{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/724 Esas<br>KARAR NO: 2025/969<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/11/2024<br>NUMARASI: 2021/496 E. - 2024/801 K.<br>DAVA: Alacak (Finansal Kiralamadan Kaynaklanan)<br>İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>BİRLEŞEN 2022/383 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Alacak (Finansal Kiralamadan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 22/07/2007 tarihinde devredilmek istenmiş ancak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/524 E. 2010/482 K.sayılı ilamı ile müvekkili şirketin 12/07/2007 tarihli genel kurulunda alınan kararların ve dolayısıyla devir işleminin iptaline karar verildiği, İstanbul 13. ATM nin 28/06/2010 tarihli 2009/373 E.ve 2010/363 K. sayılı dosyasında verilen karar ile kayyım marifeti ile yönetildiğini, finansal kiralamaya konu olan ... plakalı aracın şirketin o dönemdeki yöneticisi olan ...’in imzasıyla finansal kiralama sözleşmesinin süresi dolmadan Beşiktaş ... Noterliğinin 20/03/2006 tarih ve ... yevmiye numaralı kati satış sözleşmesi ile ...’ya satıldığını, finansal kiralama şirketleri ana faaliyet  konuları dışında faaliyette bulunamayacağını, finansal kiralama işi ile ilgili olamayan araç satışı, müvekkili şirketin faaliyet alanı dışında olduğunu, müvekkili şirketin ... Tarafından yönetildiği dönemde ... plakalı aracın müvekkili şirketle arasında bir finansal kiralama işlemi olmayan ... satılması müvekkili şirketin faaliyet alanı dışında bir işlem olduğunu, bu nedenle söz konusu satış işleminin geçersiz olduğunu ve iptalinin gerektiğini beyan etmiş, dilekçesinde açıklamalarda bulunarak sonuç olarak; finansal kiralamaya konu araca ilişkin yapılan Kati Satış Sözleşmesinin iptali ile ... plakalı aracın mülkiyetinin müvekkili şirket adına tespitine, aracın mülkiyetinin davalı tarafından üçüncü şahsa devri halinde yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ile aracın rayiç bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL sinin davalıdan alınmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Dosya Davacısı ... vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Finansal kiralamaya konu olan ... plakalı aracın şirketin o dönemdeki yönetici olan ...'in mizasıyla Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı kati satış sözleşmesi ile ...'ya satıldığını, bir yıl sonra 26/03/2007 tarihinde Üsküdar ... Noterliğinin ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... Ve Tic. Ltd. Şti. 'ne satılıp teslim edildiği dosya içerisinde mevcut araç satış sözleşmesi trafik kaydı ile tespit edildiğini, şirketin 12/07/2007 tarihli şirket genel kurulunda alınan kararların ve devir işleminin iptaline dair İstanbul 4. ATM'nin 2010/524 E 2010/482 K sayılı ilamı üzerine , İstanbul 13. ATM 'nin 28/06/2010 tarihli 2009/373 E ve 2010/363 K sayılı dosyasında verilen karar ile kayyım marifeti ile yönetildiği, finansal kiralamaya konu olan ... plakalı aracın, şirketin o önemdeki yönetici olan ...'in mizasıyla Beşiktaş ... Noterliğinin 20/03/2006 tarih ve ... yevmiye numaralı kati satış sözleşmesi ile ...'ya satışına ilişkin işlemin, şirketin faaliyet alanı dışında bir işlem olması, finansal kiralama sözleşmesinin süresi dolmadan yapılması ve şirket ile arasında finansal kiralama sözleşmesi bulunmayan şahsa yapılması sebebiyle iptaline ilişkin olduğunu, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/496 E sayılı dava dilekçesi içeriği taleplerin davalılara sirayet etmesi anlamında ... plakalı motorlu aracın iadesini ve 10.000,00 TL tazminatın olay tarihinden geçerli temerrüd faizi ile ödenmesini, İstanbul 14. Asliye ticaret Mahkemesi 2021/496 E  sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Dosya Davalısı ... vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Şirket her daim çift imza ile müştereken temsil edildiğini, davaya konu edilen alacağa dair olan satış sözleşmesi de çift imza ile atıldığını, diğer imza sahibi ... olduğunu, davacı firmanın sahibi vekil ... de bu husus net bildiğini, 2011 yılında araç sahibine açılmış davada, müvekkili aleyhine yeni bir dava açmak sureti ile huzurdaki dava ile birleştirildiğini, davaya konu işlemde başkaca bir kişinin de imzası olmasına rağmen, davaya o kişinin yetkili sıfatı ile dahil edilmemiş olması  tarafımızca anlaşılabilir olmadığını, usul hukuku yönünden ve husumet ve zamamaşımı itirazları yönünden davanın red nedeni olduğunu, dava dilekçesi usul hukuku yönünden eksik olduğunu, davacının esas dosyadaki 11.01.2022 tarihli ıslah dilekçesine konu ettiği alacak ve tazminat yönünden de alacağı zamanaşımı/ hak düşürücü süreler yönünden itiraz ettiğini, arz ve izah ettiğimiz nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı açılan davanın usule ilişkin itirazlar ve ilk itirazlarımız dikkate alınarak; husumet yönünden davanın reddine karar verilmesine, zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesine, HMK madde 31 hükmü uyarınca davacının taleplerinin açık olmaması nedeni ile dava dilekçesinin HMK hükümleri uyarınca usulden reddine karar verilmesini, HMK hükümleri gereği davacının davasına konu alacak kalemlerini tek tek belirterek harçlandırmadığı hususu gözetilerek davanın eksik harç ikmali nedeni ile usulden reddine karar verilmesine, ancak mahkeme usule ilişkin itirazlar yanında davanın esasına girecek ise; izah edilen hususlar ve resmi belgeler değerlendirilerek davacınn  müşteri ile noter kanalı ile yapmış olduğu düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi madde 75 hükmü uyarınca 'ihtilaf anından ...nin defter ve muhasebe kayıtlarının kati ve kesin delil olacağı' hususu da değerlendirmeye alınarak davacı yanın alacak iddiasını hmk hükümleri uyarınca belgeleri ile ispat etmesi aksi halde davanın reddine karar verilmesini, birleşen dosyanın davalısı müvekkili ...'in davacı ...' ye karşı tek başına hiç bir hukuki, mali ve cezai sorumluluğu olamayacağıdan bahis ile  davanın esastan reddine karar verilmesini, davacının haksız ve hukuksuz kötüniyetli tavrından mütevelli %20'den aşağı olmamak üzere davalı müvekkili ... lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini, davacı ve vekilinin; haksız ve kötüniyetli olarak dava açması hususunun tespiti ile HMK madde 329 fıkra  1 ve 2 bendlerinin uygulanması yönünde karar verilmesini, talep etmiştir. Birleşen Dosya Davalısı ...  vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin davaya taraf olan ve çıkar çatışması içinde olan davacı ve davalılar ile hiç bir ilişkisi olmadığını, yıllardır kendi kulvarında itibarlı bir şirket olarak varlığını sürdürdüğünü, işletmenin ihtiyacı olan aracı tamamen piyasa koşullarında, yasalara uygun şekilde ... plakalı bu aracı satın aldığını, ihtiyacı doğrultusunda bu tarihe kadar da kullanmaya devam ettiğini, devletin sicil kayıtlarına ve noter işlemlerine güvenerek bu alışverişi gerçekleştirdiğini, basiretli bir şekilde iş bu satın alma işini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığını Herhangi bir ihmali bulunmadığını, davada tarafları tanımadığını, açıklanan nedenlerle davanın müvekkil yönünden reddine karar verilmesi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı yana yüklenmesi, davacı yanın açmış bulunduğu kötü niyetli bir dava olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; öncelikle davanın zaman aşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddininin gerektiğini, alınan aracın 20/03/2006 tarihinde müvekkili tarafından davacıdan satın alınmış ise de bir yıl sonra 26/03/2007 tarihinde Üsküdar ... Noterliğinin ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... San.ve Tic. Ltd. Şti.’ye satılıp teslim edildiğini, bu nedenle davada taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, aracın müvekkili tarafından bizzat davacıdan satın alındığını, bu satın alma işleminin haricen yapılmış bir işlem olmayıp TC yasalarına öngörmüş olduğu esaslar dahilinde noterlikte yapıldığını, satıcı hanesinde şahıs araç malikidir, noter gerekli incelemesini yaptığını ve takiben satış gerçekleşmiş olduğunu beyan etmiş, sonuç olarak, öncelikle davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddine, haksız ve dayanıksız davanın reddine,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece tüm bu açıklamalar ışığında asıl davada; davacının, ... plakalı aracın mülkiyetinin kendisi adına tespitine ilişkin talebi yönünden aracın Birleşen davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti.’ne devredildiği anlaşıldığından bu yöndeki talebinin pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, araç bedelinin tahsili talebi yönünden davaya konu aracın dava tarihi itibariyle değerinin 125.000 TL olduğu, ancak davacının dava dilekçesinde 10.000 TL talep ettiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak ve birleşen davada hükmedilen bedel ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Birleşen davada ise davalı ...'in yetkisiz temsil nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. ise yolsuz tescil ile aracı devralan kişiden aracı devraldığı,  sicil kaydına güvenerek araç satın alana yolsuz satış işlemi mülkiyet hakkı kazandırmayacağından davaya konu araç bedeli olan 125.000 TL 'nin haksız işlemin yapıldığı 20.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir, gerekçesiyle; \"Asıl dava yönünden; A)Davacının ...plakalı aracın mülkiyetinin tespitine ilişkin talebinin, aracın mülkiyetinin dava dışı 3. Kişide olması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, B) Davaya konu ... plakalı aracın satışının hukuka aykırı olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak 10.000 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/383 Esas sayılı dosyası yönünden; Davaya konu ... plakalı aracın satışının hukuka aykırı olması nedeniyle 125.000 TL’nin 20.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen (asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Asıl dosya davalısı vekilleri Av. ... ve Av. ... tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçelerinde özetle; mahkeme davalı oldukları asıl davada 10.000,00 TL'nin davalı müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada mevcut istinaf kararında müvekkili yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiğini, mahkemece bozma kararına uyulmuş olup müvekkili bakımından müktesep hakkın doğmuş bulunduğunu, bu aşamadan sonra davacı tarafça 11.01.2022  tarihli dilekçe ile dava dilekçesi ıslah edilmiş,  ıslah dilekçesinde rakam telaffuz edilmeksizin  davanın belirsiz alacak ve tazminat davası olarak ıslah edildiğinin bildirildiğini, bu aşamadan sonra BAM kararı gereği müvekkili hakkında hüküm kurulamayacağını, ancak davacının 11.01.2022 tarihli ıslah talepli dilekçesinden sonra 09.10.2023 talepli başka bir ıslah dilekçesi daha sunduğunu, HMK gereği yalnızca 1 ıslah hakkı olduğunu, kendilerine tebliğ edilen bu ıslah dilek dilekçesine karşı da kesin hüküm ve BAM kararı sebebiyle itirazda bulunulduğunu, hepsinden öte daha dava dilekçesinde dahi zamanaşımı ve husumet yokluğu, yine kesin sebebiyle müktesep hak doğmuş olup aleyhinde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, önceki istinaf ilamının eksikliklerini gidermeden karar verdiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2021/383 Esas, 2021/668 Karar sayılı ilamıyla kaldırılan yerel mahkeme kararının kaldırılma gerekleri yönünde inceleme yapılmadığını, belirtilen istinaf sebeplerinden 1, 3, 4 ve 5. maddeler yönünden istinaf talebinin kabul gördüğünü, yerel mahkeme kararının kaldırarak dosyadaki eksik hususların incelenerek yeniden hüküm kurulmak amacıyla mahkemesine gönderildiğini, davaya konu finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 3226 sayılı Kanun'un 7, 8 ve 18. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiğini, davaya konu finansal kiralama sözleşmesinin yasaya uygun şekilde yapılıp sicile tescil edildiğini, ancak sözleşmenin BDDK yönetmelikleri ve Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında asgari sürenin dolması beklenmeksizin feshedilmesinin mümkün olduğunu, sözleşmenin taraflarca karşılıklı olarak feshedilerek aracın davacı şirket kayıtlarına geri döndüğünü, yerel mahkemenin sözleşmenin yürürlükte olduğu yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, davaya konu araçla ilgili olarak davacı şirketin herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, bunun icra mahkemesi kararları, fesihname ve ibraname başlıklı belgelerle sabit olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, tüm alım satımların usulüne uygun olduğunu, davacının araçtan dolayı hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, müvekkili ...'in yetkisinin araştırılması gerektiği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olduğunu, ancak yerel mahkemenin ceza ve hukuk dosyalarını incelemediğini, eksik bilirkişi raporuyla hatalı hüküm kurduğunu, kararın sarih olmadığını, müvekkilinin tek başına yetkili olmadığını, işlemin çift imza ile yapıldığını, ceza davalarında hakkında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararları verildiğini, davacının ticari defterlerinin incelenmediğini, oysaki bu defterlerin kesin delil olduğunu, yerel mahkemenin asıl davada hükmedilen miktar için faiz başlangıcını belirtmediğini, birleşen davada ise aracın dava tarihindeki değeri üzerinden faizin aracın satış tarihinden itibaren başlatılmasının Borçlar Kanunu'na aykırı olduğunu, temerrüt hükümleri oluşmadan faiz başlangıcı tespitinin hatalı olduğunu, tüm bu sebeplerle, yerel mahkeme hükmünün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava ve birleşen davanın davalılarının birbirinden farklı gözüktüğünü, davacı tarafın her iki tarafta taleplerinin ve talep ettiği bedellerin dahi farklı olduğunu, bu biçimi ile davaların birleştirilmesinde, birlikte görülmesinde hukuka aykırılık olduğunu, müvekkili şirketin davacı ve davalı tarafları hiç tanımadığını, bu taraflar arasındaki geçmişe yönelik problemlerden habersiz olduğunu, istinaf mahkemesi kararı ile davaya dahil edildiğini, müvekkilinin yasal yollarla ve kurallara uygun şekilde araç alım satımı yaptığını, mahkemenin gerekçeli kararında asıl dava ile birleşen dava yönünden ayrı ayrı karar kurduğunu, birleşen dosyaların içeriği ve bu dosya üzerindeki kararlarda çelişki bulunduğunu, müvekkilinin  ... plakalı aracı 2006 yılında satın aldığını, bu tarihte aracın değerinin 6.000,00 TL olduğunu, mahkemenin dava tarihindeki değeri tespit ettirerek 125.000 TL kıymet belirlediğini, tazminata 2021 tarihindeki değer üzerinden hükmettiğini, faiz yönünden 2006 yönündeki faize hükmettiğini, bu kararın çeliştiğini, davacının bu davada açıkça kötü niyeti görülmekte olduğunu, dava değerini kasıtlı olarak düşük talep etmekte olduğunu, asıl davada isteyemeyeceği tazminatı birleşen dava yönü ile müvekkilinden talep ettiğini, bazı davalıları korumaya çalıştığını hatta bazı kişilerin ortak sorumluluğunu göz ardı ederek dava dışı bıraktıkları gibi bir izlenim dolduğunu, bu tarihten geriye doğru yaklaşık 20 yıl önce davacı şirketin imza yetkilileri arasında ve araç alım satımı ile ilgili problemleri içinde yaşananlarla müvekkil şirketin ilgisi olmadığını, ancak taraflar arasında benzer nitelikte pek çok dava bulunduğunu, davalılardan ... vekilinin istinaf dilekçesine katıldıklarını, bu dilekçedeki istinaf gerekçelerine dayanarak da kararın tüm neticeleri ile ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalıların istinaf dilekçelerindeki aleyhe husus ve talepleri kabul etmediklerini, dava konusu aracın davalı ...'in imzasıyla ... isimli şahsa devredildiğini, ... tarafından sunulan istinaf dilekçesinde,  satış öncesinde aracın konu edildiği finansal kiralama sözleşmesinin sona erdiği ve aracın şirket envanterine döndüğü iddia edildiyse de, söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığını, istinaf başvuru dilekçesinde sözü edilen fesihname ve ibranamede yer alan imzaların yetkili kişilerce atılmamış olup bu belgelerin hukuken geçerli belgeler olmadığını, bununla beraber 4 yıl kuralına aykırı şekilde gerçekleştirilmiş olan fesih işleminin de geçerli olmadığını, evrin gerçekleşmiş olduğu genel kurul kararının da yok hükmünde olduğuna karar verilmiş olup; söz konusu durumda da araç devrinin geçersiz olduğu hususunun net olduğunu, davacı firmanın bir finansal kiralama şirketi olduğunu, şirkete ait bu aracın satılmasının Finansal Kiralama Faktöring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik'in 22/1-a maddesine aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ...'in yukarıdaki iddialarının doğru olduğu varsayılsa bile bu yönetmelik maddesine aykırılık dolayısıyla Kati Satış Sözleşmesi başlıklı devir sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, ... San. Ve Tic. A.Ş. Firmasının istinaf dilekçesinde, istinaf kararının çelişki içerdiği ifade bulduysa da, söz konusu iddianın da yerinde olmadığını, bir kısım davalıları kayırdıklarına yönelik iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin gereken tüm davalılara karşı dava açtığını, davalı ... firmasının dosyaya dahil edilmesinin tek sebebinin istinaf kararının bu yönde olması olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl ve birleşen dava, finansal kiralamaya konu olan ... plakalı aracın, satış sözleşmesinin geçersizliğinin ve mülkiyetinin davacı adına tespiti, aracın devri halinde ise bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece 12/11/2019 tarih, 2014/312 E. 2019/1114 K. Sayılı karar ile;  davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 2021/383 E,/ 2021/668 K sayılı tarihli ilamı ile \"davacı şirkete ait genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin tüm dosyaları getirtilerek, satış işlemini gerçekleştiren ...'in işlem tarihi itibariyle yetkisi tam olarak saptanıp, ... plakalı aracın finansal kiralama sözleşmesi yapıldığı tarihte 3226 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun yürürlükte olduğu nazara alınarak, yasanın 7-8 ve 18. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi\" gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş,  mahkemece yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasında, kiralayan ... ile kiracı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında, 30.06.2004 tarihli ve Beşiktaş ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı işlemi ile, ... plakalı aracın kiralanması konusunda  3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri çerçevesinde, 4 yıl süreli finansal kiralama sözleşmesi akdedilmiştir.  Sözleşmenin 72. maddesi ile kiralayanın  Finansal Kiralama Kanunu'nun 18. maddesi hükümleri dahilinde kiralananın mülkiyetini ve finansal kiralama sözleşmesinden doğan bütün hak ve borçlarını bir başka finansal kiralama şirketine devir ve temlik edebileceği, devir ve temlikin kiracı ile kefillere tebliğinden itibaren devralana karşı geçerli olup devralanı bağlayacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Finansal kiralamaya konu olan ... plakalı araç , kiralayan ... Kiralama  şirketi adına yöneticisi olarak hareket eden  ...’in imzasıyla kira süresi sona ermeden,  Beşiktaş ... Noterliği'nin 20.03.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı kati satış sözleşmesi ile ...’ya satılmış,   bir yıl sonra 26.03.2007 tarihinde Üsküdar ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... San.ve Tic. Ltd. Şti.’ne satılıp teslim edilmiştir. Davacı ... şirketi, yetkisiz temsil ile hukuka aykırı olarak  yapılan bu satışın iptalini ve mülkiyetin kendisine ait olduğunun tespiti ile  ile araç  bedelinin tahsilini talep etmektedir. Davacı 13.10.2023 tarihli birleşen dosyanın ıslahı talepli dilekçesinde alacak talebini 125.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.  Mahkemece , Asıl dava yönünden: davalı ... hakkında, ... plakalı aracın mülkiyetinin kendi adına tespiti talebinin  pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, taleple bağlı kalınarak 10.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Birleşen dosya yönünden:  aracın satışının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle,125.000 TL'nin, 20.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar istinaf talep etmiştir. Satış işlemini gerçekleştiren birleşen davalı ...'in davacı şirketi temsil yetkisine dayanak olarak gösterilen 22/12/2005 tarihli ve 16 sayılı Yönetim Kurulu Kararının, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/3 Esas, 2019/299 Karar sayılı ve 01/04/2019 tarihli ilamı ile iptaline  dair verilen kararın  13/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Dosya kapsamı, bilirkişi raporları  birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu araç, ... ile dava dışı İnanpen ... Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 30/06/2004 tarih ve ... yevmiye numaralı ,  4 yıl süreli olarak akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu edilmiş olup, sözleşme süresi 03.06.2004 – 03.05.2008 tarihleri arasını kapsamaktadır. Bu sözleşme kapsamında malın mülkiyeti kiralayanda kalmak üzere kullanım hakkı kiracıya devredilmiştir. Buna rağmen, kiralama süresi devam ettiği sırada, dava konusu araç, ... adına şirketi temsilen  birleşen davalı ...  tarafından Beşiktaş ... Noterliği’nin 20.03.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile davalı ...’ya satılmış, daha sonra 26.03.2007 tarihinde Üsküdar ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı işlemi ile ...  San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne devredilmiştir.  Ancak davalı   ... vekilinin dosyaya sunduğu fesih ve ibraname başlıklı belgede finansal kiralama sözleşmesinde kiracı sıfatına haiz  dava dışı  ... San. ve Tic. Ltd. ile olan 30/06/2004 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmenin karşılıklı feshedildiği ve tarafların bir birlerini ibra ettikleri, yine sunulan bir başka belgede ise kiracı şirket hakkında alacak borç kaydının bulunmadığının görüldüğü, davacı şirketin ticari kayıtlarının incelenmediği ve davacı  vekilinin bu delillere karşı bir açıklama ve itirazda bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu taşınmazın finansal kiralama konusu bir araç olmaktan çıktığı gibi dava konusu aracın  davacı şirketin mülkiyetinde iken asıl davalı ... adına  satış işleminin noterde yapıldığı,araç satışında davacı şirketin  satıcı konumunda sözleşmesinin tarafı olduğu, sözleşmeye göre satış bedelinin tahsil edildiği, noterde  düzenleme şeklinde yapılan kati satış sözleşmesinin imzalandığı tarihte, satıcı sıfatıyla hareket eden ...’in davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, satış işleminin usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Davalı ...’nın, aracı satın alırken şirketin iç işleyişi ya da genel kurul kararlarından haberdar olması beklenemeyeceği gibi, bu yönde dosyada herhangi bir somut delil de bulunmamaktadır. Öte yandan, davalı tarafın finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olmadığı, üçüncü kişi konumunda bulunduğu ve trafik tescil kayıtlarında satışa engel herhangi bir takyidat yer almadığı, bu haliyle satışın geçerli olduğu sonucuna varılmıştır.Davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, davacı şirket ile önceki yöneticiler arasındaki iç ihtilafın davalıya yükletilemeyeceği ve yönetim kurulu kararının iptalinin geriye yürütülemeyeceği dikkate alındığında; satışa konu aracın geçerlilik şartlarını taşıyan noter sözleşmesiyle davalıya satıldığı, bu sözleşmede bedelin alındığı ve aracın teslim edildiği hususlarının açıkça belirtildiği, bu itibarla davacı tarafın satış sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin iddiasının hukuki ve yasal bir dayanağının bulunmadığı görülmektedir. Davacı tarafından aynı hukuki gerekçelerle üçüncü kişiler aleyhine açılan benzer davalarda, noterde yapılan satış sözleşmesinin geçerli olduğu, alıcıların genel kurul kararlarının iptaline ilişkin şirket içi uyuşmazlıklardan haberdar olmalarının beklenemeyeceği ve kötü niyetlerini gösterir somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş, bu kararlar Yargıtay 19. ve 11. Hukuk Daireleri tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bu kapsamda; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2022/5155 Esas, 2023/4722 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/17166 Esas, 2016/6527 Karar; 2016/12180 Esas, 2017/6566 Karar; 2016/2393 Esas, 2016/13928 Karar sayılı ilamları emsal niteliktedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ve kanaatine varılmıştır.\" Sonuç olarak  ilk derece mahkemesince davanın ve birleşen davanın reddi  yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın kabulü yönündeki karar isabetli olmadığından , davalı ve birleşen davalıların istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir.  Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun ayrı ayrı  kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı KABULÜNE,2- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2024 tarih, 2021/496 E., 2024/801 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Asıl dava yönünden; A)Davacının ... plakalı aracın mülkiyetinin tespitine ilişkin talebinin, aracın mülkiyetinin dava dışı 3. Kişide olması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, B) Davaya konu ... plakalı araca ilişkin bedel talebinin ESASTAN REDDİNE, Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/383 Esas sayılı dosyası yönünden; A) Davanın ESASTAN REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; Asıl dava yönünden 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 148,50 TL'nin mahsubu  ile 466,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Birleşen dava yönünden 4/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının  170,78-TL peşin harç ve 2.000,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.170,78 TL harçtan mahsubu ile, fazladan yatan 1.555,38‬ TL harcın talebi ve isteği halinde davacıya iadesine, 4/e-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/f-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine,  4/h- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'ne verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 420 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.103,1‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.000,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.683,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ...'ne verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalı ...'ya verilmesine, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2feffab05a42d70f","SID":"1d5df0810ed42682"}}