{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1597 <br>KARAR NO:2025/623<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2020/168<br>KARAR NO:2021/516<br>DAVA TARİHİ:16/06/2020<br>KARAR TARİHİ:01/07/2021<br>DAVA:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:28/05/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından kooperatif genel kurul toplantısında alınan karar gereğince borçlulara ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifahi taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların icra takibine borçlu olmadığından bahisle itiraz ederek takibi durdurduklarını, toplanacak delilleri ile alacaklı müvekkilinin defter belge ve kayıtları incelendiğinde takibe konu alacağının ödenmediğinin dolayısıyla da takibe yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu görüleceğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; muris ...'in icra takibinden yaklaşık 8 ay önce 11.02.2019 tarihinde vefat ettiğini, ölümle hak ehliyeti sona erdiğinden muris ...'in taraf ehliyetinin de ortadan kalktığını, dava konusu icra takibi taraf ehliyetine haiz olmayan muris ...'e karşı başlatıldığından yok hükmünde olduğunu, iş bu davanın ise icra takibinin tarafı olmayan müvekkillerine karşı açıldığından müvekkillerine pasif husumet yöneltilemeyeceğini, davanın öncelikle bu nedenlerle reddi gerektiğini, davacı kooperatif yönetimi tarafından muris ...'e gönderilen 14.12.2011 tarihli elektronik postada 2010 yılı devir bakiyesinin 500,00 TL olduğu, 24.04.2011 tarihli genel kurul borcunun ise 9.000,00 TL olduğu toplam borç tutarının 9.500,00 TL olduğunun belirtildiğini,  kooperatif aleyhine başlatılmış icra takibi, açılan dava ve davada davacı avukatına ödenecek meblağlar da dahil olmak üzere bütün kooperatif borçlarından üye ...'e düşen meblağ 9.000,00 TL olduğunu, muris ...'in sağlığında yukarıdaki borcun tamamını ödediğini, 19.12.2011 tarihinde 7.000,00 TL, 02.02.2012 tarihinde 1.900,00 TL ve 04.11.2013 tarihinde 1.000,00 TL tutarında eft ile ödeme yaptığını, borç ödemelerine rağmen davacı tarafından 21.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde ana para borcu 24.812,00 TL olarak yazılı olup, bu rakamın çok fahiş olduğunu, üye ...'in icra takibinde yazılı olduğu kadar ana para borcu ve ona bağlı olarak da işlemiş faiz borcu olmadığını, faiz oranının fahiş olup yasal faiz uygulanması gerektiğini, takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kooperatif üye aidat alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin davada, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin ilgili hükümlerine göre, usulüne uygun olarak alınan genel kurul kararlarında üyeler için aidat tutarı belirlendiği, 08.09.2013 tarihli olağan genel kurulda kararlaştırılan 2.500,00 TL aidatın 1.000,00 TL'sinin ödenmesi sonucunda 1.500,00 TL ödenmeyen aidat kaldığı, 18.01.2015 tarihli genel kurulda 17.117,00 TL aidat kararlaştırıldığı, 14.05.2017 tarihli genel kurulda 1.200,00 TL aidat kararlaştırıldığı, 30.06.2018 tarihli genel kurulda 5.000,00 TL aidat kararlaştırıldığı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunda ödenmeyen aidat toplamının 24.812,00TL olarak tespit edildiği, ilgili tutarı davalıların ödemekle yükümlü olduğu, ödemelerini zamanında yapmayan üyeler için gecikme oranı %3 olarak 18.01.2015 tarihli genel kurulda belirlenmiş olsa da TBK'nın 120/2. maddesinde düzenlenmiş olan yıllık temerrüt faizi olup kooperatif genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı 3095 sayılı kanuna göre, kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağından yasal faiz oranı %9 olup yüzde yüz fazlası %18 olup bu oran üzerinden hesaplanan 16.012,13 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği, davalılar aidat borcunu ödediklerini ispat edemedikleri, davalılar vekillerince zamanaşımı itirazında bulunulsa da Yargıtay 23. HD'nin 2016/5683 E., 2019/4634 K. sayılı ilamında da belirtildiği şekilde kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece aidat alacağına ilişkin zamanaşımı işlemeyeceğinden zamanaşımı iddialarına itibar edilmeyip yine davaya konu alacak genel kurul kararlarına dayanmakta olup miktarı belli, hesaplanabilir nitelikte olup likid olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği gerekçesiyle Davanın KABULÜNE, Davalıların ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 24.812,00 TL asıl alacak, 16.012,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.824,13 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık %18 (aylık %1.50) oranında faiz işletilmesine, Alacak likit olmakla hüküm altına alınana 40.824,13 TLnin %20 si oranında inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunma ve itirazlarını tekrar ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının Tasfiye Halinde ... Kooperatifi, borçlunun ise ... miraçıları olduğu, 24.812,00 TL kooperatif alacağı ve 16.012,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.824,13 TL üzerinden 21.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde genel kurul kararlarına bağlı üye aidat bedeli borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusu ...'e 18.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, diğer takip borçlusu ...'e çıkarılan tebliğatın ise 13.11.2019 tarihinde iade edildiği, her iki takip borçlusunun da ayrı ayrı sundukları dilekçeler ile 21.11.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.Davacı kooperatif üyesi ...'in 11.02.2019 tarihinde vefat ettiği, 21.10.2019 tarihinde ... mirasçıları aleyhine davacı kooperatif tarafından başlatılan takipte, takip alacaklısı vekilinin 22.10.2019 tarihli dilekçe ile dosya borçlusu mirasçıların tespiti ile takibe eklenmesi için veraset belgesi çıkartmak üzere yetki belgesi verilmesi talepli dilekçe sunduğu, aynı tarihli ... verilen yetki belgesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.2019 tarihli 2019/792 E. 2019/829 K. sayılı mirasçılık belgesi kararı uyarınca,  08.11.2019 tarihli mirasçılık belgesindeki kişilerin dosyaya borçlu olarak kaydedilmesi taleplerinin aynı tarihte kabulüne karar verildiği ve ... ve ...'e ödeme emri tebligatlarının çıkarıldığı sabittir. Davacı kooperatifin üyesinin vefatından sonra mirasçıları aleyhine başlatılan icra takibinde mirasçıların tespitinin ardından takip dosyasına eklenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 114/1-d. maddesi uyarınca davalıların taraf ehliyetine sahip oldukları anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir.İlk Derece Mahkemesince kooperatif uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 14.04.2021 tarihli raporda:\"...Davacı kooperatif tarafından incelemeye sunulan 2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı kooperatif lehine delil vasfının bulunduğu sonucuna varılmaktadır... Aidat Ödemeleri İle İlgili Genel Kurul Toplantıları Kararları : 08.09.2013 tarihli genel kurul toplantısının 12. gündem maddesi metni aşağıda yazılı olduğu gibidir: «Kooperatif bütçesi okundu. Yapılan oylamada 12 ret oya karşılık Eylül ve Ekim 2013 aylarında 500.00'er TL takip eden aylarda 150.00'şer TL toplam pay başına 2.500.00 TL'nin toplanmasına, ödemeyenler ve geciktirenler hakkında yasal işlem yapılarak, aylık %3 faizleri ile beraber tahsil edilmesine oy çokluğu ile karar verildi.» 10.11.2013 tarihi itibariyle davacı kooperatifin muris ortağının yaptığı ödemelerden sonra 1.500.00 TL. borcunun kaldığı anlaşılmaktadır.-18.01.2015 tarihli genel kurul toplantısının 13 gündem maddesi metni aşağıda yazılı olduğu gibidir;« Pay başına, 01.03.2015 tarihine kadar 14.506.16 TL peşin olarak veya 15.02.2015 tarihinden itibaren 12 x 1426.00 TL. olmak üzere toplam 17.117.00 TL. ödeme yapılmasına 4 ret oyuna karşın 40 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi.»-14.05.2017 tarihli genel kurul toplantısının 10.gündem maddesi metni aşağıda yazılı olduğu gibidir;«...tahmini bütçede gösterilen gelir-gider farkının giderilmesi için ek olarak üye başına 1.200.00 TL 'nin 6 ay içerisinde ödenmesi oylamaya sunuldu., 16 ret oyuna karşılık,tahmini bütçe oy çokluğu ile kabul edildi.»-30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısının 8. gündem maddesi metni aşağıda yazılı olduğu gibidir;« 8- ...15 Ağustos 2018 tarihine kadar üyelerden bir sefere mahsuben 5.000.00 TL alınması kabul edildi.»Genel Kurul Tarihi Kararlaştırılan Aidat; 08.09.2013 -1.500.00 (2.500.00 TL kararlaştırılmış, 1.00.00 TL mahsuben ödenmiştir.), 18.01.2015 - 17.117.00, 14.05.2017 - 1.200.00, 30.06.2018 -5.000.00 =24.817.00 TL ödenmeyen toplam aidat tutarıdır,....davacı kooperatifin 24.812.00 TL anapara 16.012,12 TL faiz alacağı bakımından yapılmış bulunan icra takibindeki itirazın iptali taleplerinde haklı olacağı...\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2016/5683 E., 2019/4634 K. sayılı ilamı:\"...Kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemez. Fakat davanın konusu  üyelik aidatı değil genel giderlerdir. Bu nedenle alacağın TBK'nın 147/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla dava tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek muaccel ve zaman aşımına uğramamış genel gider alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....\"şeklindedir. Somut olayda, 21.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde 08.09.2013, 18.01.2015, 14.05.2017 ve 30.06.2018 genel kuruldan doğan alacaklar borcun sebebi yapılmıştır. 08.09.2013 tarihli genel kurulda alınan kararlar dışındaki kararlar yönünden 5 yıllık zamanlaşımı süresi uygulanacağı kabul edilse dahi takip tarihi itibariyle bu süre dolmamıştır. 08.09.2013 tarihli genel kurulun alınan karar 12. maddesi ile alınan kararın ise aylık olarak üyelikten kaynaklanan aidat alacağına ilişkin olarak toplanmasına karar verildiği anlaşılmakla 08.09.2013 tarihli bu genel kurula dayalı 1.500,00 TL yönünden de davalıların murisinden kaynaklı üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımı süresi işlemeyecektir. Bu nedenlerle davalıların zamanaşımı defisine yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile ayrıca ödeme itirazında bulunmuş ise de, bildirdiği bir kısım ödeme tarihlerinin yukarıda yer alan takipteki borcun sebebi genel kurul tarihlerinden önceki tarihlere ilişkin olduğu, iş bu icra takip dosyasındaki aidat alacaklarına yönelik yıllara ait ödeme olmaması, denetime açık hesaplamalar içeren itibar edilebilir nitelikteki bilirkişi raporunda incelenen kooperatifin usulüne uygun tutulan defterlerinde ödemeye ilişkin kayıtların yer almaması ile ödeme savunması yönünden davalılar tarafından takip konusu aidat borcuna ilişkin ayrıca bir belge veya kayıt sunulmaması dikkate alındığında davalıların ödeme yönünden üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremedikleri anlaşılmakla bu doğrultudaki istinaf sebeplerine de itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalılar tarafından yatırılan 698,00 TL'nin mahsubu ile artan 82,60 TL harcın talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalılara iadesine, 4-Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu ve tek harca hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla ikince defa yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 698,00 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalılara iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalılara ilk derece mahkemesince iadesine,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5163c3389797376","SID":"dee1c3ac5bf3cbd5"}}