{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1596 <br>KARAR NO:2025/805<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/06/2021<br>NUMARASI:2020/159  Esas - 2021/420 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/09/2016-06/09/2018 tarihleri arasında  davalıya ait  ..., ..., ..., ...,  ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ... nolu plakalı araçlar ile muhtelif tarihlerde 82 kez geçiş ücreti ödenmeksizin müvekkili tarafından işletilen köprü ve/veya otoyollarından ihlalli geçişler gerçekleştirildiğini, bu bedelin ödenmesi için ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durduğu belirtilerek takibe yapılan itirazın iptaline, davalı borçlu tarafından İİK. M 67/2 maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edildiği gibi ihlali geçiş olmadığını, yol geçiş ücretlerinin hepsinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davaya konu icra dosyasının yetkisiz olan ... üzerinden takibe konu edildiğini,  2004 sayılı İİK'nun 50. Maddesi uyarınca yapılacak olan takipler bakımından yetkili icra müdürlüğü'nün tespitinde HMK kanunu hükümleri uygulanacağını, bu doğrultuda takibin yetkisiz İcra Müdürlüğünde açıldığının hukuken sübuta ereceğini, davanın öncelikle davacının talep ettiği alacakları talebi için yasada belirli şartlar oluşmadığını, davanın yetkisiz ve görevsiz Mahkeme'de açılmış olması sebebiyle işin esasına girmeden usulden reddine, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Ankara Mahkemelerine gönderilmesini, görev itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, davalı müvekkilinin geçiş ücreti borcu olmaması nedeniyle cevap ve itirazlarımızın kabulü ile davanın esastan reddine, açılan davanın haksız ve kötü niyetle başlatılan takibe dayanmasından dolayı davacı tarafın takip konusu meblağın en az %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \"...Davaya konu ihlalli geçişlere esas plakalı araçların 01.09.2016 - 06.09.2018 tarihleri arasındaki geçişlerine esas döküm listesinin dosyada mübrez olduğu, genel itibarıyla \"ürün bakiyesi yetersiz , talimat onayı verilmemiş, ürün kara listede /OGS'de tanımlı olmayan plaka\" kaynaklı nedenlerle ihlalli geçişlere sebebiyet verildiği, provizyon alınamadığının anlaşıldığı, davalının geçişlerine esas Paşaköy - Mecidiye - Reşadiye- Alemdağ gişelerinin bariyerli gişe oldukları, gişelerde bariyer ve gişe görevlilerinin bulunduğu, bariyerin açılmaması nedeniyle araç sürücülerinin gişe görevlileri ile iletişin halinde kalacakları, ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüsünün bilgilendirilmeden- ihlalli geçiş bildirim formu araç sürücüsüne tebliğ edilmeden bariyerin açılmayacağı, bundan dolayı davalı araç sürücülerinin durumdan haberdar edildiği, olay günü itibarıyla araç sürücülerine ihlalli geçiş bildirimlerinin yapılmış olduğu, Çamlık, Fenertepe - İkitelli - Başakşehir Güney - İSTOÇ geçişlerinin ise bariyersiz sistem ile HGS - OS hesapları üzerinden tahsilatların yapılmakta olduğu, geçişler esnasında HGS - OGS cihaz ve etiketlerinin takılı ve hesaplarda yeter bakiye bulunması gerekeceği, geçişler esnasında HGS -OGS hesaplarında yeter bakiye bulunmuş olsa davalının ihlalli geçişleri arasında yer alan Paşaköy - Mecidiye -Reşadiye - Alemdağ gişelerindeki bariyer açılacak gişelerde cezalı duruma düşülmeyeceği, davalının ihlal yapıldığı iddia edilen tarihlerde araçlarının ihlalli geçiş bildiriminde yer alan gişelerde olmadıklarına ilişkin bir itirazının bulunmadığı, davacı ile bakanlık arasında düzenlenen protokol gereği davalının ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 gün içinde geçiş ücretlerini cezasız ödeyebileceği sürelerin sonunun temerrüt tarihi olarak baz alındığı, PTT kayıtlarının incelenmesinden ihlalli geçişler sonrasında araç HGS hesabına para yüklemesi yapılır ise ...'nce işletilen otoyollar haricinde davacı şirket gişelerine ait ihlalli geçişler de tahsil edilmekte olduğu, hükme esas alınan Bilirkişi Raporunda her bir ihlalli geçiş için davalı şirket araçlarının HGS hesaplarındaki bakiye kıyaslamasının yapıldığı, çizelgede sarı olarak belirtilen geçişlerde araç HGS hesabında geçiş bedelini karşılar bakiye bulunduğu tespit edildiğinden, bu geçişler için 4 kat ceza bedelinin yansıtılmadığı ve faiz işletilmediği, davalı şirketin sorumlu tutulacağı bedelin 6.027,25-TL geçiş bedeli + 21.718,60-TL ceza bedeli + 4.228,94-TL işlemiş faiz, 761,21-TL faiz KDV'si olmak üzere toplamda 32.736,00-TL olarak hesap edildiği ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davalının ... sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile davacının davasının kabulüne,  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin 6.027,25-TL geçiş bedeli, 21.718,60-TL ceza bedeli, 4.228,94-TL işlemiş faiz ve 624,10-TL KDV olmak üzere toplamda 32.598,89-TL üzerinden devamına, 27.745,85-TL asıl alacağa icra takip tarihinde fiili ödeme tarihine kadar  yıllık %19,5 oranında faiz işletilmesine, alacağın likit olmasından dolayı 27.745,85-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Cevap dilekçemizde ileri sürdüğümüz itirazlarımızı terkrarla davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması hasebiyle yetki itirazında bulunduklarını,  ayrıca müvekkili ile davacı A.Ş. arasında bir mal veya hizmetin görülmesi söz konusu olup, davacı müvekkilce... Otoyolu'ndan geçilmesi ile bir hizmet görüldüğünü, bu nedenle işbu dava da görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp Tüketici Mahkemesi olduğunu, Davacı vekilince iddia edildiği kadar çok sayıda geçiş yapılmadığını, bu gerçeklikten uzak iddiaya ilişkin ispat külfeti kati surette davacıda olduğunu, davacının iddiasının aksine az sayıda yapılan geçişlere ilişkin ücretler de davalı müvekkil tarafından davacıya ait sanal sistem üzerinden ödendiğini, özetle müvekkilime izafe edilecek hiçbir borç bulunmadığını, mamafih yine daha önce tarafımızca sunulan ve... internet sitesi üzerinden alınan davacı müvekkile ait araçlara ait bakiye hareketlerinden da açıkça anlaşılmaktadır ki; bilirkişi raporunda anılan gişe ve otoyol geçişlerine ilişkin tüm kayıtlarda hesaptan çıkış olduğu gerçekleşen tüm çıkışların akabinde kalan bakiyenin pozitif yönde olduğu ve katiyen negatif değere düşmediği, bu doğrultuda hesapta yeterli bakiyenin olduğu ve bu meblağdan gerekli bedelin alındığı açıkça anlaşıldığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava otoyol geçiş ücretinden kaynaklı davalıya ait araçların ihlalli geçişlerine ilişkin geçiş ücreti ve ceza tutarı ile ferilerin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı vekili  taraflar arasında bir mal veya hizmetin görülmesi söz konusu olup, davacı müvekkilce ... Otoyolu'ndan geçilmesi ile bir hizmet görüldüğünü, bu nedenle işbu dava da görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp Tüketici Mahkemesi olduğunu ileri sürmüş ise de davalı taraf tüketici konumunda olmayıp, tacir olan her iki tarafın ticari işletmesinden kaynakla uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. ... sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine, ihlalli geçişe dayalı, 27.899,25 TL asıl alacak (geçiş ücreti-para cezası), 4.252,32 TL faiz, 765,42  TL KDV olmak üzere toplam 32.916,99 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili, yasal süre içerisinde,  borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davacının ise, İİK 67. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından icra dosyasına sunulan 17/10/2018 tarihli itiraz dilekçesi ile \" ... Ayrıca ödeme emrinde de açıkça belirtildiği üzere müvekkil adresi Merkez/Kırıkkale olup borcun kabul manasına gelmemekle birlikte, yetkiye de itiraz ediyoruz\" şeklinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir.  İİK'nın 50. maddesinde; \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.\" hükmü uyarınca yetkili icra dairesinin belirlenmesi açısından mülga HUMK'ya atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 447/2. maddesinde; \"Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.\" hükmü gereği, İİK'nın 50. maddesinde yapılan atıf doğrultusunda yetkili icra dairesinin HMK'nın bu husustaki hükümleri uyarınca belirleyeceği sonucuna varılmaktadır.HMK'nın 19. maddesinde; \"Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir\" hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir. İİK'nın 50.maddesi uyarınca, HMK'daki yetki hükümleri ilamsız  icradaki yetki hakkında da kıyasen uygulanır. Buna göre, ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. HMK'nın 10.maddesi gereği, sözleşmeden doğan yetki kuralının da incelenmesi gerekmektedir.Sözleşmeden doğan para borçları için, sözleşmenin ifa edileceği yerdeki icra dairesi de yetkilidir. Sözleşmenin ifa edileceği yer, tarafların açık veya zımni isteklerine göre belirlenir. Bu istekleri sözleşmeden anlaşılamadığı takdirde TBK 89.maddesi uyarınca kanuni ifa yerine başvurulur. İcra takibinin konusu sözleşmeden doğan bir para borcu ise ve sözleşmede de aksine bir şart yoksa, para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir (TBK 89/1). Buna göre para borcunun ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olup, alacaklı kendi yerleşim yerinde icra takibi yapabilir. Yine Sözleşmeden doğan para alacakları için, sözleşmenin yapıldığı yerdeki icra dairesinde de ilamsız icra takibi yapılabilir. İcra dairesinin yetkisi, kamu düzenine ilişkin değildir. Bu nedenle, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, icra dairesi yetkisizliğini kendiliğinden gözetemez; borçlunun, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, (şikayet değil) itiraz yolu (m. 62 vd) ile ileri sürmesi gerekir (Kuru, B. : İcra ve İflas Hukuku 2. Baskı, Ankara 2013, s. 177-179). HMK'nın 19/2 ve İİK'nın 50.maddesi uyarınca; yetki itirazında yetkili icra dairesinin, birden fazla yetkili icra dairesi varsa hangi icra dairesinin seçildiğinin borçlu tarafından bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/17306 E. 2015/29026 K. sayılı ilamında; \"...Borçlunun süresi içinde icra dairesine yaptığı itirazında; icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu İİK gereğince takibin borçlunun ikametgahı icra müdürlüğünde yapılabileceğini belirttiği ancak; borçlunun itirazında yetkili icra dairesini bildirmediği görülmektedir. HMK'nun 19/2. maddesine göre yetki itirazında bulunanın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde geçerli bir yetki itirazının varlığından söz edilemez...\"Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2012 tarihli 2012/12402 E. 2012/17160 K. sayılı ilamında; \"...Yetki itirazında yetkili bulunan icra dairesinin yargı teşkilatının neresi olduğunun itirazda bulunan tarafından açıkça gösterilmesi gerekir. İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan borçlu, \"takip adresinin bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğunu\" belirtmiş, bu yerin hangi yargı teşkilatı olduğunu açıkça göstermemiştir. Ayrıca, Bağcılar olarak gösterilen adrese çıkarılan dava dilekçesi tebligatının, \"adresten ayrılmış olması nedeniyle\" tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. HMK 19. Maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra müdürlüğünde yetki itirazında bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.\"  yönünde karar verilmiştir. Somut olayda; davalı tarafından, ödeme emrine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş ise de, yetkili icra dairesi açıkça belirtilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazından söz edilmeyecektir. Mali Müşavir tarafından sunulan 10/11/2020 tarihli raporda ; \"Dava konusu ihlalli geçişlere esas plakalı araçların 01/09/2016 -06.09.2018 tarihler arasındaki geçişlerine esas döküm liste halinde dosya kapsamına sunulmuş olup genel itibariyle; \"ürün bakiyesi yetersiz, talimat onayı verilmemiş, ürün kara listede / OGS de tanımlı olmayan plaka\" kaynaklı nedenlerle ihlali geçişlere sebebiyet verildiği (provizyon alınamadığı) anlaşılmaktadır. Yavuz Sultan Selim Köprüsü Ve Kuzey Çevre Otoyolu'nda davalının geçişlerine esas Paşaköy -Mecidiye - Reşadiye - Alemdağ gişelerinin bariyerli gişe oldukları, gişelerde bariyer ve gişe görevlilerinin bulunduğu, bariyerin açılmaması nedeniyle araç sürücülerinin gişe görevlileri ile iletişim halinde kalacaklar, ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüsü bilgilendirilmeden, ihlalli geçiş bildirim formu araç sürücüsüne tebliğ edilemeden bariyerin açılmayacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle gişedeki görevlinin varlığı gözetilerek davalı şirket araç sürücüleri durumdan haberdar edildiği (ücreti ödenmeyen geçiş) olay günü itibariyle araç sürücülerine ihlalli geçişi bildiriminin yapılmış olduğuna kanaat getirilmiştir. Çamlık - Fenertepe - İkitelli - Başakşehir Güney -İSTOÇ geçişlerinin ise bariyersiz sistem ile HGS/OGS hesapları üzerinden tahsilatların yapılmakta olduğu, geçişler esnasında HGS/OGS cihaz ve etiketlerinin takılı ve hesaplarda yeter bakiye bulunması gerekeceği, davalı tarafça bu hususta 'yeter bakiye üzerinden ödemenin yapıldığı) belge sunulmamıştır. HGS-OGS bakiye bilgilerinin hesabın açıldığı ... A.Ş. veya igili bankanın internet sitesi ve mobil uygulamaları üzerinden takip edilebildiği, araç sürücüsü veya davalı tarafça internet ortamından ihlalli geçiş sorgulamaları ile ihlal tarihinden 15 gün içerisinde ödeme yapılabildiği, davacı kayıtlarında yer alan ödeme bilgileri haricinde davalı vekilince beyan edilen ödemelere ilişkin kayıtlar (ödeme tarihi- tutarı -ödemelerin hangi ihlalli geçişler için yapıldığı vb.) dosya kapsamında görülemediği, geçişler esnasında HGS/OGS hesaplarında yeter bakiye bulunmuş olsa davalının ihlalli geçişleri arasında yer alan Paşaköy -Mecidiye - Reşadiye -Alemdağ  gişelerindeki bariyer açılacak geçişlerde cezalı duruma düşülmeyeceği, davalının ihlal yapıldığı iddia edilen tarihlerde araçlarının ihlalli geçiş bildiriminde yer alan gişelerde olmadıklarına ilişkin bir itirazı bulunmamakta olup davacı tarafça sunulan fotoğraflarla geçişler belgelenmiştir. Rapor Ek-1 içeriğinde davalı şirket araçlarının ihlalli geçişleri listelenmiş, Rapor Ek-2 içeriğinde temerrüt -takip tarihi arası işlemiş faiz hesaplamaları yapılmıştır. (Hesap şekli için yukarıda ayrı başlık açılmıştır CD ile sunulan listelerde davalı tarafça 01/09/2016-06/09/2018 tarihler arasında 1.828,40-TL ödeme tespit edilmiş bu ödemeler raporumuzda dikkate alınarak asıl alacak bedeline dahil edilmemiştir. Davalı tarafın raporumuz ek-1 de yer alan geçişlere ilişkin ihlalli geçişi takip eden 15 gün içerisinde ödeme yaptığını belgelemesi gerekeceği kanaatine varılmıştır. Red Nedeni boş bırakılan VE SORGULAMA SAYISI SIFIR OLAN geçişler için davacı tarafça ceza bedeli talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Red nedeni sütununun boş bırakılması davacı şirketçe davalının banka veya PTT hesaplarının geçişler esnasında sorgulama yapılıp yapılmadığı hususunda şüphe uyandırmaktadır. Red nedeni boş bırakılan ve sorgulama sayısı sıfır olan geçişlerde davacı tarafça davalı şirketten ceza bedeli talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.  Diğer geçişlerde davalı tarafça geçişler esnasında araçların HGS/OGS hesaplarında yeter bakiye bulunduğunun ispat edilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.Yukarıda \"Değerlendirmeler\" bölümünde yapılan tespitler ve Ekte sunulan geçiş kayıtları gözetilerek Davacı  Talebi(TL) Bilirkişi Hesaplaması(TL) Takibe konu ASIL ALACAK BEDELİ (Geçiş+Ceza bedeli) 27.706,45 27.899,25 İşlemiş Faiz 4.222,93 4.252,32 Faiz KDV'si 760,13 765,42 TOPLAM 32.689,51 32.916,99 Hesap edilmiş olup takibin 32.689,51 TL tutar üzerinden davalı ... Şti.adına devam edebileceği, Hukuki değerlendirme sayın Mahkemenize ait olmak üzere,...\" şeklinde tespit ve görüş bildirilmiştir.Mahkemece, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen plakaların da teker teker belirtilmesi suretiyle 01.09.2016 - 06.09.2018 tarihleri arasında ihlalli geçiş bilgileri istenilmiş olup genel müzekkere cevabı sonrasında bilirkişiden ek rapor alınmıştır. 28/04/2021 tarihli ek raporda özetle; \" Her bir ihiaili geçiş esnasında davalı şirket araçlarına kayıtlı HGS hesaplarında yer alan bakiye tutarları aşağıda liste halinde detaylandırılmıştır. Sarı boyalı geçişlerde araç HGS hesabında geçiş bedelini karşılar bakiye bulunduğu tespit edilmiştir. Bu geçişter için 4 kat ceza bedeli yansıtılmamıştır. ... Sunulan ... kayıtlarından, ihlalli geçişler sonrasında araç HGS hesabına para yüklemesi yapılır ise Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollar haricinde davacı şirket gişelerine ait ihlalli geçişler de TAHSİL EDİLMEKTE olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda şayet davalı tarafça ihlalli geçişleri takip eden 15 gün içerisinde ilgili aracın HGS hesabına bakiye yüklemesi yapılmış olsa davacı tarafça HGS sistemi üzerinden takibe konu geçişlere ait TAHSİLATLARIN YAPILMIŞ OLACAĞI sonucu ortaya çıkmaktadır.Kök raporumda; Red Nedeni boş bırakılan VE SORGULAMA SAYISI SIFIR OLAN geçişler için davacı tarafça ceza bedeli talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Red  nedeni sütununun boş bırakılması davacı şirketçe davalının banka veya... hesaplarının geçişler esnasında sorgulama yapılıp yapılmadığı hususunda şüphe uyandırdığı, Red nedeni boş bırakılan ve sorgulama sayısı sıfır olan geçişlerde davacı tarafça davalı şirketten ceza bedeli talep edilemeyeceği\" şeklinde kanaat belirtilmişti.Yukarıda her bir ihlalli geçiş için davalı şirket araçlarının HGS hesaplarındaki bakiye kıyaslaması yapılmış sarı boyalı hariç geçişlerde yeter bakiye bulunmadığı tespit edilmiştir. Şayet davalı tarafça geçişi takip eden 15 gün içerisinde bakiye yüklenmesi halinde ihlalli geçiş bedelinin tahsil edilmiş olacağı yönündeki tespit ve her bir ihlalli geçişe ait IGB (ihlalli geçiş bildirim) numarasının bulunması nedenleriyle davacı şirketçe sorgulamaların yapıldığı anlaşılmakla Red Nedeni boş bırakılan geçişler için de  4 kat ceza bedeli talep edebileceği  kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki çizelgede sarı boyalı geçişlerde araç HGS hesabında geçiş bedelini karşılar bakiye bulunduğu tespit edildiğinden, Bu geçişler için 4 kat ceza bedeli yansıtılmamış bu geçişlere faiz işletilmemiştir.Davalı şirketin sorumlu tutulabileceği bedel; 6.027,25-TL. (geçiş bedeli) + 21.718,60 TL (ceza bedeli) + 4.228,94 TL. (işlemiş faiz) + 761,21 TL. (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 32.736,00 TL. olarak hesap edilmiştir. Davacı şirket talebindeki harca esas değer 32.598,89-TL olduğu ,...\"hususlarında görüş bildirilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında \"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir.Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.\" 6. fıkrasında  \"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir.\" 7. fıkrasında \"Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez.(Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.\" düzenlemesi yer almaktadır. Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30.maddesi ile 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yeni eklenen hükümler bir arada değerlendirildiğinde;davalıya ait araçların 2016-2017 tarihleri arasında ihlalli geçiş yaptığı dosya kapsamında yer alan CD görüntüleri ile sabittir.Davalı her ne kadar yapılan geçişlere ilişkin ücretlerin ait sanal sistem üzerinden ödendiğini ileri sürmüş ise de dosyaya sunulan ... kayıtları ve bu hususta alınan ek raporda belirtildiği üzere araçların bir kısmında HGS ürünü bulunmadığı, bir kısmında ihlalli geçiş esnasında HGS bakiyesi yeterli olmadığı, HGS bakiyesi yeterli olup raporda belirtilen geçişlerede gecikme cezası uygulanmadığı anlaşılmakla denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla  HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 556,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 58,70 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f32beb0ff4bbc8ad","SID":"a346324b86ea8ab5"}}