{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/811 <br>KARAR NO: 2025/1027<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2024<br>NUMARASI: 2024/439 Esas -  2024/370 Karar<br>DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toplam 307.460,00 USD mal bedeli ödeyerek satın aldığı 25.000 kilogram kabuklu fıstık emtiasının ... numaralı konteyner içinde İskenderun Limanı'nda ... gemisine yüklendiğini, yüklerin yüklendiği geminin İskenderun Limanı'na 17/09/2022 tarihinde yanaştığını, yükleme/boşaltma operasyonu sırasında tumba olup stabilitesini kaybetmesi sonucu 18/09/2022 tarihinde battığını, müvekkiline ait emtianın tamamının zayi olduğunu, ... IMO numaralı ... gemisi donatanının ... Ltd. olduğunu,...'nin zaman çarteri sözleşmesi uyarınca geminin time-charterer'i (zaman esaslı kiracısı) olduğunu, ...'in dava konusu geminin işleteni (manager'i) olduğunu, ... gemisinin olay tarihinde mali mesuliyet (Koruma Tazmin Kulübü) ... sigortacısının o tarihteki unvanının ... Limited olduğunu, ...'nin yalnızca marka olarak kullanıldığını, ... şirketinin kayıtlı yeni ticari unvanının ... unvanı ile devam ettiğini, ... A.Ş.'nin dava konusu olay sırasında geminin yanaşık olduğu ve yükleme boşlatma işlemlerinin yapıldığı Limakport Limanı'nın işletmecisi ve idarecisi olduğunu, liman dahilinde rıhtıma yanaşan gemilere yük tahliye veya yükleme ve benzeri hizmetlerin ... tarafından verildiğini, dava konusu olay akabinde İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/312 Değişik İş sayılı dosyası tahtında yapılan tespit sonrasında bilirkişi raporu düzenlendiğini, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1281 Esas sayılı deniz raporu alındığını, fiili taşıyanının yüke gelen zararlardan akdi taşıyanın yanında onunla birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, TTK. 1062. maddesi uyarınca donatan/işleten/zaman çartereri (manager) kendi fiil ve ihmallerinden ve şahsi kusurlarından dolayı genel hükümlere göre de sorumlu olduklarını, TTK 1061/2. maddesi uyarınca zaman çartereri olan kiracının da donatan sayıldığını, 24/08/2023 tarihinde taraflarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nu başvurulduğunu, yapılan görüşme sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, 05/10/2023 tarihli son tutanak düzenlendiğini, alacaklarında rehin dahil hiçbir teminat bulunmadığını, bu nedenle TTK 1352. madde uyarınca davalılar veya davalılar tarafından işletilen gemiler için ihtiyaten haciz ve seferden men talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 307.460,00 ABD Doları tazminatın 18/09/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek değişen oranlardaki yıllık ABD Doları faizi oranı uygulanmak sureti ile yargılama masrafları, avukatlık ücreti, arabuluculuk ücreti ile birlikte tahsil edilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku hakkında kanunun 46. maddesi uyarınca Mahkememizin işbu davayı görmede yetkili mahkeme olmadığını, müvekkili bakımından yetkili mahkemenin Brüksel/Belçika Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin Brüksel şehrinde mukim bir sigorta şirketi olduğunu, dava konusu ... Sözleşmesi'nin iki yabancı tüzel kişi arasında, yurtdışında, yabancı bayraklı bir gemiye ilişkin akdedildiğini, işbu ... Sigorta Sözleşmesi'nin bizzat müvekkili tarafından akdedildiğini, ... Sigorta Sözleşmesi'nin akdedilmesi aşamasında herhangi bir acentenin aracılıkta bulunmadığını, müvekkilinin Türkiye’de herhangi bir şubesi ya da acentesi de bulunmadığını, gemiye ait sigorta sözleşmesi kapsamında müvekkilinin sigortacı konumuna haiz olduğunu, MÖHUK 46. maddesi 2. cümlesinde bahsi geçen sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar olma şartlarından hiçbirini karşılamadığını, söz konusu sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda kendisi aleyhine ikame edilecek herhangi bir davada yetkili mahkemenin Türk Mahkemeleri olmayacağından davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, ... isimli geminin tumba olmasının Limakport Limanı ve liman işçilerinin kusurlu planlama ve hatalı işlemleri neticesinde gerçekleştiğini, donatanın sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... IMO numaralı ... isimli geminin ... Anonim Şirketi’ne ait ... isimli limanda bir takım konteynerlerin tahliyesini gerçekleştirirken bir takım konteynerlerin ise bir sonraki varış limanına taşınmalarına ilişkin operasyonların devam ettiği sırada denge kaybetmesi sonucunda tumba olduğunu, gemide bulunan konteynerlerin tahliyesi ve yükleme işlemlerinin ifasınının ... tarafından üstlenildiğini, anılı işlere ilişkin tüm planlamalar ve operasyonel sürecin kontrolünde tek yetkili konumunda bulunan ... çalışanlarının operasyonel faaliyetleri aşamasında ortaya çıkan teknik hatalar ve aksaklıklar nedeni ile geminin dengesini kaybederek huzurdaki uyuşmazlığa konu olayın gerçekleşmesine neden olduğunu, ... gemisinin tumba olmasında bir an için gemi kaptanı ve mürettebatının kusurunun olduğunun düşünülmesi ihtimalinde dahi işbu kusurun doğrudan geminin sevki ve teknik yönetimi kapsamına girdiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 1180. maddesi uyarınca donatanın ve bu bağlamda müvekkili şirketin de sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde sorumluluğun veya zararın kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla Mahkememizin aksi kanaatte olması halinde müvekkillinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, geminin yabancı bayraklı olması sebebiyle deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıkları görmekle görevli ve yer bakımından yetkili olan Mahkememizin 2022/515 Esas sayılı dosyası tahtında ... gemisi donatanı ve müvekkili sigorta şirketi dahil olmak üzere tüm sigortacılarının sorumluluklarının 1,448,000 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlanmak üzere fon tesisi talepli dava ikame edildiğini, tüm savunmaları ve hakları saklı kalmak kaydıyla her halükarda Mahkememizce tesis edilecek hükümde tazminata hükmedilmesi halinde yine Mahkememizin 2022/515 Esas sayılı dosyası tahtında verilecek kararın beklenmesi gerektiğini, işbu dava konusu olay tahtında davacı tarafından talep edilen her türlü alacak kalemine ilişkin bütün ayni ve şahsi teminatların sona erdirilerek alacaklının tazminat talebinin kurulacak fon üzerinden karşılanması gerektiğini, Mahkememizin 2022/515 Esas sayılı dosyası tahtında ikame edilen fon tesisi davasında verilecek kararın dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek Mahkememizin davayı görmeye milletlerarası yetkisi bulunmadığından yetkisizlik kararı ittihaz edilerek müvekkilinin mukim bulunduğu Brüksel/Belçika Mahkemelerinin yetkili olduğuna, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemesi kaydıyla Mahkememizin aksi kanaatte olması halinde dava konusu hadiseye ilişkin fon tesisi davasında verilecek kararın Mahkememizce verilecek hükümde dikkate alınmasına, Mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ve hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun 1,448,000 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olduğunun kabulü ile alacağın her halükarda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tesis edilecek fondan tahsiline karar verilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Eldeki dosyada, davalı, ...'nin ... gemisi ile ilgili... Sigorta  poliçesi düzenleyen Belçika merkezli bir şirket olduğu anlaşılmaktadır. MÖHUK 46.maddesine göre, bu davalı ile ilgili uyuşmazlık bakımından mahkememizin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Davalı vekilinin 21/02/2024 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu sigorta poliçesi örneği ile tercümesi incelendiğinde, ... gemisinin davalı ... tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin 28/03/2022 tarihinde davalı şirket merkezinde düzenlendiği görülmüştür. Bu itibarla, MÖHUK 46.maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre davalı ... aleyhine açılan dava bakımından Belçika Mahkemeleri yetkili olduğundan, davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle  ... hakkındaki davanın usulden reddine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, davalı vekili, cevap dilekçesinde, ... Sigorta Sözleşmesinin bizzat müvekkili tarafından akdedildiğini ve ... Sigorta Sözleşmesinin akdedilmesi aşamasında herhangi bir acentenin aracılıkta bulunmadığını ve ... Sözleşmesinin iki yabancı şirket arasında akdedildiğini beyan etmişse de, dosyaya bu iddiasını ispat zımnında ... Sigorta Sözleşmesini/Poliçesini ibraz etmediğini, ... Sigorta sözleşmesinin hangi taraflar arasında akdedildiği ve hangi şirket tarafından sigorta poliçesinin düzenlendiğinin belli olmadığını, ...  Sigorta poliçesinin ve bu sigorta sözleşmesinin kurulması öncesindeki müzakere aşamasında ve sigorta poliçesinin düzenlenmesi ve sigortalıya/lehdara gönderilmesi aşamasında taraflarca yapılan yazışmaların dosyaya ibrazını talep ettikleri halde,  delillerin toplanmadan ve sigorta poliçesi şartları müzakeresinde Türkiye de mukim bir şirketin aracılık edip etmediği araştırılmadan karar verildiğini, Mahkemenin, davanın usulden reddine ilişkin gerekçe olarak, MÖHUK madde 46 daki düzenlemeyi gerekçe olarak göstermişse de, MÖHUK madde 46 deki düzenleme, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar nedeni ile  sigortalı ve/veya sigorta ettiren ve/veya lehdar tarafından sigortacı aleyhine açılacak davalar bakımından uygulanabileceğini, derdest dava konusu uyuşmazlıkta 4 nolu Davalıya husumet yöneltilmesinin dayanağı zarar görenin uğradığı zararın tazminini doğrudan sigortacıdan isteyebilmesine olanak tanıyan TTK madde 1478 de yeralan düzenleme olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan kararlar incelendiğinde, kararlara ilişkin temyiz incelemelerinin henüz tamamlanmadığı ve Yargıtay tarafından temyiz talepleri ile ilgili henüz karar verilmediğini, Mahkeme kararında yargılama sırasında dosyaya sunmuş oldukları dilekçelerinde yeralan iddialarının hangi gerekçe ile kabul edilmediği açıklanmadığını, mahkeme kararının hem eksik inceleme sonucu verilmiş hem de denetime elverişli olmayan şekilde yazıldığını,dava bakımından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca da davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları dikkate alındığında, haksız fiil hükümleri uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği ülke mahkemesi olarak Türk Mahkemelerinin yetkili olacağını, ... Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, ... Türkiye'deki yerel muhabirlerinden olduğunun fakat davalı ... temsilcisi olmadığının, TTK'nın 105.maddesi uyarınca acente veya temsilcisi olmadığının, bu nedenle davalıya izafeten husumet yöneltilmesine itiraz ettiğinin beyan edildiğini,İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin  2022/1281 Esas sayılı dosyasında Deniz Raporu talep eden avukatların adresleri ile ...'in adresi aynı olduğunu, mahkemenin 2023/476 Esas sayılı dosyasında da aynı avukatların ... adına vekalet ve dilekçe sunarak, ... Klübe izafeten dava dilekçesinin ...'e tebliğine itiraz ettiklerini,  ...'in muhabiri olduğunu kabul ettiği davalı adına ve hesabına işlemlerde bulunduğunu, bu nedenle  bir an için MÖHUK madde 46 daki düzenleme uygulansa dahi, ...'nin (TTK madde 103 uyarınca acentelik hükümlerine tabi olduğu için) sigortacının acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer Mahkemesi olarak Mahkemenin yetkili olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/439 Esas, 2024/370 Karar sayılı 15.10.2024 tarihli kararının İstinaf Makamınca incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacıya  ait olan eşyanın, İskenderun Limanında ... gemisine yüklendikten sonra, yükleme operasyonunun devam ettiği sırada geminin batması sonucu zayi olması  nedeniyle ortaya çıkan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Eldeki dava, davalılardan ... Klüp Sigortacısı ...'ye izafeten ... Ltd. Şti. aleyhine açılmış ise de ...  Ltd. Şti. tarafından, ... Klüplerinin Türkiye yerel muhabirlerinden olduğu ancak davalı ... Klübün temsilcisi  veya acentesi olmadığı  beyan edilerek  izafeten husumet yöneltilmesine itiraz edilmiş ve tebliğ edilen dava dilekçesi ve ekleri mahkeme dosyasına iade edilmiştir. Mahkemece ... sigorta vekilinin cevap dilekçesi sunması üzerine yargılamaya asil ... yönünden devam edilmiş, verilen tefrik kararı üzerine yapılan yargılama sonunda davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda taşımada kullanılan ... gemisinin Togo bayraklı olması, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Brüksel/Belçika'da faliyet göstermesi nedeniyle uyuşmazlık, yabancılık unsuru taşıdığından, yetki itirazının  5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (MÖHUK)'a göre tespit edilmesi gerekir.  Türk Mahkemelerinin yabancı unsurlu davalarda ne zaman yetkili  ne zaman yetkisiz olacağı meselesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)'da düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin MÖHUK kurallarının düzenleniş biçimi itibariyle, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, öncelikle milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallara (41 ila 46. maddeler) bakılması gerekir. Söz konusu yabancılık unsuru içeren uyuşmazlığın, MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin \"özel kuralların\" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK m.40'da yer alan genel kural gereğince \"iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları\" devreye giderecektir. (Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, 9. Bası, İstanbul 2021, s.457-461) 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 46.maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi olduğu belirtilmiştir.  Eldeki dava, davalı asil ... yönünden sigorta poliçesine dayandırılmış olup, davalının sorumluluk sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça 21.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan sigorta poliçesi ile tercümesine göre ... gemisinin davalı ... (eski ünvanı: Brıtısh Marıne Mutual Insurance) tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiği anlaşılmıştır .Davacı taraf, davalı ... 'a karşı ileri sürdüğü tazminat talebini ... (operatör/ sigortalı), ... Ltd (kayıtlı donatan) arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırmış olduğundan, yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddesine göre belirlenmelidir. Sigorta poliçesini düzenleyen ... dışında mukim olduğundan, dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Taşımanın gerçekleştiği ... gemisinin klüp sigortacısı olan davalı sigorta şirketi Brüksel/ Belçika'da bulunmakta olup,   davaya konu sigorta poliçesinin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanmamıştır. Her ne kadar mahkemece . ... Ltd. Şti.'nin, Türk Ticaret Kanunu'nun 103 ve 105.maddeleri uyarınca acente olup olmadığı konusunda araştırılma yapılmamış ve karar başlığında izafeten olarak ismine yer verilmemiş ise de  sigorta sözleşmesinin ... Ltd. Şti. tarafından yapılmadığı gözetildiğinde bu şirketin davalının acentesi olup olmadığının yetkili mahkemenin belirlenmesinde bir önemi yoktur. Buna göre davalı ...'nin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile MÖHUK 46.maddesi uyarınca mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E. 2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları). HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cd5e94ba8ea9f33","SID":"c36f8223179f8375"}}