{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3675 <br>KARAR NO:2025/1869<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/12/2023<br>NUMARASI:2019/599 E - 2023/909 K<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen 219.831,48 TL fatura bedelinin davalı şirket tarafından 91.301,36 TL olarak düzeltildiğini, enerji kesilmesi baskısı altında ihtirazi kayıtla 10.09.2019 tarihinde 30.000 TL, 30.09.2019 tarihinde 25.000 TL ve 30.10.2019 tarihinde 23.000 TL ve toplamda 78.000 TL ödendiğini ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, dava konusu faturadan dolayı bakiye kalan ve davalı şirket tarafından davacıdan talep edilen 13.301,36 TL den dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ve dava konusu faturanın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.07.2019 tarihinde davalı çalışanlarının ... numaralı tüketim noktasında yaptığı kontrolde kurum tarafından enerjisi kesilen sayaç üzerinden mevzuata muhalefet ile elektrik kullanım yapıldığının tespit edildiğini, davacı adına ... seri numaralı zabıt düzenlendiğini, zabıt ile enerjisi kesik sayaç üzerinden kullanılan 241.680 kWh elektrik tüketiminin mevzuat hükümleri gereği 219.184,89 TL tutarında kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk yapıldığını, zabıt ile tahakkuk edilen bedelin mevzuata uygun olarak yapıldığını, tahakkuklarda herhangi bir hata bulunmadığını, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği toplam 78.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsil talebinin, 13.301,36 TL'den dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ihtiyati tedbir kararları taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 13/12/2021 tarihli bilirkişi raporu ve sonrasında alınan ek raporlara göre; Davalı şirket, borçtan dolayı kesilen elektriği davacı açıp kullandığından, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesindeki; “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” hükme göre kaçak elektrik kullandığını iddia etmektedir. Ancak, davacının kullandığı elektrik enerjisi yasal sayaçtan... ile her ay okunarak kayıtlara geçtiğinden,  davalı şirket davacının elektrik kullanmayı sürdürdüğü konusunda defalarca bilgi sahibi olup, davacının elektrik kullanmasına zımnen izin vermiştir. Başka bir söyleyişle, davacı, davalı şirketin bilgisi ve izni dahilinde elektrik enerjisi kullandığından somut olayın kaçak elektrik tüketimi değil, normal elektrik tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve tüketilen elektrik enerjisinin bedeli normal dönem tarife fiyatlarıyla hesaplanmıştır. Davacı ...'ın Bakiye Elektrik Borcu: Davacı ...'nın, 14.11.2018-11.06.2019 arasında kullandığı 241680 kWh elektrik enerjisinin bedeli hesaplanmış ve ödediği bedeller tenzil edilerek davalı ... A.Ş.'ne olan bakiye borcu aşağıda belirlenmiştir. Davacının kullandığı elektrik enerji bedeli 143.942,42 TL Davacının ödediği bedel -102.878,40 TL Davacının bakiye borcu 41.064,02 TL olduğu belirtilmiştir. 01/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı, başlangıçta menfi tespit talebinde bulunduğundan kullandığı elektrik enerjisinin bedeli hesaplanmış ve ödediği bedeller tenzil edilerek bakiye borcu da hesaplanmıştır. Davacının elektrik borcu 143.942,46 TL Davacının ödediği 106.855,41 TL Davacının bakiye borcu 37.087,05 TL, davacının Davalı şirketten Talep Edebileceği (İstirdat) Bedel Olup Olmadığı: Davacı ...'ın 37.087,05 TL bakiye borcu olduğundan istirdat edilecek bedel olmadığı belirtilmiştir.Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sübut bulmadığı...\" gerekçeleriyle davanın reddine  karar verilmiştir.Karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;müvekkilinin, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen elektrik faturalarını düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin borçtan dolayı elektrik enerjisinin kesilmediğini,  08.07.2019 tarihli ... sayılı kaçak tutanağına ve dava konusu faturaya da itiraz ettiğini, bilirkişi heyet raporunda DAVA KONUSU ELEKTRİK ENERJİ TÜKETİMİNİN MAHİYETİ başlıklı bölümde ikinci paragrafın 6.cümlesinde aynen '' Hal böyleyken,davalı şirket her ay ... ile okunan tüketimlere ilişkin fatura düzenlememiştir.'' denildiğini, mahkemece sundukları delil ve rapora itiraz dilekçeleri ekinde ,davalı şirket tarafından 2018 yılının Kasım Ayından 2019 yılının Temmuz ayına kadar müvekkiline tahakkuk ettirilen elektrik faturaları sunulduğunu, buna rağmen bilirkişinin 14.11.2018-11.06.209 tarihleri arasında müvekkilinin abone olduğu elektrik sayacına fatura tahakkuk ettirilmediği yönündeki tespitleri eksik inceleme sonucunda oluşturulduğunu, bilirkişi heyetinin müvekkili aleyhine kaçak eletrik tüketim hesabının yapılamayacağı yönündeki tespitine bir diyecekleri  olmamakla birlikte,bilirkişi heyeti tarafından müvekkiline davalı şirket tarafından 14.11.2018-11.06.2019 tarihleri arasında tahakkuk ettirilen elektrik faturaları görmezden gelinerek müvekkili aleyhine yeniden mükerrer olarak fatura hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili tarafından kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanılmadığını, davalı şirketin uyguladığı elektrik enerjisi kesilmesi baskısı altında,dava konusu faturayı ihtirazi kayıtla ödediğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Davacı, kaçak kullanım yapmadığını, elektriğinin borçtan dolayı kesilmediğini, mükerrer hesaplama yapıldığını ileri sürmektedir.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi ... 09.07.2022 tarihli raporunda; \"... davalı şirket görevlilerince davacının imzasını içermeyen hatta imzadan imtina etmiştir ibaresini dahi yer almayan tek taraflı 08.09.2019 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağı düzenlemiş ve akabinde kaçak tarifesinden 219.184,89 TL tutarında elektrik faturası tanzim edilmiştir. Davalı şirket, davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu da yapmamıştır. Ayrıca, davacı kullandığı elektriği yasal sayaçtan geçirmiş, sayaca müdahale etmemiş, sayaç tüketimi doğru kaydetmiştir. Bütün bu nedenlerle davacının tükettiği elektrik enerjisinin kaçak tüketim değil, normal tüketim olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı şirketin kaçak tarifesinden düzenlediği 219.184,89 TL bedelli fatura muteber değildir. Aşağıda kullanılan elektrik enerji bedeli normal tarife fiyatlarıyla hesaplanacaktır.Davalı şirket, borçtan dolayı davalının işyerinin elektriğini 14.11.2018 tarihinde sanal veya fiilen kesmiştir. Davacı da kesik olan elektriği açarak ve ... seri numaralı... marka yasal elektrik sayacından geçirerek 11.06.2019 tarihine kadar elektrik enerjisi kullanmıştır.Davacının 14.11.2018-11.06.2019 tarihleri arasında kullandığı elektrik enerjisinin miktarı sayacın 14.11.2018 tarihindeki endeksi ..., 11.06.2019 tarihindeki endeksi ... ve sayaç çarpanı 60 olduğundan (...-...)x60-241680 kWh olarak belirlenmiştir. Davacı, 14.11.2018-11.06.2019 tarihleri arasında 209 günlük günde 241680 kWh elektrik enerjisi kullanmıştır. Davacının hesaplanan elektrik borcu 143.942,46 TL, Davacının ödediği bedel 78.000,00 TL, Davacının bakiye borcu 65.942,46 TL'dir\" şeklinde görüş bildirilmiş, ek raporunda da aynı görüşlerini tekrarlamıştır.Rapora itiraz üzerine  bilirkişiler ...,  ...,  ... sundukları heyet raporunda özetle; \" Ancak, davacının kullandığı elektrik enerjisi yasal sayaçtan ...le her ay okunmuş ve endeks kayıtlarına geçmiştir. Başka bir ifadeyle davacı şirket davalının elektrik kullanmayı sürdürdüğü konusunda defalarca bilgi sahibi olmuştur. Eş söyleyişle davalı şirket davacının elektrik kullanmasına zımnen izin vermiştir. İzin vermemiş olsaydı, ...'dan ilk kayıt gelince kullanım yerine giderek tutanak düzenleyip kaçak tespit sürecini başlatıp sürecin sonunda da kaçak tahakkukunu yapması gerekirdi.Hal böyleyken, davalı şirket her ay ... ile okunan tüketimlere ilişkin fatura düzenlememiştir. Ayrıca, davacı kullandığı elektriği yasal sayaçtan geçirmiş, sayaca müdahale etmemiş, sayaç tüketimi doğru kaydetmiştir. Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde davacının tükettiği elektrik enerjisinin kaçak tüketim değil, normal tüketim olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır...Davacı, ... seri numaralı yasal elektrik sayacından geçirerek 14.11.2018-11.06.2019 arasında elektrik enerjisi kullanmıştır. Davacının 14.11.2018-11.06.2019 arasında kullandığı 241680 KWh elektrik enerjisinin bedeli yukarıdaki tabloda 143.942,42 TL olarak hesaplanmıştır.Davacının kullandığı elektrik enerji bedeli 143.942,42 TL Davacının ödediği bedel -102.878,40 TL Davacının bakiye borcu 41.064,02 TL'dir \" şeklinde görüş bildirmişlerdir.Bilirkişi heyeti tarihli ek raporunda \"Davalı şirket tarafından 14.11.2018-11.06.2019 arasında davacıya; 12.12.2018 son ödeme tarihli 11.745,00 TL bedelli, 14.01.2019 son ödeme tarihli 10.974,20 TL bedelli, 12.02.2019 son ödeme tarihli 15.022,00 TL bedelli, 12.03.2019 son ödeme tarihli 22.253,20 TL bedelli, 12.04.2019 son ödeme tarihli 31.137,30 TL bedelli, 13.05.2019 son ödeme tarihli 29.588,00 TL bedelli, 12.07.2019 son ödeme tarihli 47.145,49 TL bedelli, 15.08.2019 tarihli 20.659,30 TL bedelli elektrik faturaları tahakkuk ettirilmiştir. Ancak, davalı şirketin daha sonra bu faturaları iptal ettiğine ilişkin dosyada EK-4'deki tablonun alt köşesinde “128.530,12 TL iade kesilecek fatura tutarı” şeklinde derkenar vardır.Yani iptal edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, 14.11.2018-11.06.2019 arasında tükettiği elektrik enerjisini bedellerini ödediğine ilişkin dekontları ibraz etmemiştir. \" hususlarını belirtmişlerdir.Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda ise, Davalı şirket tarafından 14.11.2018-11.06.2019 arasında davacıya; 03.01.2019 tarihinde 9788,99 TL bedelli, 03.01.2019 tarihinde 11.948,77 TL bedelli, 11.04.2019 tarihinde 22.778,38 TL, 04.03.2019 tarihinde 13.258,35 TL bedelli, 18.02.2019 tarihinde 11.276,36 TL, 20.05.2019 tarihinde 14.759,15 TL, 03.06.2019 tarihinde 23.045,41 TL olmak üzere toplam 106.855,41 TL ödeme yaptığı Mahkemeye sunduğu dekontlardan anlaşılmaktadır. Davacının elektrik borcu 143.942,46 TL Davacının ödediği 106.855,41 TL Davacının bakiye borcu 37.087,05 TL'dir. Davacı ...'ın 37.087,05 TL bakiye borcu olduğundan istirdat edilecek bedel olmadığı kanaatine varılmıştır.\" şeklinde görüş bildirmişlerdir. Somut olayda, bilirkişi ek raporlarında davacının ödemiş olduğu fatura bedellerinin değerlendirildiği, bu fatura bedellerinin yanısıra ihtirazi kayıtla 10.09.2019 tarihinde 30.000 TL, 30.09.2019 tarihinde 25.000 TL ve 30.10.2019 tarihinde 23.000 TL ve toplamda 78.000 TL'nin ise değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre, bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınarak 14.11.2018-11.06.2019 arasında tahakkuk ettirilen fatura bedelleri yanısıra ihtirazi kayıtla yapılan ödemeler de değerlendirilerek davacının borcunun bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik niceleme ile karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.  <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"319c06f525df11cb","SID":"b6b968f30a198023"}}