{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/40 <br>KARAR NO: 2025/800<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2019/182 Esas -  2021/756 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının bina maliki sıfatıyla sorumlu olduğu depoda dava dışı ... Tic A.Ş'ye ait emtiaların, 05/07/2016 tarihinde yağan yağmur nedeniyle  binanın yağmur suyu borularının tahliyede yetersiz kalmasıyla akan suların, davacının sigortalısının deposunda bulunan mallara zarar verdiğini, gerek sigortalı şirket yetkililerince tanzim edilmiş hasar ihbar dilekçesi, gerekse davalı firma mekanik tesisat sorumlusu ... tarafından düzenlenen hasar tutanağı, ekspertiz raporları ve hasar fotoğraflarından iş yerinde yağmur sularının tahliyede yetersiz kalan 4 adet Pvc borunun dirsek kısmından çatlaması ve sigortalı depoda bulunan 2 nolu şaft kısmına birikmesi ve buradan biriken suların depoya sirayeti sonucu zarar meydana geldiğini, .. Ticaret A.Ş'ye 29.715,05-TL hasar tazminatının ödendiğini, bu suretle davacının sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla, sigortalıya ödenen hasar bedelinin ödeme tarihi olan 30/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası kısa vadeli krediler için uygulanan avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin deponun inşaatını yapan firma olduğunu, deponun ... Sanayi ve Tic.A.Ş'ye kiralandığını, davacının sigortalısı ile  müvekkilinin kira sözleşmesi yapmadığını, kiraya verenin ... Sanayi ve Tic. A.Ş. olduğunu belirterek öncelikle husumet  itirazında bulunduğunu, davacı sigortalısının gerekli önlemleri almadığını, duvarın yıkılma olayı öncesinde uzun süre duvardan su akmış olması gerektiğini, davacı sigortalısı tarafından durumun göz ardı edildiğini, müvekkili şirkete süresi içerisinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı, duvarın yıkıldığı alanın depolama alanı değil forklift ve geçiş alını olduğunu, bu sebeple malzemelerin nasıl zarar gördüğünün anlaşılamadığını, ... Sigorta Ekspertiz firması tarafından oluşturulan tespitlerin eksik ve hatalı olduğunu, davacı ile dava dışı firma arasında imzalanan sigorta sözleşmesinin teminat limitlerinin ve klozlarının incelenmesi gerektiğini, davanın ... Sistemleri Ltd Şti'ye ihbarının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...davalının dava konusu hasarın meydana geldiği bağımsız bölümün bulunduğu binanın inşaatını üstlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de sigortacının açtığı rücu davalarında zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının da aynı tarihte başlayacağı, rücuen tazminat talebine konu olayda uygulanacak zamanaşımı süresinin ise TBK'nın  72. Maddesi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğinden dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Yine davalı vekilinin husumet itirazı da dava konusu olayın meydana geldiği binanın inşaatını üstlenmiş olması nedeni ile meydana gelen olayda sorumluluğunun olması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Mahkememizce de tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davaya konu hasarın oluşmasında binanın inşaatını üstlenen davalı ... İnşaat ve söz konusu tesisat işlerini yüklenici olarak yaptığı anlaşılan dava dışı ... Mühendislik şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, davaya konu olan olası su taşkınlarına karşı depolama alanı içinde bulunan 6 adet drenaj pompasının duvarın yıkılması sonucu depoya dolan aşırı suyun tahliyesine yetmediği, sigortalının depoyu su basmasından sonra ek pompa getirerek hasarı minimize etmek amacı ile basiretli davrandığı, sigortalının zararın oluşumunda ve artmasında bir kusurunun ve kabahatinin olmadığı, yağış miktarı ne olursa olsun boru kesiti kadar akacak sudan dolayı dirsekte çatlama ve yerinden çıkma durumunun yaşanmayacağı, bu nedenle de davaya konu zarara neden olan yoğun yağışın bir mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği hususları gözetilerek davanın kabulüne,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mübrez Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 01.06.2021 tarihli müzekkere cevabının incelenmesini talep ettiklerini, Yerel Mahkemenin yazılı delilere rağmen, mücbir sebebi yok sayar şekilde vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, sigortalının, mücbir sebep nedeniyle su basan depoyu davalı şirketten kiralamadığını, maliği olan ... Yapı Ürünleri San ve Tic. A.Ş. unvanlı şirketten kiraladığını,  husumet itirazları hakkında \"hiç bir karar verilmeden\" hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığını,  hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişilerin tapu ve belediye kayıtlarına bakmadığını, eksik inceleme yaptıklarını, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, davaya esas sigorta poliçesinde, davacı sigorta şirketinin \"sel veya su baskını\" klozu kapsamında değil, bilirkişilerin tespitine göre \"izolasyon eksikliği\" klozu kapsamında işlem yapmış olması gerektiğini, sigorta şirketinin özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı hareket ederek davadaki (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) zararın oluşmasına ve artmasına kendisinin sebep olduğunu, kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddiasında bulunamaz yönündeki genel kabul gören hukuk ilkesi gereğince, davacının davalı şirketten zarar tazmini talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini,  yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; ''Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi '' kapsamında sel veya su baskını rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle ödenen hasar bedelinin,  bina maliki/yükleniciden  rücuen tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İstinafa konu uyuşmalık temelde; ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde hata edilip edilmediği  noktalarındadır.  Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... Ltd. Şti.nin.' davalının yüklenicisi olduğu ... mahallesi ... Caddesi Bina No:... Daire No:...'da bulunan işyerini bileşik ürün sigorta poliçesi ile sel veya su baskını rizikosu ile birlikte çeşitli rizikolara  karşı sigorta örtüsüne aldığı, riziko mahallinde 05/07/016 tarihinde (ramazan bayramının 1. Günü) aşırı yağış nedeniyle deponun wc bölümünün duvarının yıkıldığı ve sigortalıya ait ürünlerin hasar gördüğü, davacı tarafça tazminat ödemesinin yapıldığı ve sigortalıdan alacağın temlikine ilişkin 28/03/2017 tarihli temliknamenin alındığı, eldeki davanın TTK  1472 uyarınca açıldığı görülmektedir.  TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta davacının TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmaktadır. Ayrıca dava dışı sigortalısınca ödenen bedel karşılığında düzenlenen, 28/03/2017 tarihli \"makbuz ve ibraname\"  başlıklı belgede sigortalının bu olaydan doğan rücu ve dava haklarını davacı şirkete temlik edildiği görülmektedir.  Bu durumda davalının bu yönleri amaçlayan istinaf istemleri yerinde değildir.  Dosyaya alınan kök ve ek raporları  ile meydana gelen rizikonun; davalının yüklenicisi bulunduğu binayı 2016 yılı başında tamamladığı, sigortalının Şubat 2016 tarihinde riziko mahalline taşındığı, rizikonun 05/07/2016 tarihinde gerçekleştiği,  davaya konu olan olası su taşkınlarına karşı depolama alanı içinde bulunan 6 adet drenaj pompası, duvarın yıkılması sonucu depoya dolan aşırı suyun tahliyesine yetmediği, pompaların bakımlarının yapılması, çalışması durumunda dahi suyu tahliye etmesi zararın meydana gelmesinde ve artmasında etkili olmayacağı,  sigortalı şirketinin zararın oluşumunda ve artmasında bir kusur ve kabahatinin olmadığı,  davalı işveren şirket ile tesisatı yapan dava dışı yüklenici şirket arasında imzalanan ... Tesisat Teknik Şartnamesinde çok açık olarak belirtildiği şekilde bir tesisatın (riskli noktalarda galvaniz kelepçeler ve boru onsolları kullanılmak suretiyle duvara sabitlenerek) imal edilmesi durumunda, yağış miktarı ne olursa olsun, boru kesiti kadar akacak sudan dolayı dirsekte çatlama ve yerinden çıkma durumunun yaşanmayacağı ve de bu açıklamalardan olarak davaya konu zarara neden olan yoğun yağışın bir mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği rapor edilmiştir. Rapor hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişlidir. Bu belirlemelere göre davalının teknik şartlara uygun olmayan kusurlu inşaası nedeniyle zararın meydana geldiği, zararın davalının kusurlu imalatından kaynaklandığı, dava dışı sigortalının rizikonun meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığı gibi zararın doğmasında ve artmasında da müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin  yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 508,00 TL harcın, alınması gerekli olan 2.029,84 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.521,84 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a060d8c7f3a3d32a","SID":"48c75c269873c9c5"}}