{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1815 Esas<br>KARAR NO:2025/900<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/01/2023<br>NUMARASI:2022/596 Esas,  2023/43 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Asıl borçlu dava dışı ... AŞ hakkında daha önce İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/717 Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, fiili olarak ihtiyati haciz gerçekleştirildiğini ve ihtiyati haciz esanasında yapılan protokol ile taksitlendirme yapıldığını, aynı zamanda da ... ŞİRKETİ ve ... ŞİRKETİ'nin borca kefil olduğunu, ancak belirlenen vadelere rağmen hiçbir ödeme yapılmaması sebebiyle bu sefer kefil olan  ... ŞİRKETİ ve ... ŞİRKETİ hakkında İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/68 Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve ihtiyati haciz kararının ... dosyasından uygulandığını ve akabinde aynı dosya üzerinden esasa geçilerek kefillere (borçlulara) ödeme emri gönderildiğini, ilk önce gönderilen ödeme emirlerinin ekinde dayanak belgeler gönderilmemesi sebebiyle İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/315  ve 2022/314 Esas sayılı dosyaları üzerinden ödeme emirlerinin iptaline karar verildiğini, ancak daha sonra usulune uygun bir şekilde takibe dayanak belgelerle birlikte ödeme emri tekrar kefillere tebliğe çıkartıldığını, ancak bu sefer   kefil olan ...ŞİRKETİ ve ... ŞİRKETİ ödeme emrine karşı yetkiye ve borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle ... dosyasına karşı .... ŞİRKETİ ve ... ŞİRKETİ tarafından yapılan itirazın iptaline, %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"... icra takibinin  takibinin konusunun İstanbul ...İcra Dosyası ... Sayılı dosyanın 01.11.2021 tarihi itibariyle 166.665,24 TL olarak tespit edilen borcunu davalı şirketlerin müteselsil borçlu sıfatı ile kefaleti 01.11.2021 tarihli Protokol başlıklı iki sayfalık yazılı kefaleti olduğu, kefalet protokolü gereği borcun 15.01.2022,15.02.2022 ve 15.03.2022 tarihlerinde 55.555,08 er TL olarak üç taksitle ödeneceğinin davalılarca kayıtsız ve şartsız taahhüt edildiği, ödemelerin yapılmadığı iddiasıyla  İstanbul ... İcra Dairesi... sayılı dosyasından anılan protokol nedeniyle yapılan icra takibine davalıların itirazda bulundukları, protokol içeriğine ve ve imzaya itirazlarının olmadığı, protokol tutarını aşacak  talepte bulunulduğunun itirazı ile yetki itirazının olduğu görülmüştür. Davalılardan ... A.Ş nin protokole basılı kaşesinde adresinin Şişli/İst olduğu ayrıca davacının adresinin Kağıthane/İst olduğu, bu nedenle HMK 6,7 ve  takip konusunu para alacağı olması nedeniyle 6098 sayılı Borçlar Kanunu 89/1 maddesi gereği İstanbul Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili olduğu, protokol ile ödenmesi taahhüt edilen borcun yekunu tüm ferileriyle birlekti taraflarca kararlaştırılarak 166.665,24 TL olarak yapılandırıldığı ve taksitlendirildiği bu nedenle ödenememesi halinde yapılandırılan bu yekune muacceliyet tarihinden itibaren  faiz işletilebileceği, protokolde   taahhüt edilen ödemenin tamamın ya da kısmın  yapıldığına dair herhangi bir iddia ve delilin dosyaya sunulmadığı, kefalete esas İstanbul ....İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyasının karar tarihi itibariyle yapılan uyap sorgulamasında ödeme kaydının mevcut olmadığı davalı tarafının da ödemeye ilişkin bir iddiasının ve dosyaya sunulu bir delilin bulunmadığı gözetilerek, itirazını haksız olduğu kanaatine varılarak;1-Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasına davalıların yaptığı itirazın iptaline, 166.665,24 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, ( iş bu dosya borcu İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosya borcuna kefalet niteliğinde olduğundan, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ) takip konusu borcun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,2-33.333,64 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalılar vekili istinaf isteminde özetle;Davacı gerçek kişi olup tacir sıfatını haiz olup olmadığı ve bu hususta gerekli incelemenin yapılıp yapılmadığını, bu hususun mahkemenin görevini etkileyeceğini, edkik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilleri aleyhine yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını, dava şartı olmadığını, takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralının esas olduğunu, yetkili icra dairesinde takip başlatılmamış olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takipte yetki itirazları olduğunu, mahkemenin yetki itirazının red gerekçesinin yerinde olmadığını, davacının  yerleşim yerinin nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını,Müvekkilinin borcu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilininin temerrüde düşürülmediğini, faiz talep edilemeyeceğini,İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/315 Esas - 2020/639 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilen 08.03.2022 tarihli ödeme emrinin tekrar tebliğ edilmesi ve aynı tebligat içeriğinde gönderilen 06.03.2022 tarihli Örnek-7 Ödeme Emri'nin mühürsüz ve imzasız olup icra müdürlüğünün bilgilerini içermemesi de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, icra takibine kefalet ileri sürüldüğünden bu durumda söz konusu önceki takip üzerinden işlemlere devam edilebilecek iken müvekkiller aleyhine işbu davaya konu yeni bir icra takibi başlatılması da hukuka aykırı olup usul ekonomisine de aykırılık teşkil ettiğini, dava şartı sağlanmadığını,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesi koşulları da oluşmadığını, müvekkillerinin kefalet hususuna konu icra takibine konu borcun ödenip ödenmediğini bilemeyeceğini,Gerekçe kısmında \" bu nedenle ödenememesi halinde yapılandırılan bu yekune muacceliyet tarihinden itibaren faiz işletilebileceği\" denilmiş ise de işbu değerlendirmenin hukuken yerinde olmadığını, hükümde işlemiş faiz kabul edilmediğinden bu durumda davanın kısmen reddine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken   davanın kabulünün yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalıların takipte süresinde yetki itirazında bulundukları, mahkemece TBK 89.maddesi gereğince davacının yerleşim yeri dikkate alınarak yetki itirazının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalıların 01.11.2021 Tarihli protokol ile dava dışı ... AŞ'nin borçlu olarak yer aldığı ... sayılı dosyasına konu borcun 166.665,24TL'si yönünden müşterek ve müteselsil kefil oldukları, kefalet sözleşmesinin dayanağı asıl borca göre mahkemenin görevli olduğu, usulüne uygun takip mevcut olmakla dava şartına ilişkin itirazların reddi gerektiği, davalıların imzası inkar edilmeyen ve geçerli nitelikteki protokol gereğince müşterek müteselsil kefil sıfatı ile borçtan sorumlu oldukları dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne ve yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasına karar verilmesi yerinde görülmüş, bu husustaki istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.Dava, asıl alacak tutarı üzerinden harçlandırılmış olmakla mahkemece asıl alacak yönünden davanın kabulü yerinde olduğu gibi, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul yasaya aykırılık görülmemiştir. Alacağın protokol ile belirlendiği, likit nitelikte olduğu, davalıların takibe itirazlarında haksız oldukları dikkate alındığında davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 11.384,90TL harçtan, peşin alınan 2.846,22TL harcın mahsubu ile bakiye 8.538,68TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 92TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"679f55356301dbeb","SID":"c5d74a654e24a8ac"}}