{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/96 <br>KARAR NO: 2025/815<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2020/657 Esas -  2021/1017 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiye göre müvekkili davalı tarafın nakliye hizmetlerini yerine getirmeyi, buna karşılık davalı tarafında bu nakliye hizmetleri için mutabık kalınan fatura tutarlarını ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin davalı taraftan faturaya ilişkin cari hesap alacağının mevcut olduğunu, davalı tarafın müvekkiline göndermiş olduğu cari hesap ekstrelerinde dahi müvekkilinin alacaklı olduğunun gözükmekte olduğunu, ancak tarafların cari hesap mutabakatları esnasında bazı faturaların tutarlarının yanlış olması, keza iade faturası olmamasına rağmen iade faturası olarak belirtilmesi sebebiyle aralarında rakam olarak netleştirilmiş bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, müvekkilinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalı taraftan olan alacağının tamamı değil bir kısmı olan 60.00-TL'sinin talep edilmekte olduğunu, müvekkilinin işbu alacağın ödenmesi konusunda borçluya ulaşmaya çalıştığını ancak hiçbir geri dönüşün olmaması ve alacağının vadesinin geçmesine rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını fakat davalı tarafça herhangi bir borcu bulunmadığı savunmasıyla ödeme emrine itiraz edildiğini, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğundan arabuluculuğa  başvurulduğunu ancak bu sürecinde olumsuz sonuçlandığını, itirazın iptali talepli bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin davalı taraftan alacağının likit bir alacak olduğunu, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, şartları oluştuğundan davalı tarafın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan cari hesap ilişkisine istinaden talepte bulunmuş olsa da taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi veya cari hesap ilişkisi bulunmamakta olduğu, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi veya ilişkisi mevcut olmayıp, bu nedenle huzurdaki davada cari hesap ilişkisine istinaden inceleme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket ... temelde karton koli üretimi yapan, sektörde öncü şirketlerden olduğu, Davacı yanın iddia ettiği şekilde, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta, bedel veya ücret karşılığı davacı tarafından davalı şirkete teslim edilmiş bir mal bulunmadığı gibi, davacı tarafından davalıya görülen bir hizmet de söz konusu olmadığı, bu nedenle davacının davalı şirketten alacaklı olduğundan bahsedilemeyeceği, yukarıda açıklanan veya resen nazara alınacak gerekçeler ile; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, takipte haksız ve kötü niyetli olan davacı alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde; Dava,  cari hesaptan kaynaklı itirazın iptali davası olup, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu ve örtüşen mahiyette olduğu davacı tarafından görülen taşıma işleri bakımından davalı tarafça fatura içeriği taşıma işlerine itiraz olmadığı ,alacak bakiyesini oluşturan faturalara ilişkin olarak  söz konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması  davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, Davalı yan’dan 24.01.2020 takip tarihi itibariyle 111.212,05 TL alacaklı olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, davacı yana 24.01.2020 takip tarihi itibariyle 88.660,82-TL borçlu olduğu, tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı yandan 24.01.2020 takip tarihi itibariyle 96.690,53 TL Alacaklı olduğu, ancak davacı tarafından 60.000,00-TL’lık alacağı için icra takibinin yapılmış olduğu, davacının dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporu talep ile bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurulduğunda  60.000,00-TL’lık alacağını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulü ile Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ,alacak likit olması nedeni ile  davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 12.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ayrıntılı bir şekilde açıklama yapılarak, öncelikle  yeni bir bilirkişiden  rapor alınması, aksi halde itiraz ettikleri  hususlarda ek rapor alınmasının talep edildiğini, ticari defterlere delil olarak dayanan tarafın defterleri yasalara  uygun tutulmamış ise yani TTK 64 maddesinde belirtildiği gibi tutulması gereken defterler tutulmamış, açılış ve kapanış kayıtları onaylanmamış ise davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut davalının defterlerinin de usulüne uygun tutulmamış olmasının  davacı lehine değerlendirilmemesi gerektiğini, davaya konu bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere; ticari defterlere delil olarak dayanan davacı tarafın ticari defterleri yasalara uygun tutulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile her ne kadar müvekkilin 2019 yılı ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmiş ise de işbu durumun ticari defterlerini usulüne uygun tutmayan davacı lehine değerlendirilemeyeceğini, alacaklı tarafın alacağını her türlü şüpheden uzak yasalara uygun kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, davacı ve müvekkilinin defter kayıtları birbiri ile örtüşmemekte olup, birbirini tutmayan kayıtların delil sayılamayacağı ve bu nedenle likit niteliğe haiz olmayacağını, davacının davasını başkaca yazılı delillerle ispatlaması gerekmekte olup, davacı tarafından dosyaya başkaca hiçbir delil sunulmadığını, cevap dilekçesinde sundukları davacı yanın iddia ettiği şekilde taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi veya cari hesap sözleşmesi bulunmadığı iddiasının bilirkişilerce dikkate alınmaksızın rapor düzenlendiğini, bu savunmanın yerel mahkemece de dikkate alınmadığını, bu durumun usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, davacı yanca takip konusu yapılan herhangi bir fatura mevcut olmayıp, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi  de bulunmadığını, bu durumda  itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlılığı ilkesi gereği ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre takip konusu yapılmayan faturaların itirazın iptali davasında araştırılmasının hukuken olanaklı olmadığını, takibe dayanak fatura bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili  aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı da haksız olup, kaldırılması gerektiğini, müvekkilin davacı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını beyanla yerel mahkeme dosyasından verilen ve usul ve yasaya aykırılık teşkil eden  04.11.2021 tarihli kararın kaldırılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, takipte haksız ve kötü niyetli olan davacı alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini;  Mahkemece yargılamaya devam edilecekse bilirkişi raporu yetersiz incelemeye dayalı olduğundan dosyanın selameti açısından  HMK.md.281 gereğince  davalı defterleri açısından yeni  bir  bilirkişiden  rapor aldırılmasına , dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilmeyecek ise,  rapora yaptıkları itirazlar dikkate alınarak ek rapor aldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari(açık) hesabı oluşturan faturalara konu taşıma işinin yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe karşı yetki itirazında bulunulması üzerine bu kez Çatalca İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında \"cari hesaba dayalı kısmi alacak\" sebebine dayalı olarak 60.000 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 18.02.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir.  Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.Somut olayda taraflar arasında TTK 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve yazılı olarak yapılması geçerlilik şartı olan \"cari hesap sözleşmesi\" bulunmadığı anlaşılmakta olup, ticari ilişki açık hesap ilişkisi olarak yürütülmüştür. Taraflara arasındaki ticari ilişki  açık hesap niteliğinde olduğundan sözleşmenin yazılı olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durumda davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-945 Esas ve 2021/1069 Karar sayılı kararı) Eldeki uyuşmazlığa konu takip talebinde takip dayanağı olarak cari (açık) hesap alacağı gösterilmiş ve muavin defter örneği takip talebine eklenmiş olup, cari (açık) hesaba ilişkin daha önceki dönemlere ilişkin mutabakat yapıldığı veya hesabın her iki taraf yönünden sıfırlandığı da iddia ve ispat edilmediğine göre icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan eldeki itirazın iptali davasında taraflar arasındaki taşıma işine ilişkin cari (açık) hesabın tamamının inceleme konusu yapılması gerekir. Mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması yerinde olup, davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacının ve davalının 2019 yılı ticari defterlerinin  usulüne uygun tutulmadığı, davalının 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2019 yılı için davacı tarafından 64 adet satış fatura karşılığı 504.593 TL, davalı tarafından 65 adet alım faturası karşılığı 506.393 TL bildirim yapıldığı , taraflar arasında BA-BS bildirimlerinde 1.800 TL fark olduğu, davalı tarafından davacı yandan alımlarına ilişkin 1 adet fatura karşılığı 1.800 TL fazla alım bildirmiş olduğu, davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 111.212,05 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacıya 88.660,82 TL borçlu olduğu, tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 96.690,53 TL alacaklı olduğu  belirtilmiştir.Taraf ticari defterleri arasındaki uyuşmazlık, 23.10.2019 tarihli ... Numaralı 8.098 TL'lik faturanın, davacı tarafından 7.833,89 TL ve 7.154,01 TL olarak kaydedilmek suretiyle mükerrer olarak düzenlenmesinden, davalı tarafından 21 adet fatura karşılığı düzenlenen 19.600,29 TL'lik iade faturasının yalnızca 10.862,53 TL tutarındaki 16 adedinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasından,  davacı tarafından yapılan tahsilatların birebir ticari defterlere yansıtılmayarak daha fazla tahsilat girilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 5 adet iade faturasının davacıya tebliğ edildiğine dair  dosya kapsamında bir belge de bulunmamaktadır. Tacirin ticari defter tutması ve işlemlerini kayıt etmesi veya etmemesi hukuki sonuçlar doğuracak olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.02.2018 tarih ve  2015/843 Esas ve  2018/126 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere tacirler tarafından tutulan defterler, usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın sahibi aleyhine delil olarak değerlendirilebilir. Eldeki davada, her iki tarafın 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve davacı defter kayıtlarında davalı lehine kayıtlar bulunduğu anlaşılmakla birlikte davalı, ticari defterlerine göre davacıya 88.660,82 TL borçlu durumdadır. Buna göre 60.000 TL üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacı, davalıdan  alacaklı olduğunu ispatlamış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Diğer yandan İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu olan ve taraf defterlerinde kayıtlı faturalara dayalı cari (açık) hesap alacağı, likit (belirlenebilir) olup, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartları oluştuğundan mahkemece davanın kabulüne karar verilen alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.024,65 TL harcın, alınması gerekli olan 4.098,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41da4f4595823331","SID":"cf48cc2d8f4a8924"}}