{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/2082 <br>KARAR NO:2025/1193<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:29/06/2022<br>NUMARASI:2019/296 Esas - 2022/507 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Yunanistan vatandaşı olup ... plakalı aracıyla uluslararası nakliyat işi yaptığını, davalı şirketin ... nolu poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'a ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Tekirdağ ili, Marmara Ereğlisi sınırları içindeki şehirlerarası karayolunda, 29/04/2017 tarihinde davacı müvekkile ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkiline ait ... plakalı araçta 21/06/2017 tarihli raporu ile yapılan tespite göre hasar tutarının 7.700,40 Euro olduğunu, davalı ... Şirketi'ne başvuru dilekçesi verilerek hasar bedeli ve aracını çalıştıramadığı için kazanç kaybı talebinde bulunduğunu, ... nolu hasar dosyası açıldığını ayrıca davacının yabancısı olduğu ülkede kaza sebebiyle korku, endişe ve üzüntü duyduğundan davalı araç sahibi ... ile davalı sürücü ...'dan, 10.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, dava konuları ticari alacak davası olduğundan dolayı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek  ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarı 7.700,40 Euro hasar bedelinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi cihetinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının ... plakalı aracında meydana gelen hasar nedeniyle aracını çalıştıramadığı süre boyunca uğradığı kazanç kaybına karşılık 2.000 Euro bedelin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi cihetinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının davaya konu kaza sebebiyle uğradığı mağduriyet, yaşadığı korku, endişe ve üzüntü nedeniyle davalı ... ve davalı ...'dan 10.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava dilekçesinde kazanın 29.04.2017 tarihinde meydana geldiği belirtilmiş olduğunu, 2918 sayılı KTK'nın 109. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu nedenlerle başvurucunun taleplerinin usulden reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde dava konusu kaza neticesinde kazanç kaybı talep etmişse de bu talebi Trafik Sigorta Poliçesi ve Trafik Sigorta Genel Şartları kapsamına girmemekte, dolayısı ile teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının Yunanistan vatandaşı olmasından dolayı teminat yatırmadan ülkemizde dava açmasının mümkün olmadığını, dava şartı olan teminat gösterme zorunluluğundan dolayı belirleyeceği teminatı davacı yanın yatırmasının gerekmekte olduğunu, davacı tarafça mahkememizin belirlediği teminat yatırılmadığı taktirde açılmış olan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın ... plakalı aracını ... Sigortadan genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile kaskoladığını, söz konusu kasko poliçe numarası ... olduğunu, iş bu nedenle davanın ... Sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın  ...Sigorta şirketine ihbarına, dava şartı olan teminatın belirlenerek davacı yanca yatırılması hususunda davacıya tebliğine, davacı yanca teminatın yatılmaması durumunda davanın usulden reddine, teminatın yatırılması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 5.950-EURO hasar bedeli ile , 2.000-EURO kazanç kaybı bedelinin ... ve ... için 29/04/2017 olay tarihinden, ... A.Ş. için 25/07/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince EURO cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... A.Ş. vekili ile ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapıldığını, dava konusu trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından hasar tazminatına ilişkin olarak yapılan inceleme va araştırmalarda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığının tespit edildiğini, davacının aracında meydana gelen hasar miktarının uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini,bilirkişi tarafından belirtilen değer kaybı, günlük kazanç kaybı, trafik cezası ve diğer talepler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, işbu istinaf başvurusuna konu karara esas olarak gösterilen bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen miktarların fahiş oranda yüksek olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın tespitinin uzman sigorta eksperi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan evrakların hiçbirinin araçta meydana gelen hasar tutarını kanıtlar nitelikte olmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının talep etmiş olduğu bedel ile hasara uğramış dorseden en az iki adet sıfır hiç kullanılmamış dorse alınabileceğini, davacının çekicisinin tutanaklardan anlaşılacağı üzere 2000 model olduğunu, böyle bir aracın çekicisinin piyasa değerinin bile talep edilen bedelden düşük olduğunu, iş bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bu denli hasara uğramış olan bir aracın  ülkeler arası kara yolu ile hareket etmesinin kaza yerinden vinç ve çekici ile kaza yerinden kaldırılması gerektiğini, Yunanistan'da alelacele özel bir şirketten ekspertiz raporu alındığını, bu rapora istinaden bu tamirlerin şu kadar bedel ile yapıldı diyerek dava açıldığını, apostil şerhinin olmadığı bir belgenin mahkeme tarafından kabulü ile hükme esas teşkil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aksi taktirde yurt dışından özel şirketlerce tanzim edilen her belgeye resmi belge statüsü verilmiş olacağını belirterek istinaf talep etmiştir.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından29.04.2017 tarihinde davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı yarı römork takılı ... plakalı çekici ile İstanbul istikametinden Tekirdağ istikametine seyir halindeyken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde önünde kırmızı ışıkta durmak üzere sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin fren yaptığı sırada gerisinden aynı istikametten seyreden davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun ... plakalı çekiciye takılı ... plakalı yarı römorka arkadan çarpması ... plakalı çekicinin de çarpmanın etkisiyle önündeki ... plakalı çekiciye çarpmasıyla  meydana gelen trafik kazasında  ... plakalı çekicide maddi hasar oluştuğu, açılan dava ile hasar, kazanç kaybı ve  manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 13.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda  sürücü ...'ın %100 kusurlu gibi gözükse de davacının aniden durduğunu anlatan ifadesi nedeni ile %80  kusurlu olduğu, sürücü ...'in %20 kusurlu olduğu, 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %100  oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir. Kusur oranları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda \"...Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken trafik ışıklarını ve önünde seyreden vasıtaların seyir durumunu dikkate alması, önündeki vasıtaları yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakarak seyrini sürdürmesi, kırmızı ışıkta durmaya çalışan araçlara karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, önündeki araca arkadan tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurlu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken kırmızı ışık yandığı sırada önündeki aracın fren yapması ve arkasından aynı istikametten gelen davalı sürücü yönetimindeki vasıtanın kendi yönetimindeki araca arkadan çarpması ve çarpmanın etkisiyle kendi yönetimindeki aracında önündeki araca çarptığı dava konusu kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.Sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışık yandığı ve fren yaptığı sırada gerisinden aynı istikametten gelen davacı sürücü ...'in yönetimindeki araca gerisinden gelen davalı sürücü  ... yönetimindeki aracın arkadan çarpması davacı sürücü yönetimindeki aracında çarpmanın etkisiyle kendi yönetimindeki araca çarpmasıyla meydana gelen dava konusu kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır...\" belirlemesi yapılmıştır.Mahkemece ATK'dan  alınan kusur raporunda kaza tespit tutanağı, araçların krokideki konumları,kaza sonrası aracın hasarlarını gösteren fotoğraflar,   aracın hasarlı olan onarımı yapılan bölge ve parçaları incelenip değerlendirilerek tanzim edildiği, raporun kaza tespit tutanağı ve  olayın oluşuna uygun düştüğü, kusur raporları arasında gerçekleşen çelişkinin de giderildiği anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yabancı ülkeye kayıtlı araçların hasar zararının hesabında kayıtlı oldukları ülkedeki kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin belirlenmesi gerektiği gibi Türkiye’deki hasarın tamir bedelinin de kaza tarihi itibariyle tespit edilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/10968 E. - 2017/7932 K. sayılı ilamı).Davalı sürücü ve işletenin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde apostil şerhine ilişkin itiraz bulunmadığı gibi, incelenen yurt dışı ekspertiz belgesinin resmi belge olmadığından apostil şerhinin bulunması gerekmediğinden, yeminli noter tercümesi yeterli bulunmakla bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı  iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların  hasar  hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır. Yine İlk Derece Mahkemesince değer kaybına hükmedilmediğinden davalı Sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf taleple değerlendirme konusu yapılmamıştır.Yabancı ülkede kayıtlı aracın tamirinin kazanın meydana geldiği yerde yapılması husunda davacı zorlanamayacağına göre aracın kayıtlı olduğu ülke koşullarına göre talep ettiği onarım bedelinin tespiti yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ekspertiz raporuna göre yapılacaktır.Bilirkişi  raporunda yabancı plakalı aracın aracın hasarlı parçaları, kaza ile  uyumu ve gerekliliği değerledirilerek tercüme edilmiş ekspertiz raporundaki hasarların kaza ile uyumlu olduğu da açıklanarak hasar bedeli belirlenmiş olduğundan ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlan bilirkişi raporu hükme esas alınmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra dava açılmış olup davacının  sigortaya başvuru yaptığı 12/07/2017 tarihinin 8 iş günü sonrası olan 25/07/2017 tarihinde davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüş olacağından 25/07/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi, trafik kazası neticesinde zarara uğrayan bir şeyin maddi varlığı üzerinde oluşan zararı teminat altına alan bir poliçe türüdür.  Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ile ZZMS sigortacı olan  sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ancak motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü şahısların ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebebiyet verilmesi durumunda söz konusu olabileceği düzenlenmiştir. Genel Şartlar A.3. maddesi gereği, aracın doğrudan maddi bir zarara halinde ZMMS Poliçesi kapsamında bir talepte bulunulabilecektir. Kazanç kaybı, hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması veya işletilememesi halinde meydana gelen zararı ifade etmektedir. Dolayısıyla kazanç kaybının, araçta meydana gelen maddi ve fiziki zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin ZMMS Genel Şartların A.3. maddesi gereği kazanç kaybına ilişkin  sorumluluğu bulunmamaktadır.Bu İlk Derece Mahkemesince  nedenle kazanç kaybı dolaylı zararlardan olup ZMMS poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığı halde davalı sigorta şirketi bakımından da kazanç kaybı talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu doğrultu davalı ... A.Ş.'nin istinaf talebi yerinde görülerek kazanç kaybı  talebi ilişkin  ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; Yabancı para alacağına ilişkin davalarda; hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin tespitinde hüküm altına alınan veya reddedilen yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığının dikkate alınması gerektiği nazara alınarak vekalet ücreti belirlenmiştir. Bu nedenle;  davalılar ... ve ...  vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davalılar ... ve ...  vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,Davalı ... A.Ş.  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-a-Davanın kısmen kabulü ile 5.950-EURO hasar bedelinin davalılar ... ve ... için 29/04/2017 olay tarihinden, ... A.Ş. için 25/07/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince EURO cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine, b- 2.000-EURO kazanç kaybı bedelinin 29/04/2017 olay tarihinden  itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince EURO cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, c-Kazanç kaybı  talebi ile davalı  ... A.Ş.  aleyhine açılan davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken  3.562,93  TL karar ve ilam harcından peşin alınan  harcın mahsubu ile bakiye 2.300,82 TL harcın  davalılardan  alınarak hazineye irat kaydına, (Davalı ... A.Ş. 1.404,16 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) 3-Davacının yatırmış olduğu  1.262,11 TL peşin harç ve  44,40  TL başvurma harcının toplamı olan 1.306,51  TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan ve ATK fatura bedeli dahil hesaplanan 2.755,00 TL yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 1.944,34 TL'sinin davalılar  ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine  (Davalı ... A.Ş. 1.455,00 TL'den sorumlu olmak kaydıyla), bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.580,59  TL vekalet ücretinin  davalılar  ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine  (Davalı ... A.Ş., 5.100 TL'den sorumlu olmak kaydıyla),6-a-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100  TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalılara verilmesine, b-Davalı ... A.Ş. bakımından reddine karar verilen kazanç kaybı talebi  yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca hesaplanan 5.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye  verilmesine,7-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan  5.100  TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 931,59 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 388,41 TL'sinin davacıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  ilgilisine iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalı ... A.Ş.'nin  yatırmış olduğu istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.562,93  TL harçtan peşin alınan 890,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.672,19 TL harcın davalılar ... ve ...'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davalı  ... A.Ş. tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 4-İstinaf aşamasında davalılar ... ve ... tarafından yapılan YARGILAMA giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fed23b9cfbb3630","SID":"1b79f237296385b2"}}