{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2007 <br>KARAR NO: 2025/1078<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2022<br>NUMARASI: 2021/238 Esas - 2022/252 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 23/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  05.08/2016 tarihinde saat 17:00 saralarında Sinop Merkez ordu köyü- Topçular mevki Sanayi Mahallesi sürücü konumundaki davacıların desteği müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki dava dışı ... adına kayıtlı, olay tarihinde ZMMS sigorta poliçesi bulunmayan, ... plakalı motosikletle Sinop İli istikametinden Samsun ili istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında park halinde bulunan dava dışı ...'in maliki olduğu ... plakalı kamyonetin orta kısmına, motosikletin ön ve yan kısımları ile çarpması neticesi ağır yaralanması ile sonuçlanan dava konusu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, ambulansla hastaneye sevk edilen ..in kaldırıldığı hastanede 18.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, davalı ...nın müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkillerinin maddi zararlarından sorumlu olduğunu, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, her bir davacı için ayrı ayrı 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma / maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın araç işletenine rücu edileceğini belirterek, ... plakalı aracın ruhsat sahibine davanın ihbarını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kusur durumunun, desteğin kazada müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının öncelikle tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın genel şartlarda belirtildiği üzere TRH 2010 ve 1,8 teknik faizle ıskonto edilerek aktüerya hesaplama ile tespitinin gerektiğini, davacı eş yönünden yeniden evlenme olasını ve erkek çocukları için 18 yaşına kadar destek zararı hesaplanmasını, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapıldı ise tenzilinin gerektiğini, sorumluluklarının ZMMS sigortası genel şartları ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, desteğin kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla, KTK’nun 90.maddesinden, 6704 Sayılı torba yasayla yapılan eklemeler çıkarıldıktan sonra artık, Sigorta Genel Şartlarındaki koşulların bir geçerliği kalmadığını,  ZMSS sözleşmesinin konusunun, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına aldığını, sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcu olduğunu, somut olayda İlk Derece Mahkemesince Sigorta Genel Şartlarına öncelik verilerek çözüme gidilmiş ve davanın reddine karar verildiğini oysa ki Sigorta Genel Şartları Kanun Hükümlerine aykırı ise poliçedeki genel şartlar yerine öncelikle kanun hükümleri uygulanması gerektiğini, kararın anayasaya ve hukuka aykırı olduğunun kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı   istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 05/08/2016 tarihinde davalı ZMMS sigorta poliçesi  bulunmayan, destek ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın park halindeki ... plakalı kamyonetin orta kısmına, motosikletin ön ve yan kısımları ile çarpması neticesi sürücünün vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı kararı ile  Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92.maddeleri ile ilgili olarak vermiş olduğu iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm  denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin  kabulü  gerekir.  01/06/2015 yürürlük tarihli Genel Şartların A.6. maddesinin  (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat dışı olduğu düzenlenmiş; Aynı yönde düzenleme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92.maddesine, 14/04/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen  (h) bendi ile getirilmiş ve \"İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri\" teminat kapsamı dışında kalan hususlardan sayılmıştır. Aynı Anayasa Mahkemesi Kararında  Karayolları Trafik Kanun’un 92. maddesinin  (h) bendinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Anayasa mahkemesi ret gerekçesinde kanunda yer alan “ilgililerin” kim olduğuna açıklık getirmiş ve trafik kazası sonucu zarar gören kişinin dışındaki tazminat talep edebilecek kişiler olarak tanımlamıştır.  Anayasa Mahkemesi ayrıca “…sigortalının sorumluluk riski…” kavramının tanımını ve kapsamını belirlemiştir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortacı KTK’un 91. maddesine göre KTK’un 85. maddesinde belirtilen işletenin riskini üstlendiğine göre sigortalının sorumluluk riski KTK 85. maddesinde belirlenen risktir. Bu nedenle sigortacının sorumluluğu işletenin sorumluluğu ile sınırlıdır. Bir başka anlatımla işletenin sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacının da sorumlu olmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. İşletenin dahi sorumlu olmadığı tazminat taleplerini sigorta şirketine yöneltmelerinin önüne geçilmesinin ve sigorta şirketinin mülkiyet hakkının korunmasının amaçlandığı bu bağlamda esasen sigortalıdan talepte bulunması mümkün olmayan ilgililerin, sigorta şirketinden de talepte bulunamamasının Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerinde düzenlenen haklarını ihlal etmediğinin belirlenmiştir. Bunun bir sonucu olarak özellikle  %100 kendi kusuru ile ölen sürücü yada işleten ile yine eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün %100 kusuru ile ölen işletenin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalanların zararlarından nasıl işleteni sorumlu tutamayacaksak işletenin riskini üstlenen sigorta şirketini de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı belirlenerek bu konuda yeni bir tartışma yaratılmasının önüne geçilmiştir  (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Üyesi Tuztaş Hüseyin, Anayasa Mahkemesi’nin Karayolları Trafik Kanun’uda Vermiş Olduğu İptal ve Ret Kararının Sonuçları, sayfa 21). O halde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92.maddesine (h) bendi  yürürlük tarihi olan 14/04/2016 tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanacağı açıktır. Bu durumda ise YHGK'nun 22.02.2012 tarih, 2011/17-787 Esas ve 2012/92 Kararı gereğince \"... sürücünün ya da işleten/sürücünün tam kusurlu olarak yapmış olduğu kazalarda sürücünün veya vefat eden işletenin desteğinden yoksun kalanların zararlarının aracı zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alan sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği yönünde hukuki değerlendirme yapmıştır. Bu sonuca ise; “KTK’nın 92. maddesinin “b” bendinde işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararların sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakıldığı, tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğunun benimsendiği, destekten yoksun kalma tazminatına konu zararın, desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan bir zarar olduğu, bu zarardan doğan hakkın desteğe ait olmamasına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasının da düşünülemeyeceği, sürücü veya işleten desteğin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zararın gerek Kanun gerek Genel Şartlar kapsamıyla teminat dışı bırakılmadığı, destekten yoksun kalanların , desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceği ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesinin olanaklı olduğunun” kabulü gerekecektir (Benzer yönde YHGK'nun 16.01.2013 tarih, 2012/17-1491 Esas, 2013/74 Karar; 15.06.2011 tarih, 2011/17-142 Esas, 2011/411 Karar; 27.06.2012 tarih, 2012/17-215 Esas, 2012/413 Karar; 18.11.2015 tarih, 2014/17-1441 Esas, 2015/2629 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta,  kaza tarihi 05/08/2016 olup  yeni Genel Şartlar  ve  KTK'nın 92.maddesine (6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde) eklenen (h) bendi yürürlükte olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların poliçe tarihinde yürürlükte bulunan KTK'nın 92.maddesine göre sigortacının sorumluluğunu daraltan \"Teminat Dışında Kalan Haller\" başlıklı A.6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince  davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacılardan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd26ace95da71c78","SID":"af911c2272c727b2"}}