{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/81 <br>KARAR NO: 2025/717<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2021<br>NUMARASI: 2020/23 Esas -  2021/836 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında Elektrik Toptan Satış Sözleşmesi akdedildiğini, Davalının sözleşmeden kaynaklı borçlarını geciktirmeye ve ödememeye başladığını, davalının defalarca kez ihtar edilmesine rağmen bayilikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, muaccel borcunu ödemekten imtina etmesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E.Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle icranın durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla; Davanın kabulü ile haksız itirazın iptaline, 9.937,70 TL alacak için takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E.Sayılı dosyası ile başlatılan takipteki borcunun tamamını takipte ödediğini, ödeme makbuzlarının dilekçe ekinde sunduklarını, davacı ...’a müvekkilinin borcunun olmadığını beyanla davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davacı ... ile davalı ... Ticaret LD.ŞTİ. arasında imzalanan ... A.Ş. Elektrik Toptan Satış Sözleşmesi kapsamında, davalının davacıdan aldığı Elektrik Enerjisi Tedarigi hizmeti nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen faturaların, 07.05.2019 tarihi itibariyle ödenmemiş kısmının 9.937,70 TL.olduğu, bu meblağın 07.05.2019 tarihinde davacı ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Nolu dosya ile takibe konu edildiği, i ödeme emrinin 14.05.2019 tarihinde adres yetersizliği nediyle borçlu (davalı) ... ticaret ld.şti.ne tebliğ edilemediğinin, Tebligat Kanunu 35.mad. göre gönderilen 2. tebligatın davalıya 01.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, Davalının takip tarihinden sonra ancak ödeme emri tebliğinden önce 21.05.2019 tarihinde ... Bankası Mecidiyeköy Şubesinden (2.835,40 TL. + 4.581,50 TL + 2.520,80 TL =) toplamda 9.937,70 TL.lik 3 adet havale ile ödeyerek takipteki borcun asıl alacak tutarının tamamını ödediği anlaşılmakla itirazın yerinde olup davanın reddi gerektiği, davacı alacaklının borcun ödenmiş olduğunu biliyor olmasına rağmen  haksız ve kötü niyetle dava açtığı anlaşılmakla davalının %20 oranında  icra inkar tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılarak davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna dayanarak haklı davalarının kısmen kabul/kısmen reddine karar verildiğini, istinafa konu davada davalı, usule uygun şekilde kendisine tebligat yapılmasına rağmen davaya hiçbir surette iştirak etmediğini, davaya cevap vermediğini ayrıca kendisini vekille de temsil etmediğini, buna rağmen Mahkemenin, davalı lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmettiğini, bu sebeple evvel emirde kararın bozulması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının usul ve yasaya aykırı surette hüküm kurmada nazarı dikkate alınmadığını ve sonuçta eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, 07.05.2019 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada davalı aleyhine icra takibi ikame ettiklerini, davalı tarafından 21.05.2019 tarihinde takibe konu borcun ödendiğini, davalının borcunun kalmadığını ifade ettiğini, bu tespitin, hukuki dayanaktan yoksun, yanlış bir tespit olduğunu, zira, 07.05.2019 tarihinde, müvekkilinin raporda da muaccel olduğu sabit 9.937,70 TL alacağının tahsili için  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi ikame edildiğini, icra takibinin ikamesinden sonra 21.05.2019 tarihinde davalı borçlu tarafından müvekkiline ödeme yapıldığını, yani davalı tarafından yapılan ödemenin, kendi kusuru ile açılmasına sebebiyet verdiği icra takibinin ikamesinden sonra olduğunu, icra takibinin ikame edilmesine kendi kusuru ile sebep olmuş olan davalı/borçlu, takibin fer'ileri olan masraf, harç ve vekalet ücretinden de sorumlu olduğunu, bu itibarla, bilirkişi raporundaki kanunun açık hükmüne aykırı bu kanaate binaen kurulan hükmün, usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 15. Tüketici Mahkemesi’nin 02.11.2021 tarih 2020/23 Esas - 2021/836 Karar sayılı kararının istinaf yoluyla incelenmesi, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının kaldırılması ve öncelikle dosyanın HMK 353/1-6 gereği ilk derece mahkemesine gönderilmesi, gönderilmeyecekse bu defa yeniden yargılama yapılması ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, açık (cari) hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takipten sonra ödeme emrinin tebliğinden öce yapılan ödeme nedeniyle borcun sona erip ermediği, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında \"07.05.2019 vade tarihli cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 9.937,70 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 07.05.2019  tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Davacı tarafından  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 67. Maddesi uyarınca icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli ve ticari ilişkinin tespiti için mahkemece tıcari defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Tarafların usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 9.937,70 TL alacaklı olduğu, davalının takipten sonra 21.05.2019 tarihinde banka aracılığıyla 3 adet havale ile toplam 9.937,70 TL tutarında ödeme yaptığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı  tespit edilmiştir.Alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşen bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar mevcut değildir.(Yargıtay HGK nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı; 2007/19-159 Esas, 2007/220 Karar sayılı; 2007/13-453 Esas, 2007/453 Karar sayılı; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ilamları).Somut olayda davalının takipten sonra, asıl borcu ödeyerek borçtan kurtulması söz konusu değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nunu (TBK) 100. maddesinde; ''borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz'' hükmü yer almaktadır. TBK'nın 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. O halde takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre içindeki işlemiş faizin hesaplanması, TBK'nın 100.maddesine göre yapılan ödemenin öncelikle faize mahsubu ile bakiye borç miktarının bulunması ve neticede oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olup, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre TBK'nın 100.maddesi uyarınca 9.937,70 TL tutarındaki ödemenin öncelikle takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre içindeki 74,33 TL işlemiş faize mahsup edilmesi ve sonrasında kalan 9.863,37 TL'nin asıl alacak olan 9.937,70 TL'den düşülmesi suretiyle Dairemizce bakiye asıl alacak 74,33 TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 74,33 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa ödeme tarihi olan 21.05.2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, takipten sonra ancak davadan önce yapılmış olan 9.863,37 TL ödeme yönünden davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine, hükmedilen alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının kendisini vekil ile temsil ettirmediği gözetilerek reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle  aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının  HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1- Davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ettiği 9.937,70 TL alacağın  9.863,37 TL lik kısmı yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2- Davalının  İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 74,33 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, hüküm altına alınan 74,33 TL asıl alacağa ödeme tarihi olan 21.05.2019 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına 3-Hüküm altına alınan 74,33 TL asıl alacağın %20 oranında 14,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 169,72 TL harcın 615,40 TL karar harcından mahsubu ile kalan  445,68 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına 5-Davacı tarafça yatırılan 169,72 TL peşin harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin \"...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır...\" hükmü gereği 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre 9,76 TL'sinin davalıdan, bakiyesinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca  74,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı 54,40 TL, posta, tebligat ve bilirkişi ücreti 1.294 TL olmak üzere toplam 1.348,40 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 9,97TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK 333. Md. Ve Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar kesin olduğundan davacıya iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta gideri 98,50 TL olmak üzere toplam 260,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf68e2c2143272b7","SID":"08b3fac88147d34b"}}