketlerinin muhasebeleştirilmesinde alınan USD kurlarından kaynaklı kur farkı olduğunun tespit edildiği, 12.10.2019 tarihli 43.671 USD bedelli çekin 20.05.2021 tarihinde ödendiği, davadaki uyuşmazlığın ise bu noktada, cari hesap kapsamında davalıya verilen ve cari hesap borcundan düşümünün yapıldığı çeklerin tahsilinin protokol kapsamında yapılıp yapılamayacağı yönünde olduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında akdedilen 08.10.2019 tarihli protokolde; “... sayılı dosyasıyla başlatılan takip ... A.Ş. tarafından 6.578.137,40 USD asıl borç, 387.500 USD takip tarihine kadar işlemiş faiz ve ayrıca asıl borca takip tarihinden itibaren döviz mevcuatına devlet bankalarınca fiilen ödenen faiz oranına faiz işletilmesi şeklinde kesinleştirilecek. Akabinde geri alım hakkının haczine ilişkin müzekkerenin ... Bankası A.Ş.'ye gönderilmesi ve bu haczin işletilmesine ... A.Ş. tarafından muvafakat göstererek haczin işletilmesinin sağlanması halinde borcun kaynağı aynı olduğundan ve tek borç bulunduğundan, yukarıda yazılı çekler hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmaksızın, aynı gün bedelsiz olarak ... A.Ş.'ye teslim edilecektir.” hükümlerinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında ...A.Ş. ile davacı ...A.Ş. arasında 18.12.2018 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, 99 aylık sözleşmede davacı şirketin kiracı konumunda olduğu görülmüştür. ... Bankası A.Ş. tarafından dosya kapsamına sunulan 04.05.2021 tarihli yazısında sözleşmenin borcun ödenmesinde temerrüt nedeniyle ile sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedildiği huzurdaki davaya konu çeklerin her iki şirket ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu ve davacı şirketin cari hesap borcuna istinaden davalıya vermiş olduğu, bu çeklerin davalı ticari defterlerinde alacağından düşümünün yapıldığı ve bu düşüm sonucunda davacıdan 43.819,03 TL alacaklı olduğu görülmüştür. <br> 08.10.2019 tarihli protokolde davalıya verilen çeklerin davacıya iade edilebilmesi için geri alım hakkının haczine ilişkin müzekkerenin ... Bankası A.Ş.'ye gönderilmesi ve bu haczin  işletilmesinin sağlanması şart koşulmuştur. Dava dışı ... A.Ş. ile davacı   arasında 18.12.2018 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, 99 aylık sözleşmede davacı şirketin kiracı konumunda olduğu, sözleşmenin borçlunun temerrüde düşmesi nedeniyle feshedildiği ve sözleşmeye konu menkulün bankaya iadesi için Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2021/274 E. Sayılı dosyasında dava ikame edildiği, bu haliyle protokole konu haczin işletilmesi yapılamadığından, davacının çeklerin iade edilmesi veya çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yönündeki talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.HD' nin 2020/76 Esas,  2022/57 Karar sayılı ilamında da belirtildiği  üzere, döviz üzerinden açılan davalarda, dava değeri dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına göre tespit edilip bu değere göre harç ve vekalet ücretine hükmedildiğinden davalı lehine hükmolunacak vekalet ücreti hesaplanırken dava tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek vekalet ücreti hükmedilmesi yoluna gidilmiştir...\"gerekçesi ile ''1-Davaya konu edilen çeklerden, ... Şubesindeki hesaptan keşide edilen 10.10.2019 günlü  508.476,17 USD, 12.10.2019 günlü 43.671,00 USD ve 15.10.2019 günlü 1.832.531,00 USD bedelli çekler açısından açılan davanın REDDİNE, 2-Davaya konu  edilen ... Şubesindeki hesabından keşide edilen; 04.10.2019 günlü 181.383,00 USD, 08.10.2019 günlü 1.141.699,10 USD,  ayrıca ... Bankasındaki hesabından keşide edilen 18.10.2019 günlü 1.096.120,64 USD, 25.10.2019 günlü 1.510.314,23 USD, 26.10.2019 günlü 876.382,07 USD bedelli çekler açısından açılan davanın Harçlar Kanunu md 30 ve HMK madde 150 uyarınca AYRI BİR ESASA KAYDI İLE İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna yönelik gerekçeli itirazlarının dikkate alınmadığını, yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın reddedildiğini, davaya konu uyuşmazlığın çözümlenmesi için finansal kiracının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan haklarının, bu hakların haczedilmesinin, bir hakkın haczedilmesine, hakkı elinde bulunduranın itirazı halinde yapılabilecek/yapılması gerekecek iş ve işlemlerin detaylı biçimde incelenmesi gerektiğini; Mahkemece hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi heyetinde uzmanlık alanı icra-iflas hukuku ve finansal kiralama hukuku olan kişi bulunmadığını, rapor incelendiğinde, müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesinden ve özellikle 6361 sayılı yasanın 33/1. maddesinden doğan haklarının hiçbir şekilde incelenmediğini, ayrıca, finansal kiralama sözleşmesinin tarafı durumundaki dava dışı ...AŞ'nin haciz talebini reddetmesinden sonra, davalının İİK m.89/1 ve m.89/4 hükümlerini işletme imkânının bulunup bulunmadığı, bu imkânın kullanılması halinde müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan haklarının haczinin mümkün olup olmadığının da hiçbir şekilde incelenmediği ve değerlendirilmediğinin görüldüğünü, bütün bu hususları değerlendirmeyen bilirkişi raporunun, davayı aydınlatmış olarak kabul edilemeyeceğini, davanın hukuksal niteliğini göz önüne almayan, yasal düzenlemelere ve dosyaya sunulan delillere göre davayı aydınlatmakta yetersiz kalan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/274 E. sayılı dosyasına sunulan 10.09.2021 günlü dilekçede, davalının dava konusu Protokolle ilgili ikrarlarının dikkate alınmadığını, dosyaya sunulan, müvekkili şirketle dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında görülen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/274 E. sayılı dosyasına davalı tarafından sunulan 10.09.2021 tarihli dilekçede, davalının, davanın başından beri ileri sürülen hususları kabul ve ikrar ettiğinin açık bir şekilde görüldüğünü, gerçekten davalı tarafından, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/274 E. sayılı dosyasına UYAP üzerinden sunulan 10.09.2021 günlü dilekçenin 2. maddesinde aynen;\"Müvekkil şirketin davalı ... A.Ş. ten ticari satım dan ötürü alacaklı olup, bu şirket aleyhinde başlattığı icra takibi kesinleşmiştir. ... sayılı işbu icra dosyasından talebimiz doğrultusunda: ... Bankası A.Ş. ile ...oğlu 40. Noterliğinin 14.08.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı ile imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan ...A.Ş. nin bakiye alacak hakkı üzerine haciz konulmuştur. (Ek.2-Haciz Talebi),(Ek:3-Haciz Müzekkeresi)\" ifadesinin yer aldığını, Aynı dilekçenin 3. maddesinde de aynen; \"Bu sebeplerle Yüce Mahkeminizce verilecek \"finansal kiralama sözleşmesi\" şerhinin tapudan terkini ve taşınmazın davacı şirkete iadesi kararı müvekkil şirketin haciz koydurduğu alacağına kavuşması açısından bir ön şart olup, mahkenizce verilecek karar bu sebeplerle müvekkil şirketi doğrudan alakadar etmektedir. Zira yüce mahkemece işbu karar verilmeden davacı şirketin finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazı üçüncü bir kişiye satması mümkün değildir, ancak mahkemenizin kararı sonrası taşınmazı üçüncü bir kişiye satarak öncelikle kendi alacağını bu bedelden alacak olup, satış bedelinin finansal kiralama şirketinin alacağından fazla olması halinde ise söz konusu miktarı, aldırdığımız haciz kararı gereği, borçlu şirkete değil icra müdürlüğüne, finansal kiralama şirketince gönderilmesi gerekecektir...\" şeklinde beyanda bulunduğunu, görüldüğü üzere davalının, ... sayılı dosyasından, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan haklarına haciz konulduğunu, ... Bankasının alacağını almasından sonra kendi alacaklarını tahsil etme imkânları bulunduğunu, davalının, 2021/274 E. sayılı dosyaya sunduğu dilekçedeki ikrarının İlk derece mahkemesince göz ardı edildiğini ve davanın reddedildiğini;\"Haczin işletilmesi\" konusunun tek başına müvekkilince gerçekleştirilebilecek bir işlem olmadığını, haczin işletilmesi konusuna müvekkilince karşı çıkılmadığını, müvekkilinden muvafakat dahi istenmediğinin göz ardı edildiğini, müvekkili tarafından haczin işletilmesinin sağlanması ediminin, haciz işleminin fiilen ve bizatihi müvekkilince yapılmasını değil, haciz konulması için hukuki zemin hazırlanmasını içerdiğini, protokoldeki tarafın iradelerinin de bu şekilde yorumlanması gerektiğini, tarafların bu iradelerine uygun olarak; takiple ilgili ödeme emrinin müvekkili şirket yetkilisince icra müdürlüğünde teslim alındığını, protokolde yazılı tutarlarda borcun icra memuru huzurunda kabul edildiğini ve takip kesinleştirilerek sonuç itibariyle dosyadan haciz işlemi yapılabilmesinin hukuken mümkün hale gelmesinin sağlandığını; İlamsız icra takibinin yapıldığı icra dosyasında borç kabul edilerek, itiraz edilmeden takibin kesinleştirildiğini, haciz yazısının ... Bankası AŞ'ne teslimi sırasında müvekkili şirketten herhangi bir onay/muvafakat istenmediği gibi, bugüne kadar ... Bankası AŞ'den müvekkili şirkete bu yönde bir talebin de gelmediğini, kaldı ki konunun mahiyeti itibariyle haciz koyma/koymama inisiyatifinin müvekkilinde bulunmadığını, bunun tek başına müvekkilince gerçekleştirilecek bir işlem de olmadığını, müvekkili şirketin, ilamsız takibe itiraz edilmeden takibi kesinleştirmeyi ve akabinde haciz yazısının ... Bankası AŞ'ye ulaştırılmasını ve sonuç olarak ... Bankası AŞ nezdinde doğacak alacaklarının haczine engel olmamayı yükümlediğini ve 2021/274 E. sayılı dosyaya sunulan dilekçede beyan ve ikrar edildiği üzere, bu yükümlülüğünü tamamen yerine getirdiğini, dosya içeriğiyle sabit olan bu hususun İlk derece mahkemesince göz ardı edilerek, usul ve yasaya aykırı biçimde davanın reddedildiğini; ... Bankası AŞ'nin haciz yazısına itiraz etmesinin hatalı biçimde değerlendirildiğini, müvekkilinin leasing sözleşmesinden kaynaklanan/kaynaklanacak haklarının, haciz işlemine konu edilebileceğini, esasen bu hususun davalının da kabulünde olduğunu, 2021/274E. sayılı dosyaya sunduğu beyanın bu hususu açık bir şekilde ikrar ettiğini, icra dosyasından gönderilen haciz yazısına ... Bankasına AŞ'nin farklı bir cevap vermesinin, leasing sözleşmesinden kaynaklanan hakların haczi kabil olduğu gerçeğini değiştiremeyeceğini, bilindiği gibi haciz işlemi, icra memurunun yaptığı bir işlem olup, haczin tebliğ edildiği üçüncü kişinin yaptığı işin, sadece icra memurunun haciz iradesini kayda almaktan ibaret olduğunu, yoksa haciz koyanın üçüncü kişi olmadığını, dava konusu olayda da icra memurunun haciz iradesini bildirerek esasen işlemi tamamladığını;<br>Bilindiği gibi finansal kiralama sözleşmesinin feshinin sonuçlarını düzenleyen 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu md.33/1 hükmünden de anlaşılacağı gibi, sözleşmenin feshinden sonra finansal kiralamaya konu taşınmazın satılacağını, ... Bankası alacağını tamamen aldıktan sonra geri kalan kısmın müvekkili şirkete iade edileceğini, henüz satış yapılmadığından müvekkiline iade edilecek tutar belli olmamakla birlikte, 20-25 Milyon USD değerinde olan taşınmazın ... Bankası AŞ'nin talep ettiği alacak göz önüne alındığında, iade edilecek tutarın ... Şti.'nin alacağını da karşılayacağının açık bir şekilde görüldüğünü;Davalı, ... Bankası AŞ'nin 17.10.2019 tarihli cevabi yazısından sonra icra dosyasında  en azından İİK m.89/1 ve 89/4  icra dosyası kapsamında hiçbir hukuki girişimde de bulunmadığını, İİK m.89/1 ve 89/4 hükümlerini dahi işletmediğini, davalının bu konudaki eksikliklerinden, sessiz ve hareketsiz kalmasından dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağını, kaldı ki bu işlemlerin ve hukuki süreçlerin, olayın niteliği gereği, müvekkilince takip edilip sonuçlandırılacak işlemler olmadığını;İlk derece mahkemesinin bu hususları hiç değerlendirmediğini, davalının kusurlu davranışlarının sonucunu müvekkiline yüklediğini ve davayı reddettiğini, davanın reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ... Bankası AŞ tarafından müvekkili aleyhine açılan dava ve davadaki hukuki durum hakkındaki değerlendirmenin finansal kiralama hukuku ilkelerine aykırı olduğunu; Dava konusu protokolün 08.09.2019 tarihinde yapıldığını, ... Bankası A.Ş. tarafından çekilen ihtarnameden ve açılan davadan yaklaşık bir yıl önce olduğunu, esasen protokol tarihinde temerrütün söz konusu olmadığını ve finansal kiralama sözleşmesinin yürürlükte olduğunu, müvekkili şirketin protokolden aylar sonra temerrüde düşmesinin, protokolle hedeflenen, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan/ kaynaklanacak haklarına haciz konulmasına engel olarak kabul edilemeyeceğini, protokolün yapıldığı sırada ve ondan sonra da aylarca sözleşmenin yürürlükte kaldığı hususunun göz ardı edildiğini, kararın bu nedenle de hukuka aykırı olduğunu, davanın konusu protokol uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediğinin incelenmediğini, protokol kapsamında kesinleştirilen icra dosyasından müvekkili şirketin taşınmazına konulan haciz ve dava konusu çeklerden birisinin ödenmesinin, taraflar arasındaki ihtilafın bütünü kapsamında değerlendirilmediğini;Müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 08.09.2019 tarihli protokol gereğince, takip tarihi itibariyle henüz vadeleri gelmeyen çeklerle ilgili icra takibi başlatılamadığından, davalının iade etmeyi yükümlendikleri çeklerin bedeli ve işlemiş faizlerinden oluşan alacak için ... sayılı icra dosyasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin tebligatı elden alarak takibi kesinleştirdiğini, aynı gün ... Bankası A.Ş'ne haciz yazısının yazdırıldığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, protokole aykırı olarak arkası yazdırılan 12.10.2019 tarihli, 43.671,00 USD tutarındaki çekin aval veren ... ve ... aleyhine takibe konulduğunu ve 20.05.2021 tarihinde davalıya nakten ödendiğini; Ayrıca müvekkili şirket yetkilisi tarafından icra memuru huzurunda borcun kabul edildiğini, icra dosyasından müvekkili şirketin taşınmazına da haciz konulduğunu, bütün bunların, müvekkili şirketin iyiniyet içinde hareket ettiğini, protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmeye çalıştığını ve fazlasıyla da yerine getirdiğini gösterdiğini, şu halde müvekkili şirketin protokolden kaynaklanan edimlerini fazlasıyla yerine getirdiği göz önüne alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İlk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne, kabul edilecek kısım üzerinden %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği, davacı tarafından borcun ifası maksadı ile davalıya verilen çeklerin iadesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile aralarında mevcut ticari ilişki gereği davalıya çekler verildiğini, davalı tarafça ayrıca cari alacağının tahsili için takip başlatıldığını, daha sonra taraflar arasında 08/10/2019 tarihli protokolün düzenlendiğini ve bu protokol gereği taraflarınca ilamsız icra takibindeki borcun kabulü ile takibin kesinleştirildiğini, diğer işlemlerin de yerine getirildiğini ancak davalının hiçbir hak talebinde bulunmaksızın iade etmesi gereken çekleri iade etmediğini, hatta bazı çeklerin arkasını yazdırdığını beyan ederek davalıya verilen çeklere yönelik murazanın menine ve çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının protokolde yer alan ... Bankası A.Ş. nezdindeki geri alım hakkının haczine ilişkin müzekkerenin gönderilmesi ve haczin işlenmesinin sağlanmasına dair yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu durumda çeklerin bedelsiz kalmadığını, alacağın davacı tarafça teminatlandırılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamında mevcut taraflar arasında düzenlenen 18/10/2019 tarihli protokol ile; davalı tarafından çeklerin verilmesine esas teşkil eden temel ilişkiden kaynaklanan alacak için tahsilde tekerrür etmemek suretiyle davacı aleyhine ...sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davacı tarafından asıl borç, işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte kesinleştirilmesi, akabinde geri alım hakkının haczine ilişkin müzekkerenin... Bankası A.Ş.'ye gönderilmesi ve haczin işlenmesine muvafakat gösterilerek haczin işlenmesinin sağlanması halinde, borcun kaynağı aynı olduğundan ve tek borç bulunduğundan, protokolde yazılı çeklerin hiç bir hak ve alacak talebinde bulunulmaksızın, aynı gün bedelsiz olarak davalı tarafından davacıya teslim edileceği kabul edilmiştir. Davacı tarafça, ... sayılı dosyasına sunulan 08/10/2019 tarihli dilekçe ile; süreye ilişkin haklarından vazgeçtikleri beyan edilerek davacı şirket hakkındaki icra takibinin dilekçede belirtilen alacak üzerinden kesinleştirilmesi talep edilmiştir. Aynı tarihte Müdürlükçe takibin kesinleştirilmesine karar verilmiş, ardından davalı vekili tarafından dosyaya, kesinleşen borç için davacının, dava dışı ... Bankası A.Ş. ile imzaladığı finansal kiralama sözleşmesinden doğan geri alım hakkının veya geri alacağı bakiye alacağının haczine karar verilmesi talep edilmiş, Müdürlükçe 08/10/2019 tarihinde davacının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan geri alım hakkı veya geri alacağı bakiye alacağının üzerine haciz konulmasına karar verilmiş ve... Bankası A.Ş.'ye bu hususta müzekkere yazılmış, ... Bankası A.Ş. tarafından icra dosyasına gönderilen 17/10/2019 tarihli dilekçe ile, davacı ile imzalanan ve haciz müzekkeresinde bahsi geçen 14/08/2014 tarihli sözleşmenin geri alım hakkı veya bakiye alacak hakkı doğuran cinsten bir vefa sözleşmesi olmadığı, tam tersine sözleşmeye konu taşınmazların sat geri kirala şeklinde bir finansal kiralama sözleşmesine konu edildiği ve sözleşmenin, mülkiyetleri bankaya ait taşınmazlarla ilgili olduğu, haczi kabil bir mal bulunmadığından haciz müzekkeresine itiraz edildiği bildirilmiştir. Yargılama sırasında Mahkemece ... Bankası A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevaben, davacının finansal kiralama sözleşmesine konu edimlerini ve yükümlülüklerini yerine getirmede temerrüde düşmesi üzerine, anılan finansal kiralama sözleşmesinin Banka tarafından haklı nedenle feshedildiği ve sözleşme konusu taşınmazın Bankaya iadesi için Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/274 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, taşınmazın finansal kiralama sözleşmesine konu ve mülkiyetinin Bankaya ait olması sebebiyle haczedilemez ve satılamaz nitelikte olduğu, davacıya iade edilecek herhangi bir bedel bulunmadığı bildirilmiş olup,Uyap üzerinden istenen yetki ile incelenen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/274 Esas sayılı dosyasında, 15/09/2022 tarihli karar ile davacı ile dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan 14/08/2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile tadil sözleşmelerinin...Bankası A.Ş. tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması sebebiyle, sözleşmeye konu taşınmazın dosyamız davacısından alınarak dava dışı ... Bankası A.Ş.'ye teslimine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 28/2. maddesi uyarınca; kiracı aleyhine icra yoluyla takip yapılması hâlinde, icra memuru, finansal kiralama konusu malların takibin dışında tutulmasına karar verir. İcra memurunun kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir. Aynı Kanun'un 29/2. maddesi uyarınca; kiralayan aleyhine icra yoluyla takip yapılması hâlinde finansal kiralama konusu mallar sözleşme süresi içinde haczedilemez. Finansal kiralama sözleşmesi süresince sözleşme konusu mallar, finansal kiralama şirketine ait olduğundan, alacaklıların sözleşmeye konu mallar üzerine haciz koydurması mümkün değildir. Diğer taraftan opsiyon hakkı, haciz tarihinde henüz doğmamış bir hak olup, bu hakkın doğup doğmayacağı, doğması halinde ise borçlunun bu hakkı kullanıp kullanmayacağı ise belli değildir. Dolayısı ile bu hakkın haczedilmesi veya bu konuda şerh verilmesi, alacaklıya bir hak sağlamaz. (Yargıtay 12. HD. 2015/19569 Esas ve 2015/30070 Karar sayılı kararı) Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen protokol ile davacı tarafça borcun ifası uğruna davalı tarafa verilmiş olan çeklerin iadesi edilebilmesinin, temel borç ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleştirilmesinin yanında, ... Bankası A.Ş. nezdinde finansal kiralama sözleşmesine konu geri alım hakkı veya sözleşmenin feshi halinde ödenecek bakiye bedel üzerine haciz konması şartına bağlandığı, ...Bankası A.Ş. tarafından davacıya sözleşme ile tanınmış alım/opsiyon hakkına haciz konulmadığı, haciz müzekkeresine itiraz edildiği, davacının, dava dışı Banka'da haczi kabil bakiye bir alacağının bulunmadığı, kaldı ki Banka ile davacı arasında imzalanan 14/08/2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile davacıya tanınan opsiyon hakkının haczinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davalının protokol ile temin etmek istediği teminat fonksiyonunun sağlanmadığı ve ... sayılı dosyasına konu borç da ödenmediğinden davalının çekleri iade etmemekte haklı olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc9147c74be8643f","SID":"e72e95c9760e314e"}}