{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/2036 <br>KARAR NO:2025/1158<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:18/05/2022<br>NUMARASI:2019/551 Esas - 2022/422 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu ...plakalı araçla Niksar yakınlarında seyir halindeyken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu, ...'nun aracında bulunan davacıların annesi ...'nun hayatını kaybettiğini, soruşturmanın Niksar CBS'nin 2018/1976 soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini, ölen annenin ev hanımı olduğunu, ancak ineğinin sütünü satarak, yazları fındık toplayarak, bahçeyle ilgilenerek aileye katkı sağladığını, davacıların 10, 8 ve 5 yaşlarında olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak bedeli belirlendiği anda arttırmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 1.000'er TL olmak üzere toplam 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 28.08.2018'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve her davacı için de 100.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın  kaza tarihi olan 28.08.2018'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamında olmamak üzere kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının ispatlanması, kusur oranının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi, ölenin araçta emniyet kemeri bulunmadan yolculuk etmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiğini ve teknik faizin 1,8 olması ile ölenin gelirinin belgelendirilmemesi halinde asgari ücret kullanılarak aktüerya hesabı yapılması faizin başlangıcının dava tarihi olması aksi halde başvurunun davalı şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden, olmazsa esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacı ... bakımından 19.226,00 TL, davacı ... için 23.196,00 TL, davacı ... için 30.342,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 31/05/2019 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 28/08/2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,Davacılar ..., ... ve ...'nun manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; ayrı ayrı 70.000 TL manevi tazminatın 28/08/2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 30.000 TL'lik manevi tazminat taleplerinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müteveffanın kaza anında içinde bulunduğu ...plakalı aracın maliki ve sürücüsü olan ... kazaya tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, 15/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği yol bakımından yapılan değerlendirmede, bölünmüş yolun dönerli kavşak olduğu, kavşak içi hızın 50 km/saat, kavşak dışı hızın 110 km/saat olduğu, kavşaktan Niksar istikametine doğru karşıdan karşıya geçen araçlar için kavşak başlarında YOL VER-DUR levhalarının bulunduğu belirtildiğini, müvekkilinin levhaların belirttiği bütün hız sınırlarına uymasına rağmen, alınan bilirkişi raporunda karşı tarafın ağır kusuru gözetilmeksizin sırf bu sebeple müvekkile kusur isnat edilmesiyle kusur oranının karşı tarafın asli ve ağır kusuruna karşılık %30 gibi oldukça ağır  kusur belirlenmesi hakkaniyete uymadığını, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini,Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesini beklenmesi gerektiğini, dava konusu olaya ilişkin Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/292 E. sayılı dosyası istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, müteveffanın araçta emniyet kemeri bulunmadan yolculuk ettiği gözetilerek, tazminattan %20’den az olmamakla birlikte emniyet kemeri indirimi yapılması gerektiğini,davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatların miktarlarının kusur oranının tam tersine olacak şekilde ve çok yüksek olduğunu hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerektiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 28/08/2018 günü saat 14:10 sıralarında davalı sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Reşadiye istikametinden Erbaa yönüne takiben sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde aracının ön kısımlarıyla; bölünmüş yolun karşı yön istikametinden gelip orta adalı kavşaktan kendi seyir yönünün soluna dönüşe geçen sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobilin ön sağ çamurluk kısımlarına çarparak sürüklemesi ve ... plaka sayılı aracın ise savrularak kendi seyir yönünün sağındaki su kanalına düşmesi neticesi dava konusu trafik kazası meydana gelmiş ve yolcu konumunda bulunan davacıların annesi ...'nun ölümü nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle savcılık soruşturma dosyasında yapılan otopsi sonucu destek ...'nın kaza nedeniyle öldüğü tespit edilmiş( zaten kaza sırasında ölmüş olduğu) olmasına göre illiyet bağına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Davaya konu trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur oranının tespit için kaza mahallinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için Niksar Asliye Hukuk Mahkemesine  yazılan talimata istinaden talimat Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 15.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; \"sürücü ...'nun %50 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu\", İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30.06.2021 tarihli raporda; \"Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahal dışı devlet karayolunda seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa gelip seyir yönünün solundaki tali yola katılmak için doğrultu değiştirme manevrasına başlamadan önce orta adalı kavşak mahallinde seyir yönü hitaplı mevcut \"DUR\" işaret levhasını da dikkate alarak kavşağa yaklaşan araçların hızlarına-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını sağ tarafından düz devam edecek şekilde kavşağa gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobile vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, tedbirsizce kavşak müşterek alanına girdiği sırada davalı sürücü idaresindeki otomobilin seyir şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, meydana gelen olayda asli derecede (%70 oranında) kusurlu olduğu,Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahal dışı devlet karayolunda seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalli orta adalı dört yönlü kavşağa yaklaştığında hızını asgari düzeye düşürmesi ve diğer kavşak kollarındaki taşıt trafiğini kontrol altında tutacak şekilde seyrine daha dikkatli devam etmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyri sırasında solundaki adadan kavşak müşterek alanına giren sürücü...idaresindeki otomobile karşı aldığı tedbirin hızından dolayı yetersiz kaldığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda tali derecede (%30 oranında) kusurlu olduğu,\" yönünde rapor düzenlendiği,  her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve tarafların itirazları değerlendirilerek rapor düzenlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna gönderilmiş olup düzenlenen raporda ATK kusur raporundan olduğu gibi davalı sürücü %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyasında da davalı sürücü tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine dair verilen karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Yine kaza tespit tutanağında da aynı kural ihlallerinden iki sürücü de kusurlu oldukları tespit edilmiştir.Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik davalı ...vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ayrıca kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz olarak işaretlendiğinden müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında da  isabetsizlik bulunmamaktadır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Bu nedenlerle; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalılar ... ve ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 19.315,6‬0 TL harçtan peşin alınan 4.909,59‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 14.406,01 TL harcın davalılar ... ve ...'dan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b867258a54a3f5a2","SID":"b86ef9616a565a61"}}