{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1806 Esas<br>KARAR NO:2025/909<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ28/09/2023<br>NUMARASI:2022/39 Esas, 2023/47 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ:02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sanatçı adına  üçüncü kişi konumundaki .... isimli şirketin Kadıköy ... Noterliği'nin 31.01.2021 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, müvekkiline verilen muvafakatnamenin iptal edildiğini, gerekçe olarak müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri ve sözleri yerine getirmediğinin ileri sürüldüğünü, \"...\" isimli albüme ilişkin müvekkiline verilen muvafakatın iptali ile cayma hakkının kullanıldığının düşünüldüğünü, ancak cayma hakkının koşullarının oluşmadığını, bu nedenle FSEK m.58 çerçevesinde 4 haftalık sürede caymaya itiraz edildiğini, cayma hakkı kullanımının usulen geçerli olmadığını, zira dava dışı şirketin cayma hakkını kullanma yetkisinin bulunmadığını, avukat sıfatına haiz olmayan, genel bir vekaletle cayma hakkının kullanılamayacağını, ayrıca davalının gerçek iradesinin anlaşılamadığını, içerik itibariyle de usule uygun olmadığını, kullanılabilmesi için haktan gerektiği gibi faydalanılamaması gerektiğini, eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edilmesi gerektiğini, süre verilmesi gerektiğini, ancak hangi haktan ne şekilde faydalanamadığının açıklanmadığını, müvekkiline bir süre de verilmediğini, müvekkilinin yükümlülüklerine uygun davrandığını, ... albümü içindeki eserleri ticari mevkilere koyduğunu, tanıtımları yaptığını, digital ortamlara taşıdığını, tescil belgesi düzenlendiğini ve piyasaya arz edildiğini, 2011 yılından beri piyasada olduğunu, meslek birliklerinden telif geliri elde edildiğini, davacıya verilmiş başka söz olmadığını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, dolayısıyla cayma hakkının şartlarının doğmadığını, davalının FSEK.’in 58.maddesine aykırı olarak, kanunun aradığı şartlar gerçekleşmeksizin hukuki dayanaktan yoksun olarak kullandığını beyan ettiği cayma hakkına dair itirazları olduğunu, kabulü ile cayma hakkının geçersizliğinin tespitini, müvekkil şirketin dava konusu eserler üzerindeki hak sahipliğinin sözleşmelerde belirlenen şekilde aynen devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2011 yılında masraf ve prodüksiyonu kendisine ait olmak üzere... isimli bir albüm oluşturduğunu, daha sonra kendi, dağıtım imkanı olmadığından tescil belgesi almak ve bandrol alınarak dağıtılması amacıyla davacıya 26.10.2011 tarihli muvafakati verdiğini, albümü tamamen kendi imkanlarıyla yaptığı için hak devir veya kullanım sözleşmesi imzalamadığını, davacı tarafından albümün çoğaltılarak dağıtılması amacıyla basit ruhsat yapıldığını, aralarında bir sözleşme olmadığını, basit ruhsatın tek taraflı olarak verildiğini, istendiği zaman geri alma hakkının bulunduğunu, müvekkilinin cayma hakkını kullanmadığını, sadece verdiği izni geri aldığını, müvekkilinin haklarını bir sözleşme ile ... şirketine verdiğini, davalı adına ... şirketi tarafından ihtarname ekinde sunulan  20.09.2021 tarihli vekalet içeriğinde “dava açmak, davaları takip etmek, davadan feragat etmek, ihtarname göndermek, adıma protokol ve sözleşmeden caymak...” gibi yetkilerin verildiğini, müvekkil ile davacı arasında bir sözleşme mevcut olmadığından cayma hakkını kullanmamakla beraber, bunu kullanmasına kanunen gerek olmadığını,müvekkilinin muvafakatname ile tek taraflı olarak basit ruhsat şeklinde kullanım izni vererek tasarrufta bulunduğu hakları, yine tek taraflı irade beyanı ile geri aldığını, bu nedenle müvekkili aleyhine açılmış haksız ve dayanaksız olan bu davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"..Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat ve bilirkişi raporu kapsamında değerlendirildiğinde; davalı tarafça imzalanan \"Muvafakatname\" başlıklı belge ile davacı tarafa  \"...\" albüme ilişkin (albümün dağıtımı, tanıtımı, yayını vb.) pek çok yetkinin devrolunduğu, bu kapsamda davacı tarafından yetkilerin kullanıldığı, bu kullanımla birlikte davacı tarafından FSEK m. 56 ve m. 58 kapsamında basit ruhsat iktisap edinildiği, dolayısı ile Muvafakatname isimli belgenin basit ruhsat niteliğinde olduğu, FSEK m. 58'in mali hak ya da ruhsat iktisap eden kişiye ilişkin düzenleme içerdiği, bu ruhsattan ancak belirli koşullar halinde cayılabileceğinin hüküm altına alındığı, davalının davacıya vermiş olduğu ruhsattan dilediği zaman vazgeçemeyeceği ve FSEK m. 58'de düzenlenen koşulların aranması gerekeceği, bu noktada caymanın geçerli olabilmesi için eser sahibinden veya icracı sanatçıdan bir hak veya ruhsat iktisap eden kimsenin bu hak veya ruhsatı kullanmamış veya gereği gibi kullanılmamış olmasının gerektiği, davalı adına -dava dışı şirket tarafından- davacıya gönderilen ihtarnamenin geçerli olduğu,bu doğrultuda \"...\" adlı albüme ilişkin davalı tarafından davacıya verilmiş olan Muvafakatin, davalı taraf adına iptal olunduğu davacıya ihtar olunmuş ise de, FSEK'in 58. maddesinin \"Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur.\"hükmünü ihtiva ettiği, davacıya gönderilen ihtarda belirtilen \"sanatçıya verilen sözlerin yerine getirilmediği\" iddiası yönünden (muvafakatname kapsamı ve içeriği dikkate alındığında) herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, cayma hakkının kullanılması yönünden davacının münasip bir zamanda hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmadığı ve bu yüzden davalının menfaatlerinin ihlal edildiği hususlarının ispat olunamadığı, ayrıca madde hükmünde belirtildiği şekliyle davacıya mehil de verilmediği anlaşılmakla yasal şartları oluşmadığı anlaşılan caymanın, geçersizliğinin tespiti ile davanın kabulüne;-Davanın KABULÜNE, Kadıköy ... Noterliğinin 31/01/2021 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı adına yapılan caymanın geçersizliğine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Mahkemenin gerekçeli kararının dayanağı olan 15.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hususların FSEK'e aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında FSEK md. 52'ye uygun olarak imzalanmış olan mali hakların devrine ilişkin yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, FSEK md. 52'de belirtilen şekil şartına aykırılık taşıyan işlemlerin mutlak butlanla sonuçlanacağını, bu hususun şekil şartı olup resen dikkate alınması gerektiğini, yorum yoluyla var olmayan veya geçerli olmayan bir sözleşmenin tesis edilemeyeceğini veya geçerli hale getirilemeyeceğini,  26.10.2011 tarihli muvafakatnamenin tek taraflı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle FSEK md. 52'ye uygun olmadığını, FSEK md. 58'de düzenlenmiş olan cayma hakkı, ancak cayma hakkı kullanan  kişi ile karşı taraf arasında bir sözleşme var ise kullanılabileceğinden, Müvekkili adına vekaleten gönderilmiş olan  ihtarnamenin cayma olarak değerlendirilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını,Tek taraflı olarak düzenlenen \"muvafakatname\" ile davacının mali hak iktisap etmesinin mümkün olmadığını, mali haklara dair sözleşme ve tasarruflar (mali hakların devri veya kullanma ruhsatının verilmesi) her zaman iki tarafa da borç yüklemekte olduğunu, Müvekkili tarafından tek taraflı olarak verilmiş olan ve Davalı tarafından imzalanmamış olan muvafakatname ile Davalıya basit ruhsat verilmiş olduğuna ve Davalı tarafından birçok yetkinin iktisap edilmiş olduğuna ilişkin değerlendirilmesinin FSEK 52 maddesine aykırı olduğunu, FSEK'te \"muvafakatname\" adında bir belge türü bulunmadığını,  FSEK'te mali haklara dair tasarrufların devir ya da ruhsat yoluyla yapılabileceği düzenlendiğini, Müzik sektöründe muvafakatnamenin, müzik eserlerinin kaset, cd, plak gibi fiziki ses taşıyıcılar yoluyla çoğaltılması ve yayılması için kanun koyucu tarafından getirilmiş bandrol zorunluluğu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı'na tescil edilebilmesi için ve Kültür Bakanlığı nezdindeki prosedürel işlemlerin yürütülebilmesi için düzenlenen belgeler olduğunu, davalının 2011 yılında, tüm masrafları ve prodüksiyonu kendisine ait olarak “...” isimli albümü yaptığını,  albümü kendi çabası ile dağıtma imkanı olmadığından, Kültür Bakanlığı nezdinde tescil edilerek kayıt tescil belgesi (eser işletme belgesi) basılması ve fiziki satışlar için bandrol alınarak dağıtılması amacıyla Davacı'ya 26.10.2011 tarihli muvafakatnameyi verdiğini, muvafakatnamede sadece kendisinin imzası olduğunu,Taraflar arasında sözleşme bulunmadığından, bu sözleşmeden caymak da mümkün olmadığını,  muvafakatnamenin,FSEK 52. madde kapsamında mali haklara dair bir sözleşme olarak kabul edilebilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, caymanın geçersizliğinin tespiti  istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davalı istinafında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, FSEK 52, 58. maddelerine aykırılık olduğunu ileri sürmüş ise de, mahkemenin gerekçesinde belirtildiği üzere davalıya ait isim ve imza bulunan \"muvafakatname\" başlıklı belgede \"...\" albümü yönünden işleme, çoğaltma, yayma, umama arz gibi mali hakların davacı şirkete \"...\" şeklinde devredildiğinin yer aldığı, davacı tarafından yetkilerin kullanıldığı, dolayısıyla davacının söz konusu muvafakatnameyi kabul ettiği ve taraflar arasında dolaylı olarak bir iki taraflı ilişki kurulduğu, FSEK 56 ve 58 maddesi kapsamında davacı tarafından basit ruhsat iktisap edildiği, davalının vekili tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede \" ...sanatçıya verilmiş sözleri yerine getirilmediği\" belirtilmiş ise de bu hususta delil ibraz edilmediği, davacı yana mehil de verilmediği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"289619814ae8c7bf","SID":"6afffe8fb711bc36"}}