{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1812 Esas<br>KARAR NO:2025/904<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/09/2023<br>NUMARASI:2022/112 Esas, 2023/135 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 250. yılına doğru geri sayıma geçen Dünyanın en eski teknik üniversitelerinden olan müvekkili İstanbul Teknik Üniversitesinin (İTÜ) kuruluşundan itibaren ülke çapında yüksek tanınırlığı olan \"...\" markasını \"arı” sembolü ile birlikte ... numarası ile 12/09/2013 tarihinde markanın tüm sınıflarda tescil ettirildiği ve markanın 13/12/2021 tarihinden itibaren yenilendiği,  davalı adına tescil edilen ...  numaralı \"...\" markası adı altında faaliyet göstererek aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak 09,16,35, 41 ve 42. sınıflarda tescil ettirildiğini, İstanbul Teknik Üniversitesinin kısaltması olarak tüm ülke tarafından bilinen \"...\" kısaltmasının ve yine müvekkili üniversiteye ait marka görselindeki arı motifinin davalı tarafından açıkça hukuka aykırı kullanıldığı, nitekim SMK 25/1 maddesi kapsamında... kısaltması ile bilinen İstanbul Teknik Üniversitesinin tüketici nezdinde yarattığı güven duygusu kullanılarak müvekkilinin eğitim alanındaki öncü tavrından istifade edilerek müvekkilinin marka logosu ve ismi dahil tüm ayırt edici özelliklerinin haksız şekilde kullanılarak yapılan marka tescilinin hukuka aykırı olduğu, müvekkiline ait 2011 yılında tescil edilmiş marka ve logonun davalı tarafından \"...\" olarak tescil edilmesinin SMK 5. maddeye aykırı olduğunu, yine müvekkilinin izni olmaksızın müvekkiline ait markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerinin tescil edilmesinin SMK 6. maddeye aykırı olduğunu, davalının marka tescil işlemlerinde kötü niyetli olduğu keza, müvekkilinin güvenirliğini, hiçbir bağ ve bağlantı olmamasına rağmen kullandığını, tüketiciyi kendi markasının ... ile aynı algı yarattığının ekte sunduğu internet görselleri ile de sabit olduğu, ... internet sitesi ile davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini, internet sitesindeki ifadelerin aynı zamanda TTK, MK, ilgili ve sair mevzuata da açıkça aykırı olduğunu, davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" markasının SMK 5 ve 6 maddeleri kapsamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Vakfı'nın (...) Üsküdar ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 20/10/1989 tarihli düzenleme şeklinde vakıf senedinin tasdiki ile kurulduğunu, Vakıf Senedinde ilk kurucular arasında, ... A.Ş.,  ...-... A.Ş., ...- ... A.Ş., ...- ... A.Ş. ve ... A.Ş. yer aldığını, müvekkili  ... VAKFI'nın kuruluş amaçları arasında uygulamaya dönük her türlü eğitim programları ile meslek veya hizmet içi eğitim ve geliştirme programları düzenlemek, yürütmek veya bu hususlarda yardımcı olmak, bilimsel ve teknolojik araştırma, geliştirme, uygulama ve- eğitim merkezleri açmak ve işletmek, Bilimsel araştırma, geliştirrme, uygulama, eğitim ve öğretim çalışmalarını kısmen veya tamamen finanse etmek, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesinin ihtiyacı olan her türlü yayınları, eğitim, öğretim, araştırma ve uygulama levazımını, donanımını, araç ve gereçlerini temin etmek, bunları edinilmelerine yardımcı olmak, eğitim kurumu kurmak veya kurulmuş eğitim kurumlarına ortak olmak ve sair hususlara yer verildiğini, ... tescil numaralı ... markasına başvuru tarihinin 03/09/2021, tescil tarihinin ise 11/01/2022 olup, bu tarihler arasında müvekkili ... VAKFI'nın yönetim kurulu başkanlığını davacı İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü yürüttüğünü, 22/01/2004 tarihli Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair 5072 Sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde \"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklıdır.\" üne rağmen, davalı vakfın kuruluşunda yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi rektörlüğünün işbu davayı açması haksız ve kötü niyetli olduğunu, lakin anılan yasa hükmü ile müvekkilinin isim hakkını kullanmasını yasal güvenceye aldığını, 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesi karşısında, davacının açık şekilde dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve hakkın kötüye kullanılması yönünde davranışlarda bulunduğunu, davalı ..., kuruluş amacına uygun olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerine katkıda bulunmak için ... adlı markayı almış olup ve aktif şekilde kullanmakta olduğunu, bununla birlikte davalının ... VAKFI ismini kullanma hakkının da 5072 Sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca korunduğunu, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere:Taraf markalarının tescilli olduğu nice sınıfları ve alt sınıflarındaki mal/hizmetler incelendiğinde; davacının ...numaralı 09/ 16/ 35/ 41/ 42. nice sınıflarında tescilli mal/hizmetleri ile davalının ... numaralı 09/ 16/ 35/ 41/ 42. nice sınıflarında tescilli mal/hizmetlerinin SMK 6/1 maddesi anlamında benzer oldukları, davacının ... numaralı markası ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı markası arasında; markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim neticesinde ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 5072 Sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunun Geçici 2. madde hükmü ile davalı tarafa sağlanmış olan isim kullanma hakkının markasal kullanımı kapsamına almadığı, açıklanan nedenlerle markanın hükümsüzlüğü koşulunun oluştuğu kanaatine varıldığından, davanın kabulüne; TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde;Mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen ... sayılı markanın marka başvurusunda; davacı ...'nün bizzat bulunduğunu, Müvekkilinin 20.10.1989 tarihli düzenleme şeklinde vakıf senedinin tasdiki ile kurulduğunu, vakıf senedinde ilk kurucular arasında, ... de yer aldığını, markasının başvuru tarihi (03/09/2021) ile tescil tarihi (11/01/2022) arasında davalı... VAKFI'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı; davacı İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü tarafından yürütüldüğünü, bu hususun somut davanın yönünü etkileyeceği gibi davacının kötüniyetini de ortaya koyduğunu,Mahkemenin bu hususu araştırması gerekirken yalnızca benzerlik incelemesi yapılarak eksik inceleme ile karar vermesinin hatalı olduğunu, 22.01.2004 tarihli Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair 5072 Sayılı Kanunun Geçici 2. Maddesinde \"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklıdır.\"  hükmü uyarınca davalı ... VAKFI'nın isim hakkını kullanmasını yasal güvenceye alındığını, madde içinde bu kullanımın ayrıntı ve detayı belirtilmediği gibi markasal kullanımı içermediği de ifade edilmemişken bilirkişinin tespitinin dayanağının anlaşılamadığını, “...” ibaresi üzerinde müvekkilinin önceye dayalı üstün hak sahibi olduğunu, davaya konu “... VAKFI” ibaresi müvekkil tarafından yaratılmış bir marka olduğunu, 2002 yılından bu yana   dijital, yazılı ve görsel mecralarda çok yoğun bir şekilde kullandığı, meşhur hale getirdiği, hak sahipliği kazandığı, marka üzerinden lisans sözleşmeleri imzaladığı, teklifler sunduğu, tüm kullanımların markasal olduğu, büyük bir bilinirlik düzeyine ulaştığını, müvekkili tarafından kullanılan ve müvekkili ile özdeşleşen bir ibare olduğunu, 6769 sayılı SMK 6/3 maddesi uyarınca; bir markayı ilk kez oluşturup kullanan kişiyi öncelikle korumakta olduğunu, Müvekkilinin “... VAKFI” ibaresini, davalının marka başvuru tarihlerinden yıllar öncesinden, \"İTÜ REKTÖRLÜĞÜ gözetiminde ve bilgisi dahilinde\" çok geniş ve yoğun bir şekilde markasal olarak kullandığını, ...  arama motorunda basit bir araştırma yapıldığında bu hususun görüleceğini,  ...  alan adını da 2016 yılında kendi adına tahsis etmiş olup web sitesi üzerinden de “... VAKFI” markasını yoğun bir şekilde markasal olarak kullanıldığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davalı vekili istinafında, davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliği olduğunu SMK 6/3 maddesi gereğince markayı ilk kez oluşturan kişinin öncelikle korunduğunu ileri sürmüş ise de, \"markanın tescilinde teklik ve öncelik ilkesi\" gereğince önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddia eden davalı taraf, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hükümsüzlük davasında bu hususu ileri süremeyeceğinden davalının bu yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.Mahkemece 5072 Sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunun Geçici 2. madde hükmü ile davalı tarafa sağlanmış olan isim kullanma hakkının markasal kullanımı kapsamına almadığı yönündeki gerekçenin yerinde olduğu, davacının dava konusu markanın başvuru aşamasında vakfın yönetim kurulunda olmasının markanın hükümsüzlüğü kararı verilmesine engel oluşturmayacağı da dikkate alındığında neticeten yeterli nitelikteki rapora göre davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin ilkeler dikkate alınarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 147TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"569757dc167fcd4c","SID":"e9da61c29303b623"}}