{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/1690 <br>KARAR NO:2025/1864<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/02/2025<br>NUMARASI:2024/213 E - 2025/143 K<br>AVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, dava dışı elektrik tedarik şirketi olan ... A.Ş.'nin - 2024/1-2-3 dönemleri normal elektrik tüketim faturalarından da anlaşıldığı gibi- ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak, ticari işletmesi olan... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmadığını, davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından, davacı müvekkilin bu kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı iddiası ile düzenlenen - bir sureti müvekkile verilmediğinden sunulamayan - kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 18.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası (ek-2) ve aynı tarihli, ... no'lu ve 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturası (ek-3) ile müvekkili adına toplam 207.577,79- TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini,  davacı müvekkili tarafından, mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiası haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, önceki bazı Yargıtay kararlarında aksi benimsenmiş olsa da - davalı şirket, kaçak elektrik tüketim bedeli talebine dayanak olarak ileri sürdüğü haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğu gibi, somut uyuşmazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmayıp kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata elverişli ve yeterli delil olmadığını, davalı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği, müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının, HMK.m.205 hükmüne göre adi senet vasfı da olmadığını, müvekkili tarafından, davaya konu mezkûr faturalara dayanak oluşturan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile ileri sürülen iddianın aksine, belirtilen kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup müvekkilin, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise davaya konu mezkûr faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin, kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasına ve faturalandırılmasına ilişkin düzenlemeler içeren EPTHY.m.42-m.49 hükümlerine, EPDK tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk yapılıp yapılmadığı, özel ve teknik uzmanlık gerektiren somut uyuşmazlıkta uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, sonucunda, kaçak elektrik kullanım iddiasının ispatlanamaması hâlinde, müvekkilin davaya konu faturalarla tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından borçlu olmadığının tespitini, ispatlanması hâlinde ise haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin davaya konu mezkûr faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik  menfi tespit davası, HMK'nın 109 madde hükmü uyarınca hukuken mümkün olduğundan kısmi dava olarak açtıklarını, davadan önce İstanbul 4. Asliye Ticaret Mah.'nin 22.03.2024 tarih ve 2024/106 Değişik İş, 2024/113 Karar sayılı kararı ile \"müvekkilin kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin, davaya konu mezkûr faturaların borçlarından dolayı kesilmemesine\" dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının uygulanması 22.03.2024 tarihinde talep ettiklerini, HMK'nın109.madde hükmü uyarınca kısmı dava olarak fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 9.506,32-TL bedelli ve 18.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 198.071,47 TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 207.577,79 TL'nın şimdilik 500,00 TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, HMK'nın 397/4 madde ve 323/1-ç madde hükümlerine göre, dava dosyasının eki olan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/106 D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin faaliyet alanına: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde kaçak elektrik enerjisi tüketiminin düzelendiği Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri Madde 42'de de\"(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.\" hükmü uyarınca davalı taraf, elektriğin  kullanılması sebebi ile mevzuatın C  bendine aykırı hareket ettiğini, kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu,  müvekkili kurum görevlileri tarafından EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü devresine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildiğini, (Sayacın S fazına ait çıkış kablosu giriş sigortasına bağlanarak  bu fazda kayıt yapmadığı tespit edildi'' gerekçesi ile Büyükçekmece,... Yıkama, Büyükçekmece,İstanbul  adresinde 17/03/2024 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davacı borçlu şahıs adına 18-03-2024 tarihli 198.071.47 TL ve 9.506.32 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, ölçüm sistemine müdahale etmek  suretiyle enerji kullanılması davacı tarafın iyiniyetten uzak olduğunun da apaçık kanıtı olduğunu, ortada teknik bir konudan kaynaklı kullanım değil kasti olarak ve sisteme müdahale ederek enerji kullanımı bulunduğunu,Yargıtay kararlarında ve İçtihat Metninde kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı aksi ispatlanana gerek resmi belge statüsünde sayıldığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretini davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri (aşağıda çizelge-2 de 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunduğu,Yine dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt altına alınan günlük tüketim ortalaması, mahalde (oto yıkama) tespit edilen güce göre tüketilebilecek elektrik miktarına nazaran oldukça düşük bir tüketim olduğu, bu dönem içerisinde Ocak-Şubat, Mart -Nisan dönemlerinde (çizelge 1 b ve c) sayacın neredeyse hiç tüketim kayıt etmediği, açıklanan gerekçelerle tutanak tarihi itibariyle davacı tüketiminin, kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilebileceğinin değerlendirildiği,Taraflar arasında 5,00 KW güç üzerinden abonelik sözleşmesi imza edildiği, tutanak esnasında sayaç üzerinden 5,4 kw güç tespit edildiği, sayaç komple devre dışı bırakıldığından (kısmen müdahale olmadığından), sayaç üzerinde tespit edilen güç değerinin işletmede tüketilen güç değeri olarak kabul edilebileceği, davacının tutanak sonrasında sayaç bağlantılarının düzeltilmiş olduğu ihtilafsız dönem tüketimleri incelenmiş, davalı tarafın iddia ettiği gibi 17200 watt güç çekmiş olamayacağı, davacı tarafça çekilmiş en yüksek güç değeri olan 5496 watt güç değerinin dikkate alınabileceği, Mevzuat madde 45-1-ç hükmü kapsamında, davacının tutanak tarihinden geriye 12 ay önceki tüketim değerleri de düşük olması gerekçeli, 365 gün – 10 gün = 355 gün süre üzerinden kaçak ek tahakkuku (eksik tüketim) hesaplaması yapılabileceği,Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği, davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu tutulabileceği,sunulan hesap bülten kayıtlarında davacının dava konusu tutanak öncesinde kaçak elektrik kullandığı belgelenemediğinden, Yönetmelik Madde-46-(2) hükmü gereği; fonsuz tarifenin 1,5 katı kadar faturaya ceza <br>enerji bedeli yansıtılabileceği, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlandığında, davacının 2.549,99 TL. kaçak tahakkuku  + 54.558,78 TL. kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 57.108,77 TL.kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış, davalı itirazlarının bilirkişi raporunda açıklanarak giderildiği anlaşıldığından yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamış, denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçeleriyle 1-Davanın kabulü ile  davacının  18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının 6.956,33 TL'lik kısmından ve 18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturasının 143.512,69 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.Mahkemesince 29.04.2025 tarihli ek kararla ise \"Yargılama aşamasında dosyaya sunulan beyan ve belgelere göre, davalı tarafın  işlemlere devam etmesi halinde elektriklerin kesileceği, davacı tarafın işletmesi  açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olması ve sunulan beyan ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu kanaatine varılmakla tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir yasaya aykırılık görülmediği\" gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine  karar verilmiştir. Karara karşı,  davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporun eksik inceleme sonucu hazırlandığını hükme esas alınamayacağını, Kaçak elektrik tüketim bedelinin Kurum ekiplerince tespit edilen 17,2 kW üzerinden hesaplanması gerektiğini,kaçak tüketim hesabına esas çalışma süresinin 8 saat olarak esas alınması hatalı olduğunu, tüketicinin kayıtlı sayaçtan kullandığı tüketimlerin toplam tüketime göre dağılımı incelendiğinde (En yoğun tüketim T1 zaman diliminde olduğu görüldüğünü, en yoğun dönemdeki saatlik tüketimin 10843/11 saat = 985 kWh olduğu hesaplandığını, en yoğun çalışma dönemindeki ortalamasına göre toplam tüketimin yaklaşık 14786/985 = 15 saatte kullanılabileceği hesaplandığını, sayacın kaydettiği tüketim bilgilerinin dağılımından göre ilgili adreste 2 vardiyalı elektrik kullanımı olduğu açıkça anlaşıldığını, geç ödeme zammı uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili ek karar karşı istinafında ise, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.Dava, kaçak tahakkukuna karşı  menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını ileri sürmektedir.Davalı ise,  davacının  adına 18-03-2024 tarihli 198.071.47 TL ve 9.506.32 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, ölçüm sistemine müdahale etmek suretiyle enerji kullanıldığını, tespit tutanağı aksi ispatlanana gerek resmi belge statüsünde sayıldığını savunmaktadır.Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda; tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri( 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunduğunu, davacının tutanaktan 1 yıl öncesi itibariyle günlük ortalama tüketim değerinin (1,90 kwh/gün) çok düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı kurumca mevzuatın müsaade ettiği toplam 12 ay süre dahilinde kaçak +kaçak ek (eksik tüketim) hesaplaması yapılabilecektir.Mevzuat madde 45-1-c hükmü kapsamında, 07.03.2024 (tutanak öncesi en son sayaç okuma tarihi 17.03.2024 tutanak tarihi arasındaki 10 günlük süre için KAÇAK TAHAKKUKU, Mevzuat madde 45-1-ç hükmü kapsamında, davacının tutanak tarihinden geriye 12 ay önceki tüketim değerleri de düşük olması gerekçeli, 365 gün — 10 gün > 355 gün süre üzerinden kaçak ek tahakkuku (eksik tüketim) hesaplaması yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği, davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir.Sunulan hesap bülten kayıtlarında davacının dava konusu tutanak öncesinde kaçak elektrik kullandığı belgelenemediğinden, Yönetmelik Madde-46-(2) hükmü gereği; fonsuz tarifenin 1,5 katı kadar faturaya ceza enerji bedeli yansıtılabileceği kanaatine varılmıştır. tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri (aşağıda çizelge-2 de 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Yine dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt altına alınan günlük tüketim ortalaması, mahalde (oto yıkama) tespit edilen güce göre tüketilebilecek elektrik miktarına nazaran oldukça düşük bir tüketim olduğu tespit edilmiştir. Üstelik bu dönem içerisinde Ocak-Şubat, Mart -Nisan dönemlerinde (çizelge 1 b ve c) sayacın neredeyse hiç tüketim kayıt etmediği tespit edilmiştir. Tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42-b doğrultusunda kaçak elektrik tüketimidir.Yukarıda \"GÜÇ\" başlık altında yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, özellikle davacının sayacının doğru tüketim kayıt ettiği tutanak sonrası ihtilafsız dönem ortalama tüketimi ve faturalarda tespit edilen Tüketmiş Olduğu En Yüksek Güç Tespitleri gerekçeli olarak, davacının davalı tarafın iddia ettiği gibi 17200 watt güç çekmiş olamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır Hesaplamalarda davacı tarafça çekilmiş en yüksek güç değeri olan 5496 watt güç değerinin dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir.Zaten sözleşme gücü de 5000 watt'dır. Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir.Yukarıda tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup, davacının 2.549,99 TL. kaçak tahakkuku+54.558,78 TL kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 57.108,77 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmıştır.Davacı tarafın 207.577,79 TL - 57.108,77 TL. = 150.469,02 TL menfi tespit talebinin olabileceği \" yönünde görüş bildirmiştir.30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği\" nde; Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi TüketimiKaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır.c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) (Değişik:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için,(a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir.(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) (Mülga:RG-20/2/2021-31401) (7) (Değişik:RG-20/2/2021-31401)Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;a)Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönem ki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.(3)42. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.(4) 42 . maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre:MADDE 45–(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;a) Meskenlerde; 5 saat,b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır.Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46–(1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır.Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.Buna göre, davalı tarafça tutanakta gösterilen güç değerlerinin ispatına yarar delil sunulmadığı, bilirkişi hesaplamasının yönetmeliğe uygun olduğu, bilirkişi raporunun  mevzuata uygun ve denetime elverişli olduğu  anlaşılmakla mahkemece rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir. <br>EK KARAR yönünden yapılan değerlendirmede ise,HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\".Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı,tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı,davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.Zira  davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının ek karar ve nihai karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının ek karar ve nihai karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalıdan nihai karara karşı alınması gereken 10.278,54 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.569,64‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 7.708,9‬0 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, alınması gereken TL harçtan peşin alınan Davalından ek karara karşı alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"009b09576820e52b","SID":"835c183fdff6c4bb"}}