{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/745 Esas<br>KARAR NO:2025/995<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:20/03/2025 <br>NUMARASI:2024/628 Esas<br>DAVANIN KONUSU:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili 04/11/2024 tarihli talep dilekçesinde; dosya kapsamında 19/08/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere verilen geçici mühlet ve tedbir  kararı verildiğini, bu hususta banka şubelerine de bildirimde bulunulduğunu, müvekkillerinin geçici mühlet kararı ile birlikte komiser talimatı ve gözetiminde faaliyet göstermeye başladığını, müvekkillerinin mühlet öncesinde ... Bankası A.Ş. hesabında bulunan 2.923.465,00 TL ile 2.698.000,00 Euro, ...  Bankası A.Ş. hesabında bulunan 108.045.182,83 TL, 2.062.389,64 Euro ile 7.666,25 gr 24 ayar altın, ... Bankası A.Ş. hesabında bulunan 2.000.000,00 TL ile 1.500.000,00 Euro ve ... Bankası hesabında bulunan 413,56 gr 24 ayar altın olmak üzere toplam 112.968.647,83 TL, 6.260.389,64 Euro ve 8.079,81 gr 24 ayar altının mahkemece verilen tedbir kararına rağmen bloke konulduğunu, hesapların bozulduğunu, bloke/hesap bozma tarihinde henüz muaccel hale gelmeyen adi alacaklar ile ilgili mühlet öncesi hesapta bulunan paraların bankalar tarafından bloke/takas mahsup işlemine tabii tutulduğunu, konkordato projesi dahilinde kullanılması gereken söz konusu paraların bankalar tarafından müvekkillerine komiser nezaretinde kullanılması için fırsat verilmediğini, kaldıki müvekkilleri tarafından henüz muaccel olmayan banka alacakları ile ilgili verilmiş ipotekler de bulunmasına rağmen, bu bloke işleminin tüm alacaklılar arasında eşitliği bozacak şekilde uygulandığını, geçici mühlet ve tedbir kararlarına rağmen bankalar tarafından müvekkilinin hesaplarının takas, mahsup ve bloke uygulanmak suretiyle kullanımının engellendiğini ve engellenmeye de devam edildiğini, mühlet öncesinde hesaplarda bulunan ve konkordato komiserleri denetiminde kullanılması gereken paralara bankaların muaccel olmamış alacaklar için yaptığı bloke işlemlerinin mahkemece verilen tedbir kararına aykırılık taşıdığını ve alacaklılar arasında bulunması gereken eşitlik ilkesini zedelediğini belirterek müvekkillerinin mühlet öncesinden itibaren hesaplarında bulunan Döviz ve Türk Lirası hesaplarına bankalar tarafından uygulanan takas, mahsup ve blokelerin kaldırılarak tedbir kararı verildiği tarihte hesaplarda bulunan tüm paraların konkordato projesinde kullanılması ve konkordato komiserleri nezaretinde açılmış olan hesaba gönderilmesi konusunda ek tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Davacılar vekilinin bu talebinden önce başka bir talebi üzerine, ilk derece mahkemesinin 16/09/2024 tarihli ara kararı ile, konkordato komiser heyetinin de yazılı görüşleri nazara alınarak davacı şirketlerin konkordatonun ilan tarihi olan 22/08/2024 tarihi ve sonrasında hesabına gelen paralar üzerinde bloke konulmamasına, bloke konuldu ise blokenin kaldırılmasına, konkordato komiser heyetince sürecin takibine kesin olarak karar verilmiştir.Davacılar vekili 26/11/2024 tarihli dilekçesi ekinde Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaayı ibraz ederek 04/11/2024 tarihli dilekçelerinde yer alan talepleri ile ilgili ara karar oluşturulmasını talep etmiştir. Davacı vekilinin 04/11/2024 tarihli dilekçesindeki talepleri ile ilgili konkordato geçici komiser heyeti tarafından sunulan 28/11/2024 tarihli görüş yazısında; borçlular vekilinin talep dilekçesinde belirttiği bankalardan ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ konkordato geçici mühletinden sonra borçlulara çektiği ihtarın tebliği ile birlikte alacağın  muaccel hale geleceğini belirtmiş olup geçici mühlet tarihi itibariyle muaccel bir alacaktan söz edilmesi mümkün olmadığı için takasın şartlarının oluşmadığı, ayrıca geçici mühletten önce borçlunun kullandığı kredilerin geri ödemesinde bir gecikme yoksa geçici mühlet sonrasında konkordato talep edilip mühlet verilmesi sebebiyle borçlunun hesabının kat edilebilmesinin mümkün olmadığı, bankalar tarafından çekilen ihtarnamelerde ise geçici mühlet öncesi muaccel bir alacaktan söz edilmeyip ihtarla birlikte alacağın muaccel hale geleceğinin belirtildiği, bu nedenle geçici mühlet öncesi muaccel olan bir alacaktan söz edilmediği ve yine geçici mühlet öncesi borçlularla yapılan kredi sözleşmelerinin kat edildiği belirtilmediği için bankaların hesap kat ihtarlarıyla yaptıkları sözleşme feshinin İİK.m.296/1 hükmüne aykırı olduğu, belirtilen sebeplerle... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ...Bankası AŞ ve ... Bankası tarafından uygulanan blokajların hukuki bir dayanağının olmadığı ve kaldırılması; bu hesaplarda bulunan paranın konkordato geçici komiser heyeti denetimindeki hesaba gönderilmesi gerektiği bildirilmiştir. İlk derece mahkemesinin 28/11/2024 tarihli ara kararı ile; konkordato komiser heyetinin yazılı görüşleri de nazara alınarak davacılar vekilinin talebinin kabulü ile; davacıların ... Bankası A.Ş.'de bulunan 2.923.465,00 TL ile 2.698.000,00 Euro, ...Bankası A.Ş.'de bulunan 108.045.182,83 TL, 2.062.389,64 Euro ile 7.666,25 gr 24 ayar altın, ... Bankası A.Ş.'de bulunan 2.000.000,00 TL ile 1.500.000,00 Euro ve ... Bankasında bulunan 413,56 gr 24 ayar altın olmak üzere toplam 112.968.647,83 TL, 6.260.389,64 Euro ve 8.079,81 gr 24 ayar altının, konkordato geçici mühlet başlangıcı  tarihi olan 19/08/2024 tarihi ve sonrasında uygulanan takas, mahsup ve blokelerin kaldırılarak, konkordato komiseri nezaretinde açılmış olan ... IBAN nolu ... Bankası hesabına gönderilmesine; konkordato komiserlerinin nezaretinde sunulu bulunan proje çerçevesinde kullanılmasına; sürecin konkordato komiser heyetince takip ve denetimine; alacaklılardan ... Bankası A.Ş. vekilinin 19/11/2024 tarihli talep dilekçesi ile rehinli malların satışına izin verilmesi talebinin, konkordato komiser heyetinin olumsuz görüşleri isabetli bulunarak bu aşamada reddine; kesin mühlete geçilmesi ve değer tespitlerinin tamamlanması halinde tekrar değerlendirme yapılmasına dair kesin olarak karar verilmiştir. Müdahil ... Bankası AŞ vekili 03/12/2024 tarihli dilekçesi ile; ... Bankası AŞ vekili 06/12/2024 tarihli dilekçesi ile; ... Bankası AŞ vekili 05/12/2024 tarihli dilekçesi ile 28/11/2024 tarihinde verilen ara karardan dönülmesini talep etmiş olup ilk derece Mahkemesinin 07/01/2025 tarihli ara kararı ile, talebin reddine karar verilmiştir. Müdahil ... Bankası AŞ vekili 09/01/2025 tarihli dilekçesi ekinde Prof. Dr. ... ve Doç. Dr.... tarafından hazırlanan hukuki mütalaayı ibraz ederek 28/11/2024 tarihinde verilen ara karardan dönülmesini talep etmiştir. Müdahil ... Bankası AŞ vekili 14/01/2025 tarihli dilekçesi ekinde Prof. Dr... tarafından hazırlanan hukuki mütalaayı ibraz ederek 28/11/2024 tarihinde verilen ara karardan dönülmesini talep etmiştir.Mahkemenin 15/01/2025 tarihli duruşmasında davacılara 1 yıl kesin mühlet verilmekle birlikte ayrıca ... Bankası ve ... Bankasının beyanlarına karşı konkordato komiserlerinin inceleme yaparak Mahkemeye yazılı bilgi vermeleri istenmiştir.Bankacılık alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/02/2025 tarihli raporda; ... Bankası A.Ş. bakımından yapılan değerlendirme, banka tarafından kullandırılan kredilerin 28/08/2024 tarihinde kat edildiği, yapılan incelemede hesap kat tarihi itibariyle borçlunun ödenmemiş kredi borcunun bulunmadığı, hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamede hesabın neden kat edildiğine ilişkin bir beyanın yer almadığı, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinde, konkordato talebinde bulunulması hallerinde bankanın kredileri kat edebileceğinin düzenlendiği, İİK'nun 296 maddesi gereğince bu hükmün kısmi hükümsüz olduğu, bu nedenlerle bankanın kat sebebini bildirmemesi, temerrüde düşülmemiş olması da dikkate alındığında kredinin katının geçerli olmadığı sonucuna varılabileceği, genel kredi sözleşmesi ve mevduat rehnine ilişkin sözleşme incelendiğinde, rehin verenin ... Bakası AŞ nezdindeki hesapları üzerinde rehin tesis ettiği ve özellikle hesap numaraları ile müşteri numarasının da belirtildiği dikkate alındığında üzerinde rehin tesis edilen alacakların/hesapların belirli olduğu, ayrıca rehinle teminat altına alınan alacakların neler olduğunun da belirli/belirlenebilir olduğu kanaatine varıldığı, Nakit, TL Mevduat veya Döviz Tevdiat Hesabı Rehni Sözleşmesinde tarih belirtilmemiş ise de, somut olayda hem Genel Kredi Sözleşmesinde rehne ilişkin hükümler bulunduğu hem de Nakit, TL Mevduat veya Döviz Tevdiat Hesabı Rehni Sözleşmesi Kredi Çerçeve Sözleşmesinin Genel Kredi Sözleşmesinin eki olduğunun belirtilmesi karşısında rehin sözleşmesinde tarihin bulunmamasının belirlilik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, mevduat rehninde bankanın takas mahsup hakkını kullanmasının rehnin paraya çevrilmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle yasak kapsamında olduğu, ancak rehin hakkı sahibinin bu hakkı konkordato müddetinde de devam edeceğinden bankanın söz konusu hesaplar üzerinde blokesinin devamının mümkün olduğu, ancak alacağını takas mahsup hakkını kullanarak elde etmesinin İİK'nun 294. maddesine aykırı olduğu, bu tespit ve değerledirmelere göre borçlu firmanın geçici mühlet tarihi itibariyle muaccel durumda kredisinin bulunmadığı, geçici mühlet tarihi (19.08.2024) itibariyle davacı firmanın (... ... AŞ) EUR cinsi vadesiz hesabında 2.698.000,00 EUR olduğu, TL cinsi vadesiz hesabında ise 2.923.465,00 TL bakiye mevcut olduğu, EUR cinsi hesapta bulunan 2.698.000,00 EUR paranın kullanımı; geçici mühlet tedbir kararı öncesinde akdedilen mevduat rehni sözleşmeleri ile...'leri çerçevesinde davacı şirket lehine akreditif kredileri açılmış olduğu, bahse konu ithalat akreditifi kredilerinin teminatını tekil eden mevduat rehinlerinin/blokelerinin geçici mühlet tarihinden çok önce tesis edilmiş oldukları, akreditif kredilerinin geçici mühlet tarihinden sonra tazmin edilip banka kaynağına dönmüş olmasına müteakip mevduat rehninin çözülerek 18.11.2024 tarihinde akreditif tazmin bedellerine mahsup edildiği, alacaklı bankanın bu uygulamasının kanaatlerince konkordato mevzuatına aykırılık oluşturmadığı düşünülerek bankanın sözkonusu mahsup işleminin akdedilen sözleşmelere uydun olduğunun değerlendirildiği, TL cinsi hesapta bulunan 2.923.465,00 TL paranın kullanımı; geçici mühlet tedbir kararından çok önce davacının vadesiz hesabında bulunan paranın, genel müdürlük kredi onay mektubu çerçevesinde, beher kredi bazında 1/3'lük kısmının teminatını teşkil etmek üzere bloke hesaba alındığı, alacaklı bankanın blokede tutulan paranın 1.838.379,78 TL'lik kısmını bloke gerekçesini oluşturan 3 adet kredi (..., ... ve... no.lu krediler) dışında kalan diğer kredi taksit ve komisyonlarına mahsup ettiği, esasen bu noktada bankanın temel bloke gerekçesinin dışına çıkmış olduğunun söylenebileceği, ancak netice itibariyle davacıya kullandırılan tüm kredi riski bankaya ait olduğu için, muaccel hale gelen diğer kredilere mahsup edilmiş olmasının sistem içinde akdedilen sözleşmelere uygun olduğunun değerlendirildiği, halen blokede tutulan (geçici mühlet tedbir kararından önceki bloke) bakiye 1.085.086,03 TL'nin de alacaklı bankanın tasarrufunda olduğu, vadesi gelmiş akreditif için yapılmış olan ödemenin mevduat rehni ile teminat altına alındığı, söz konusu rehnin İİK m.296'da yer alan rehin konusunun satışının yasak olması gereğince paraya çevrilemeyeceği, bu kapsamda bankanın takas mahsup hakkını kullanamayacağı, ancak konkordato talebinde bulunan Şirketin menfaatine olması durumunda komiserin ödemeyi yapmayı kabul edebileceği; ... Bankası T.A.O. bakımından yapılan değerlendirme, borçlu firmanın geçici mühlet tarihi itibariyle muaccel durumda kredisinin bulunmadığı, davacı ... A.Ş.'nin vadesiz TL hesabında geçici mühlet tedbir kararı sonrasında, davacının tasarrufu ve talimatları dahilinde yapılan para çıkışları ile tedbir kararı öncesinde 89/1 haciz ihbarı tebliğine müteakip ilgili icra dairesine yapılan ödemelerin konkordato mevzuatına uygun olduğu; ... Bankası A.Ş. bakımından yapılan değerlendirme, bankanın geçici mühlet kararından sonra 20.08.2024 tarihinde hesap kat ihtarında bulunduğu, ancak kat ihtarında banka tarafından dayanılan sebep gösterilmediği, İİK'nun 296/1 maddesi gereğince, konkordato gerekçesiyle borçların muaccel olacağına ve konkordato nedeniyle sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin sözleşme kayıtlarının kısmi hükümsüz olduğu, dolayısıyla hesap katı ister muacceliyet şartı olarak kabul edilsin isterse fesih olarak kabul edilsin sözleşmede yer alan konkordato nedeniyle hesabın katına ilişkin hükümlerin geçersiz olduğu, hesap katının geçerli olarak kabul edilmesi halinde banka tarafından kullanılan takas hakkının dayanağının tespitinin önemli olduğu, söz konusu takas hakkının kullanıldığı hesaplar üzerinde rehin tesis edilmiş hesaplar olması halinde takas hakkının rehnin paraya çevrilmesi amacı ile kullanılmış olabileceği, bu durumda takas hakkının kullanılamayacağı, mevduat rehninde bankanın takas mahsup hakkını kullanmasının rehnin paraya çevrilmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle yasak kapsamında olduğu, ancak rehin hakkı sahibinin bu hakkı konkordato müddetinde de devam edeceğinden bankanın söz konusu hesaplar üzerinde blokesinin devamının mümkün olduğu, ancak alacağını takas mahsup hakkını kullanarak elde etmesinin İİK'nun 294. maddesine aykırı olduğu, bankanın mevduat rehinine başvurmayıp, takas hakkını kullanması halinde ise takasın koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, takas hakkının kullanılmasına yönelik alacakların aynı cinsten olması koşulu bakımından altın hesabına ilişkin kullanılan takas hakkının üzerinde durulması gerektiği, zira altın hesabının bulunması durumunda bu hesabın kapatılması halinde müşterinin isterse altın isterse altın karşılığı TL talep edebileceği, seçme hakkının müşteriye ait olduğu, dolayısıyyla bu durumda ancak müşterinin para borcu ile altın karşılığı para alacağını takas edebileceği, oysa bankanın para alacağına karşılık müşterinin altın alacağı ile takas hakkını kullanması halinde karşılıklılık koşulu sağlanmadığından bu hesap üzerinde takas hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, karşılıklılık unsurunu karşılayan hesaplarda ise takas hakkının kullanılabileceği, davacı ...'in ...-... ve ...- ...no.lu hesaplarından geçici mühlet sonrasında yapılan vadeli hesap kapama ve para çıkış işlemlerinin, davacının kendi tasarrufu dahilinde yapılmadığından konkordato mevzuatına bir aykırılık oluşturduğu, davacı ... ... A.Ş.'nin ...-... ve ...-... no.lu hesaplarından geçici mühlet sonrasında alacaklı bankanın erken kapama adı altında henüz vadesi gelmeyen (muaccel olmayan) kredileri kapatmış olmasının konkordato mevzuatına aykırılık oluşturduğunun söylenebileceği; ... Bankası A.Ş. bakımından yapılan değerlendirme, borçlu firmanın geçici mühlet tarihi itbariyle muaccel durumda kredisinin bulunmadığı, banka tarafından konkordato borçlusu firmaya geçici mühletten sonra 10.09.2024 tarihinde ihtarname gönderildiği, Mahkemenin 28/11/2024 tarihli \"...Bankasında 413,56 gr 24 ayar altının takas, mahsup ve blokelerin kaldırılarak, konkordato komiser nezaretinde açılmış olan ... IBAN nolu ... Bankası hesabına gönderilmesine,\" yönelik müzekkeresi üzerine banka tarafından müzekkereye verilen cevapta altın kaydına rastlanmadığı için herhangi bir işlem yapmadığının bildirildiği, bu cevaba istinaden ayrıca bir hesaplama ve değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir.Konkordato geçici komiser heyeti tarafından sunulan 18/03/2025 (UYAP) tarihli tarihli görüş yazısında; ... Bankası A.Ş. bakımından yapılan değerlendirme, bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, konkordato geçici mühlet tarihi itibariyle borçlu şirket ve şahısların, bankaya muaccel borçlarının bulunmadığı, banka tarafından borçluya gönderilen ihtarda bir sebep belirtilmediği, bankanın kat sebebini bildirmemesi ve temerrüde düşülmemiş olması hususları dikkate alındığında kredinin katının geçerli olmadığı sonucuna varılabileceği, buna göre,bankanın 28.08.2024 tarihinde borçlulara gönderdiği ihtarnamenin taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinden doğan alacağını İİK m.296/1 sebebiyle muaccel hale getirmediği, muaccel olmayan bir alacak için ise takas hakkının kullanılamayacağı, ayrıca taraflar arasındaki ilişkide rehin sözleşmesinin bulunduğu, rehin tesis edilen alacakların belirli olduğu, özellikle hangi hesapların üzerinde rehin olduğunun ayrıca belirtildiği, olayda hem genel kredi sözleşmesinde hem de nakit, TL Mevduat veya döviz tevdiat hesabı rehni sözleşmesi kredi çerçeve sözleşmesine göre rehin tesis edilen hesapların belirlenebilir nitelikte olduğu, ayrıca rehinle teminat altına alınan alacakların neler olduğunun belirli/belirlenebilir olduğu hususlarının tespit edildiği, ancak rehinli hesaplar üzerinde bankanın takas mahsup hakkını kullanmasının rehnin paraya çevrilmesi niteliğinde olduğu, bankanın hesaplar üzerindeki blokesinin devamının mümkün olduğu, ancak alacağını takas mahsup hakkını kullanarak elde etmesinin İİK.m.294 hükmüne aykırı olduğu hususlarının belirtildiği, bütün bu tespitler çerçevesinde bankanın borçlulara gönderdiği ihtarnamenin taraflar arasındaki kredi sözleşemlerinden doğan alacağını İİK.m.296/1 sebebiyle muaccel hale getirmediği, muaccel olmayan bir alacak için ise takas hakkının kullanılamayacağı, rehin sözleşmesinin geçerliliği ve geçerli kabul edilmesi durumunda İİK.m.294'e göre tahsil imkanının olup olmadığı hususunda takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu;... Bankası A.Ş. bakımından yapılan değerlendirme, her ne kadar bilirkişi heyetince bankanın cevabi yazısı ile, hesaplarında 413,56 gr 24 ayar altın bakiye olmadığını bildirmesi ayrıca bir hesaplama ve değerlendirme yapılmamış ise de, konkordato talebinde bulunan şirketin geçici mühlet tarihinde (19.08.2024) banka hesaplarında 24 ayar 413.56 gr karşılığı olan 1.000.000,00 TL ve vadesiz TL hesabında 26.325,56 TL tutarında bakiyenin olduğunun görüldüğü, bu konuda bilirkişi heyetinin eksik inceleme yaptığı anlaşılmakla birlikte, ilgili bakiyenin Mahkemenin 28/11/2024 tarihli kararına uyarak  konkordato komiser nezaretinde açılmış olan ... Bankası hesabına gönderilmesi gerektiği; ... Bankası A.Ş. bakımından yapılan değerlendirme, bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, konkordato geçici mühlet tarihi itibariyle borçlu şirket ve şahısların, bankaya muaccel borçlarının bulunmadığı, banka tarafından borçluya gönderilen ihtarda bir sebep belirtilmediği, İİK.m.296 gereğince konkordato gerekçesiyle borçların muaccel olacağına ilişkin kayıt ve konkordato nedeniyle sözleşmenin fehedilebileceğine ilişkin sözleşme kayıtları kısmi hükümsüz olduğundan yapılan hesap katının da geçerli olmadığı hususlarının belirtildiği, yine bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, bankanın 19.08.2024 tarihi itibari ile konkordato talebinde bulunan ... şirketinden kredi/kredi kartı/akreditif ve çek riski bulunduğunun tespit edildiği, toplamda 149.335.317,62 TL kredi/kredi kartı riski olduğu, konkordato talebi sonrasında bütün kredilerin banka tarafından hesapta bulunan tutarlarla ödendiği ve kredilerin kapandığı, akreditif kredileri yönünden ise toplam 9.026.972,94 € olan akreditif riskinin vadesi gelenlerden toplam tutar 1.929.525,00 € olan akreditifin kapatıldığı, 19.08.2024 tarihinde şirketin ...-... Nolu Vadesiz EURO hesabında yer alan 2.62.389,64 €'nun 01.10.2024 tarihinde 226.636,10 € tutarlık kısmının davacı şirketin vadesi gelmemiş Türk Lirası cinsinden mamul ve hammadde kredilerine mahsup edildiği hususlarının tespit edildiği, kalan 1.835.549,34 €'nun ise hangi tarihte hangi kredi yada akreditif için hesaptan çekildiği raporda görülmemekle birlikte şirket borçlarına mahsup edildiğinin anlaşıldığı, şirketin ticari defter kayıtlarında bankanın çeşitli hesaplarında 19.08.2024 geçici mühlet tarihinde 108.045.182,83 TL bakiye bulunduğu, ancak bu hesapların 24.02.2025 tarihli birikişi raporunda sadece vadesiz hesaplar yönünden irdelendiği, vadeli fon hesapları ve şirketin ticari defterlerinde yer alan 18.560.000,00 TL olarak kayıtlı altın hesabı yönünden tespit yapılmadığının görüldüğü, şirketin Türk Lirası hesaplarında vadesiz ve vadeli hesaplarda yer alan bakiyelerin ...-... nolu Türk Lirası hesabına toplandığı, 121.546.721,12 TL tutarındaki Türk Lirası bakiyesinden sadece 1.322.757,96 TL tutarlık kısmının ...sigorta yangın poliçesi için kullanıldığı, kalan 120.223.963,16 TL'nin ise şirketin, bankada olan kredi, kredi kartı ve akreditif borçlarına mahsup edildiğinin görüldüğü, bankanın bu işlemleri 21.08.2024 tarihinde gerçekleştirdiğinin hesap hareketlerinden anlaşıldığı, bilirkişi raporunun sunulmasından sonra banka vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde rehin sözleşmelerinin değerlendirilmediğinin ifade edildiği, bilirkişi raporunda, davacı ... ile alacaklı Banka arasında 14.12.2022 tarihinde Cari/Katılma Hesabı Rehin Sözleşemesinin imzalandığı, sözleşmede rehin verenin ... müşteri numaralı ..., rehin miktarının 500.000 TL, 75.000.000 USD, 75.000.000 Euro olarak belirtildiği, sözleşmede rehin alınan hesap bilgisi alanının boş bırakıldığı tespitinin yapıldığı, ancak bilirkişi raporunda rehin sözleşmesinin rehin hukuku yönüyle belirlilik ilkesine uygun olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, bütün bu tespitler çerçevesinde bankanın borçlulara gönderdiği ihtarnamenin taraflar arasındaki kredi sözleşemlerinden doğan alacağını İİK.m.296/1 sebebiyle muaccel hale getirmediği, muaccel olmayan bir alacak için ise takas hakkının kullanılamayacağı, banka tarafından paraların iade edilmesi durumunda 19.08.2024 tarihinde konkordato talebinde bulunan şirketin bu bankada taksitli kredi, kredi kartı alacakları toplamı olan 133.051.936,31 TL anapara alacağına 15.01.2025 kesin mühlet tarihine kadar 2.226.188,57 TL ilave faiz tahakkuk ettireceği, konkordato talep tarihinde henüz vadesi gelmemiş mühlet sonrası vadesi dolan 1.929.525,00 € akreditif alacağına vade tarihinden 15.01.2025  kesin mühlet tarihine kadar 9.460,69 € ilave faiz tahakkuk ettireceği hesaplanmış olmakla birlikte konkordato talebinde bulunan davacı şirketin 21.08.2024 tarihinde hesabında bulunan 120.223.963,16 TL bakiyesinin 15.01.2025 kesin mühlet tarihine kadar nemalandırılması durumunda 27.450.589,29 TL faiz getirisi sağlayabileceği, aynı şekilde Euro hesabında yer alan 2.062.389,64 € bakiyesinin nemalandırılması durumunda 31.376,01 € tutarında faiz getirisi sağlayabileceği, davacı şirketin faaliyet geliri üzerinde yapılan incelemede ise, şirketin ortalama %25 karlılıkla çalıştığı, ancak ihtiyatlılık gereği bu karlılığın %20 olması halinde ilgili paraların şirkete iade edilmesi halinde şirket faaliyetinin devamında kullanılması durumunda 24.044.792,63 TL kar, Euro cinsinden kaynaklarından ise 412.477,93 € karlılık sağlayabileceğinin hesaplandığı, taraflar arasındaki rehin sözleşmesinde, rehin alınan hesap bilgisi alanının boş bırakılmasının belirlilik ilkesine uygun olup olmadığı konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Anlatılagelen bu safahattan sonra Mahkemenin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile işbu istinaf başvurusuna konu kararın verildiği anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesi 20/03/2025 tarihli ara kararı ile; \".... Bankası A.Ş yönünden konkordato talep edenler ile alacaklı banka arasında mevduat rehin sözlemesi olduğu, yaptırılan inceleme ile tespit edildiği üzere sözleşmenin bankaya geçerli bir rehin hakkı verdiği, borçlu şirketin akreditif kredisi kullandığı ve yatan paranın konkordato davası açmadan çok önce (22/11/2023, 12/01/2024, 18/01/2024, 17/04/2024 tarihlerinde) blokeli bir hesaba konduğu, bu durumda maddi hukuktan doğan bir hakkın kullanıldığı ve konkordato sebebiyle yapılan bloke olmadığı kabul edilmekle,Mahkememizin 28/11/2024 tarihli ara kararından dönülmesine dair banka talebi kabul edilmiştir. ... Bankası A.Ş yönünden, konkordato talep edenlerden ... ile rehin sözleşmesi olduğu, borçlu şirketlerle yapılmış bir rehin sözleşmesi varsa bile sunulmadığı görülmüştür. (Bankanın da rapora takas hakkına dayandığı görülmüştür). ... ile 14/12/2022 tarihli olan \"cari/katılma hesabı rehin sözleşmesi\" mevcutsa da rehin alınan hesap bilgisi alanı boş bırakılmış olduğu, rehin miktarının 500.000 TL, 75.000.000 USD, 75.000.000 EURO olarak belirlendiği görülmüştür. Bu durumda rehin sözleşmesinin altın hesabını kapsadığı konusunda bir açıklık yoktur. 8.000 gram altın 15/03/2024 tarihinde 1 yıl vadeli kur korumalı altından TL hesabına konduğu, bankanın 19/08/2024 tarihli tedbir kararından sonra 20/08/2024 tarihinde kat ederek, hesabı 15/03/2024 tarihli kurdan kapatarak, bu tutarı da Kaynarca Şubesinde bulunan ...-... nolu hesaba havale ettiği, katılım bankası olması sebebiyle mudinin vade sonunda isterse altın isterse altın karşığılı TL olarak talep etme imkanı olduğu bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş durumdadır. Takas için alacakların aynı cinsten olması gerekir Altın ile Türk Lirası borcunun takas edilmesi mümkün olmadığından yapılan işlemin eski hale iadesi ve mudinin vade sonundaki tasarrufuna göre (komiser denetiminde isterse aynı koşullarda vadeyi uzatmak, komiser denetiminde isterse hesaptaki altınını almak ve komiser denetiminde başka bir banka hesabına yatırmak gibi)  işlem görmesi gerekir. Alacaklı bankanın borçlu ... şirketi yönünden, mevduat rehin sözleşmesi olmadığı halde, konkordato tedbir tarihi itibariyle (19/08/2024) ödenmemiş borç olmadığı halde hesabı kat ederek vadesi gelmemiş kredi taksitlerini kapattığı, erken kapatma cezası olarak kesinti yaptığı ve kalan bakiyeyi de başka bir şubeye havale ettiği, üstelik havale ederken \"konkordato ilanı üzerine firma hesabından aktarılan\" açıklamasının mevcut bulunduğu görülmüştür.Esasen bankanın bu işlemlerinin bilirkişi heyetince usulsüz görüldüğü anlaşılmaktaysa da, bankanın sebep olduğu zararın eldeki konkordato davasında incelenip hükme bağlanması mümkün değildir. Bankacı bilirkişi heyetinin kat ihtarının geçersiz olduğu, katın konkordato sebebiyle yapıldığı mütalaası mevcuttur. Öte yandan bankanın Denizbank tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerine göre, kredi sözleşmesinin izin verdiği hükümler çerçevesinde hesabın kat edildiği iddiası, İİK.nun \"takas ve mahsupta geçici mühlettin ilan tarihi esas alınır\" hükmüne göre yasanın şekline uygun görünmektedir. Bankanın kat ihtarını İİK'nun 296. madde hükmü kapsamında geçersiz saymak, bankanın taraf olmadığı, delillerinin kısmen toplandığı, tedbir kararlarına karşı yasa yolu imkanının borçluya göre çok dar olduğu, çekişmesiz yargı şeklinde görülen konkordato davasının kapsamını aşmaktadır. Öte yandan borçlu şirketin bankanın usulsüz işlemleri ile ne kadar zarara uğradığı konusunda Mahkememizce bir hesaplama yapma imkanı da yoktur. Bu hususta borçlu şirkete, usulsüz kat ihtarı iddiası var ise, yapılan kredi hesap kapatma işlemlerinin  mevcut döviz kuru ve faiz miktarlarına göre aleyhine olduğu iddiası var ise, banka finans mahkemelerinde dava açma hakkının hatırlatılarak davacının keyfiyetine bırakılmıştır. İİK'nun 294/4 maddesine göre bankanın şeklen geçici mühletin ilanı öncesinde hesabı kat ettiği ve takas hakkını kullandığı varsayılarak ara karardan kısmen rücu edilmiştir. Tedbir kararlarının kabulüne karşı yasa yolu kapalı ise de tedbir isteminin reddi kararlarına karşı borçlunun istinaf etme imkanı olduğu, kararın istinaf edilmesi halinde ilgili dairece yapılan incelemeye göre yön verilmesi daha uygun görülmüştür. ... Bankası yönünden, talep edenlerin bankada bir bakiyesi olmadığından dolayısıyla tedbir kararının sehven verildiği anlaşılmıştır. ... Bankası yönünden bankanın mahkememizin 28/11/2024 tarihli ara kararı doğrultusunda işlem yaptığı,  bankanın borçlu şirketi desteklediği ve  ilandan önce yapılmış bir hesap katı da olmadığı görülmüş, ara karara itirazı olmayan ... Bankası yönünden yeni bir karar oluşturulmamıştır...\" gerekçelerine istinaden... Bankası A.Ş yönünden, itiraz ile sunulan rehin sözlemesi kapsamında 28/11/2024 tarihli ara karardan rücu edilmesine; ... Bankası A.Ş. yönünden, borçlulardan... adına ...-... nolu altın hesabının eski hale iadesine, mudinin komiser denetiminde vadeyi uzatma talebi olmadığı taktirde, 8.000 gram altının vade sonunda komiser denetiminde ... Bankası hesabına gönderilmesine, komiserlerin ara kararın akıbetini takip etmesine; ... ... AŞ'nin, hesaplarında yapılan işlemler ile ilgili davacılar vekiline zararlarının tahsili için uyuşmazlıkta görevli olan banka/finans mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetlerine, bu aşamada İİK'nun 294/4 maddesi doğrultusunda 28/11/2024 tarihli ara karardan rücu edilmesine;... Bankası A.Ş. yönünden sehven verildiği anlaşılan ara karardan rücu edilmesine; ... Bankası yönünden yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kesin olarak karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:İlk derece Mahkemesinin 20/03/2025 tarihli ara kararı yasal süresinde davacılar ile müdahil ... Bankası AŞ vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Ara karar müdahil ... Bankası AŞ'ye e-tebliğ yoluyla (yasaya göre 5 gün ilavesi ile) 13/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş ve müdahil tarafından 18/04/2025 tarihli dilekçe ile yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de, istinaf dilekçesinde katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulduğu belirtilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin 28/11/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunu, bu ara karardan rücu edilmesine yönelik Mahkemenin 17/03/2025 tarihli ara kararının dosya kapsamı, emredici yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, bu nedenle tedbirin reddi niteliğindeki bu ara kararın kaldırılması gerektiğini, Mahkemece banka vekillerinin itirazları, sunduğu belgeler vs. karara esas alınmış iken kendileri lehine olan hiçbir delilin dikkate alınmadığını, adeta alacaklılardan sadece bankaların korunduğunu, geçici mühlet karar tarihinden (19/08/2024) sonraki bir tarihte davacıların muaccel olan bir alacağı olmadığından hesapların kat edilmesinin İİK'nun 296. maddesine aykırı olduğunu, geçici mühlet sonrasındaki dönemde hesap kat ihtarı gerçekleştiren bankalar tarafından geçici mühlet öncesinde mevcut olup da ödenmeyen bir alacağın varlığı ispat edilmediği için hesap kat işlemlerinin usul ve yasaya uygun olmadığını, somut olayda takas için aranan karşılıklı alacakların muaccel olması şartının geçici mühlet tarihi itibariyle mevcut olmadığını, gönderilen hesap kat ihtarnamelerinde geçici mühlet karar tarihinden önce muaccel halde olduğu belirtilen bir borç bakiyesine yer verilmediği gibi hesap katı ile ilgili bir gerekçenin de sunulmadığını, hapis hakkının varlığından bahisle dahi bankaların gerçekleştirdiği blokaj işlemlerinin hukuka uygunluğunun savunulmasının mümkün olmadığını, çerçeve sözleşme niteliğindeki genel kredi sözleşmesinde yer alan hesap katına ilişkin hükümler vadesi gelmemiş alacakların muaccel kılınması anlamına gelmekte ise de, konkordato gerekçesiyle borçların muaccel olacağına ilişkin kayıt ve konkordato nedeniyle sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin sözleşme kayıtlarının İİK'nun 296. maddesi gereğince kısmi hükümsüz olduğunu, bankalar tarafından yapılan kredi katının geçerli olmadığının bilirkişilerce de tespit edildiğini, somut olayda, mühlet tarihi itibari ile muaccel bir borç olmadığı sabit olduğundan doğmuş bir alacaktan bahsedip İİK'nun 200. maddesi çerçevesinde takas da yapılamayacağını, ...Bankası tarafından her ne kadar bila tarihli bir rehin sözleşmesi sunulmuş ise de, söz konusu rehin sözleşmesinde tarih, miktar ve hangi krediye teminen verildiği hususlarının belli olmadığını, ayrıca rehin sözleşmesinin müvekkilleri tarafından iradi olarak yapılmadığını, mahkemeye sunulduğunda öğrenildiğini, muhtemelen bankaların çok fazla sayfadan oluşan kredi sözleşmelerinin arasında müvekkillerine açıklanmadan, kredi sözleşmesinin bir sayfası gibi imzalatıldığını, iradi olarak imzalanmadığı için geçerli olmayan sözleşmelerin geçerli olduğu kabul edilse dahi 28/11/2024 tarihli tedbir ara kararından dönülmesini gerektirecek nitelikte olmadığını,  rehin sözleşmesinin geçerliliği için aranan belirlilik ilkesine ilişkin şart gerçekleşmediğinden geçersiz bir sözleşmeye dayanarak hemde muaccel olmamış alacak için kredinin kat edilerek borç tahsilatı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ... Bankasının rehin sözleşmesinin ise dosyada dahi mevcut olmadığını, kaldı ki müvekkillerinin bu şekilde imzaladığı bir sözleşmenin de bulunmadığını, bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 24/02/2025 tarihli raporda, ... Bankasına ait rehin sözleşmesinin belirli olabileceği yönündeki tespiti kabul etmemekle beraber bilirkişilerin rehin sözleşmesi belirli olsaydı dahi emredici hükümler gereği paraya çevrilemeyeceği yönündeki tespitleri dikkate alındığında bankaların itirazlarının reddi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, paranın komiser denetimindeki hesaba aktarılması halinde davacıların eline geçecek nema/kar ile bankanın alacağına işleyecek faizler komiserler tarafından hesaplanmış olup paranın bankalarda kalması halinde davacıların en az 3 kat zarar edeceği tespit edilmişken mahkemenin verdiği rücu kararının hukuka aykırı olduğunu, yine bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 24/02/2025 tarihli raporun tamamında ... Bankası tarafından yapılan işlemlerin tamamının hukuka aykırı olduğu, paraların bankalarca alınması nedeniyle davacıların 3 kat zarar edeceği hususlarının tespit edildiğini, taraflarınca sunulan mütlaada da bankalar tarafından yapılan tüm işlemlerin hukuka aykırı olduğu tespitlerinin bulunduğunu, buna rağmen sadece bankaların itirazları doğrultusunda Mahkemenin 28/11/2024 tarihinde verdiği karardan dönmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiş olup Mahkemenin 28/11/2024 tarihli ara kararının aynen devamına  karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil ... Bankası AŞ vekili cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; müvekkili banka yönünden 28/11/2024 tarihli ara karardan rücuya yönelik Mahkemenin ara kararına bir itirazlarının bulunmadığını, ...'e ait altın hesabının eski hale getirilmesine dair verilen muhafaza tedbirine ise itirazlarının bulunduğunu, borçluların ispat edilmiş bir zararından bahsetmek mümkün değilken, Mahkemece birden çok kez zarar olgusunun olduğundan bahisle hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, buna karşılık banka tarafından yapılan işlemler neticesinde firmanın ne kadar borçtan kurtarıldığının da gözardı edildiğini, müvekkili banka tarafından rehin sözleşmesinin sunulmadığı belirtilmiş ise de, ... tarafından verilen rehin sözleşmesinin ve ... tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri ve eklerinin sunulduğunu, borçlu ... ... AŞ yönünden hesap rehin sözleşmesi ayrıca sunulmamış olsa da, Genel Kredi Sözleşmesinin 21. ve devamı maddelerinde, hesap rehni ile ilgili hükümlere yer verildiğini, bu kapsamda genel kredi sözleşmesinin de bir rehin sözleşmesi hükmünde olduğunun belirtildiğini ve borçlu şirket tarafından bu hususun kabul edildiğini, bu nedenle sözleşmelerin sunulmadığından bahisle aleyhe değerlendirme yapılmasına itiraz ettiklerini, altın hesabının karşılığının fiziki olarak bulunmayıp kaydi olarak yer alması ve TL karşılığının hesaplarda bulunması nedeniyle para olarak değerlendirilmesi gerektiğinden karşılıklı alacakların aynı olması ilkesine aykırılık bulunmadığını belirterek davacının istinaf talebinin reddi ile, ilk derece mahkemesi kararının ...hesabındaki 8.000 gr altının iadesi yönündeki tedbir kararının müvekkili banka yönünden dönülerek kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK 285. ve devamı maddeleri gereğince açılan konkordatonun tasdiki istemine ilişkin olup devam eden yargılama kapsamında Mahkemece tesis edilen 20/03/2025 tarihli ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İlk derece Mahkemesinin 19/08/2024 tarihli ara kararı ile, davacılar ... Şirketi, ... Şirketi, ..., ...ve ... hakkında 19/08/2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş olup malvarlığının muhafazası amacıyla tedbire ilişkin kararların verildiği de görülmüştür. Mahkemenin 19/11/2024 tarihli duruşmasında geçici mühletin bu tarihten itibaren 2 ay daha uzatılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 15/01/2025 tarihli duruşmasında ise, davacılara 1 yıl kesin mühlet verilmiştir.Müdahil ... Bankası AŞ vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: 28.02.2018 tarihinde kabul edilip 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13. vd. maddelerinde, 2004 sayılı İİK'nun \"Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması\" üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış olup iflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297'nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. İİK'nun 287/son fıkrasında ise \"Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz\" ifadelerine yer verilmiştir.Mahkemenin 28/11/2024 tarihli ara kararı ile, kararda bahsi geçen bankaların hesabında bulunan para ve altınların, konkordato geçici mühlet başlangıç tarihi olan 19/08/2024 tarihi ve sonrasında uygulanan takas, mahsup ve blokelerin kaldırılarak, konkordato komiser nezaretinde açılmış olan ...IBAN nolu... Bankası hesabına gönderilmesine; konkordato komiserlerinin nezaretinde sunulu bulunan proje çerçevesinde kullanılmasına; sürecin konkordato komiser heyetince takip ve denetimine karar verilmiştir.Mahkemenin istinafa konu edilen 20/03/2025 tarihli ara kararı ile, müdahil ... Bankası yönünden 28/11/2024 tarihli ara karardan kısmen rücu edilmiştir.Rücu edilmeyip müdahil banka tarafından istinafa konu edilen kısım konkordato talep edenler lehine verilmiş tedbir niteliğinde olup müdahil banka kendisi aleyhine ve davacı borçlular lehine olan tedbir kararına karşı istinaf yoluna başvurduğundan İİK'nun 287/son fıkrası gereğince istinaf hakkının bulunmadığını kabul etmek gerekir. Öte yandan müdahil banka vekili, davacılar vekilinin istinaf dilekçesine karşı cevap vererek aynı zamanda katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuş olup her ne kadar HMK'nun 348/1 maddesinde, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiş ise de, müdahil bankanın katılma yoluyla istinaf ettiği husus davacılar vekili tarafından istinaf başvurusuna konu edilmeyen kendileri lehine olan bir karar olduğundan müdahil bankanın katılma yoluyla istinaf hakkının da bulunmadığını kabul etmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, İİK'nun 287/son fıkrası gereğince tedbir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamayacağından, müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi:Mahkemenin 28/11/2024 tarihli ara kararı ile, kararda bahsi geçen bankalar yönünden konkordato geçici mühlet başlangıç tarihi olan 19/08/2024 tarihi ve sonrasında uygulanan takas, mahsup ve blokelerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf başvurusuna konu 20/03/2025 tarihli ara karar ile ise, bu bankalardan... Bankası AŞ yönünden tamamen, ... Bankası yönünden kısmen 28/11/2024 tarihli ara karardan rücu edildiği, ... Bankası AŞ yönünden ise sehven verildiğinin anlaşılması sebebiyle 28/11/2024 tarihli ara karardan rücu edildiği anlaşılmış olup davacılar vekili 28/11/2024 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek 20/03/2025 tarihli ara karara karşı aleyhlerine olan yönlerden istinaf başvurusunda bulunmuştur.Somut olayda, Mahkemenin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile, daha önce 28/11/2024 tarihli ara karar ile davacılar lehine verdiği tedbirlere ilişkin ara kararların bir kısmından rücu etmesi, talebin reddi niteliğinde olduğundan tedbirin reddine yönelik ara karara karşı davacılar vekilinin istinaf hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Davacı borçlu ... A.Ş. ile alacaklı ... Bankası arasında 21/09/2023 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesi akdedilmiş olup diğer davacı borçluların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşme ile 1.000.00.000,00 TL limit tahsis edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında Nakit, TL Mevduat veya Döviz Tevdiat Hesabı Rehni Sözleşmesi de imzalanmış olup rehin sözleşmesinde, rehin veren olarak borçlu şirket, kullandığı kredilerden dolayı bankaya, mevcut, doğmuş ve doğacak anapara ve akdi faizini, bilcümle işlemiş işleyecek temerrüt faizlerini, fonlarını, komisyonları, her türlü masrafları, vergi ve resimleri (....) imzalanan kredi çerçeve sözleşmeleri diğer finansal belgelerin tabi olduğu usul ve esaslar dahilinde ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olup rehin veren sıfatı ile borçlu şirkete bankaca asaleten veya kefaleten açılan/açılacak kredilerden, banka ile aralarında imzalanan her türlü finansal belgeler/sözleşmelerden doğmuş doğacak her türlü borçları karşılamak üzere borçlu şirketin banka nezdindeki vadeli-vadesiz TL veya Döviz veya Altın olmak üzere tüm hesaplarındaki mevcudun tamamının bankanın tüm hak ve alacaklarının karşılanmasını teminen rehin edildiği, işbu rehin sözleşmesinin Kredi Çerçeve Sözleşmesi ve Kredi Sözleşmesi ve Taahhütnamelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında rehin sözleşmesinde aranan belirlilik koşulunun sağlandığına yönelik bilirkişi heyetinin (24/02/2025 tarihli rapor) kanaati, özellikle sözleşme hükümleri, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düştüğünden bu hususun aksine yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Konkordato, esas itibarıyla rehinli olmayan adi alacaklılarla ilgili olup rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları konkordato ile bağlı değildir (İİK 308/c.3) Somut olayda, borçlu ... ... A.Ş. mevduata konu alacak ve hak üzerinde mevduat rehni sözleşmesi ile alacaklı ... Bankası lehine rehin tesis edilmesini kabul ettiğine göre, rehin konusu alacaklar üzerindeki blokenin kaldırılarak hesaplardaki hak ve alacakların konkordato komiseri nezaretinde açılmış olan banka hesabına gönderilmesi ve konkordato komiserlerinin nezaretinde sunulu bulunan proje çerçevesinde kullanılması hususunun kabul edilmesi, konkordatonun rehinli alacaklar için bağlayacağı olmayacağı ilkesine aykırı olacaktır.Bu nedenle Mahkemenin ... Bankası AŞ yönünden 28/11/2024 tarihli ara kararından rücu edilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarının düzenlendiği İİK'nun 294. maddesinin 4. fıkrasında, mühlet sırasında talep edilen takasın, bu Kanunun 200. ve 201. maddelerine tâbi olduğu ile bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihinin esas alınacağı belirtilmiştir.\"...Özellikle alacaklı bankalara karşı talep edilen takas yasağına dair tedbirin hangi koşullarda kabul edilmesi gerektiği hususunun belirginleştirilmesi gerekir.Takas yasağını düzenleyen m.294, f.4 gereğince, konkordatoda takas, iflasta takası düzenleyen hükümlere göre mümkün olabilecek veya olmayabilecektir. İşte bu atıf sebebiyle, iflasta takas hükümleri dikkate alınarak bir sonuca varılmalıdır.Fakat unutulmamalıdır ki, takasın mümkün olabilmesinin ilk koşulu takas talebinde bulunan alacaklının (yani bankanın) alacağının muaccel olmasının gerekliliğidir. Banka örneğinden devam ettiğimizde, bankanın geçerli bir takas hakkından söz edebilmesinin ilk koşulu alacağının muaccel olmasıdır. Zira, TBK.m.139 gereğince takastan söz edebilmek için öncelikle alacağın muaccel olması gerekmektedir. Bankanın alacağı ise, kredi sözleşmesinin kat edilmesi ile ya da kredi alacağının aylık vadesinin talep edilmesi ile muaccel hale gelmektedir. İşte alacağı muaccel hale gelen bankanın borcunun da geçici mühlet kararının ilanından önce doğmuş olması gerekmektedir. Bu noktada aşılması gereken sorun bankanın borcunun ne zaman doğduğu noktasındadır. Banka ile müşterisi konkordato borçlusu arasındaki mevduat ilişkisi düşünüldüğünde, mühletin ilanından önce konkordato borçlusunun hesabında paranın bulunması halinde bankanın borcunun mühletin ilanından önce doğduğu; mühletin ilanından sonra borçlunun mevduat hesabına para gelmesi halinde borcun, mühletin ilanından sonra doğduğunun kabulü gerekecektir. Şu halde, alacağı muaccel olan banka, geçici mühletin ilanından önce borçlunun mevduatında bulunan para üzerinde takas hakkını kullanabilecekken, mühletin ilanından sonra borçlunun mevduatına gelen para üzerinde takas hakkını kullanamayacaktır...\" (Prof  Dr. Selçuk Öztek,  Prof Dr.Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç.Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 389, 390).Somut olayda, davacı borçlu şirketler ile ... Bankası arasında genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, diğer davacıların ise müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığı anlaşılmıştır. Mahkemece 19/08/2024 tarihi itibariyle geçici mühlet talebinin kabulüne karar verilmiş olup bu karar 22/08/2024 tarihinde ilan edilmiştir. Alacaklı ... Bankasının hesabı kat ettiği tarih ise 20/08/2024 olup İİK'nun 294/4 fıkrasında takasta geçici mühletin ilan tarihinin esas alınacağının belirtilmesine göre Mahkemece, bankanın şeklen geçici mühletin ilanı öncesinde hesabı kat ettiği ve takas hakkını kullandığı gerekçesi ile 28/11/2024 tarihli ara karardan ... Bankası bakımından kısmen rücuya yönelik tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, müdahil ... Bankası AŞ'nin istinaf başvurusunun usulden; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/628 Esas sayılı derdest dava dosyasına verilen 20/03/2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Müdahil ... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurusunun İİK'nun 287/son fıkrası gereğince usulden REDDİNE,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı müdahil ... Bankası A.Ş. tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f bendi gereğince; müdahil ...Bankası A.Ş. yönünden İİK'nun 287/son fıkrası gereğince  kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9aba10bd75eb3ad4","SID":"eb49985fe108c6a9"}}