{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/890 <br>KARAR NO: 2025/1255<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/01/2025<br>NUMARASI: 2025/44 E. - 2025/52 K. <br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ... Sanayi AŞ'nin pay sahiplerinden olduğunu,  davacının şirkette birçok hissesi bulunduğunu, ne var ki, şirketin 40.000 TL değerindeki 40.000 adet nama yazılı payının  davacıya ait olduğunu gösterir 17.12.2018 düzenleme tarihli, 1 tertip no'lu, 2 sıra nolu nama yazılı geçici pay senedi (nama yazılı ilmühaber)'in  davacının elinden gelen tüm çabayı göstermesine rağmen kaybolduğunu,  davacı  tarafından yapılan araştırmalar sonucunda nama yazılı geçici pay senedi ilmuhaberinin bulunamadığını,  davacıya ait kasada bulunan ilmühaberin, davacının ofisinin taşınması sırasında kaybolmuş olabileceğini, TTK'nın 661.maddesinde '' Pay senetleri, tahviller, intifa senetleri, münferit kuponlar hariç olmak üzere, kupon belgeleri, esas kupon belgelerinin yenilenmesine yarayan talonlar gibi hamile yazılı senetlerin iptaline hak sahibinin istemi üzerine mahkemece karar verilir.'' hükmü bulunduğunu,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/2352 Esas,  2014/8678 Karar sayılı kararında '' ... Davacı vekili, müvekkiline ait olan, hamiline yazılı olduğunu iddia ettiği, ... A.Ş.'ye ait 4 adet hisse senedinin kaybolduğunu ileri sürerek TTK'nın 654 ve 655 maddeleri gereğince anılan hisse senetlerinin iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, anonim şirket hisse senetlerinin TTK'nın 645. maddesine göre kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, anonim şirket hisse senetlerindeki hakkın senet elde bulunmasa dahi anonim şirket kayıtlarına dayanılarak kimlik ibrazı ile birlikte ileri sürülmesinin mümkün bulunduğu, dolayısıyla anonim şirket pay senetlerinin bir hakkın tevsiki niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.  Dava, davacıya ait olduğu iddia edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece anonim şirket hisse senetlerinin kıymetli evrak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de anonim şirket hisse senetleri 6102 Sayılı TTK'nın 661/1.(e- TTK'nın 573.) maddesine göre kıymetli evrak niteliğinde olup iptali mahkemeden istenebilir. Aynı Yasa maddesinin ikinci fıkrasında da anonim şirket hisse senetlerinin iptali davasında anonim şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Anılan düzenleme kesin yetki kuralına ilişkin bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/ç maddesi gereğince dava şartlarından olup, hakim tarafından res'en gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece öncelikle bu husus üzerinde durulması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan yetki konusunda bir değerlendirme yapılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir…'' denildiğini, bu kararda, anonim şirket hisse senetlerinin kıymetli evrak niteliğinde olduğu ve kaybolması durumunda iptalinin istenebileceğinin hüküm altına alındığını,  yetkili mahkemenin de  şirketin  merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, il mühaberin rızası dışında elinden çıkmış olmasının, telafisi güç zararlara sebebiyet verebileceğini,  davacının  kayıtlı bulunan birtakım şirket hisselerini devretmek istediğini, hisse devri yapılması için davacı adına düzenlenen nama yazılı ilmühaberin de devri gerektiğini,  fiziken  davacının elinde bulunmaması nedeniyle devrin gerçekleşmediğini,  nama yazılı geçici pay senedi olan ilmühaberlere de nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağını,  TTK'nın 486.maddesinin bu yönde olduğunu, maddede geçici pay senetlerinin de kıymetli evrak olarak kabul edildiği ve nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanabileceğinin ifade edildiğini,  neticeten ekte bir sureti sunulan nama yazılı ilmühaberin kaybolması durumunda uygulanan yöntemlerin, nama yazılı pay senetlerinin kaybolması halinde de geçerli olacağını,  iptali talep edilen ilmühaberin nama yazılı olduğunu, davacı adına düzenlendiğini, anılan nedenlerle zayi kararı verilmesinin  davacı dışında hiç kimseyi ilgilendirmediğini, hiç kimsenin hakkına zarar getirmediğini ileri sürerek, ... Sanayi AŞ'nin 40.000 TL değerindeki 40.000 adet nama yazılı payının davacıya  ait olduğunu gösterir 17.12.2018 düzenleme tarihli, 1 tertip no, 2 sıra nolu nama yazılı geçici pay senedinin (Nama Yazılı İlmühaberin) zayi olduğuna zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, TTK'nun 661. Md gereğince uyarınca açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. ....Davacı taraf nama yazılı geçici pay senedinin (nama yazılı ilmühaber) zayi olduğu gerekçesi ile iptali için dava açmış ise de; TTK 486. maddede sadece hamiline yazılı pay senetleri için geçici pay senedi niteliğinde ilmühaber düzenlenmesine izin verilmesi, nama yazılı pay senedi için ilmühaber düzenlenmesine yasal olanak bulunmaması karşısında dava dilekçesinde beyan edilen nama yazılı geçici pay senedinin (ilmühaber) yasaya göre geçerli kıymetli evrak niteliğinde belge olmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; nama yazılı pay senedi için de ilmühaber düzenlenebildiğini,  ilmühaberin, pay senetleri çıkarılmadan önceki süreçte paylara tedavül kabiliyeti kazandırmak amacıyla anonim ortaklık tarafından çıkarılan ve kıymetli evrak niteliğine sahip olan senetler odluğunu, Yarrgıtay kararlarında ve doktrinde defaten ifade edildiğini,  pay senetleri ile birlikte ilmühaberlerin de kıymetli evrak vasfına sahip olduğu ve zayi olmaları hâlinde iptalinin talep edilebileceğini,  Dr. Öğr. Üyesi ..., 2022 tarihli çalışmasında pay senetleri ve ilmühaberlerin zayi olması halinde, hak sahibi tarafından mahkemeden iptallerinin istenebileceğininin  belirtildiğini, çalışmada ''İlmühaberin kıymetli evrak niteliğinden şüphe yoktur. Yukarıda pay senetlerinin içerdiği hakların özelliği, açıklayıcı, sebebe bağlı, iyiniyetin (kısmen) korunduğu kıymetli evrak vasıfları hakkında yazılanlar, ilmühaber açısından da geçerli sayılır. 6762 sayılı mülga TTK m.441 hükmünün aksine, TTK'da ilmühaberler nama ve hamiline yazılı türlerine göre detayları ile düzenlenmemiş, bunun yerine TTK m.486/2'de pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkarılabileceği ve ilmühabere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacğaı belirtilmekle yetinilmiştir. Bu çerçevede nama yazılı pay senetlerine ilişkin düzenlemeler kıyasen, hem nama yazılı pay senetleri hem bedeli tam olarak ödenmiş olsun ya da olmasın, hamiline yazılı pay senetleri basılana kadar çıkarılacak ilmühaberler için her halükarda uygulama alanı bulacak\" denilerek  ilmühaberlerin hamiline yazılı olabileceği gibi nama yazılı olarak da düzenlenebileceği ve her halükarda kıymetli evrak niteliğini haiz olduğunun  belirtildiğini,  aynı şekilde Prof. Dr. ...'in Ortaklıklar Hukuku kitabında \"Nama Yazılı Pay Senetleri İçin Çıkarılan Nama Yazılı İlmühaberler\" başlığı altında ''Nama yazılı pay senetleri (...) için çıkartılan nama yazılı ilmühaberler (...) kanunen emre yazılı kıymetli evrak niteliğini taşırlar. Çünkü TK m.486, f.2 uyarınca ...'lerin yerini tutmak için çıkarılacak ...lere ...'lere ilişkin hükümler kıyas yolu ile uygulanır\" denilerek nama yazılı ilmühaber çıkarmanın mümkün olduğunu ve nama yazılı ilmühaberlerin de kıymetli evrak niteliğinde olduğunun vurgulandığını, nama yazılı ilmühaberin hem düzenlenebileceği hem de kıymetli evrak niteliğinde olduğuna ilişkin Yargıtay 11. HD'nin  2014/8747 Esas,  2014/18895  Karars ayılı kararı bulunduğunu, kararda ''Davacı vekili,müvekkilinin merkezi Bodrum/Muğla adresinde bulunan ...  Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin hissedarı olup beheri 0,005 Türk Lirası değerinde toplam 5.954.068 adet nama yazılı A-B-C-F-G-H-I grubu hisseye sahip olduğunu, yukarıda bilgileri verilen hisseleri temsilen basılmış olan ilmuhaberler ve hisse senetlerinin tamamının müvekkili tarafından kaybedildiğini ileri sürerek dava konusu hisse senedi ve ilmuhaberlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir... Dava, zayi nedeniyle nama yazılı hisse senedi ve ilmuhaberlerinin iptali istemine ilişkindir. Bu nitelikteki senetlerin, 6102 sayılı TTK'nın 484. vd. maddeleri uyarınca kıymetli evrak mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup aynı kanunun 657. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin iptalinin hamiline yazılı senetlerin iptaline ilişkin 661. maddesi hükmü dairesinde iptalinin mümkün olduğu belirtilmiş olmakla, mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. \"denilerek nama yazılı ilmühaberin kıymetli evrak niteliğinde olduğu vurgulandığını,  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/270 Esas,  2020/798  Karar sayılı kararında   ve  benzer yönde  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi,  2018/512 Esas,  2019/47 Karar sayılı kararında  davanın kabul edildiğini,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/2352 E. 2014/8678 K. Sayılı kararında; ''…Davacı vekili, müvekkiline ait olan, hamiline yazılı olduğunu iddia ettiği, ... A.Ş.'ye ait 4 adet hisse senedinin kaybolduğunu ileri sürerek TTK'nın 654 ve 655 maddeleri gereğince anılan hisse senetlerinin iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, anonim şirket hisse senetlerinin TTK'nın 645. maddesine göre kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, anonim şirket hisse senetlerindeki hakkın senet elde bulunmasa dahi anonim şirket kayıtlarına dayanılarak kimlik ibrazı ile birlikte ileri sürülmesinin mümkün bulunduğu, dolayısıyla anonim şirket pay senetlerinin bir hakkın tevsiki niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.  Dava, davacıya ait olduğu iddia edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece anonim şirket hisse senetlerinin kıymetli evrak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de anonim şirket hisse senetleri 6102 Sayılı TTK'nın 661/1.(e- TTK'nın 573.) maddesine göre kıymetli evrak niteliğinde olup iptali mahkemeden istenebilir. Aynı Yasa maddesinin ikinci fıkrasında da anonim şirket hisse senetlerinin iptali davasında anonim şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Anılan düzenleme kesin yetki kuralına ilişkin bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/ç maddesi gereğince dava şartlarından olup, hakim tarafından res'en gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece öncelikle bu husus üzerinde durulması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan yetki konusunda bir değerlendirme yapılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir…'' denilerek anonim şirket hisse senetlerinin kıymetli evrak niteliğinde olduğu ve kaybolması durumunda iptalinin istenebileceğinin hüküm altına alındığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, zayi olduğu ileri sürülen nama yazılı hisse senedi ilmühaberinin kaybolması sebebiyle zayi belgesi verilmesi istemine  ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ...Sanayi AŞ'ndeki 40.000 TL değerindeki 40.000 adet nama yazılı payın kendisine ait olduğunu gösterir 17.12.2018 düzenleme tarihli, 1 tertip no'lu, 2 sıra nolu nama yazılı geçici pay senedi (nama yazılı ilmühaber)'in  kaybolduğunu ileri sürerek, bu ilmühaberin zayi olduğuna dair  zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,  TTK'nın 486.maddesinde sadece hamiline yazılı pay senetleri için geçici pay senedi niteliğinde ilmühaber düzenlenmesine izin verildiği, nama yazılı pay senedi için ilmühaber düzenlenmesine yasal olanak bulunmadığı, davacının nama yazılı geçici pay senedinin (ilmühaber) yasaya göre geçerli kıymetli evrak niteliğinde belge olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anonim şirketlerde ilmühaberin anlamı,  geçici senet veye ara senettir. İlmühaber ister nama yazılı olsun  ister hamiline yazılı olsun, pay senedinin yerini tutmak amacıyla  bir  ara devre için çıkartılan geçici senettir.  İlmühaber işlev olarak pay senedine özdeştir.  TTK'nın 486.maddesinde ilmühaberlere   kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağı  belirtilerek  ilmühaberin  hem kıymetli evrak olduğu, hem de kanunen emre yazılı senet niteliği taşıdığı ifade  edilmiştir. TTK'nın 486.maddesinde nama yazılı paylar için ilmühaber düzenlenemeyeceği yönünde bir düzenleme ibare bulunmamaktadır. Somut olayda davacının talebi zayi nedeniyle nama yazılı hisse senedi ilmühaberinin iptali istemine ilişkindir. Bu nitelikteki senetler TTK'nın 484. vd. maddeleri uyarınca kıymetli evrak mahiyetindedir. Aynı Kanunun 657. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin,  hamiline yazılı senetlerin iptaline ilişkin 661. maddesi hükmü dairesinde iptalinin mümkün olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin  03.12.2014 tarih  ve  2014/8787 Esas, 2014/18895 Karar sayılı kararı  ile 07.03.2023 tarihli ve 2021/7467 Esas, 2023/1374 Karar sayılı kararları).  Bu nedenle mahkemece, davacının talebinin  nama yazılı hisse senedi ilmühaberinin iptali istemine ilişkin  olduğu nazara alınarak, işin esasına girilerek gerekli araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin  reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.10.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0fe17fee4fe83b1","SID":"bab18baa1cf08768"}}