{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2035 Esas<br>KARAR NO:2025/821 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/430 Esas - 2022/619 Karar <br>TARİH:05/07/2022<br>DAVA:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirket personelinin servisle taşınması işini yaptığını, tüm edimlerini yerine getirdiğini, araç kira sözleşmesi dava dışı..A.Ş. ile imzalanmış olsa da davalı şirketin taşıma işinin yapıldığı ve faturaların davalı adına kesildiğini, bir kısım faturaların davalıca itirazsız ödendiğini, talep edilen kdv oranının mevzuata uygun olduğunu aksi yöndeki itirazın vergi mahkemelerine taşınması gerektiğini iddia ederek davasının kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeyi imzalamadıklarını, faturalarla, davada istenen bedeller arasında çelişki bulunduğunu, tahsil edilmek istenen kdv oranını kabul etmediklerini faturalara itiraz ettiklerini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/07/2022 tarih ve 2021/430 Esas - 2022/619 Karar sayılı kararında; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.... sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı/davacı ... tarafından borçlu/davalı…Ltd.ŞTİ.ye  yönelik toplam 3.896,75-TL  ve 8.031,38-TL asıl alacak,29,79-TL  ve 118,82-TL işlemiş olmak üzere toplam 12.076,74-TL’nin  tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Uyuşmazlık, taraflar arasında servis taşıma işine ilişkin bir  sözleşmesinin mevcut olup olmadığı ile bu iş kapsamında düzenlenen faturalar dolayısıyla davalının davacıya borçlu olup olmadığı, faturalardaki KDV oranlarının mevzuata uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Bu kapsamda, taraf defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme sonucunda; TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir ihtarlı davetiye ile davalının ticari defterlerini sunmaya davet edilmesi fakat davalı defterlerinin incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usulüne uygun tutulan ve uyuşmazlık konusu faturaları içeren davacı defterleri lehine delil olarak değerlendirilmiş, takibe konu faturaların 06/07/2020 tarihli 8.031,38-TL bedelli  ve 04/08/2020 tarihli 3.896,75-TL bedelli faturalar olduğu, davacının daha önce davalı tarafından ödendiğini iddia ettiği 31.01.2020 tarihli ve 6.520-TL bedelli faturanın davalı tarafça BA bildiriminin yapıldığı, davalı tarafça 8.031,38-TL bedelli fatura kapsamında beyan etmesi gereken tevkifatı vergi dairesine ödemeden indirim konusu yaptığının bilirkişi tarafından tespit edilmiş olması, işbu faturanın davalı tarafça tevkifatsız olarak BA formunda beyan edildiğinin tespit edilmiş olması kapsamında, davacı lehine hizmetin ifa edildiği yönünde karinenin mevcut olduğu, davalı her ne kadar faturalara itiraz ettiğini bildirmişse de bu yönde itirazını ispata yarar belgeyi dosyaya sunmamış olması ve 8.aya ilişkin faturanın BS bildirimini yapmış olması dolayısıyla davacının davasının kabulüne, davalının söz konusu faturalar yönünden takip öncesinde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delilin dosyada bulunmaması nedeniyle işlemiş faiz talebinin reddine, davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE,... sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, toplam alacak miktarı olan 11.928,13-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,Fazlaya  ilişkin talebin reddine, Devamına karar verilen 11.928,13-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 11.928,13-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 2.385,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2022 tarih ve 2021/430 E. 2022/619 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile toplam alacak miktarı olan 11.928,13-TL üzerinden takibin devamına, 148.61-TL'lik kısmının ise reddine karar verildiğini, ancak kararın hüküm kısmının 7. maddesinde davalı lehine 5.100,00-TL vekalet ücretine hükmedildiğini,Davalı lehine davanın reddedilen miktarı geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine  hükmedilmiş olmasının usul ve hukuka aykırı olduğunu,  2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2) maddesinde; \"Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.\" kuralı ile Mahkemelerin vekalet ücretine hükmedilmesine dayanak aldığı anılan Tarifede açıkça hükmedilecek vekalet ücretinin, reddine karar verilen miktarı geçemeyeceğinin belirtildiğini, buna göre; AAÜT'nin yukarıda yer verilen hükmü uyarınca yerel Mahkemece, reddedilen (12.076,74-11.928,13=) 148,61-TL'yi aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve hukuka aykırı olduğunu; bu nedenle, yerel Mahkeme kararının davalı lehine maktu hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak, davanın reddedilen 148,61-TL'yi geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi için iş bu istinaf başvurusunu yapmak zorunda kalındığını, İleri sürerek, Yukarıda açıklanan ve mahkemenizde re'sen dikkate alınacak nedenler ile; ilk derece mahkemesi kararının hüküm kısmının 7. maddesinde davalı lehine hükmedilen \"vekalet ücretine\"ne ilişkin kısmının kaldırılmasına, istinaf giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe ekli araç kira sözleşmesi, ... A.Ş. ile imzalanmasına karşın; faturaların ... Şti. adına kesildiğini; ... Organizasyon ile alacaklı olduğunu iddia eden taraf arasında dava konusu sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını; bu nedenle takibe husumet yönünden itiraz ettiklerini; ayrıca fatura bedelleriyle takipte istenen bedeller arasında çelişki olduğunu;  takipte yalnızca faturalara dayanıldığını; bunun dışında dayanılan delillere muvafakatlerinin olmadığını,...Organizasyon firmasının, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcu bulunmamakta olup; iddia edilen tutarlar nispetinde mal-hizmet alışverişi olmadığını, ayrıca takibe konu faturalar yanlış düzenlenmiş olup, borcu kabul mahiyetinde olmamak kaydıyla; Ağustos 2020'de KDV oranı %9 olması gerekirken, tevkifat yapılmaksızın fatura bedeline %18 KDV eklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; bu nedenle  alacaklı olduğunu iddia eden tarafa, noterden ihtarname gönderilerek; süresinde faturalara itiraz edildiğini, Salt fatura tanziminin, sözleşmesel ilişkinin kurulduğunu göstermeyeceğini; herhangi bir ödeme yapılmasının da kabul anlamına gelmemek üzere 3.kişi yararına olabileceğini; davacı tarafın dosyaya yazılı bir sözleşme sunmaksızın, faturalara dayanarak alacaklı olduğunu iddia etmekte olduğunu; bu açıdan davanın reddi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; servis taşımacılığı ilişkisinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından 06/07/2020 tarihli KDV dahil 8.031,38-TL bedelli ve KDV dahil 3.896,75-TL bedelli servis taşımacılığı faturalarına dayalı olarak 11.928,13-TL asıl alacak, 148,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.076,74-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal sürede vaki itirazı üzerine takibin durduğu, açılan itirazın iptali davasında mahkemece taraflar delillerinin toplandığı, takip dosyasının, davacının davalıya kestiği iki adet takip konusu fatura ve bir adet takip konusu olmayan faturanın, taraf defterleri üzerinde mali inceleme yapılmasına karar verildiği, davalının defter sunmadığı, davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan rapor alındığı, akabinde  tarafların uyuşmazlık dönemine ilişkin BA-BS formları ile KDV beyannamelerinin celbediliği, raporda tespit edilen hususlar ile vergi dairelerinden gelen yazı cevapları birlikte değerlendirilerek , davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verildiği, işlemiş faize ilişkin kısmın ise reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, reddedilen kısım 148,61-TL olmasına rağmen, reddedilen tutarı aşacak şekilde davalı lehine 5.100,00-TL vekalet ücreti verilmesinin tarifeye aykırı olduğu yönündedir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, davacının takip talebi ekinde sunduğu sözleşmede davalının değil ... A.Ş.'nin imzası bulunduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadığı, davalı adına fatura düzenlenmiş ve hatta ödenmiş olmasının sözleşme ilişkisinin varlığını ispata yeterli olmadığı, aksi kabulde dahi düzenlenen faturaların KDV tutarı bakımından hatalı olduğu, faturalardaki KDV tutarlarına noter marifetiyle itiraz edildiği yönündedir.Dosya içeriği delil ve belgelere göre; davacının takip talebinde alacağını doğrudan iki adet faturaya dayandırdığı, borcun dayanağı olarak takip talebi ekindeki sözleşmeye dayanılmadığı, davacının dava dilekçesinde her ne kadar sözleşme altında ... A.Ş.'nin imzası mevcut ise de, servis taşımacılığı hizmetinin davalıya verildiğinin ve faturaların davalı adına kesildiğinin, nitekim daha önce kesilen bir adet faturanın davalı tarafından itirazsız ödendiğinin, asıl taşımacılık ilişkinin davacı ile davalı arasında kurulduğunu savunduğu, davalı yanın dava konusu olmayan bir adet 2020 yılı Ocak ayında düzenlenmiş faturayı vergi dairesinde hizmet alımı olarak beyan ettiği, dava ve takip konusu 2020 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında düzenlenmiş iki adet faturanın KDV hariç toplam tutarlarının 10.381,25-TL olduğu, davalının 2020 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında davalıdan iki adet belgeye adayalı olarak  KDV hariç toplam 10.736,00-TL hizmet alımı yaptığını BA formu ile vergi dairesine beyan etmiş olduğu, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davacı ile dava dışı ... Group A.Ş şirketi arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak, davacı ile davalı arasında servis taşımacılığına ilişkin sözlü anlaşma bulunduğu, bu anlaşmaya istinaden düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine alım olarak beyan edilmeleri karşısında,  hizmetin alındığı hususlarında davacı lehine fiili karine oluştuğu, yine davalı yan KDV tutarları bakımından faturalara itiraz ettiğini ileri sürmüş ise de buna ilişkin dosyaya delil sunmadığı, KDV oranının %9 olması gerektiği yönündeki davalı savunmasının ise, yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranının düşürülmesine ilişkin 2812 Sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının 31/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlandığı ve 06/07/2020 tarihli faturanın bu karar tarihinden önce tanzim edilmiş olduğu, dolayısıyla bu faturadaki KDV oranının %18 olmasının usule uygun olduğu, 04/08/2020 tarihli faturada ise KDV oranı %18 olarak alınıp KDV tutarı hesaplanmış ise de, aynı faturada hesaplanan bu KDV tutarından %50 indirim yapılması karşısında, zaten KDV oranının %9 olarak uygulanmış olduğu, mahkemece davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,  davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 fıkrasında;  konusu para veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda ise avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla, tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğinin; 13/2 fıkrasında ise hükmedilen avukatlık ücretinin  kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinin düzenlendiği, şu halde mahkemece Tarife'nin 13/2 fıkrası uyarınca davalı lehine, reddedilen 148,61-TL'yi geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Ne varki bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir.  Sonuç itibariyle, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı yanın vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak,  148,61-TL vekalet ücretinin davalı yararına davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarih ve 2021/430 Esas 2022/619 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... sayılı takibine davalı tarafından yapılan  itirazın 11.928,13-TL yönünden İPTALİNE,  takibin 11.928,13-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren illetilecek yasal faizi ile devamına, fazla istemin reddine, 4- Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 11.928,13-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 2.385,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:5- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 814,81-TL karar harcından peşin yatırılan  206,25-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 608,56‬-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 206,25-TL peşin harcının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Davacı tarafından  yapılan 600,00-TL bilirkişi ücreti, 76,70‬-TL posta gideri olmak üzere toplam 676,70-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 663,16-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,10-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan  148,61-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.293,6‬0-TL'sinin davalıdan, bakiye 26,40-TL'nin davacıdan  alınarak hazineye gelir kaydına,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,14-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,15-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 203,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 411,7‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 16-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,17-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5b34d6125ea4bde","SID":"931256689c2b4fac"}}