{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2533 <br>KARAR NO: 2025/1204<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2024<br>NUMARASI: 2023/569 Esas - 2024/613 Karar<br>DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Bankası Bor Şubesi'nden kredi çekerek ... plakalı traktör satın aldığını, kredi çekilen bankanın alacağını garanti altına almak için davalı sigorta şirketinden davacı adına 14/09/2017 tarihinde başlamak üzere her yıl yenilenen dain mürtehinli kasko poliçesi yaptığını, poliçelerin ödemelerinin kredi çekilen bankaca davacının kredi ödemeleri ekstresine yansıtılarak yapıldığını, davacının kredi ödemelerini yaparken hem kredi borcunu hem de poliçe ödemelerini yaptığını, kasko poliçesi her yıl yenilenerek 14/09/2020 tarihine kadar aktif kaldığını fakat banka tarafından kaskonun son priminin ödenmediğini, davacının aracının 11/10/2020 tarihinde sebebi bilinmeyen bir yangın sonucu yanarak kullanılmaz hale geldiğini, yangın tarihinde aracın kasko sigortasının devam ettiğini, sadece ödenmeyen prim borcu olduğunu, yangından 4 gün sonra davacının prim borcunu ödemek için ... Bankası Bor Şubesi'ne gittiğinde sözleşmenin bittiği iddiasıyla karşılaştığını ve ödemenin alınmadığını, sigorta şirketine hasar dosyası açtırmak için yapılan başvurunun geçerli bir kasko sigortası olmadığı iddiasıyla reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek  davanın ... Bankası A.Ş.'ye ihbar edilmesini,  şimdilik 100,00 TL kasko tazminatının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan poliçesi bulunmadığını, araca 14/09/2019 tarihinde poliçe düzenlendiğini, primlerin ödenmemesi üzerine 27/11/2019 tanzim tarihli ek belge ile başlangıç tarihinden itibaren poliçenin kökten iptal edildiğini, poliçe başlangıç tarihi olan 14/09/2019 tarihinden itibaren geçersiz kılındığını, davacının 14/09/2019 başlangıç tarihli poliçesi için prim borcunu ödemediğini, davalı şirketin poliçe nedeniyle sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile 90.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 22/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihini kapsayan poliçe mevcut olmadığını, davacı tarafından prim borcunun ilk taksiti ödenmediğinden poliçenin kökten iptal edildiğini, sigortalıya eksik prim borcu olduğu 15.09.2019 tarihinde ihtar edilmiş 28.11.2019 tarihinde ise poliçenin iptal edildiği ile ilgili SMS gönderildiğini,  ayrıca 3 adet poliçe düzenlendiği ve sigortalıya poliçenin verilip verilmediğinin belirlenemediği yönündeki değerlendirme hayatın olağan akışına aykırı olup poliçelerin günlük uygulamada sigortalıya verildiğinin kabulü gerektiğini,  aksinin davacının ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacının taleplerinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı hasar bedelinin tazminine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 11/07/2023 tarih 2023/43 Esas 2023/1334 Karar sayılı kararı ile \"...Somut olayda  taraflar arasında 14/09/2017 tarihinde başlamak üzere her yıl yenilenen daini mürtehinli kasko poliçesi yapıldığı,poliçelerin ödemelerinin kredi çekilen bankaca davacının kredi ödemeleri ekstresine yansıtılarak yapıldığı, davacının kredi ödemelerini yaparken hem kredi borcunu hem de poliçe ödemelerini yaptığı, kasko poliçesinin her yıl yenilenerek 14/09/2020 tarihine kadar aktif kaldığı, banka tarafından kaskonun son priminin ödenmemesi ile 27.11.2019 tanzim tarihli ek belge ile başlangıç tarihinden itibaren poliçenin kökten iptal edildiği, poliçenin başlangıç tarihi olan 14.09.2019 tarihinden  itibaren geçersiz kılındığı,  davacının aracının 11/10/2020 tarihinde sebebi bilinmeyen bir yangın sonucu yanarak hasarlanması nedeni ile hasarın poliçenin iptal edildiği gerekçesi ile karşılanmadığı davacının ilgili prim ödemesinin bulunmadığı, davalı sigortacının ise davacı tarafça hasar ihbarı yapılıp tazmin talebinde bulunulmasına kadar cayma hakkını kullanıp poliçeleri iptal etme ya da primlerin ödenmesi konusunda davacıya ihtarda bulunma yoluna gitmediği dosya kapsamıyla sabittir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/17067 Esas ve 2016/5268 Karar sayılı kararında; \"... davacı poliçelerinden doğan primlerin, üzerinde mutabık kalınan ve davalı sigortacıya bildirilen kredi kartından tahsili mümkün olduğu halde, davalı sigortacının basiretli tacir sıfatının da gereği olan tahsilat takibini yapma konusundaki eksikliği nedeniyle davalı sigortacının kusurlu olduğu açıktır.Davalı sigortacı ile uzun yıllardır süregelen birçok sigorta sözleşmesi ve fiili ödeme şekline duyulan güvenle davacının tahsilat yapılıp yapılmadığını takip etmeyişinde davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, davalı sigortacının poliçe tanziminden 3 ay 10 gün sonra gerçekleşen riziko ve davacının hasar ihbarına kadar geçen sürede prim tahsilat takibi yapmadığı gibi primlerin ödenmemesi nedeniyle TTK'nun 1434/2 maddesine göre sözleşmeden cayma yoluna da gitmediği, bu konuda davacıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı, kararı temyiz etmeyerek de poliçenin ayakta olduğunu kabul ettiği hususları gözetilerek; davacının talep edebileceği tazminat miktarından kusur indirimi yapılmaksızın tazminata hükmolunması gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...\" belirlemesinde bulunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; \"...Davacı ... Bankası ... Hesap Ekstresinden  14/09/2019 (ödeme başlangıç vadesi) ile “Prim alacağının muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde..” yazdığı 14/12/2019 tarihine kadar olduğu ve bu süre arasında hesap ekstresinden tespit ile hesapta para olup olmadığının tespiti;14/09/2019-14/12/2019 arasında farklı tarihler de yatırılan paraların ; (270.-, 50.-50.- 9.500.-170.,175-TL ) Toplam 10.215.- TL olduğu ve bu ödemelerin kredi kartına , kartın faizine, krediye, kredinin faizine ve kredi için yapılan hayat sigortası yenileme primi olarak mahsup edildiğinin tespit edildiği, 3 aylık süre için de farklı tarihler de hesap bakiyesinin kasko primlerinin tahsilatı için yeterli - olmasına rağmen tahsilatın yapılmadığı ...\" belirlemesinin yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamı içinde 14/09/2020 ve 14/09/2021 tarihlerini kapsayan poliçe örneğinin bulunmadığı, ... Bankasından kredi ödemesinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda bilgi istenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken, davalıdan 14/09/2020 ve 14/09/2021 tarihlerini kapsayan poliçe örneği istenmeli, ... Bankasından dava konusu araç için çekilen kredi ödeme planı, bu kredi borcunun tamamının ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi tarihte ödenip kredi borcunun kapatıldığı, daini mürtehin konumunun devam edip etmediği, etmiyor ise hangi tarihte sona erdiği hususlarında bilgi ve belge istemek gelen belgelere göre dosyadaki tüm deliller ve poliçenin yıldan yıla yenilenen bir poliçe olup olmadığı da araştırılarak karar vermekten ibarettir...\" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Sigorta sözleşmesi, sigorta ettirenin ödeyeceği prim karşılığında, sigortacının, sözleşme süresi boyunca sigortalının gerçekleşecek riziko neticesinde uğrayacağı zararı gidermek üzere çeşitli teminatlar sunmayı üstlendiği sözleşmedir. Prim ödeme borcu ifa edilmediği takdirde sigortacı tarafından ifası talep ve dava edilebilir nitelikte olduğundan tamamen borç niteliğindedir. Sigorta ettirenin prim ödeme borcu 6102 sayılı TTK’nın 1430 ila 1434 hükümleri arasında primin ödenme zamanı, ödenme yeri, indirilmesi ve ödenmemesinin sonuçlarını kapsar şekilde düzenlenmiştir. TTK.m.1431/1 hükmü uyarınca; sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksitin sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Ödeme zamanı sigorta poliçesinin sigortalıya teslimi anıdır. TTK.m.1431/2 hükmü uyarınca izleyen taksitlerin ödeme zamanı, miktarı ve priminin vadesinde ödenmemesinin sonuçları, poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirilir veya bu şartlar poliçe üzerine yazılır. Sigorta ettiren prim borcunu eğer toptan ödenecekse tamamını, taksitle ödenecekse ilk taksitini poliçe teslim edildiği anda ödemediği takdirde temerrüde düşer. Sigortacı da bu durumda kanun veya sözleşmeyle kendine tanınan haklarını kullanma fırsatı kazanmış olur. İlk primin ödenmemesinin sonuçları TTK.m.1434/1 uyarınca, TTK.m.1431 hükmüne uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren temerrüde düşmüş olur. onraki primlerin ödenmesinde temerrüt halinin sonuçları TTK.m.1434/3 ve 4 hükümlerinde düzenlenmektedir. TTK.m.1434/3 hükmü uyarınca, izleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunu’ndan doğan diğer hakları saklıdır. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu ... plakalı, davacı ... adına kayıtlı olan traktörün, davacının  kullanmış olduğu  kredi nedeni ile dain mürtein olarak  dava dışı ... Bankası Bor Şubesi tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.’ne (Eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) ... nolu, 14.09.2017-14.09.2018 başlangıç ve bitiş Tarihli  (1. Yıl ) ... Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olduğu,14.09.2018/14.09.2019 (2.Yıl) tarihinde poliçenin  yenilenmiş ve devam etmiş  olduğu, 14.09.2019- 14.09.2020 tarihinde düzenlenen (3. Yıl)  poliçenin 27.11.2019 tarihinde prim borcu nedeni ile başlangıçtan iptale alındığı, ancak  poliçenin davacıya teslim edildiğini ve prim borcunun bulunduğu ihtarının yapıldığını gösteren bir bilginin görülemediği, ... Bankasına ait hesap ekstresinde 14/09/2019 (ödeme başlangıç vadesi)  ile “Prim alacağının muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde...” yazdığı, 14/12/2019 tarihine kadar olduğu ve bu süre arasın da hesap ekstresinden tespit ile hesapta para olup olmadığının tespiti yapıldığında 14.09.2019/14.12.2019 arasında farklı tarihler de yatırılan paraların (270 TL, 50 TL, 50 TL,9.500 TL, 170 TL ve 175 TL) toplam 10.215 TL olduğu  ve bu ödemelerin  kredi kartı borcuna, kart borç faizine, krediye, kredinin faizine ve kredi için yapılan hayat sigortası yenileme primi olarak mahsup edildiği,  3 aylık süre için de farklı tarihler de hesap bakiyesi kasko primlerinin tahsilatı için yeterli olmasına rağmen tahsilatın yapılmadığı, bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir.  Dairemiz kararından sonra Mahkemece banka ile yapılan yazışmalar sonucu davacının bankaya kredi nedeni ile borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davacının yenilenen poliçesinin kaza tarihinden  sonra başlangıçtan itibaren iptal edilmesinde davalının sorumluluğu bulunduğundan  Mahkemece açıklanan gerekçeyle verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.147,90 TL harçtan peşin alınan 1.536,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.611,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dce9ad3e6bc92356","SID":"203ddb68bb9786bc"}}